
Haluk Bilginer
Hacı

"Ben cehaletten kaçtım. Sonunda cehalet Azrail'im oldu."
Kırmızı bültenle aranan ve ismi fenomene dönüşen radikal dinci bir örgütün lideri Deccal kod adlı suçlunun Amerika’da yakalandığı bilgisi gelir. Teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika’ya suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyanın İslam ile olan paranoyasının altını çizecektir.

12 yaşında iken Danny Balint erken gelişmiş entelektüel, Yeshiva’da hahamlarla çeşitli konularda tartışmalara katılabilen ve sokaklardaki Yahudi karşıtı saldırganlıklardan uzak duran bir gençtir. 20'li yaşlarında ise dazlak, yalnız yaşayan, web sitelerinin milis hareketleri ile ilgili sayfalarında dolaşan ve anormalden öte fevri Yahudi karşıtı fikirler geliştiren bir genç olmuştur.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Senaryosunu ve yönetmenliğini Ned Benson'un üstlendiği Aşkın Halleri, gösterildiği tüm festivallerden yüksek not alan romantik bir dram filmi iki farklı bölümde gösterilmişti. Bu iki film aynı konuyu iki farklı karakterin gözünden izleyiciye sunuyordu. İlk olarak 2013 Toronto Film Festivali'nde izleyicisi ile buluşan filmler, festivalin ardından yeni bir kurguyla tek filmde toplandı. İki film yeniden kurgulanarak Aşkın Halleri ortaya çıktı ve bu film ilk olarak Cannes Film Festivali'nde gösterimini gerçekleştirdi. Filmin adı ise, ünlü İngiliz müzik grubu The Beatles'in 1966 yılında çıkardığı Revolver albümünde yer alan "Eleanor Rigby" adlı şarkıdan geliyor. Jessica Chastain ile James McAvoy'un başrollerini paylaştığı filmde, William Hurt ve Isabelle Huppert gibi oyuncular yer alıyor.Mutlu bir evlilikleri olan Conor ve Eleanor, bir süre sonra kendilerini birbirlerini anlamaya çalışan yabancılar olarak bulurlar. Birbirine uzaklaşan çift, hayatı yeniden beraber keşfetmeye başlar...

Blake ailesi, Şükran Günü’nü Brigid ve partneri Richard’ın aşağı Manhattan’daki evinde kutlamak için bir araya gelir. Gece ilerledikçe aile üyelerinin hüsranları ve güvensizlikleri ortaya saçılır. Uzun zaman boyunca hasıraltı edilmiş hakikatler gün yüzüne çıkar.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Geçmiş kuşaktan kalma mirasıyla Teksas Eyaletinin en büyük sığır çiftliğinin ve en geniş arazilerinin sahibi Jordan Benedict ödüllü bir atı satın almak için ülkenin diğer ucundaki bir at çiftliğini ziyaret eder ve çiftlik sahibinin dik başlı, entelektüel kızı Leslie'ye aşık olur. Evlenirler ve devasa bozkırın ortasındaki muhteşem Benedict Malikanesine gelirler. Malikane kız kardeş Luz Benedict yönetimindedir ve yönetimi yeni geline bırakmaya pek niyetli değildir. Üstelik kardeşi Jordan'la iyi geçinmeyi ve boyun eğmeyi reddeden, çiftlikte beraber büyüdükleri, babadan kalma yanaşma, asi ruhlu Jett Rink'i de koruması altına almıştır. Hikaye 1920'li yıllarda başlar ve bu dörtlünün ilişkileri çerçevesinde gelişir... 1950'li yıllara uzanan süreçte Teksas'ın ilk petrol devlerinin doğuşuyla geleneksel yaşamların sarsılışını görürüz.

Victor Navorski Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York'un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika'ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.

Daha çok batı kültürüne özgü sayılan bireyler arası yabancılaşmanın klasik 'jarmush' metaforlarıyla anlatıldığı film, uzun süredir görüşmemiş iki uzak akrabanın, Western kültürü içinde yaşadıkları maceraları, 'kimlik' kavramını öne çıkararak sorgulayor * 1984 Cannes Altın Kamera (En İyi İlk Film) - 1984 Locarno Altın Leopar - 1985 Sundance Jüri Özel Ödülü


Flipper Purify (Wesley Snipes) iyi bir işte çalışan sıradan bir Harlemli adamdır. Rahip babası (Ossie Davis), yufka yürekli annesi ve eroin bağımlısı kardeşiyle uğraşmaktadır. Kardeşi (Samuel L. Jackson) sürekli gelip ondan para ister, Flipse mecburen vermek zorunda kalır. Flipin kendisine gelince, kendisinin çok güzel ve akıllı olan küçük bir kızı ve çok sevdiği bir karısı vardır. İyi bir işi vardır fakat yeni sekreter gerekmekteydi ve bunun için ona bir sekreter verilir.

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından ve siyahi liderlerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Daha önce Broadway’de tarihi lideri canlandırmış olan Denzel Washington’un dikkate değer oyunculuğu ile Malcolm X’in hikayesi sıradan bir biyografi olmaktan çok, bir insanın hayatında devrim yapıp kendini gerçekleştirmesi şeklinde, dönemlere bölünerek anlatılmış:Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, adeta bir mesih işlevi yüklenir ve kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.

Geceyarısı Ekspresi Alan Parker'ın yönetmenliğini yaptığı İngiliz-Amerika ortak yapımı ve 1978 çıkışlı bir sinema filmidir. 1970'te, Türkiye'de tutuklanıp hapse atılan William Hayes'in gerçek öyküsünden yola çıkılarak yazılmış hikâyeyi anlatmaktadır. Amerikalı genç bir turist olan William Hayes, sevgilisi Susan ile birlikte Türkiye'de tatildedir. Hayes tatil dönüşü arkadaşlarına satıp para kazanmak amacıyla ülkesine dönerken yanında iki kilogram haşhaş götürmeye teşebbüs eder. Vücuduna canlı bomba gibi yerleştirdiği küçük paketler halindeki uyuşturucu uçağa binmek üzereyken yapılan ani bir güvenlik aramasıyla polisler tarafından bulunur ve İstanbul Sağmalcılar Cezaevi'nde tutuklu geçireceği süreç başlar.

Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.

Bir bilgisayar hatası sonucu Birleşik Devletler’in Moskova’ya yönelik nükleer saldırısı iptal edilemez. Bunun üzerine Başkan zararı tazmin etmek için New York’un bombalanmasını teklif eder... Stanley Kubrick’in “Dr Strangelove”ından sadece birkaç ay sonra vizyona girdiği için ne yazık ki fazla hasılat yapamamış, kadri kıymeti bilinememişti. Şimdi oturup seyrettiğinizde yürek hoplatmayı ve Soğuk Savaş korkularını yeniden canlandırmayı başaran filmde, akla hayale sığmayanı gerçekleştiren Başkan rolündeki Fonda tüyler ürpertici derecede soğukkanlı. Fail Safe , dönüşü olmayan nokta Eugune Burdick ve Harvey Wheeler'in Türkçeye (kıyamete iki saat)adıyla çevrilmiş romanından, Sidney Lumet tarafından yönetmenliği yapılmıştır.

Bir erkekle bir kadının mükemmel ilişkisini seks mahveder mi? Harry (Crystal) ve Sally (Ryan), Chicago’dan New York’a yaptıkları yolculuk boyunca bu soruyu tartışır. Ve on bir yıl sonra bile hâlâ bir sonuca varamazlar. Peki, bu iki yakın arkadaş sonunda birbirleri için yaratıldıklarını kabul edecek mi, yoksa tanışmalarının ilk anından beri var olan çekimi inkâr etmeye devam mı edecekler?

Trevor Garfield Los Angeles'da öğretmendir. Okulda asi öğreciler tarafından ağır yaralanır. İyileştikten sonra California'da bir başka okulun 187 no'lu sınıfına tayin olur. Orada da başbelası öğrenci çeteleri vardır; ancak Trevor Garfield artık bu öğrencilerin öğretmenlere ve öğrencilere zarar vermesine izin vermeyecektir.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Henüz onyedi yaşında genç bir kadın olan Maria Alvarez, tüm akrabalarıyla birlikte yaşayıp gitmekte olduğu küçük Kolombiya kasabasındaki bu hayatı oldukça ağır mesailerle çalıştığı bir çiçekçide geçmektedir. En büyük hayali haline gelen bu kasabadan kaçıp gitme şansı ise tehlikeli bir uyuşturucu çetesinden gelen teklifle gerçeğe dönmek üzeredir. Maria, midesinde taşıdığı uyuşturucu dolu paketlerle kuryelik yaparak Amerika'ya gidecek ve sonrasında burada istediği hayata kavuşacaktır. Yola çıktığında karşılaştığı şeyin ise kendisine vaat edilen yolculukla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Gösterime girdiği yıl Sundance ve Berlin film festivallerinde övgüyle karşılanan ve çeşitli ödüllere layık görülen filmin Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ına da aday gösterilmişti.

Özgür ruhlu Inez, 6 yaşındaki Terry'yi koruyucu ailesinden kaçırır. Sırlarına ve birbirlerine tutunan anne ve oğul, değişen New York'ta evlerinin yanı sıra kimliklerini ve istikrarlarını geri almak için yola çıkarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.
















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir