
Christian Bale
Patrick Bateman

"Sanırım akıl sağlığı maskem düşmek üzere."
Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman'ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.

Christian Bale
Patrick Bateman

Justin Theroux
Timothy Bryce

Josh Lucas
Craig McDermott

Bill Sage
David Van Patten

Chloë Sevigny
Jean

Reese Witherspoon
Evelyn Williams

Samantha Mathis
Courtney Rawlinson

Matt Ross
Luis Carruthers

Jared Leto
Paul Allen

Willem Dafoe
Donald Kimball

Cara Seymour
Christie

Guinevere Turner
Elizabeth

Stephen Bogaert
Harold Carnes
Monika Meier
Daisy

Reg E. Cathey
Homeless Man

Joker, başarısız bir komedyen olan Arthur Fleck'in hayatına odaklanıyor. Toplum tarafından dışlanan bir adam olan Arthur, hayatta yapayalnızdır. Sürekli bir bağ kurma arayışında olan Arthur, yaşamını taktığı iki maske ile geçirir. Gündüzleri, geçimini sağlamak için palyaço maskesini yüzüne takan Arthur, geceleri ise asla üzerinden silip atamayacağı bir maske takar. Babasız büyüyen Arthur’u en yakın arkadaşı olan annesi Happy adıyla çağırır. Bu lakap, Arthur’un içindeki acıyı gizlemesine yardımcı olur. Ancak maruz kaldığı zorbalıklar, onun gitgide toluma aykırı bir adam haline gelmesine neden olur. Yavaş yavaş psikolojik olarak tekinsiz sulara yelken açılan Arthur, bir süre sonra kendisini Gotham Şehri’nde suç ve kaosun içinde bulur. Arthur, zamanla kendi kimliğinden uzaklaşıp Joker karakterine bürünür.

Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.

1981 yılının kışında, New York'ta geçen gerilim dolu hikayede göçmen bir ailenin yaşamına odaklanıyor. New York şehri tarihinin en çetin dönemini geçirirken New York'a yerleşen Anna ve Abel Morales çifti karşılarına çıkan fırsatları değerlendirip bir yandan işlerini büyütürken, diğer yandan şehrin yolsuzluk, şiddet ve suç sarmalında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Petrol sektöründe çalışan Abel, piyasanın şartlarının ve rakiplerinin acımasızlığını keşfeder. Sonrasında mücadele edebilmek için tek yolun en az onlar kadar vahşi olmaktan geçtiğini fark eder. Abel yasal yolları bırakıp ailesi için kurduğu tüm düzeni yok edecek olan bu tehditlere karşı savaşmak zorunda kalacaktır. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini J.C. Chandor üstlenirken kadroda Oscar Isaac, Jessica Chastain, David Oyelowo ve Alessandro Nivola gibi isimler yer alıyor.

İnsan hem seri katil, hem de fedakâr bir koca ve baba olabilir mi? Richard Kuklinski 1964´te ilk ve tek aşkı Deborah´yla evlendiğinde fazlasıyla korumacı bir tutum izler. Yıllar sonra 100 ayrı cinayet suçlamasıyla tutuklandığında, ne karısı ne kızları ne de komşuları onun katil olduğuna inanır. Peki, bütün bunları neden ve nasıl yapmıştır? Bunca zaman yakalanmamayı nasıl başarmıştır? Olağanüstü oyuncu kadrosuyla bu sürükleyici film "Buz Adam" lakaplı, acımasız kiralık katil Richard Kuklinski´nin çete günlerinden 1986´daki tutuklanışına dek geçen yaşam öyküsünü anlatıyor...

Eski bir özel kuvvetler ajanı olan Pete Koslow, onurlu ve takdirler almış bir şekilde emekliye ayrılmıştır. Ancak Pete Koslow'un dünyası, karısını korumak için giriştiği bir mücadeleden sonra hapse girdiğinde tepetaklak olur. Koslow'a iki FBI ajanı için muhbirlik yapmak ve gizli yeteneklerini kullanarak New York'taki en güçlü suç patronu olan General'i devirmeyi kabul etmesi durumunda erken tahliye şansı verilir. Fakat Koslow'a özgürlüğünü kazandırması gereken gizli operasyon gizli bir NYPD polisinin ölümüne yol açtığında işler değişir ve Koslow kendisini FBI ve mafya arasındaki çapraz ateşin ortasında bulur. General, Koslow'un suçu üzerine alıp hapisanenin içinden bir uyuşturucu operasyonuna öncülük etmesi için onu hapishaneye geri göndermekte ısrarcıdır.

1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.

Yolsuzluğa bulaşmış bir iş adamı ve sosyetik eşinin, kızlarını kötü şöhretli bir suç baronundan kurtarmak için yirmi dört saatleri vardır.

Saatli bomba gibi patlamaya hazır, uykusuzluk çeken bir adam ile tekinsiz bir sabun satıcısı; ilkel erkek saldırganlığını şok edici yeni bir terapi yöntemine dönüştürür. Kurdukları bu fikir hızla yayılır ve her şehirde yeraltı "dövüş kulüpleri" kurulmaya başlar ta ki egzantrik biri yollarına çıkıp yok oluşa doğru giden, kontrolden çıkmış bir sarmalı tetikleyene kadar.

Walter, karısı Agatha ile sıradan bir yaşam sürerken Number 23 isimli bir kitabın eline geçmesi ile hayatını korkunç bir tekinsizliğin içine sürükler. Bu kitabı okudukça kitapta yazılanların kendi hayatı ile ilgili olduğunu düşünmeye ve hatta giderek buna saplantılı bir şekilde inanmaya başlar. Her geçen gün bu duruma kendini daha da çok kaptıran Walter, hayatının bütün dengesini kaybeder ve cinayet işlemeye kadar varacak bir gizemin girdabına kapılır. Batman Daima'dan sonra bir kez daha Jim Carrey ile biraraya gelen yönetmen Joel Schumacher, ilginç bir gerilim filmi ile karşımızda. Komedi filmleri oyuncusu olma janrını özellike 2003 tarihli Sil Baştan filmi ile yıkan Jim Carrey, dramatik bir rolde yine etkileyici bir performans sergiliyor.

Gerçek bir hikayeden esinlenerek beyaz perdeye aktarılan film, organize suç örgütlerinin yükselişe geçtiği 1920'lerin Amerika'sında olağanüstü başarı gösteren dört adamın hikayesini anlatıyor: Yakışıklı Luciano (Christian Slater), yetenekli arabulucu Meyer Lansky (Patrick Dempsey), kadınsı ve inatçı Siegel (Richard Grieco) ve nazik Frank Costello (Costas Mandylor). Alçakgönüllü bir başlangıç yapan ve çeşitli etnik geçmiştere sahip olan bu ilginç dörtlünün zamanla geliştirdikleri düzen onları çok kısa zamanda yeraltı dünyasının en çok aranan isimleri haline getirir. Yardımcı rollerde Oscar ödüllü oyuncu F. Murry ve Anthony Quinn'in desteğiyle Şuç İmparatorluğu size kaçırılmaması gereken görsel bir şölen sunuyor.

Zamanında New York Polis Departmanı'nda polis memurluğu yapan Matt Scudder artık orada olmasa da yeni bir olay yüzünden görevini sürdürmek zorunda kalır. Kenny Kristo adında bir eroin kaçakçısının karısı kaçırılarak vahşice öldürülmüştür. Olayı aydınlatmak Matt'e düşer fakat olayın içine girdikçe öldürülen kadının yalnız olmadığını fark eder. Kenny'nin karısı bir cinayet şebekesinin kurbanıdır ve şebeke kadınları akıl almaz işkenceler yaparak öldürmektedir. Araştırdığı olayın uzun bir zincirin yalnızca bir halkası olduğu fark eden Matt, New York'un arka sokaklarında dehşet saçan katilleri bulmak ve durdurmak için kolları sıvar.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

1980'lerin iş dünyasına perde arkasının sürükleyici hikayesinin anlatıldığı filmde, hırslı ve genç bir borsacı Wall Street efsanesi Gordon Gekko (filmdeki performansıyla Oscar Ödülü kazanan Michael Douglas) tarafından baştan çıkarılarak yasa dışı ve son derece kazançlı bir dünyaya adım atar. Ancak kısa sürede bir gecede kazanılan zenginliklerin bedelinin çok ağır olduğunu keşfedecektir...

Zodiac, San Fransisco körfez bölgesini dehşete boğmuş ve onlarca yıl boyunca şifreleri ve mektuplarıyla dört ayrı yargı bölgesinin yetkilileriyle alay etmiş bir seri katilin gerçek hikâyesine dayanan bir gerilim filmi. Bir avcıyı avlamak dört adam için bir saplantı hâlini alır; bu öyle bir saplantıdır ki onları eski hâllerinin birer hayaletine dönüştürür, yaşamları katilin bıraktığı sonu gelmeyen ipuçlarıyla bir kurulup bir yıkılır.

Bir grup dolandırıcı, tamamen soyulmaya hazır olan zengin bir aileyi ele geçirir. Ancak dolandırıcıların mükemmel bir planı olsa da, romantik duygular ve kıskançlık kısa sürede araya girer ve bu durum kısa bir süre sonra kimin dolandırıcı ve kimin kurban olduğu belirsiz hale gelitirir.

Bir suikastçı, hedefini kıl payı ıskaladığı önemli bir görevin ardından, kişisel olmadığını iddia ettiği uluslararası bir intikam avıyla işverenlerine ve de kendine savaş açar.

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Fay Forrester (Joanne Whalley Kilmer) ve erkek arkadaşı Vince Nevada'da bir soygun gerçekleştirip bir çeteye ait paraları çalarlar, bu arada Vince parayı vermek istemeyen adamı öldürür. Ancak yolda İkili birbirine düşer ve sevgilisini atlatan Fay paraları da alarak Vegas'a gider. Bu kentte özel dedektiflik yapan Jack Andrews (Val Kilmer) ise aldığı borçlar yüzünden tehdit edilmekte ve zor günler geçirmektedir, Fay bir gazete ilanında Jack'in reklamını görür ve ertesi gün bürosuna gider. Güzel kadın Jack'e farklı bir hikaye anlatarak sevgilisiyle arasının açıldığını ve onun kendisini öldürmek istediğini söyler. Jack'ten kendisini ölmüş gibi gösteren bir belge ve yeni bir kimlik ayarlamasını ister, teklif yasadışı ve çok riskli olmasına rağmen kadının bunun karşılığında önerdiği para çok caziptir. Geçmişte çok acılar yaşamış ve halende türlü sorunlarla boğuşan Jack işi kabul ettiğinde sonu karanlık ve tehlikeli olan bir yol ayrımına da girmiş olacaktır...

Jean-Claude Van Damme'ın başrolü oynadığı, Yüzleşme, Görevimiz Tehlike 2 ve Kırık Ok gibi yüksek tempolu filmlerin yönetmeni John Woo'nun yönettiği bir aksiyon filmi. Chance Boudreaux, New Orleans sokaklarında iş ararken babasının "insan avcıları" tarafından öldürüldüğünü öğrenen Natasha ile karşılaşır. Natasha, kendisini koruması ve bu katilleri bulması için Chance'i kiralar... Ama bilmedikleri bir şey var... Chance de bu katillerin avlarından biridir ve artık ya o ölecektir yada avcıları öldürecektir...

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir