
Paul Muni
Antonio 'Tony' Camonte

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Paul Muni
Antonio 'Tony' Camonte

Ann Dvorak
Francesca 'Cesca' Camonte

Karen Morley
Poppy

Osgood Perkins
John 'Johnny' Lovo

C. Henry Gordon
Insp. Ben Guarino

George Raft
Guino Rinaldo

Vince Barnett
Angelo

Boris Karloff
Gaffney

Purnell Pratt
Mr. Garston, publisher

Tully Marshall
Managing Editor

Inez Palange
Mrs. Camonte

Edwin Maxwell
Chief of Detectives

Jean Harlow
Blonde at Paradise Club

Henry Armetta
Pietro, the Barber (uncredited)
Gus Arnheim
Orchestra Leader (uncredited)

Özel dedektif John Shaft sert, havalı ve siyahi bir karakter; bu sert polisiye filmde kadının arkadaşı ama New York'lu suçluların pek de rahat bir amcası değil. Harlem'deki bir gangster liderinin kızı kaçırıldığında, John Shaft davaya dahil edilir ve çok geçmeden kendisini politikacılar, polis memurları, militan siyahlar ve mafya silahlı adamlarının arasında gerçek bir cadı kazanının ortasında bulur.

1949 Los Angeles kenti zalim ve doğuştan kalpazan Mickey Cohen'in kontrolü altındadır. Uyuşturucu, silah ve kadın ticaretini tek elden yürüten Cohen, güçlü mafya adamlarının yanı sıra yerel polisi ve hatta politikacıları da arkasına almıştır. Los Angeles Polis Departmanında kimse karşısına çıkmaya cesaret edemezken birimie dışardan destek vermekle görevlendirilen Teğmen John O'Mara ve Jerry Wooters, Cohen'in işlerine çomak sokmayı becerebilecek midir?

Truman (Patrick Swayze) Chicago'da yaşayan bir polistir. Erkek kardeşinin öldürülmesi üzerine doğduğu kasabaya geliyor ve katilleri arıyor. Bu arada evin büyük ağabeyi Brier (Liam Neeson) da katili bulup öldürmenin peşinde. Sert mizaçlı Brier, katillere çok yaklaşmışken öldürülünce Truman da adalet savaşçısı olmaktan çıkıyor ve intikam almaya karar veriyor.

Tayland'ın en ünlü hapishanelerinden birinde 3 yıl hapis yatmış genç İngiliz boksör Billy Moore'un, gözlerinize inanamayacağınız anılarından uyarlanan gerçek bir hikaye. Bir anda kendisini uyuşturucunun ve hapishane içi çete savaşlarının içinde bulan Moore, hapishane yönetimi Muay Thai boks turnuvalarına katılabileceğini söylediğinde, bunun kurtulmak için tek şansı olabileceğini düşünür. Billy, özgürlüğünü kazanmak için bir dövüşten başka bir dövüşe savrulduğu, aksiyon ve yumruklarla dolu, sonunda da özgürlüğünden başka kaybedecek bir şeyi olmadığı bir maceraya sürüklenir.

Yüksek profilli elmas soygunlarında uzmanlaşmış profesyonel bir kasa hırsızı olan Frank, kazandığı parayla karanlık geçmişini geride bırakıp huzurlu bir aile hayatı kurmak ister. Bu hayalini erkenden gerçekleştirmek için son ve büyük bir vurgun amacıyla güçlü bir mafya lideriyle anlaşan Frank, yeraltı dünyasının pençesinden kurtulmanın planladığı kadar kolay olmadığını acı bir şekilde öğrenir.

Eski bir silahlı soyguncu ve şov kızı, birdenbire anne babası mafya tarafından öldürülen bir çocuğu korumak zorunda kalır. Mafya çocuğu da öldürmek ister ama önce Gloria’yı (1980’de bu rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar® Ödülü’ne aday gösterilen Gena Rowlands) aşmaları gerekecektir. Film yapımcılığındaki benzersiz yaklaşımıyla tanınan yönetmen John Cassavetes, etkileyici ve gerilim yüklü bir hikâye sunuyor. Bir muhasebecinin (Buck Henry) elinde, birçok mafya babasını uzun süre hapse attırabilecek bir hesap defteri vardır. Ancak öldürülmeden önce, defteri ve oğlunu komşusu Gloria’ya emanet etmeyi başarır. Gloria isteksizce çocuğu alıp kaçar, bir yandan da bazen silah zoruyla mafyayı uzak tutmaya çalışır. Sonunda kaçmaktan bıkar ve onlarla yüzleşmeye karar verir!

Hell's Kitchen, New York. Terry Noonan on yıllık bir aradan sonra evine döner. Kısa süre içinde çocukluk arkadaşı ve İrlanda mafyasının bir üyesi olan Jackie ile yeniden bağlantı kurar ve Jackie'nin kız kardeşi Kathleen ile aşk ilişkisini yeniden canlandırır.

Bir trafik kazasıyla yaşamlarında başka bir boyut açılan evli bir çift, tanıştıkları yeni insanlarla değişik ilişkilere giriyor, bu arada değişik bir tutkuya kaptırıyorlar kendilerini. Kahramanlarımız, araba kazalarıyla varoluşlarını yeniden sorgulayan, metal ile ölümcül tehlike arasındaki bağlantıyla cinsel tatmine ulaşmaya çabalayan bu yeni insanlarla ölümcül bir tutkunun peşine düşüyor.

The Outfit, Londra'nın dünyaca ünlü Savile Row'unda takım elbise yapan İngiliz terzi Leonard'ın hikayesini konu ediyor. Yaşadığı kişisel bir trajedinin ardından Chicago'ya giden Leonard, şehrin engebeli bir bölgesinde küçük bir terzi dükkanı işletir ve burada bir gangster ailesine kıyafetler diker.

Zamanında New York Polis Departmanı'nda polis memurluğu yapan Matt Scudder artık orada olmasa da yeni bir olay yüzünden görevini sürdürmek zorunda kalır. Kenny Kristo adında bir eroin kaçakçısının karısı kaçırılarak vahşice öldürülmüştür. Olayı aydınlatmak Matt'e düşer fakat olayın içine girdikçe öldürülen kadının yalnız olmadığını fark eder. Kenny'nin karısı bir cinayet şebekesinin kurbanıdır ve şebeke kadınları akıl almaz işkenceler yaparak öldürmektedir. Araştırdığı olayın uzun bir zincirin yalnızca bir halkası olduğu fark eden Matt, New York'un arka sokaklarında dehşet saçan katilleri bulmak ve durdurmak için kolları sıvar.

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.

Efsane siyahi dedektifin maceralarını konu alan filmde Samuel L. Jackson başrolde. Bir dönemin umut veren yönetmenlerinden John Singleton, Shaft’ın devam filmiyle karşımızda. Kahramanımız ise 1971 yapımı aynı adlı filmin dedektifinin adaşı ve yeğeni John Shaft (Samuel L. Jackson). New York şehri dedektifi John Shaft’a, Trey Howard’ın (Mekhi Phifer), zengin bir emlakçının oğlu olan Walter Wade, Jr. (Christian Bale) tarafından ırkçı nedenlerle öldürülmesi olayını soruşturma görevi verilir. Shaft, cinayetin görgü tanığı Diane Palmieri’yi (Toni Collette) bulur ama kadın çabucak ortadan kaybolur ve mahkemeye çıkmaz. Wade Jr. kefaletle serbest bırakılır, İsviçre’ye kaçar. İki yıl sonra geri döndüğünde Shaft onu ülkeden ayrıldığı için yeniden tutuklar. Pasaportu elinden alınan Wade Jr., emniyet amirliğinde Dominikli uyuşturucu kaçakçısı Peoples Hernandez’e (Jeffrey Wright) rastlar. Katil zanlısı yeniden kefaletle serbest bırakılınca, Shaft görevinden istifa eder.

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.

Filmin hikayesi, Libby Day'in ailesinin Kansas şehrindeki bir çiftlikte vahşi ve acımasız bir şekilde katledilmesiyle başlıyor. Yalnızca beş yaşında olan Libby, Ocak ayının ölümcül kar fırtınasının ortasında, bir şekilde buradan kaçıp kurtulmayı başarır. Ancak bu bir kurtuluş değildir. Zira yolda başından geçen çeşitli hazin olaylar ve talihsizlikler bir türlü hayatından silinmez. En sonunda medyanın baskısından kurtulamayarak ailesinin ölümüne dair talihsiz bir beyanatta bulunmak zorunda kalır. Aradan 25 yıl geçer ve bu süreçte her günü talihsiz geçmişini unutmaya çalışarak geçer. Ta ki Kill Club isimli, gizemli suç olaylarını araştıran gizli bir topluluğu keşfene dek... Şimdi geçmiş anıları tekrar canlandırmanın ve ailesinin başına gelen katliamı çözmenin zamanı gelmiştir. Gillian Flynn'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Gilles Paquet-Brenner, başrolünde ise Chloë Grace Moretz ile Charlize Theron bulunuyor.

An aging ex-boxer gangster working as muscle for a Boston crime boss receives an upsetting diagnosis. Despite a faltering memory, he attempts to rectify the sins of his past and reconnect with his estranged children. He is determined to leave a positive legacy for his grandson, but the criminal underworld isn’t done with him and won’t loosen their grip willingly.

Robert Stroud ömürboyu hapse mahkum edilir. Bir gün kaldığı hücreye yaralı bir kuş gelir ve onu tedavi eder. Zamanla kuşlar konusunda uzmanlaşan Stroud, artık kuşlar konusunda bir eksper olmuştur.Hapishanede zor şartlarda yaşayan Stroud kuşlara daha fazla ilgi göstermeye başlar. Alcatraz'a nakledilen Stroud, burada da kuşlara olan ilgisinden vazgeçmeyecektir.

Gizli ajan Ethan Hunt beyazperdeye geri dönerken bugüne kadar karşılaştığı en amansız rakibini de yanında getirdi. Hunt ile ekibi bugüne kadar izini kimsenin takip edemediği silah satıcısı ve bilgi sağlayıcısı Owen Davian'a karşı zor bir göreve soyunuyor.

Orta batılı bir motosiklet kulübü olan Vandals'ın yükselişi dikkat çekmektedir. Üyelerinin hayatlarına bakıldığında kulüp, on yıl içinde yerel yabancıların bir araya geldiği bir yerden, orijinal grubun benzersiz yaşam tarzını tehdit eden daha kötü niyetli bir çeteye dönüşür.

1920'li yıllarda ABD'nin Chicago şehrinin tek sahibi acımasız ve zeki Al Capone'dur. Suç ve şiddetle dolu yıllar birbirini kovalar. Capone, mafya dünyasının zirvesindedir ve onu tahtından kimse indiremeyecek gibi görünmektedir. Fakat bu süreç içinde düşmanlar da edinmiştir.

"Apu'nun Dünyası" (Apur Sansar), Satyajit Ray'in Apu Üçlemesi'ni oluşturan filmlerinin sonuncusudur. Üçlemenin diğer filmleri ise: 1955 tarihli Yol Türküsü (Pather Panchali) ve 1956'da tamamlanan Yenilmez (Aparajito)'dır. Bu filmin müziklerini de diğer iki filmin müziklerini yapan Ravi Shankar bestelemiştir. Her üç filmin öyküsü de Bibhutibhushan Bandyopadhyay (Bibhutibhushan Banerjee olarak da biliniyor)'ın kitaplarından uyarlanmıştır. Bu film de diğerleri gibi siyah beyaz çekilmiştir ve düşük bir bütçeyle tamamlanmıştır. Her üç filmin de görüntü yönetmeni Subrata Mitra'dır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir