
Andie MacDowell
Ann Finnigan

Amerikan sinemasının en inatçı muhaliflerinden ve en büyük yaratıcılarından Robert Altman'ın yeniden gündeme geldiği doksanlı yıllarda kotardığı en iyi filmlerden birisi. Güney Kaliforniya'da yaşayan mutsuz insanları, çiftleri, aileleri, arkadaşları, aşıkları, telefon seksi yaparken kızını besleyen kadınları anlatan filmin oyuncu kadrosunda Hollywood'un dev isimleri yer alıyor * 3 saat olması seyirciyi zorluyor lakin güzel filmdir

Andie MacDowell
Ann Finnigan

Bruce Davison
Howard Finnigan

Jack Lemmon
Paul Finnigan

Tim Robbins
Gene Shepard

Julianne Moore
Marian Wyman

Tom Waits
Earl Piggot

Lily Tomlin
Doreen Piggot

Fred Ward
Stuart Kane

Chris Penn
Jerry Kaiser

Frances McDormand
Betty Weathers

Madeleine Stowe
Sherri Shepard

Jennifer Jason Leigh
Lois Kaiser

Anne Archer
Claire Kane

Matthew Modine
Dr. Ralph Wyman

Lili Taylor
Honey Bush

Küçük bir Hollanda kasabasında, hayatı boyunca etrafındakilere ilham olmuş güçlü bir kadın geçmişini hatırlar. Sofrasında yemek yemiş, onun çatısı altında büyümüş nesilleri, dava arkadaşlarını, arkasında bıraktığı değerleri gözden geçirir.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Film, görünüşte sıradan olan Barney Panofsky sıra dışı hayatının samimi ve espirili hikâyesini anlatıyor. Film, dört tane 10 yıllık perioda ve iki kıtaya yayılıyor. Bu sıra dışı yaşam hikâyesinde Barney’e üç farklı kadın ve yakın arkadaşı olan babası Izzy’ı eşlik ediyor.

Eşini trafik kazasında trajik bir şekilde kaybeden yatırım uzmanı Davis Mitchell, duygusal bir çöküntü yaşamaktadır. Davis, tüm hayatını sorguladığı bu dönemde giderek kontrolünü yitirmektedir. Bir gün parasını kaptırdığı otomatı üreten şirkete bir şikayet mektubu yazar. Davis, bu mektup sayesinde şirketin müşteri temsilcisi Karen ile yakınlaşacak ve bu beklenmedik ilişki, hem Karen hem de Davis’in tekrar hayata sıkı sıkıya sarılmasını sağlayacaktır.

Al Fountain (John Turturro), titiz, kurallara bağlı ve hayatını programlı yaşayan bir mühendistir. İşinde başarılıdır ancak hayatı monoton ve renksizdir. Bir gün, beklenmedik şekilde projesi iptal edilince, plansız bir tatil yapmaya karar verir. Bu sırada, çocukluğunda ailesiyle gittiği bir göle gitmeye niyetlenir. Ancak gölün artık bir baraj altında kaldığını görünce hayal kırıklığına uğrar. Yolculuğu sırasında, kendisine "The Kid" (Sam Rockwell) adını takmış, özgür ruhlu, tuhaf ve çocuksu bir adamla tanışır. The Kid, ormanda kendi inziva yerinde yaşamaktadır ve Al'in hayatına beklenmedik bir renk katar. Başta tedirgin olsa da, Al zamanla The Kid'in sıra dışı dünyasına kapılır. Birlikte maceralara atılırlar, çocukluğunu yeniden keşfeder ve hayatın kurallardan ibaret olmadığını anlar.

Bir akşam yemeğindeki konukları karakterize ederek zengin ve sonradan görme yeni zenginlerin yalancılığını ve süse düşkünlükleriyle kendilerini beğenmişliklerini yansıtmaktadır.

Dean Stiffle, bir gün arkadaşı Troy'un cesedini bulur ve bunu yakınlarına ve kasabadaki diğer insanlara söyler. Ama kimse Troy'un ölümünü umursamaz. Uyuşturucu satıcılığı yapan bir grup, malları bitince Dean'i sıkıştırarak onu, Troy'un stoğunu bulmak için zorlar. Fakat Dean buna karşı çıkınca, kardeşini kaçırıp, rehin alırlar.

Travis ailesinin rekortmen bir yüzücü olan büyük oğlu intihar edince ailenin babası Ben, herkesten uzaklaşır ve dünyadan kopar. Anne Sandy, yaşamını sorgulayarak gençliğine dönmeyi dener. Esrar içer, komşulara öfkelenir ve derinlere gömülmüş bazı aile sırları açığa çıkar. Abisinin gölgesinde kalmış küçük kardeş Tim için de her şey çok zordur.

Tom Warshaw (Duchovny), Paris'te yaşayan bir sanatçıdır. Özel yaşamı pek de istediği gibi gitmemektedir. Eşi ve on üç yaşındaki oğlu ile ilişkisini düzeltebilmek için önce geçmişi ile hesaplaşması gerekmektedir. Bunun için hayatını değiştiren olayları yaşadığı 1973 yılı New York'una doğru zihinsel bir yolculuğa çıkar. Sorunlu bir çocuk olarak yetiştiği bu dönemde en iyi dostları zihinsel engelli Pappass (Robin Williams) ve kadın hapishanesinde tutuklu olan Lady'dir (Erykah Badu). İlk hayal kırıklıklarını, ilk aşkını ve en derin dostlukları yaşadığı bu günler, Tom'un ileriki hayatında derin izler bırakacaktır. İlk gençlik yıllarına ve büyümeye dair bu zekice filmde kahkahalarınızı ve göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

"Apu'nun Dünyası" (Apur Sansar), Satyajit Ray'in Apu Üçlemesi'ni oluşturan filmlerinin sonuncusudur. Üçlemenin diğer filmleri ise: 1955 tarihli Yol Türküsü (Pather Panchali) ve 1956'da tamamlanan Yenilmez (Aparajito)'dır. Bu filmin müziklerini de diğer iki filmin müziklerini yapan Ravi Shankar bestelemiştir. Her üç filmin öyküsü de Bibhutibhushan Bandyopadhyay (Bibhutibhushan Banerjee olarak da biliniyor)'ın kitaplarından uyarlanmıştır. Bu film de diğerleri gibi siyah beyaz çekilmiştir ve düşük bir bütçeyle tamamlanmıştır. Her üç filmin de görüntü yönetmeni Subrata Mitra'dır.

Paul Hackett, monoton yaşamı olan genç bir bilgi işlemcidir. Bir akşam işten sonra gittiği kafede raslantı eseri Marcy adında hoş bir kadınla tanışır ve onun telefon numarasını alır. Akşam telefonda Marcy ile konuşan Paul, genç kadının daveti üzerine Soho’daki evine gitmek için yola koyulur.Tuhaf olaylarla başlayan gecesi pek de umduğu gibi gitmeyen Paul, evine dönmek için yola çıkar. Ancak aksiliklerin ve kötü tesadüflerin peşini bırakmayacağı uğursuz bir gece onu beklemektedir.

Aparajito (Yenilmez), Satyajit Ray’ın muhteşem Apu üçlemesinin ikinci filmi. Pather Panchali’de (Yol Türküsü) ablasının ölmesinin ardından küçük Apu (Pinaki Sengupta) ve ailesi Benares’e taşınmıştır. Babası Harihar (Kanu Bannerjee) Ganj kıyılarında rahiplik yaparak hayatını kazanırken çocuk da içinde barındırdığı zengin görüntü ve ses karışımından büyülenmiş ve hoşnut bir halde kenti dolaşır. Ne var ki Harihar bir hastalığa yakalanıp ölür ve Apu’nun tek başına ayakta kalmaya gücü yetmeyen annesi Sarbojaya (Karuna Bannerjee), oğlunu yeniden taşraya, kayınpederinin evine götürür. Daha büyük bir dünyanın tadını almış olan Apu, içinde büyüdüğü basit köy hayatıyla yetinemeyecek duruma gelmiştir; köyün öğretmeni de onun tutku ve meraklarını teşvik eder. 16 yaşında Kalküta’da öğrenim görmek için bir burs kazanır. Kent yaşamına kendini kaptıran Apu (artık Smaran Ghosal tarafından canlandırılmaktadır) eve çok seyrek ve gönülsüzce döner.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Walter Winchell tarzı sansasyonel bir köşe yazarı olan J.J. Hunsecker yazılarıyla birçok kişinin kaderini belirlemektedir. Hunsecker kızkardeşi Susan'a kur yapma cüretini gösteren caz gitaristi Steve'i hedef seçer.

Hiç mahkeme salonuna girmemiş olmasına rağmen 60 ın üstünde dava kazanmış ve rahat kişiliği ile tanınan Donanma Avukatı Daniel Kaffe'ye Küba sınırında bir askerin öldürülmesi ile ilgili bir davanın gelmesi ile bütün sorunlar başlar. Müvekkilleri ile devamlı anlaşma yoluna gittiği için hiç mahkeme salonuna gitmeden dava kazanan Kaffe, bu sefer askerlerin cinayeti kabul etmemesi ve verilen emri uyguladıkları iddiası üzerine ve JoAnne Galloway isimli diğer donanma avukatı da işin içine girince davayı mahkemeye taşımak zorunda kalacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir