
Judy Davis
Adela Quested

Olaylar 1924 yılında, İngiliz sömürgesi olan Hindistan'da geçiyor. Judy Davis'in canlandırdığı Adela Quested, genç ve dikbaşlı bir İngiliz kadın, yanında nişanlısının annesi Mrs. Moore (Peggy Ashcroft) olduğu halde Hindistan'a gelir. Burada tanışıp dost edindiği Dr. Aziz (Victor Banerjee) bir süre sonra Adela'yı mistik Marabar mağaralarına yapacağı ziyarette kendisine katılması için davet eder. Girdikleri bir mağaradan yara izleriyle çıkan Adela, Aziz'in kendisine saldırdığını iddia eder.

Judy Davis
Adela Quested

Victor Banerjee
Dr. Aziz H. Ahmed

Peggy Ashcroft
Mrs. Moore

James Fox
Richard Fielding

Alec Guinness
Professor Godbole

Nigel Havers
Ronny Heaslop

Richard Wilson
Mr. Turton
Antonia Pemberton
Mrs. Turton

Michael Culver
Major McBryde

Art Malik
Mahmoud Ali

Saeed Jaffrey
Hamidullah

Clive Swift
Major Callendar

Ann Firbank
Mrs. Callendar

Roshan Seth
Amritrao
Sandra Hotz
Stella

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

9 yaşındaki Rob Cole doğal bir yetenekle dünyaya gelmiş ve annesinin yaklaşmakta olan ölümünü tuhaf bir biçimde sezmiştir. Engelleyemediği ölüm gerçekleştiğinde, Bader onu ikna ederek uzun bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk ise küçük hokkabazlıkları ve hekimlik alanında çeşitli yöntemleri öğrendiği bir eğitim süreciyle geçer. Ne var ki Cole için bir noktadan sonra bu metodlar sınırlı kalır ve daha engin bir bilgi birikimine sahip olmayı istemeye başlar. Bu amaçla rotasını Pers topraklarına çevirir ve görmeyi dilediği kişi tüm doktorların doktoru İbn-İ Sina’dır. Ünlü hekimin Ispahan’daki okuluna ulaştığında ise zorluk ve yasaklarla karşılaşır. En büyük sorunu ise Hristiyan olması ve bu nedenle okula kabul edilemeyecek olmasıdır. Ancak genç Rob içindeki bu bilgi açlığıyla hepsini aşmaya hazırdır ve nihayetinde kutsal amacı uğruna, sorunları kendi belirlediği yöntemlerle çözmeye başlar...

1940 yılında Sovyet Rusya'ya bağlı Sibirya'daki çalışma kampından özgürlükleri için kaçtıktan sonra 6000 km yürüyerek Gobi Çölü'nü aşıp Hindistan'a ulaşan bir grup esirin yaşadıkları macerayı ve dramı ustalıkla anlatan gerçek olaylara dayanan bir yol öyküsü.

Avustralyalı azimli bir genç kız, tek başına yelkenle dünyayı dolaşan en genç kişi olma hayalinin peşinden giderken korkularıyla yüzleşir.

Grönland'ın uçsuz bucaksız topraklarında kayıp bir haritayı arayan iki adam hayatta kalma savaşı verir. 1909'daki kutup keşif gezisinin gerçek öyküsünden uyarlandı.

Theodore Roosevelt'in 1933'deki ABD başkanlık seçimini henüz kazandığı dönemde Fas'ta Eden Perdicaris (Candice Bergen) adlı Amerikalı bir kadın ile 2 çocuğu kaçırılır. Kadını kaçıran, Mulai Ahmed er-Resuli (Sean Connery) adlı bir Berberi kabile şefidir. O sıralar Fas krallığını aralarında paylaşmış olan Fransız, İngiliz ve Almanlar bu kaçırma hadisesinden rahatsız olurlar. Çünkü bu olayı milli bir onur meselesi haline dönüştüren Roosevelt'in Fas'a asker göndererek, oradaki pastaya ortak olmasından çekinmektedirler. Gerek dağlarda gerekse çölde göçebe gibi dolaşan Berberi şefin izi bir türlü bulunamayınca, Resuli'nin yeğeni olan Fas sultanından yardım alma ihtiyacı hissedilir. Diğer taraftan, aradan geçen uzun süre içinde Bayan Perdicaris ile çocukları ise Resuli'nin yaşam biçimine alışacak, kaçırma olayı giderek gönüllü bir rehinelik olgusuna dönüşecektir.

Gerçek bir hikayeyi temel alan The Best of Enemies, sözünü sakınmayan insan hakları savunucusu Ann Atwater (Taraji P. Henson) ve düzenlenen bir topluluk zirvesine isteksizce eş başkanlık etmek zorunda kalan yerel Ku Klux Klan lideri C.P. Ellis’in (Sam Rockwell) beklenilmedik ilişkisine odaklanıyor. 1971 yılında Durham, Kuzey Karolina’daki okulların ırk ayrımının kaldırılması üzerine düzenlenen zirvede yaşananlar, Durham, Atwater ve Ellis’in hayatını sonsuza kadar değiştiriyor.

Shrabani Basu’nun aynı adlı romanından uyarlanan ve gerçek bir hikayeye dayanan bu filmde, genç bir Hintli katip olan Abdul Karim, Kraliçe Victoria'nın tahtaki 50. yılı şerefine (altın jübile) Hindistan’da Victoria onuruna basılan “mohur”u sunmak için tesadüfi bir şekilde Kraliçe’nin huzuruna çıkartılır. Kraliçe ise o sırada tahttaki uzun dönemini sorgulamaktadır. İkili yakınlaşır ve kısa sürede sıradışı bir arkadaşlık kurarlar. Ancak bu arkadaşlık Kraliçe'nin ev halkı ve yakın çevresinin dikkatini çekmiştir ve Kraliçe’nin alt seviyeden bir hizmetkarla kurduğu bu “arkadaşlık” hoş karşılanmamaktadır. Dostlukları derinleştikçe, Kraliçe değişen bir dünyayı yeni gözlerle görmeye başlayacaktır.

Son İngiliz Genel valisi olan Lord Mountbatten, 1947’den itibaren Hindistan’ın bağımsız olduğunu; Hindistan'ı halkına geri teslim etmekle görevlendirilir. Vali, Viceroy evinde Hindu, Müslüman ve Sih'lerle kalabalık insan topluluğu ile beraber yaşamaya başlar. Olaylar düşündüğünden farklı gelişir...

Yıl MS 26-36, Mesih olduğunu iddia eden İsa, "halkı isyana teşvik etmek" suçuyla yargılanmış ve Pontius Pilatus bu mahkemeye başkanlık etmiştir. Dönemin Yahudiye eyalet valisi Pontius Pilatus, güçlü bir Roma yüzbaşısı olan Clavius ile yardımcısı Lucius'u halk arasında yükselen Yahudi peygamber söylentilerini ve Yeshua'nın (Nasıralı İsa) çarmıha gerildikten sonraki ilk 40 gün içerisinde ortadan kaybolan kayıp bedeninin arkasındaki gizemi araştırması için görevlendirir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Dünyayı büyüleyen gerçek tırnak yeme görevine dayanmaktadır. On iki çocuk ve bir Tayland futbol takımının koçu, beklenmedik bir yağmur fırtınası onları dağın içindeki bir odaya kapattığında Tham Luang mağarasını keşfeder. Su basmış mağara tünellerinden oluşan bir labirentin arkasına gömülü olarak, imkansız ihtimallerle karşı karşıya kalırlar. Birinci sınıf dalgıçlardan oluşan bir ekip, çocukları bulmanın sadece bir başlangıç olduğunu keşfetmek için kilometrelerce tehlikeli mağara ağlarında gezinir.

Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Dr. Laura Bowman is a young widow who's unwittingly drawn into political turmoil while vacationing in Burma in the late 1980s. Bowman initially left San Francisco with her sister in an attempt to escape painful memories of her husband and son's violent deaths. But her fight to escape to Thailand could prove just as harrowing.

1843 yılında Missouri'den yola çıkan bir göçmen kafilesi, William Tadlock liderliğinde 2.500 kilometre uzaklıktaki Oregon’a ulaşmayı hedefler. Zorlu çöller, kanyonlar ve Kızılderili topraklarından geçilecek bu tehlikeli yolculukta rehber olarak tecrübeli Dick Summers tutulur. Ancak Tadlock’un acımasız ve takıntılı liderliği, özellikle Lije Evans ile çatışmalara yol açar. Gerilim giderek artar ve kaçınılmaz bir yüzleşmeye dönüşür.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Fen bilgisi öğretmeni Ryland Grace, evinden ışık yılları uzakta bir uzay gemisinde uyanır, kim olduğuna ya da oraya nasıl geldiğine dair hiçbir şey hatırlamaz. Hafızası yavaş yavaş yerine gelirken görevini de çözmeye başlar: Güneşin sönmesine neden olan gizemli maddenin sırrını çözmek. Dünyadaki her şeyi yok olmaktan kurtarmak için tüm bilimsel bilgisine ve sıra dışı fikirlerine başvurmak zorundadır. Ancak beklenmedik bir dostluk, bu görevi tek başına yapmak zorunda kalmayacağı anlamına gelecektir.

Saatli bomba gibi patlamaya hazır, uykusuzluk çeken bir adam ile tekinsiz bir sabun satıcısı; ilkel erkek saldırganlığını şok edici yeni bir terapi yöntemine dönüştürür. Kurdukları bu fikir hızla yayılır ve her şehirde yeraltı "dövüş kulüpleri" kurulmaya başlar ta ki egzantrik biri yollarına çıkıp yok oluşa doğru giden, kontrolden çıkmış bir sarmalı tetikleyene kadar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir