
Regina Linnanheimo
Sylvi

Sylvi's child is run over by a bus, prompting her to drink poison. She goes blind in the process, causing her husband to lust after her much younger sister. After undergoing a dangerous operation to regain her sight, she hides her repaired vision behind dark eyeglasses, so she can spy on her sister and husband as they carry on their affair.

Frédérique, zengin ve güzel bir kadındır. Bir gün tesadüfen karşılaştığı, Paris’te sokak ressamlığı yapan sarışın bir kızı Saint Tropez’deki villasına gelmeye ikna eder. Bu andan itibaren genç kız, marjinal ve burjuva ev sahibi tarafından hiç düşlemediği bir yaşama dahil edilmeye çalışılacaktır..

Paris, 1835. Çapkın ve ahlaksız Ryno de Marigny’nin, saf ve temiz aristokrat kızı Hermengarde ile gerçekleşecek evliliği herkesin dilindedir. Ancak iki sevgilinin aşkını görmezden gelerek dedikodu yapanlar, genç adamın zaafını bilmektedirler. Nitekim de Marigny, ateşli bir İspanyol fahişesi olan Vellini ile 10 sene süren tutkulu bir aşk yaşamıştır ve onun nefesini hala ensesinde hissetmektedir. Bu mahremiyet, gizem ve aldatma girdabından sadece bir çift kurtulacaktır...

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Film, farklı karakterlere sahip iki gencin dört mevsim boyunca geçirdikleri dört günde birbirleriyle yollarının kesişmesini konu alıyor.Jenna Ortega ve Percy Hynes White’ın uyumuyla parlayan film, prömiyerini 2024 Tribeca Film Festivali’nde yaparak dikkatleri üzerine çekti. Dört mevsime yayılan sadece dört günde gelişen bu gençlik aşkı hikâyesi, hayatın dönüm noktalarında verilen duygusal kararları yalın ama derin bir dille işliyor.

Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır.

Anastasia ve Christian, yaşadıkları zorlu ayrılıkların ve iniş çıkışların ardından nihayet mutlu sona ulaşmışlardır. Tutkulu aşkları, nikah yüzükleri ve görkemli bir evlilik töreni ile mutlu sona ulaşmıştır. Ancak Anastasia'nın peşine düşen Jack, çifte huzur vermez. Anastasia'nın lüks ve aşkla bezeli mükemmel hayatı bir kez daha sarsıntılara sahne olacaktır.

Kader işin içine girer ve ayrı dünyaların insanı iki lise öğrencisi genci bir araya getirir. İşte Çılgın/Güzel size bu seksi, eğlenceli ve enerji dolu ilk aşk hikayesini anlatıyor. Nicole (Kirsten Dunst, Bring It On) zengin bir kongre üyesinin, kırmadığı kural kalmayan, 17 yaşındaki problemli kızıdır. Carlos (Jay Hernandez) ise L.A. yakınlarındaki lüks bir liseye devam etmek için her sabah iki saat otobüs yolculuğunu çeken, büyük hayallere sahip, çok iyi bir öğrencidir. Masum flörtleri, tutkulu bir aşka dönüşür. Ancak Nicole'ün kendini yıkan davranışları ilişkilerini tehdit eder ve Carlos'un ümit verici istikbalini tehlikeye atar. Birbirlerine olan tutkuları ailelerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen onları bir arada tutabilecek midir? Ya da Carlos Nicole'süz bir gelecek planlayabilecek midir? Çılgınca baştan çıkarıcı ve alkışı hak eden bu filmin her karesinde başka bir sürprizle karşılaşacaksınız!

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.

1950'lerde, sakin Ortabatı kasabalarının yoksul kesiminden gelen Jacey ve Doug Holt kardeşler, zengin ve sevimli Abbott kardeşlerin sevgisi için rekabet eder. Kadın katili Jacey, Eleanor ve Alice arasında gidip gelir ve sadece zengin genç kadınların kalbini kırmak ister. Ancak hassas Doug'ın Pamela ile gerçek bir ilişkisi vardır ve Jacey ve Abbott'un patriği Lloyd buna kaşlarını çatar.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Travmatik bir trafik kazası, evli çift Adrienne ve Matteo'nun sonsuza kadar ayrılmasına neden olur. Ama ölüm aslında bir son değildir. Kendilerini sürreal olayların içerisinde bulurlar. Bu sırada birbirlerini sevdikleri anıları yeniden canlanır ve şimdiki zamanın ezici ağırlığıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Sevgilerini yeniden keşfetmek ve yaralarını sarmak zorundadırlar.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Yaşadığı sakatlığın sonrasında tenisi bırakmak zorunda kalan Tashi, kendisini bir aşk üçgeninin içerisinde bulur.

İkiz kardeşler Delphine ve Solange, doğup büyüdükleri küçük kasaba Rochefort’tan çıkıp, büyük şehirde aşkı ve zenginliği bulma hayalleri kurar. Ayrılma planları yaparken, karnavalda şarkıcı olarak işe başlarlar. Tek bir hafta sonu, gönül işleriyle onların planlarını bozmaya yeter.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

Roger Avary, 80'lerde aynı video dükkanında beraber çalıştığı Quentin Tarantino'nun Rezervuar Köpekleri filminde "radyo diyaloglarının yazarı" olarak girdiği sinema dünyasında, kısıtlı bir çevre tarafından, özellikle de Mr. Stitch isimli bilimkurgu televizyon filmiyle tanınıyor. Yönetmen senaryoyu Amerikan Sapığı romanının yazarı Bret Easton Ellis ile birlikte onun romanından uyarlamış. Merkezine Wall Street'te çalışan Patrick Bateman'in kardeşi uyuşturucu satıcısı Sean Bateman'i koyan film, kampüs içinde yaşanan karışık cinselliği anlatan bir kolej filmi.

Ramon Sampedro’nun yaşamı, 30 yıldır bir yatakta geçmektedir. Gençliğinde geçirdiği bir kazadan sonra hayatla tek ilişkisi deniz manzaralı penceresidir. Hayatına iki kadın girer: avukat Julia ve köylü kızı Rosa. Bu iki kadından biri, boynundan aşağısı felçli adama hayatın anlamını tattırır ve onun kurtuluşunu sağlar. Alejandro Amenabar’ın bu çalışması Venedik’te ikinciliği, başrol oyuncusu Javier Bardem’e de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.

Amores Perros, 21 Grams, Babel gibi filmlere imza atan usta yazar Guillermo Arriga tarafından yazılan ve yönetilen bu film de diğer filmler gibi çoklu bölüm tarzında beyaz perdede karşımıza çıkacak. İçinde anne ve kızın bulunduğu ikiye bölünmüş olan filmde Sylvia, çocukluğu çok zor geçen genç kadınla bağ kurmaya çalışıyor.Guillermo Arriga, daha önceki filmlerinin yönetmenliğini yaptığı Alejandro González Iñárritu'dan ziyade bu filmi kendi için yazdığını ifade etti. 11 yıllık yazarlıktan sonra yönetmenliğe de soyunan Guillermo Arriga, bu yeni aşk filmiyle festivallerde yine isminden çok söz ettirdi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir