
Michel Simon
Monsieur Hire

Proud, eccentric, and antisocial, Monsieur Hire has always kept to himself. But after a woman turns up dead in the Paris suburb where he lives, he feels drawn to a pretty young newcomer to town and discovers that his neighbors are only too ready to suspect the worst of him.

Michel Simon
Monsieur Hire

Viviane Romance
Alice

Paul Bernard
Alfred

Charles Dorat
Michelet, le secrétaire du commissaire

Lucas Gridoux
Mr Fortin, le pharmacien

Lita Recio
Viviane

Max Dalban
Capoulade

Émile Drain
Monsieur Breteuil dit le petit caporal

Guy Favières
Monsieur Sauvage

Louis Florencie
L'inspecteur Marcelin

Charles Dorat
L'nspecteur Michelet

Marcel Pérès
Cermanutti

Michel Ardan
Fernand
Lucien Carol
L'inspecteur Benoit
Olivier Darrieux
Étienne

Korkusuzlar, 1962 yapımı ABD filmi. Hapse girmesine yardımcı olduğu bir suçlu tarafından ailesi tehdit altında olan bir avukatın anlatıldığı filmdir.

Korku ve şiddetin kol gezdiği aşırı kalabalık Westgate hapishanesinde,hapishane müdürü A.J.Barnes (Roman Bohnen) otoritesi zayıf ve etkisiz bir idarecidir.Cezaevi gerçekte gardiyanlar ve bazı güçlü mahkumlar tarafından yönetilmektedir.Sadist ve hırslı gardiyan Yüzbaşı Munsey (Hume Cronyn) mahkumları kontrol altında tutabilmek için korku,şiddet ve işkencenin yanı sıra ispiyonu da bir araç olarak kullanmaktadır.Mahkumlardan Joe Collins (Burt Lancaster) ise bu duruma isyan ederek diğer mahkumlarla birlikte bir kaçış planlarlar.Film Kara film (Film-noir) türünün belirgin örneklerindendir.

Joe and Paul Fabrini are Wildcat, or independent, truck drivers who have their own small one-truck business. The Fabrini boys constantly battle distributors, rivals and loan collectors, while trying to make a success of their transport company.

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

The film story depicts Emile Buisson, following the death of his wife and child, escaping from a psychiatric institution in 1947 and returning to Paris. Buisson, who three years later would become France's public enemy number one, begins a murderous rampage through the French capital.

Davey Gordon, a New York City boxer at the end of his career, falls for dancer Gloria Price. However, their budding relationship is interrupted by Gloria's violent boss, Vincent Rapallo, who has eyes for Gloria. The two decide to skip town, but before they can, Vincent and his thugs abduct Gloria, and Davey is forced to search for her among the most squalid corners of the city, with his enemy hiding in the shadows.

1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.

When Myriam, the mother of two young children, decides, despite the reluctance of her husband to resume her activity in a law firm, the couple is looking for a nanny. After a severe casting, they hire Louise, who quickly conquers the affection of children and gradually occupies a central place in the home. Gradually the trap of mutual dependence will close, until the tragedy.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Polis müfettişi Ramon Mike Vargas ile Susan Vargas, henüz evlenmiş ve balayı için Meksika sınırında bir kasabayı seçmiş, kendi halinde bir çifttir. Karısıyla huzurlu bir kaç gün geçirmek isteyen genç müfettiş, kasabaya adımını atar atmaz bir bomba patlar ve Vargas, kendini olayın içinde bulur. Arabaya yerleştirilmiş bir bombanın patlamasıyla şok geçiren kasaba sakinleri ve tabii ki Vargas, olayın içinde bölge polislerinden Hank Quinlan'ın parmağı olduğundan bihaber suçluyu aramaya koyulurlar.

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...

2014 Toronto Uluslararası Film Festivalinde En Çağdaş Dünya Sineması bölümünde galası yapılmış olan Liam Hemsworth, Teresa Palmer ve Billy Bob Thornton’un baş rolü paylaştıkları 2014 ABD yapımı filmde, küçük bir kasabada araba tamircisi olarak çalışan, bir zamanların lise futbol takımının yıldızı ve popüler çocuğu Dwayne McLaren (Liam Hemsworth), içinde bulunduğu hayatın sıradanlığından sıkılmıştır ve kız arkadaşı Cassandra (Teresa Palmer) ile şehire taşınıp daha iyi bir hayat sürmek ister. Dwayne McLaren’ın doğru zamanda yanlış yerde kendisini bulmasıyla bir dizi etkinliğin geleceğini belirlemesi anlatılıyor.

Alfred Hitchcock'un "İtiraf Ediyorum" adlı filminde, Peder Michael Logan (Montgomery Clift) kendini tamamiyle Tanrıya adamış bir din adamıdır ve bir gün günah çıkaran bir katilin itiraflarını dinler. Peder şimdi katilin görgü tanığı durumuna gelmiştir ve ikinci dereceden deliller de onu baş şüpheli durumuna getirmiştir. Günah çıkartma ayininin kuralları gereği Logan - kendini savunmak için bile - duyduklarını kimseye söyleyememektedir! Akademi Ödüllü oyuncular Anne Baxter ve Karl Malden bu filmde eski bir flört ve Logan'ı temize çıkarmak için çalışırken onu daha fazla tuzağa düşüren bir polis müfettişini canlandırıyorlar. Quebec'te filme alınan "İtiraf Ediyorum" unutulmayacak bir finale doğru ilerlerken, her Hitchcock filminde olduğu gibi sizi başından sonuna kadar esir edecek.


Film, üst düzey suçluların tutulduğu gizli bir CIA üssüne getirilen çok aranan bir suçlunun, hücresinden kaçarak üssün kontrolünü ele geçirmesi sonrası bu sefer kendilerinin hapis kaldığı tesiste mücadele veren CIA ajanı Abby'nin hikâyesini anlatıyor.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.

Emniyet teşkilatındaki yozlaşmanın ve Marsilya'nın savaşan çetelerinin kıskacında olan dürüst bir polis, ekibini korumak için dizginleri eline almak zorundadır.

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir