
Matt Damon
Gardner Lodge
"Mahalleye hoş geldiniz."
1950’lerin Amerika’sında geçen Suburbicon, mükemmel görünen bir banliyöde sırların ve ihanetin gölgesinde ilerleyen tedirgin edici bir suç hikayesi sunuyor. Gardner Lodge ve ailesi huzurlu hayatlarının beklenmedik bir suç dalgasıyla altüst olmasına tanık oluyor. Film, iki yüzlü komşuluk ilişkileri, gizli hesaplar ve tehlikeli sırlarla örülü bir atmosferde izleyiciyi şaşırtıyor. Mizah ve gerilimi ustaca harmanlayan yapım, konforlu bir yaşamın ardındaki karanlık gerçeği ortaya koyarken, izleyeni hem düşündüren hem de merakta bırakan bir yolculuğa çıkarıyor.

Matt Damon
Gardner Lodge

Julianne Moore
Margaret Lodge / Rose

Noah Jupe
Nicky Lodge

Oscar Isaac
Bud Cooper

Landon Gordon
Kid on Bike

Glenn Fleshler
Ira Sloan

Alex Hassell
Louis

Karimah Westbrook
Mrs. Mayers

Tony Espinosa
Andy Mayers

Gary Basaraba
Uncle Mitch

Leith M. Burke
Mr. Mayers

Jack Conley
Hightower

Megan Ferguson
June

Lauren Burns
Mitch's Secretary

Steve Monroe
Mailman Henry

Zamanda geriye doğru ilerleyen kara mizah yüklü suç gerilimi, biri kendi erkek kardeşi olan üç banka soyguncusunun peşine düşen yerel şerifin öyküsünü anlatıyor.

Howard Ratner, New York'ta mücevher satıcısı bir adamdır. Ancak Ratner'ın gözü hep daha yükseklerdedir ve yüksek miktarlarda borcu vardır. Ratner diğer yandan ünlüler için yüksek riskli bahis işi de yapıyordur. Bu sırada başına talih kuşu konar. Ancak bu talih kuşunun sahibi olabilmesi için çok iyi bir oyunculuk performansı sergilemesi gerekmektedir. Bu sırada işi ve diğerleriyle olan ilişkisini de dengede tutması gerekmektedir...

A thief fresh out of prison, tries to work his way back into the life of his daughter and ex-fiancé. Determined, he is forced to use the skills he has as a gifted locksmith. Things take a tumultuous turn after an unexpected disappearance.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

Bir banka soyguncusu grubu izole bir sığınağa saklanır, ancak paranoya ve karanlık sırlar işleri ölümcül bir oyuna dönüştürür.Barnaby Roper yönetmenliğinde film, Sam Claflin ve Eddie Marsan’ın etkileyici performanslarıyla izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.


1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

Eski bir polis olan Jackson’ın işi cinayet alanlarını temizlemektir. Ancak bir gün, işini bitirdikten sonra o cinayetin polise hiç bildirilmemiş olduğunu farkeder. Oysa, farkında olmadan tüm delilleri yok etmiştir.

Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman'ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.

Bitch Slap filmi, 1950-1970'lerin B tipi filmlerine bir gönderme yapıyor. 3 kötü kızın 200 milyon dolarlık elmasları bir mafya babasından çalmak için bir araya gelmesiyle film başlıyor. 2009 yapımı bu filmde genellikle kadın teması göz önünde bulundurulmuş. Kadınların gücü gösterilmeye çalışılmış. Güzel bir aksiyon filmi olmuş. Aşırı dozda erotik obje sahneler var ki, çok cesur lezbiyen sevişme sahneleri buna tuz biber ekmiş. Lakin çoğu erkek temalı dövüş sahnelerine taş çıkartacak, kadın dövüş sahneleri başarıyla çekilmiş. Film absürd ile gerçekçilik arasında gel-git yapıyor.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Colosseum şampiyonu Bracus ait arenada para ve ün için dövüşen Travis Brickley müsabaka sırasında karşılaştığı Bracus tarafından öldürülür. Travis'in akibetini merak eden iki yakın takım arkadaşı Alex Grady (Eric Roberts) ve Tommy Lee (Phillip Rhee) olayı araştırırken yolları yasal olmayan dövüşlerin tertiplendiği Colosseum a kadar götürür. Arkadaşlarının intikamını almak için Colosseum da dövüşmekten başka çareleri kalmamıştır.

Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.

Yoğun bir iş kadını olan Emily Nelson, günün birinde oğlunun okuldan arkadaşının annesi olan vlogger Stephanie Smothers’tan "küçük bir ricada" bulunur. İstediği beş yaşındaki oğlunu okuldan almasıdır. Eşini trafik kazası sonucu kaybetmiş ve bu zamandan beri bekar bir anne olarak yaşamını sürdüren Stephanie ricayı yerine getirir ancak Emily'nin beklenmedik bir şekilde ortadan kaybolmasıyla dehşete düşer. Emily’e ulaşmak için telefonlar, mesajlar çare etmeyince Stephanie vlogunun takipçilerini de devreye sokar. Ancak asıl kabus, Stephanie ile Emily’nin kocası Sean’ın endişeli arayışlarının nihayetinde Emily’e ulaştıkları zaman başlayacaktır.

Küçük bir kasabada sıradan bir hayat süren Clay Bidwell, beklenmedik olayların merkezine çekilir. Yeni tanıştığı gizemli bir yabancı ve kasabaya gelen bir FBI ajanı ile birlikte, Clay’in çevresindeki dünya hızla değişmeye başlar. Kara mizahın ve gerilimin iç içe geçtiği bu hikâye, sırların ve tesadüflerin gölgesinde ilerlemektedir.


Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Kan davası gütmek kolay değildir, hele hele bir refah ülkesinde yaşarken… Norveç’in dağlarında kar küreyici süren Nils, öyle örnek bir vatandaştır ki Yılın Vatandaşı Ödülü’ne bile layık görülür. Oğlunun aşırı dozdan öldüğü haberini aldığında, bu iddiaya inanmaz ve kendince bu “cinayetin” faillerini bulmaya ant içer. Adaleti eline alınca Norveçli vegan gangster “Kont” ile Sırp mafya babası “Papa” arasında bir savaş çıkartmış olur. Sürpriz olaylar ve biraz da acemi şansı sayesinde Nils kimliği meçhul bir yeraltı kahramanına dönüşecektir.

Alex orta yaş krizine giriyor ve onun için çok zor bir dönem haline gelir. Evlilik mücadelesi veriyor, oğluyla ilgili endişeleniyor ve ailesi için insanları öldürme işi hayatının en stresli kısmı haline geldi. Bir terapistin yardımını ister ve bekleme odasındaki bir kadının bağlandığını farkeder..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir