
Elaine Giftos
Sharon

Four female college students in Los Angeles, who live together and have nursing internships at the same hospital, have their lives complicated by love, sex, drugs and revolution.

Elaine Giftos
Sharon

Karen Carlson
Phred

Brioni Farrell
Lynn

Barbara Leigh
Priscilla

Reni Santoni
Victor Charlie

Richard Rust
Lest

Darrell Larson
Greg
Paul Camen
Mark

Richard Stahl
Dr. Warshaw

Katherine MacGregor
Miss Boswell

Pepe Serna
Luis
John Pearce
Patient
Mario Aniov
Ralpho
Ron Gans
Psychiatrist

Lawrence P. Casey
Jim Caspar

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

A pair of twin brothers from East L.A. choose to live their lives differently and end up on opposite sides of the law.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..

Büyük bir sigorta şirketinin yöneticisi Gene, kötümserliğini bir mesai arkadaşına aktarır. Fizik profesörü olmak Walter'ı tatmin etmez, o da karısından ayrılır. Troy, mesleğinde yükselişi kösteklenmiş genç bir avukattır. Beatrice ise, geçmişteki bir mucizenin yardımıyla ayakta duran genç bir temizlikçi. Hepsi kendilerine temel bir soru sorarlar: Mutluluk nedir, nasıl mutlu oluruz?

Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

Victoria dönemi İngilteresi'nde yaşayan John Merrick, ender görülen bir hastalık yüzünden ileri derecede deforme bir bedene ve yüze sahiptir. Gezici bir kumpanyada Fil Adam takma adıyla sergilenmekte ve kafes hayvanı muamelesi gördüğü çok zor bir hayat geçirmektedir. Dr. Frederick Treves adında genç bir cerrahın onu içine hapsolduğu korkunç hayattan kurtarmasıyla hiç alışık olmadığı güzel bir dünyaya adım atar. Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i bu yeni dünyada da takip edecektir.

Paul Sheldon kolay okunan popüler romanlar yazarıdır. Artık kariyerinde bir dönüm noktasında olduğunu düşünür, seri maceralarını yazdığı karakteri Misery Chastain'in öldürüp diziyi bitirir. Paul taşrada geçirdiği bir araba kazasından yaralı kurtulur. Onu bulup evinde bakmaya başlayan Annie Wilkes, şans eseri Paul'un sadık okurlarından biridir ve kahramanı Misery Chastain'in de sıkı bir hayranıdır. Son kitabı okuyup Misery'nin ölümüyle şoke olan kadın öfkeye kapılır ve Paul'u ayağından feci şekilde yaralayarak onu yatağa hapseder. Hem bölge şerifi hem de menajeri umutsuzca Paul'ü ararken o, gardiyanı Annie'ye özel bir Misery macerası daha yazmak zorundadır. Harry ile Sally Tanışınca yönetmeni Rob Reiner'ın bu müthiş başarılı Stephen King uyarlaması, o zamana dek gölgede kalmış aktris Kathy Bates'i şöhretle tanıştırmakla kalmamış, onu Oscar'la da buluşturmuştu..

Film, sanat tarihinin sıradışı sanatçılarından biri olan Frida Kahlo'nun hayatını anlatıyor. Frida'nın meşhur aşkı, bir kadın düşkünü olan Diego, Frida'ya 'kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O'nu seveceğini' söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır. Ancak zamanla ilişkileri problemli bir hal almaya başlar.


Moğol göçebe bir ailenin yeni doğan deve yavrusu annesi tarafından reddedilince, annenin fikrini değiştirmek için bir müzisyenin yapacağı ritüele ihtiyaç duyulur.

Fiona ve Grant 40 yıldır evli olan mutlu bir çifttir. Yaşamlarının ikinci baharına gelmiş çift bambaşka bir gerçekle yüz yüze kalacaktır: Fiona unutkanlık hastalığı da denilen Alzheimer'a yakalanmıştır. Günün birinde evden çıkar ve kaybolur. Tekrar bulunduğunda ikili bir karar alırlar. Fiona Alzheimer hastaları için açılmış özel bir kliniğe yatacaktır. 30 günlük zor bir oryantasyon döneminden sonra, Grant merakla eşinin yanına gider. Ancak Fiona onu unutmakla kalmadığı gibi, artık başka bir adamdan hoşlanmaktadır...

Whangara kabilesinin enteresan bir inanışı vardır. Yeni Zelanda’nın Doğu yakasında konuşlanan Whangara kabilesi, soylarının binlerce yıl önce o topraklara bir balinanın sırtında geldiğine dair güçlü bir inanca sahiptir. Bu atalarının adı Paikea'dır. Bu inanışa göre kabilenin geleneklerinde işleyen töre şu şekildedir: Kabileye şef olarak seçilen kişiler ailenin ilk doğan erkek çocukları olmak zorundadır ve bu kabilede yaşayan 11 yaşındaki "kız çocuğu" Pai'nin ise gözü şefliktedir. Pai'nin bilge Büyükbabası Koro, kabilenin müstakbel başkanını tayin edecek olan mercidir. Lider olmak isteyen küçük kız Pai, bu uğurda ne gerekirse yapmaya kararlıdır. Dünyada her şeyden çok sevdiği büyükbabasına karşı gelecek bile olsa... Yeni Zelanda’nın kültürüne dair çok içten, samimi bir hikaye anlatan Whale Rider, küçük oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a da 'en iyi kadın oyuncu' dalında Oscar adaylığı getirmişti.

Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.

Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film



Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir