
Bette Davis
Fanny Trellis

Bette Davis, kardeşinin kumar borçlarını ödemek için sevmediği banker Bay Skeffington'la evlenen güzel bir sosyetik kadını oynuyor. Evlilik uzun sürmez, eski Bayan Skeffington arkasında kırık kalpler bırakarak erkekten erkeğe koşar. Ama yakalandığı difteri hastalığı, yüzünde korkunç izler bırakınca güzelliği yok olur. Artık erkeklerin kalbini fethedemeyen orta yaşlı bir kadındır ama sonunda yıllar önce evlendiği, şimdi ise kör bir adam olan Bay Skeffington'da aşkı bulur.

Bette Davis
Fanny Trellis

Claude Rains
Job Skeffington

Walter Abel
George Trellis

George Coulouris
Dr. Byles

Richard Waring
Trippy Trellis

Marjorie Riordan
Young Fanny

Robert Shayne
MacMahon

John Alexander
Jim Conderley

Jerome Cowan
Edward Morrison

Johnny Mitchell
Johnny Mitchell

Dorothy Peterson
Manby

Peter Whitney
Chester Forbish

Bill Kennedy
Bill Thatcher

Bess Flowers
Mrs. Thatcher

Fred Aldrich
Speakeasy Bouncer (uncredited)

Yazar ve düşünür Iris Murdoch ve eşi John Bayley'in öğrencilikten başlayıp Alzheimer'la mücadeleye kadar süren bir ömürlük gerçek aşklarının hikayesi.

Fakir bir çevrede büyüyen Angel’ın en büyük hayali ünlü bir yazar olmaktır. Ancak kimse, hatta annesi bile onun bu hayaline inanmamaktadır.

Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar.Genç kız zengin bir aileden geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.

On yaşında öksüz kalan, babasını da öldü bilen Jane Eyre, kendisine köle gibi davranan halası tarafından yoksul kızların gittiği katı disiplinli bir yatılı okula gönderilir. On yıl kadar kaldığı bu okula sonunda öğretmen olur. Bir süre sonra da Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiyelik yapmaya başlar. Jane, giderek hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar yaşayacak, beş parasız ve evsiz barksız kalacak, erkeklerin egemenliğindeki bir dünyada bir kadının tek başına ayakta kalabileceğini kanıtlamak için savaşacaktır...

A retired auto manufacturer and his wife take a long-planned European vacation only to find that they want very different things from life.

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

An adventurous young man goes off to find himself and loses his socialite fiancée in the process. But when he returns 10 years later, she will stop at nothing to get him back, even though she is already married.

Köklü ve zengin bir aileden gelen Oliver Barrett IV,aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesinde hukuk okumaktadır.Bir gün Radcliffe Kolejinde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri 'ye aşık olur.Çift evlenmeye karar verir,ancak Oliver'in babası Oliver Barrett III bu evliliğe onay vermez ve oğlunun harçlığını keser ayrıca onu mirasından da mahrum edeceğini söyler.Oliver'ın babasının maddi desteği olmadan Harvard'a devam etmesi çok zordur.Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver'in okul masraflarını karşılamak için farklı işlerde çalışmaya başlarlar.Bu arada çocuk istedikleri halde gebe kalamayan Jennifer'in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Çatırdayan bir evliliği çiftlerin iki farklı bakış açısından anlatan filmin bu bölümünde James McAvoy'un canlandırdığı Conor Ludlow'un hayatını izleyeceğiz.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Zengin teyzesiyle birlikte yasayan Kate Croy ,orta sınıftan gazeteci Merton Densher’la gizli saklı bir ilişki yürütmektedir. Olayı fark eden teyzesi ya param ya o diyerek durumu açıkça ortaya koyar.Ne paradan ne de sevgiliden vazgeçebilen Kate, çareyi sinsice kurduğu planlarla bulmaya çalışır.Şans eseri tanıştığı Amerikalı zengin genç bayan Milly Theale’le güzel bir arkadaşlık kurar. Fakat bu güzel genç bayanın ölümcül hastalığı onu daha fazla yaşatmayacaktır. Milly’nin Merton’a olan ilgisini fark eden akıllı Kate, hemen herkesi mutlu edeceğine inandığı bir plan yapar.

In early 20th century New York City, an impoverished socialite desperately seeks a suitable husband as she gradually finds herself betrayed by her friends and exiled from high society.

Yıllar önce evlenmiş olduğu kocasını kaybeden kadın dünyaya küser. Bu hayattın bir anlamı yoktur ve bu yüzden kendisini eve kapatır. Günler, aylar bu şekilde geçip giderken arkadaşın ısrarı üzerine dışarı çıkmaya razı olur. Dışarıda karşısına çıkan adamı görünce büyük bir şaşkınlık geçirir. Görmüş olduğu adam ölen kocasına o kadar çok benziyor ki sanki kendisi. Adamla tanıştıktan sonra hayatı tamamen değişecektir.

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

'Yerinde Olsam', ayakkabı numaralarından başka hiçbir ortak yönü olmayan iki kardeşin çok neşeli ve aynı zamanda yürek parçalayıcı hikayesini anlatıyor. Maggie ve Rose Feller siyah ve beyaz gibi birbirinden farklı kendi tarzı ve amaçları olan iki kız kardeş. Maggie tam bir parti kızıdır. Liseden mezun olduktan sonra birçok iş değiştirmiştir, ve tek yeteneğinin karşı cins üzerinde yarattığı etki olduğunu düşünmektedir. Rose ise Princeton'da eğitim görmüş bir avukattır. Philadelphia'nın en büyük hukuk firmalarından birinde muhteşem dekore edilmiş bir ofiste çalışmaktadır. İyi bir evi vardır ama dış dünya ile arası gerçekten iyi değildir, sürekli şikayet etmektedir. İki kız kardeş, birbirlerine saygı göstermeyi ve yeniden kardeş olmayı öğrenerek birlikte yolculuk yapacaklardır. Yolun sonunda öldüğünü düşündükleri büyükannelerine ulaşacaklar ve ondan büyük hayat dersleri alacaklardır...

Zor Zamanlarda Aşk indir, Nazi Almanya’sın da yaşamak her geçen gün zorlaşmaktadır. Irkçılığın, ötekileştirmenin, acımasızlığın en üst seviyelere ulaştığı bu dönemde hayatta kalmak adeta pamuk ipliğine bağlı. Cani Nazi askerleri tarafından esir edilen bölgedeki binlerce insan. Elbette her asker aynı kötülükte değildir. Siyahi bir kızın askere olan aşkını konu ediniyor. Nasıl olabilir de böyle bir ortamda böylesine kalbi körelmemiş gençler hala var olabilir? Belki de bu sisteme en başından beri karşıdırla

1917 Sovyet Devrimi öncesi ve sonrasını yaşayan bir burjuva aydını Dr. Jivago'nun öyküsü. Devrimle birlikte inandığı tüm değerler silinip yerine yeni sistemin gelişi Dr. Yuri Jivago'nun hayatını alt üst eder. Savaşın acımasızlığını yaşayan Dr. bir yandan da iki kadın arasında kalır.

Usta yönetmen Istvan Szabo'nun dünya çapında ses getiren ünlü filmi. Bir Alman tiyatro oyuncusu Faust oyunundaki performansıyla beklemediği bir başarı kazanır. Bu arada, İkinci dünya savaşı Almanya'sında Naziler iktidara gelirler ve her konuda olduğu gibi, tiyatro konusunda da ülkede karmaşa yaşanır. Arkadaşları teker teker öldürülen yada ülke dışına kaçan tiyatro oyuncusu, Naziler karşısında oyununu çok iyi sergilediğinin farkına varır ve içsel bir hesaplaşmaya girer. Film gösterildiği yıl Cannes film festivalinde senaryo, Oscar ödüllerinde ise yabancı film ödüllerini kazanmıştı.

Almanya'da Nasyonal Sosyalizm'in yükselişi 'birkaç delinin komplosu' değildi. Birçok 'iyi' insan da kendilerini bir anda tamamen kontrolden çıkmış bir toplumun göbeğinde buldular. 'Good", onlardan birinin hikâyesi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir