
Cillian Murphy
J. Robert Oppenheimer
"Dünya sonsuza kadar değişiyor."
İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Cillian Murphy
J. Robert Oppenheimer

Emily Blunt
Kitty Oppenheimer

Matt Damon
Leslie Groves

Robert Downey Jr.
Lewis Strauss

Florence Pugh
Jean Tatlock

Josh Hartnett
Ernest Lawrence

Casey Affleck
Boris Pash

Rami Melik
David Hill

Kenneth Branagh
Niels Bohr

Benny Safdie
Edward Teller

Jason Clarke
Roger Robb

Dylan Arnold
Frank Oppenheimer

Tom Conti
Albert Einstein

James D'Arcy
Patrick Blackett

David Dastmalchian
William Borden

İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan bir psikiyatrist, Nürnberg davalarından önce Nazi liderlerini değerlendirirken, Hermann Göring ile rahatsız edici bir bağ kurdukça kötülüğü anlama konusunda giderek daha fazla saplantılı hale gelir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Eric Lomax, Singapur’da Japonlar tarafından yakalanan ve POW kamplarına gönderilen İngiliz bir memurdur, bu kamplarda Tay-Burma Demir Yolunda çalışmak zorundadır. Kampta geçirdiği zamanlarda bir memur tarafından işkence görür ve arkadaş bir POW ile karşılaşır. Yıllar sonra ve savaşta yaşadıklarının psikolojik travmalarının acısını çekerken Lomax, eşi Patti tarafından kendisini yakalayanları bulması ve onlarla yüzleşmesi konusunda baskı görür. En yakın arkadaşı kendisine eşlik ederken, Lomax işkence sahnelerine geri döner ve kendisini tutan Japon görevli Takashi Nagase ’yı bulmayı başarır, acının ve nefretin yaşamından kendini uzaklaştırma niyetindedir..

2. Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar ve Fransızların beraber düzenledikleri Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün olan D-Day'de geçiyor film. Bir düzine karakter eşliğinde müttefik kuvvetlerin yaşadığı en uzun günün hikayesi. Filmin en büyük özelliği birbirinden ünlü pek çok oyuncunun yer alması...

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

Accio alıngan, çabuk sinirlenen ve belalı bir tiptir. Her olaya sanki bir savaşa girermiş gibi yaklaşır ve ailesi kendisinden umudu kesmiştir. Kardeşi Manrico ise yakışıklı, karizmatik ve herkes tarafından sevilen, fakat aslında derinlerde kardeşi kadar tehlikeli birisidir. Mio fratello è Figlio Unico filmi, 1960’lar ve 70’ler İtalya’sında, bu iki tutkulu kardeşin politika (Accio milliyetçi, Manrio ise komünist partilere üyedirler) ve aynı kadın üzerine verdikleri mücadeleleri konu alan maceralarını anlatır. Şimdi zaman kaçma, geri dönme, ne zaman savaşılacağını bilme ve büyüme zamanıdır. Onbeş yıllık İtalya tarihi arka fonu oluştururken, kardeşler de tüm farklılıklarına karşın aslında ne kadar da benzer olduklarını kavrarlar.

The incredible, untold true story of how a group of prisoners attempt a seemingly impossible escape from the first Nazi death camp in order to provide the first eyewitness account of the Holocaust.

Oslo, 1993’te gerçekleşen Oslo Barış Antlaşması’nın arka planında yatan olayları ele alıyor. Yatıştırılamayan ebedi düşmanlıklar, perde arkası görüşmeler ve Oslo Antlaşması’nın gerçekleşmesini sağlayan gizli ama birbirlerine derinden bağlı bir grup Norveçli, İsrailli ve Filistinli kahramanın öyküsü, gerçek hikâyelere dayanıyor.

LORDS OF DOGTOWN, Venice Beach California'daki üç genç sörfçünün gerçek olduğu kadar radikal hikayelerini anlatır. Onlar kaykay sporunu uç noktalara taşıdılar ve bu sporun dünyasını sonsuza dek değiştirip bir efsane yarattılar.

Her başarılı adamın arkasında ondan daha başarılı bir kadın vardır – ve onunla tanışmak üzeresiniz. Bu kadın, Joan Castleman (Glenn Close), son derece zeki ve hala çarpıcı bir güzelliğe sahip, üstüne üstlük mükemmel derecede kocasına sadık bir eş. 40 yıllık evliliği boyunca karizmatik kocası Joe’yu (Jonathan Pryce) pohpohlamak ve onun aniden yükselişe geçen edebiyat kariyerinin alevlerini körüklemek için yeteneklerini, hırslarını ve hayallerini feda etmiştir. Yaptığı “sanat” yüzünden eşinin sadakatsizliklerini ve hatalarını görmezden gelmiştir. Yaptıkları evliliğin inşası için hep eşit olmayan tavizler verilmiştir. Joe, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanır ve ödülünü alması için Stockholm’e gidecekleri zaman Joan için kırılma noktası başlar. Artık bunca zamandır yaptığı karşılıksız fedakarlıkları ve verdiği hayati kararları sorgulayacağı hem dokunaklı hem komik hem de duygusal bir sürecin içindedir.

Ender rastlanan bir hastalık yüzünden boyu uzamayan Kevin ve onu sırtında taşıyan irikıyım Max’ın dostluğunu anlatan The Mighty, duygusallığın ön plana çıktığı ama duygu sömürüsünün yapılmadığı etkileyici bir film. Zeki bir çocuk olan Kevin, asla uzamayacak kısa boyu yüzünden kimseyle arkadaşlık kuramamaktadır. Ancak bir gün öğrenme zorluğu çeken Max’la tanışınca tüm hayatı değişir. İkisi de farklı nedenlerle toplum tarafından dışlanan ikili, birlikte önyargısız bir dosluk kurarken sihirli bir yolculuğa çıkar.

400 yıllık zaman dilimini hiç yaşlanmadan, iki farklı cinsiyette yaşayan İngiliz aristokrat Orlandonun öyküsü. Sally Potterın cinsel kimliği sorguladığı filmde, Kraliçe Elizabethin haznedarı bir erkek olarak hayata başlayan Orlando, inişli çıkışlı, arayışlar içerindeki yolculuğunun ortasında mucizevi bir şekilde bir kadına dönüşüyor. Virginia Woolfun romanından uyarlanan, fantastik öğelerle bezenmiş, keskin mizah ve çarpıcı imgelerle yüklü bir macera

2. Dünya Savaşı döneminde geçen film, Moe Berg'in hayatını konu ediyor. İyi bir üniversite mezunu olan ve 12 dil konuşabilen Berg, 15 yıl boyunca Chicago White Sox ve Washington Senators gibi takımlarda beysbol oynamıştır. Moe Berg ayrıca; Almanlarla nükleer silah yarışında Amerika için OSS adına casus yapmıştır.

Blonde, 50'li ve 60'lı yıllarda, sinema tarihinin en büyük seks sembollerinden biri olan Marilyn Monroe'nun hem özel hem de kariyer hayatına odaklanıyor.

1993 yılında yayınlandığında satış rekorları kıran aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlanan filmde, bir çocuğun ölümünü araştıran genç kadının hükümet sırlarını ortaya çıkarması konu ediliyor. Küçük, masum bir çocuk esrarengiz bir biçimde ölmüştür. Ondan geriye sadece kardaki küçük ayak izleri kalmıştır. Ama Smilla'nın bu olayı böylece bırakmaya hiç niyeti yoktur.

Evlatlık Heathcliff ile üvey kızkardeşi Cathy arasındaki umutsuz ve yıkıcı ilişkiye odaklanan bu karanlık, neredeyse konuşmasız filmde intikam peşinde koşan sadist antikahraman Heathcliff’i ilk kez zenci bir oyuncu canlandırıyor.

1970'li yıllarda Amerika’da geçen ve gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde, Joe Pistone isimli bir FBI ajanının Donnie Brasco ismiyle New York mafyasına sızması ve zaman içinde kendisini sıradan hayatından çok mafya hayatıyla özleştirmesi anlatılmaktadır.

Distopik bir evrende geçen film 3. Dünya Savaşı'nın henüz sonlandığı dünyamızda geçer. Dünyanın en büyük devleti olan Okyanusya, günümüz Londra'sının yerine kurulmuştur. Okyanusya deyim yerindeyse tam bir korku imparatorluğudur. Bu ülkede yaşayayan herkes, yönetim diktesinin buyurduğu her şeye harfi harfine uymak zorundadır. Bu evrende ne kitap okumak serbesttir ne de aşık olmak... Hükümetin haberleşme ve sansür işlerinin yürütüldüğü bakanlıkta çılan Winston Smith, diğer çalışanlar gibi görevi gereğince halkı farklı yalanlarla uyutmak ve sahte gerçeklikler yaratmak zorundadır. Ancak Okyanusya'ya ait her şeyin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiği an vatanseverliğini ve hayatını üzerine kurduğu bu sahte dünyayı sorgulamaya başlar.

Jack Ryan, CIA içindeki uyuşturucu kartellerine karşı yasadışı bir operasyonu ortaya çıkarır. Kendisini bir komplo ağının içinde bulan Jack, failleri adalete teslim etmek için hayatını ve kariyerini riske atmalıdır.

Doğdukları zamandan beri hiç ayrılmayan 4 iyi arkadaşın ilk defa birbirlerinden ayrı geçirecekleri o güzel yazın hikayesini anlatıyor.Genç kızlar hepsine tesadüf bir şekilde uyan bir pantolon alırlar ve farklı vücut yapılarına sahip oldukları için bunun bir sihir olduunu düşünürler .Bu pantolonu birbirleri arasındaki bağları için kullanmaya karar verirler. Hayatta dostlukların ne kadar önemli olduğunu anlatan güzel bir gençlik filmi.

Film, El-Kaide saflarında savaşacak insan temin ettiği, 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirenleri de kendisinin El-Kaide'ye dahil ettiği suçlamalarıyla yakalanan fakat sağlıklı bir yargılama süreci görmeden 14 yılı aşkın bir süre Guantánamo'da tutulan Mohamedou Ould Slahi'nin gerçek hikâyesinden uyarlandı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir