
Daniel Olbrychski
Wiktor Ruben

Set in the late '20s. A thirtyish young man, who heads a small factory, faints at the funeral of a close friend. He decides to go home to his aunt and uncle for a while, but gets involved with a family of five women who had been in love with him at one time though he had apparently loved only one, who, unknown to him, has died since his departure. The women are mainly disillusioned with life or estranged from husbands while the youngest has a crush on him.

Daniel Olbrychski
Wiktor Ruben

Anna Seniuk
Julcia

Christine Pascal
Tunia

Maja Komorowska
Jola

Stanisława Celińska
Zosia

Krystyna Zachwatowicz
Kazia

Zofia Jaroszewska
Wiktor's Aunt

Tadeusz Białoszczyński
Wiktor's Uncle

Paul Guers
Jola's Husband

Zbigniew Zapasiewicz
Julcia's Husband

Joanna Poraska
Mother

Andrzej Łapicki
Doctor

Kazimierz Brodzikowski
Butler

Alina Rostkowska
Servant

Kazimierz Orzechowski
Priest

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.

17 yaşlarında iki arkadaş; Julio ve Tenoch, hayali bir kumsala doğru bir yolculuk planlarlar ve kendilerinden büyük olan Luisa ile birlikte yolculuğa başlarlar. Meksika yapımı bir yol filmi olan yapım, gençlerin çıktıkları yolculuktaki deneyimlerine odaklanan ve yaşadıkları dünya ile birlikte kendilerini ve birbirlerini keşfetmelerini anlatan, günümüz Meksikasını ele alan son derece önemli bir film.

Bryce ve Julie ikinci sınıfta tanışmıştır. Küçük Juli, Bryce'ın hayatına girmesi ile ilk aşkını da tatmış olur. Ancak durum Bryce için aynı değildir. Kızlardan korkan, utangaç ve sıkılgan Bryce, her ne kadar Juli'yi kaybetmek istemese de, kızın ısrarı ve "hayır" cevabını kabul etmemesi canını sıkmaktadır. Aradan geçen altı yıl boyunca Juli ve Bryce için işler daha da zorlaşır. Karşı evlerde oturan ve aynı okula devam eden Juli ve Bryce artık ergenlik çağına girmişlerdir. Zaman zaman birbirlerinden uzaklaşsalar da, aralarında hala bir bağ vardır.

Yılların eskitmeyi bir türlü başaramadığı iki Hollywood efsanesi; bol ödüllü sanatçılar, Clint Eastwood ve Meryl Streep, "Yasak İlişki" adlı bu filmde başrolleri paylaşıyorlar. Iowa-Madison County'de mütevazı bir hayat süren, evli bir kadının bir yasak aşk sarmalına dolanmasının anlatıldığı Yasak İlişki'de bazı köprü resimleri çekmek için gelen fotoğrafçı Robert'a gönlünü kaptıran evli ve çocuklu Francesca'ın dramını izleyeceğiz. Eşi ve çocukları kasaba dışındayken aşkını doya doya yaşayan Fran, bir yandan da evliliğini sorgulamaya başlamıştır. Robert James'in bestseller romanından uyarlanan filmde Streep, en iyi kadın oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak... Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.

Earnshaw Ailesi, Yorkshire'da 19. yüzyılda çiftçilik yapan bir ailedir. Bir gün Bay Earnshaw, küçük çocuğu Heathcliff ile birlikte kendi şehrine döner. Earnshaw'un oğlu Hindley, çocuğu geri gönderir ancak Heathcliff, Hindley'in kız kardeşi Catherine ile dost kalır. Aile öldükten sonra Hindley'in kız kardeşi ve Heathcliff, bir araya gelirler.

Genç anne Morgan Grant ve ergenlik çağındaki kızı Clara'nın fırtınalı ilişkisine odaklanıyor. Morgan'ın eşi Chris'in trajik ölümü, ikiliyi hayatın zorluklarına birlikte göğüs germeye iter.

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

Bette Davis, kardeşinin kumar borçlarını ödemek için sevmediği banker Bay Skeffington'la evlenen güzel bir sosyetik kadını oynuyor. Evlilik uzun sürmez, eski Bayan Skeffington arkasında kırık kalpler bırakarak erkekten erkeğe koşar. Ama yakalandığı difteri hastalığı, yüzünde korkunç izler bırakınca güzelliği yok olur. Artık erkeklerin kalbini fethedemeyen orta yaşlı bir kadındır ama sonunda yıllar önce evlendiği, şimdi ise kör bir adam olan Bay Skeffington'da aşkı bulur.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

1950'lerde, sakin Ortabatı kasabalarının yoksul kesiminden gelen Jacey ve Doug Holt kardeşler, zengin ve sevimli Abbott kardeşlerin sevgisi için rekabet eder. Kadın katili Jacey, Eleanor ve Alice arasında gidip gelir ve sadece zengin genç kadınların kalbini kırmak ister. Ancak hassas Doug'ın Pamela ile gerçek bir ilişkisi vardır ve Jacey ve Abbott'un patriği Lloyd buna kaşlarını çatar.

Three girlhood friends now at college share first loves, first kisses and first betrayals. At the center of it all is the best-looking boy on campus. Can a self-conscious dreamer hook the biggest fish in the pond?

Kendine ait bir hayatı olmayan, diğer insanların yaşamına, kendi yöntemleriyle ortak olan bir adam... Yardıma ihtiyacı olan genç bir kadın...Tatile giden insanların boşalttığı evlerini kullanarak yaşayan ve karşılığını kendince, bozulmuş ev aletlerini onararak ödeyen tuhaf bir adamın hikayesi Boş Ev. Yine böyle bir misafirliği sırasında kaldığı evde yalnız olmadığını fark eder. Evde kocası tarafından işkence gören genç bir kadınla karışılaşan adam şaşkındır. İlk başta birbirlerinden çok farklı görünen bu iki insan giderek yakınlaşır ve aralarında sıradışı bir ilişki başlar.Sinemanın görsel gücünü kullanmayı büyük bir ustalıkla başaran Kim Ki-Duk'un Boş Ev'i, bunu en iyi kanıtladığı filmlerinden biri.

Kaynak, üç farklı zamanda bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için başından geçen bin yıllık serüveni konu almaktadır. 15. yüzyılda İspanya'da yaşayan Tomas, ölümsüzlük verdiği sanılan efsanevi bir çeşmenin arayışına çıkar. Günümüzde Tommy Creo adlı bir bilim adamı, kanser olan eşi Izzy'yi kurtarabilmek için umutsuzca bir tedavi yöntemi keşfetmeye çalışmaktadır. 25. yüzyılda, astronot olan Tom ise uzaydaki gezintisi sırasında kendisini çok uzun sürelerdir rahatsız eden olayların arkasındaki gerçekleri keşfeder. Bu üç adamın hikayesi, tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır.

1917 Sovyet Devrimi öncesi ve sonrasını yaşayan bir burjuva aydını Dr. Jivago'nun öyküsü. Devrimle birlikte inandığı tüm değerler silinip yerine yeni sistemin gelişi Dr. Yuri Jivago'nun hayatını alt üst eder. Savaşın acımasızlığını yaşayan Dr. bir yandan da iki kadın arasında kalır.

İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasından kısa bir süre önce Almanya'da yaşayan Yahudi bir aile Nazi zulmünden kaçmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalır. Kenya'da bir çiftliğe yerleşen Redlich ailesi geride bıraktıklarının üzüntüsüyle yeni hayatlarına alışmaya çalışır. Bir an önce eski hayatlarına dönmeyi uman Redlich'ler dünyanın diğer tarafından gelen haberlerle sarsılırlar. Aile bireyleri yeni düzenin getirdiklerine alışmak ve direnmek arasında bocalarlar. Stefanie Zweig'ın otobiyografisinden uyarlama bu modern klasik 2002 yılında En İyi Yabancı Film Oscar'ını kazandı. Filmin ödüllü yönetmeni Caroline Link "Jenseits der Stille - Beyond Silence" adlı filmiyle 1998 senesinde En İyi Yabancı Film dalında Oscar'a aday oldu. Başrolde izlediğimiz Juliane Köhler "Aimee & Jaguar"daki performansıyla 1999 yılında Berlin Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir