
Robert Mitchum
Preacher Harry Powell

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Robert Mitchum
Preacher Harry Powell

Shelley Winters
Willa Harper

Lillian Gish
Rachel Cooper

Billy Chapin
John Harper

Sally Jane Bruce
Pearl Harper

James Gleason
Uncle Birdie Steptoe

Evelyn Varden
Icey Spoon

Don Beddoe
Walt Spoon

Peter Graves
Ben Harper

James Griffith
District Attorney

Gloria Castillo
Ruby

Gloria Pall
Burlesque Dancer

Paul Bryar
Bart (uncredited)
Cheryl Callaway
Mary
Alexander Campbell
Judge

Korku ve şiddetin kol gezdiği aşırı kalabalık Westgate hapishanesinde,hapishane müdürü A.J.Barnes (Roman Bohnen) otoritesi zayıf ve etkisiz bir idarecidir.Cezaevi gerçekte gardiyanlar ve bazı güçlü mahkumlar tarafından yönetilmektedir.Sadist ve hırslı gardiyan Yüzbaşı Munsey (Hume Cronyn) mahkumları kontrol altında tutabilmek için korku,şiddet ve işkencenin yanı sıra ispiyonu da bir araç olarak kullanmaktadır.Mahkumlardan Joe Collins (Burt Lancaster) ise bu duruma isyan ederek diğer mahkumlarla birlikte bir kaçış planlarlar.Film Kara film (Film-noir) türünün belirgin örneklerindendir.

İhanete uğrayıp ölüme terk edildikten sonra, Walker adında gizemli adamın tek düşüncesi, kendisinden çalınan parayı geri almaya çalışmaktır.

An old-time crook plans a heist. When one of his two partners is found out to be a black man tensions flare.

A police detective falls for the bank robber's girlfriend he is supposed to be tailing.

İki yargıtay hakimi öldürülmüştür. Yanlız bir hukuk öğrencisi, cinayetlerin devletin en üst kademeleri hakkında çok gizli bilgiler içerdiği tahmin edilen bir dosyayla ilgili olduğundan şüphelenmektedir. Kararlı bir araştırmacı gazeteciyle beraber bu gizemi çözdüklerini herkese açıklamak istemektedirler - tabii o kadar uzun yaşayabilirlerse. Yarış başlamıştır, ve bu yarışta ikiden fazla koşucu vardır. Onlar artık canlı birer hedeftir.

Film, satanik bir ritüelle işlenen cinayetin ardından yakalanan, işlemedikleri bu cinayet için 18 yıla mahkum olan ve 2011 Ağustos'unda serbest kalan 3 gencin hikayesini anlatıyor...

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Genç, yakışıklı ,başarılı ve zengin bir iş adamı olan Thomas Crown kimliğini saklı tutarak topladığı çete elemanları ile bir banka soygunu planlar.Pürüzsüz olarak sonuçlanan soygundan sonra kendisini hiç görmemiş olan elemanların paylarını ödeyip savan Crown parayı da bir İsviçre bankasına yatırır ve sigorta şirketinin ödeme yapmasını beklemeye başlar.Olayı soruşturan sigorta müfettişi Vicky Anderson 'a kurt dedektif Eddy Malone de yardımcı olmaktadır.

Bir trafik kazasıyla yaşamlarında başka bir boyut açılan evli bir çift, tanıştıkları yeni insanlarla değişik ilişkilere giriyor, bu arada değişik bir tutkuya kaptırıyorlar kendilerini. Kahramanlarımız, araba kazalarıyla varoluşlarını yeniden sorgulayan, metal ile ölümcül tehlike arasındaki bağlantıyla cinsel tatmine ulaşmaya çabalayan bu yeni insanlarla ölümcül bir tutkunun peşine düşüyor.

Gizli karşı casusluk faaliyetlerinin ihanet dolu dünyasında geçen, uluslararası bir gerilim filmi olan Hain'de, seçkin bir FBI ajanı korkunç bir komploya dair gizli bilgileri elinde bulunduran, Amerikalı kaçak bir askerin peşinde üç kıtayı kat eder. FBI ajanı Roy Clayton (Guy Pearce) tehlikeli bir uluslararası komploya yönelik soruşturmayı yürütürken, bütün ipuçları eski bir ABD Özel Harekât subayı olan Samir Horn'a (Don Cheadle) işaret ediyormuş gibi görünür. Karmaşık uluslararası ilişkiler ağına sahip, gizemli bir kişi olan Horn, önemli bir harekât gerçekleşirken ortaya çıkıp, yetkililer onu sorgulayamadan ortadan kaybolmayı iyi beceren biridir. Soruşturmayla ilgilenen kurumlararası tim, kendine ait bir gündemi varmış gibi görünen, kural tanımayan, deneyimli bir CIA yüklenicisi olan Carter'la (Jeff Daniels) ve FBI ajanı Max Archer'la (Neal McDonough) buluşur...

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

Zırhlı araç sürücüsü ve eski eşi, yol üzerinde kendi aracının soyulmasını sağlamak için bir çeteyle işbirliği yaparlar.

Robert Stroud ömürboyu hapse mahkum edilir. Bir gün kaldığı hücreye yaralı bir kuş gelir ve onu tedavi eder. Zamanla kuşlar konusunda uzmanlaşan Stroud, artık kuşlar konusunda bir eksper olmuştur.Hapishanede zor şartlarda yaşayan Stroud kuşlara daha fazla ilgi göstermeye başlar. Alcatraz'a nakledilen Stroud, burada da kuşlara olan ilgisinden vazgeçmeyecektir.

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...

Petty crook and cop-killer Martin Rome, in bad shape from wounds in the hospital prison ward, still refuses to help slimy lawyer Niles clear his client by confessing to another crime. Police Lt. Candella must check Niles' allegation; a friend of the Rome family, he walks a tightrope between sentiment and cynicism. When Martin fears Candella will implicate his girlfriend Teena, he'll do anything to protect her. How many others will he drag down to disaster with him?

Tayland'ın en ünlü hapishanelerinden birinde 3 yıl hapis yatmış genç İngiliz boksör Billy Moore'un, gözlerinize inanamayacağınız anılarından uyarlanan gerçek bir hikaye. Bir anda kendisini uyuşturucunun ve hapishane içi çete savaşlarının içinde bulan Moore, hapishane yönetimi Muay Thai boks turnuvalarına katılabileceğini söylediğinde, bunun kurtulmak için tek şansı olabileceğini düşünür. Billy, özgürlüğünü kazanmak için bir dövüşten başka bir dövüşe savrulduğu, aksiyon ve yumruklarla dolu, sonunda da özgürlüğünden başka kaybedecek bir şeyi olmadığı bir maceraya sürüklenir.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Saatli bomba gibi patlamaya hazır, uykusuzluk çeken bir adam ile tekinsiz bir sabun satıcısı; ilkel erkek saldırganlığını şok edici yeni bir terapi yöntemine dönüştürür. Kurdukları bu fikir hızla yayılır ve her şehirde yeraltı "dövüş kulüpleri" kurulmaya başlar ta ki egzantrik biri yollarına çıkıp yok oluşa doğru giden, kontrolden çıkmış bir sarmalı tetikleyene kadar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir