
Asia Argento
Vellini

Paris, 1835. Çapkın ve ahlaksız Ryno de Marigny’nin, saf ve temiz aristokrat kızı Hermengarde ile gerçekleşecek evliliği herkesin dilindedir. Ancak iki sevgilinin aşkını görmezden gelerek dedikodu yapanlar, genç adamın zaafını bilmektedirler. Nitekim de Marigny, ateşli bir İspanyol fahişesi olan Vellini ile 10 sene süren tutkulu bir aşk yaşamıştır ve onun nefesini hala ensesinde hissetmektedir. Bu mahremiyet, gizem ve aldatma girdabından sadece bir çift kurtulacaktır...

Asia Argento
Vellini

Fu'ad Aït Aattou
Ryno de Marigny

Roxane Mesquida
Hermangarde

Claude Sarraute
La marquise de Flers

Yolande Moreau
La comtesse d'Artelles

Michael Lonsdale
le vicomte Prony

Anne Parillaud
Mme de Solcy

Amira Casar
Mademoiselle Divine des Airelles

Lio
La chanteuse

Caroline Ducey
La dame de Pique
Jean-Philippe Tesse
Le vicomte de Mareuil

Léa Seydoux
Olivia

Isabelle Renauld
L'arrogante
Jean-Claude Binoche
Le comte de Cerisy
Frédéric Botton
Le cardinal de Flers


İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.

Başkalarının hayatına müdahale etmekten ve onlarla oynamaktan büyük bir zevk alan Marquise de Merteuil'in yeni hedefi, eskiden birlikte olduğu adamla beraber olan kuzeninin kızı Cecile'dir. Bakire olan kızı baştan çıkarması için bu konularda usta olan ortağı Vincomte de Valmont’u ikna etmeye çalışır. Valmont için çocuk oyuncağı gibi duran bu durum onun hiç ilgisini çekmemektedir aslında. Onun hedefinde halasının evinde kalmaya başlayan Madam Tourvel’dir. Valmont’un kötü ününden haberdar olan Cecile’in annesi Madam Volange’ın Tourvel’i Valmont’a karşı doldurması yüzünden amacına ulaşamayan Valmont, kadından intikam almak için kızı Cecile’e yönelecektir. Öte yandan en önemli kuralını bozmuş ve Tourvel’e aşık olmuştur.

A young woman becomes entangled with a successful businessman, but her ex tries to win her back, provoking intense jealousy that leads her to reconsider her choice. Ultimately, one man's actions force a resolution to her dilemma.

Geçirdiği tehlikeli bir kayak kazasının ardından uzun süreli bir rehabilitasyon sürecine giren Tony Jézéquel, Georgio Milevski ile yaşadığı tutkulu aşk hikayesini yeniden hatırlayıp o günlerini gözden geçirmek için bol miktarda zaman bulacaktır.

40 yaşını geride bırakmış olan mimar Pierre, karısı Catherine’den ayrılmış, genç, güzel ve kendisini seven, ama ondan çok şey bekleyen Hélène’le birlikte yaşamaktadır. Pierre, 18 yaşındaki oğlu Bernard’la iyice birbirlerinden koptuklarına inandığı için, Re adasındaki aile evinde 15 gün tatil yapmayı kabul etmiştir. Karısıyla aralarında hala sürtüşme vardır; metresiyle gurur duysa da onun gençliğine bazen ayak uyduramamaktadır. Son zamanlarda iyice yorulan Pierre, biraz dinlenme ve yaşamını yeniden gözden geçirme fırsatı aramaktadır. Bu fırsat ancak Rennes’e yaptığı bir iş seyahatinde geçirdiği araba kazası sırasında ortaya çıkacaktır.

Fransa'da 1960'larda "burjuva sineması" nı yıkarak yerine "modern sinema" nın temellerini atan 'anarşist' sinemacı, Yeni Dalga akımının önemli ve ilginç yönetmeni Jean-Luc Godard'ın senaryosunu yazıp yönettiği "Evli Bir Kadın", yönetmenin henüz politik filmlerine başlamadığı ilk dönem filmlerinden biridir. Godard aynı zamanda filmin anlatıcısıdır. Başrollerinde Bernard Noël, Macha Méril ve Philippe Leroy'un oynadıkları filmin siyah beyaz görüntülerini Raoul Coutard çekmiştir. Filmde, Paris'te yaşayan evli ve çalışan bir kadının başka bir adamla aşk yaşarken gebe kalması üzerine aşığı ve kocası arasında bir seçim yapma durumunda kalması anlatılır. Godard bu bildik aşk üçgeni konusu üzerinden modern kültürde kadının rolünü sosyolojik açıdan irdeler, tüketim toplumunda aşkın yerini araştırır.

Kont Valmont, Madam Merteuil tarafından saf ve bakire Cecile'i baştan çıkarmak için tutulur... Valmont işe başlar ancak olaylar arapsaçına döner...

Film, II. Dünya Savaşı sonrasında geçen tutku dolu bir aşk hikayesini konu alıyor. Gabrielle, ailesinin baskısına dayanamamış ve bir çiftçi olan José’yle evlenmiştir. José karısına aşık, dürüst ve çalışkan bir adamdır, ancak bu evlilik içinde kendini bir mahkum gibi hisseden Gabrielle, bu adanmışlığa hiçbir zaman karşılık veremeyeceğinin farkındadır. Bir gün tutkularını ona yeniden hatırlatacak ve ayağını yerden kesecek olan André ile tanışır. Beraber kaçmak için sözleşirler, fakat onları çevreleyen dünyanın buna izin vermeye niyeti yoktur.

Elegant, retired architect Shauna (70) crosses paths with Pierre, a happily married doctor in his 40s, who first made an impression on her in a brief meeting 15 years previously. Both are quite troubled to meet again and begin an affair. While Pierre’s family life is soon turned upside down, Shauna struggles with feelings she thought belonged to the past.

Ülke çapındaki ekonomik krizle kötü duruma giden sosyal bağlam içerisinde, birkaç insanın yaşamı arzuyu temsil eden bir karakter olan Cecile ile tanıştığında alt üst olacaktır.

Pasajlar, Paris’te bir kulüpte temelleri atılan olağandışı bir aşk üçgenini ve bu üçgenin, yıldız oyuncuların canlandırdığı üç kahramanını izliyor: Kuir auteur film yönetmeni Tomas (Franz Rogowski), eşi Martin (Ben Whishaw) ve bir gecelik beraberliği ilişkiye dönüşen Agathe (Adèle Exarchopoulos). Saygın Amerikan bağımsız yönetmenlerinden Ira Sachs’in bu son filmi, sevimsiz olduğu kadar da karizmatik ve kendini beğenmiş bir erkeğin kendi evliliğini mahvetmekle yetinmeyip toksik hakimiyetini iki ilişkisinde birden sürdürmesini anlatıyor.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Etkileyici bir görselliğe sahip bu romantik dramada, olağanüstü yetenekli bir genç kadın, rekortmen nefes tutma eğitmeniyle derin ve yıkıcı bir aşk yaşar.

Masum Célène, yeni okulunda popüler sörfçü Tristan'a aşık olabilir. Ama gerçekte, Tristan ve Instagram fenomeni Vanessa arasındaki acımasız bir bahsin nesnesi olduğu konusunda hiçbir fikri yok.

Bir ithal araba satıcısı olan Charlie, başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil ve fırlama bir şehir çocuğudur. Babasının öldüğünü haber alan Charlie, cenazesine gittiğinde, babasının 49 model bir Buick Roadmaster hariç tüm mirasını bir vakfa bıraktığını öğrenir. Kendi hakkı olduğunu düşündüğü bu paradan bir pay alabilmek için bu vakfı ziyaret eden Charlie, buranın özürlülerle ilgilenen bir kurum olduğunu öğrenir.

San Fernando Valley'de sıradan bir günde ölmek üzere olan bir baba, genç karısı, bir erkek bakıcı, kaybolmuş ünlü bir oğul, aşık bir polis, dahi bir çocuk, eskiden dahi bir çocuk olan bir adam, bir şov programı sunucusu ve yabancılaşmış bir kız bir hikayenin farklı parçalarında yerlerini alacaklardır. Bu insanlar, unutulmaz bir heyecanla sonlanacak bu gün içinde, şans, hareket, geride bırakılan zaman ve rastlantılar yumağında adeta birbirlerinin hayatlarının içinden zikzaklar çizerek geçecek ve birbirlerini çözümleyeceklerdir.

Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…

İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasından kısa bir süre önce Almanya'da yaşayan Yahudi bir aile Nazi zulmünden kaçmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalır. Kenya'da bir çiftliğe yerleşen Redlich ailesi geride bıraktıklarının üzüntüsüyle yeni hayatlarına alışmaya çalışır. Bir an önce eski hayatlarına dönmeyi uman Redlich'ler dünyanın diğer tarafından gelen haberlerle sarsılırlar. Aile bireyleri yeni düzenin getirdiklerine alışmak ve direnmek arasında bocalarlar. Stefanie Zweig'ın otobiyografisinden uyarlama bu modern klasik 2002 yılında En İyi Yabancı Film Oscar'ını kazandı. Filmin ödüllü yönetmeni Caroline Link "Jenseits der Stille - Beyond Silence" adlı filmiyle 1998 senesinde En İyi Yabancı Film dalında Oscar'a aday oldu. Başrolde izlediğimiz Juliane Köhler "Aimee & Jaguar"daki performansıyla 1999 yılında Berlin Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

In a small town in post-WWII France, 16-year-old Janine tries to improve her conditions by any means necessary. Three people—Michel, a married lover; Raoul, a fellow thief; Mauricette, a photographer she meets in prison—will help her learn from her mistakes.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir