
Myrna Loy
Lady Edwina Esketh


Myrna Loy
Lady Edwina Esketh

Tyrone Power
Major Rama Safti

George Brent
Tom Ransome

Brenda Joyce
Fern Simon

Nigel Bruce
Lord Albert Esketh

Maria Ouspenskaya
Maharani

Joseph Schildkraut
Mr. Bannerjee

Mary Nash
Miss Mac Daid

Jane Darwell
Aunt Phoebe Smiley

Marjorie Rambeau
Mrs. Simon

Henry Travers
Rev. Homer Smiley

H.B. Warner
Maharajah

Laura Hope Crews
Lily Hoggett-Egburry

William Royle
Raschid Ali Khan

C. Montague Shaw
General Keith

Jim is a test pilot. His wife Ann and best friend Gunner try their best to keep him sober. But the life of a test pilot is anything but safe.

Faced with the suspicious death of their father, two brothers must motivate one another to get back on their bikes and take the Las Vegas Motocross Championships by storm.

Taşrada tatil yapan kentli bir kadın, oralı genç ve evli bir çiftçiyle ilişki yaşar ve adamı karısını öldürüp onunla birlikte büyük şehre taşınmaya ikna eder. Adam, karısıyla beraber şehre giderken binecekleri teknede bir ‘kaza’ planlar, kendini boğulmaktan kurtarmak için de tekneye bir demet saz saklar. Ancak planın sonunu getirmeyi yüreği kaldırmaz ve kürek çekerek karısını kıyıya çıkarır. Büyük bir keder içinde, tramvaya binip şehre giderler. Göz yaşlarıyla dolu barışmaları, düğün yapılan bir kilisede tamamlanır. Birbirlerine yeniden âşık olmuş bir halde, önce bir fotoğrafçıya, sonra da bir berbere uğrarlar. Adam berberdeki manikürcünün ona kur yapmasını görmezden gelir, karısını da çapkın bir hayranın ilgisinden korur. Devasa bir lunaparka gidip eğlendikten sonra, tekneyle eve dönerler. Ancak bir fırtına çıkar ve yelken yırtılır.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Amerikalı iki ailenin Hindistan'daki hayatlarından bir kesite yer veren filmde iki ailenin hikayesi savaş sonrası Amerika'dan gelen Yüzbaşı John'un gelmesiyle değişir. Ailelerin ilk gençlik yıllarındaki kızlarının ilk aşklarını yaşayış biçimlerini ve akıp giden hayatın yenilenişi anlatılır. Hindistan ve halkı hakkında Renoir'in ince anlayışı ile zenginleştirilmiş "The River" incelikle geçici duygular ve sonsuzu yaratma arasındaki kırılgan bağlantıları araştırıyor. Renoir'in ilk renkli filmi olan "The River"ı diğerlerinden ayıran ışıklı doğal renkler filme hakim.

Radyoda program yapan bir hanıma (Vidya Balan) tutulan kaba-saba bir çete liderinin (Sanjay Dutt) aşkı ve doğru yolu bulma mücadelesini komedi, dram ve müzikalle çok güzel anlatan bir film... Diya Mirza ve Abishek konuk oyuncu...Film serinin ikincisi...

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

Pregnant out of wedlock, an educated young woman is pressured by her father into an arranged marriage with a lonely farmer in this drama set during WWII.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Genç Ben Carson, şanslı bir çocukluk geçirmemiştir. Yoksulluk ve önyargı arasında, eski bir evde geçirilen çocukluk, beraberinde kötü ders notları ve öfke getirmiştir. Tüm bunlara rağmen yine de, annesi ona inancını hiç kaybetmemiş, hayal gücünü ve inancını asla yitirmemesi için ona sürekli destek olmuştur. Artık O dünyanın en iyi beyin cerrahlarından biridir…

Hayatını kütüphaneci olarak idame ettiren Taylor, aniden işsiz kalır. Kendisine yeni bir hayat kurmak için Montana'daki küçük kasabasına geri döner. Şimdi Taylor, kardeşini ve kasabadaki küçük oteli, farklı fikirleri olan iş adamı Joel Sheenan'dan kurtarmak zorundadır. Böylece Taylor için mücadele dolu anlar başlar.


Olaylar 1924 yılında, İngiliz sömürgesi olan Hindistan'da geçiyor. Judy Davis'in canlandırdığı Adela Quested, genç ve dikbaşlı bir İngiliz kadın, yanında nişanlısının annesi Mrs. Moore (Peggy Ashcroft) olduğu halde Hindistan'a gelir. Burada tanışıp dost edindiği Dr. Aziz (Victor Banerjee) bir süre sonra Adela'yı mistik Marabar mağaralarına yapacağı ziyarette kendisine katılması için davet eder. Girdikleri bir mağaradan yara izleriyle çıkan Adela, Aziz'in kendisine saldırdığını iddia eder.


Frank yakın zamanda eşini kaybetmiş ve çocuklarıyla yalnız kalmış bir aile babasıdır. Bu yalnızlığın ve yaptığı yanlışların ardından çocuklarının aileden bir bir kopmasına seyirci kalan Frank, aradan geçen yılların sonunda ailesini tekrar bir araya toplamak için bir yolculuğa çıkar.


A deadly patchwork of destructive cyclones is on an apocalyptic path of convergence at a populated Midwest city center. There, the twisters will merge into one mega tornado that threatens to obliterate the cities for hundreds of miles around.


An unemployed drifter, Eric Stanton wanders into a small California town and begins hanging around the local diner. While Eric falls for the lovely waitress Stella, he also begins romancing a quiet and well-to-do woman named June Mills. Since Stella isn't interested in Eric unless he has money, the lovelorn guy comes up with a scheme to win her over, and it involves June. Before long, murder works its way into this passionate love triangle.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir