
Spencer Tracy
Matt Drayton

Uzun süredir görmedikleri kızlarının evleneceğini ve o akşam yemeğe nişanlısı ve onun ailesiyle geleceğini öğrenen anne baba Drayton'lar hemen hazırlıklara başlar fakat kızları, damadın siyah olduğu gerçeğini söylemeyi atlamıştı. Amerikan toplumunun gedikli konusu ırkçılığa, muhafazakarlık ile hümanitenin müsabakası üzerinden yaklaşan 'Guess Who's Coming to Dinner', güçlü oyuncu kadrosu ve nefis senaryosuyla eşsiz bir klasik.

Spencer Tracy
Matt Drayton

Sidney Poitier
John Prentice

Katharine Hepburn
Christina Drayton

Katharine Houghton
Joanna "Joey" Drayton

Cecil Kellaway
Monsignor Ryan

Beah Richards
Mrs. Prentice

Roy Glenn
Mr. Prentice

Isabel Sanford
Tillie

Virginia Christine
Hilary St. George

Alexandra Hay
Carhop

Barbara Randolph
Dorothy

D'Urville Martin
Frankie

Tom Heaton
Peter

Grace Gaynor
Judith
Skip Martin
Delivery Boy

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

Sondan başa doğru giden anlatımla boşanmadan ilk heyecanlara uzanan beş ayrı zaman dilimi? Marion ve Gilles çifti tutkulu aşklarını evlilikle birleştirirler. Beraber oldukları süre içinde hayatın getirdikleri karşısında verdikleri tepkiler, beklentiler zamanla farklılaşır. Mario'nun güçlü hali, Gilles'in dayanıksızlığı ve kırılganlığı ile çakışmaya başlayınca büyük aşk, beş yıl içinde bitecek midir? 8 Kadın ve Havuz filmleri yönetmeni François Ozon, bu kez bir kadın ve bir erkeğin hayatını, ayrılma ve tekrar karşılaşma dahil, 5 ayrı dönüm noktasıyla anlatıyor.

Yılların eskitmeyi bir türlü başaramadığı iki Hollywood efsanesi; bol ödüllü sanatçılar, Clint Eastwood ve Meryl Streep, "Yasak İlişki" adlı bu filmde başrolleri paylaşıyorlar. Iowa-Madison County'de mütevazı bir hayat süren, evli bir kadının bir yasak aşk sarmalına dolanmasının anlatıldığı Yasak İlişki'de bazı köprü resimleri çekmek için gelen fotoğrafçı Robert'a gönlünü kaptıran evli ve çocuklu Francesca'ın dramını izleyeceğiz. Eşi ve çocukları kasaba dışındayken aşkını doya doya yaşayan Fran, bir yandan da evliliğini sorgulamaya başlamıştır. Robert James'in bestseller romanından uyarlanan filmde Streep, en iyi kadın oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Zehirli Hayat film konusu; ünlü bir oyuncu olmak isteyen dul, beyaz bir anne olan Lora, kimsesiz siyah bir kadın olan Annie ve kızı Sarah'ı sokakta bulur ve onları evine alır. Kızı Suzie'yi bakması ve yardım etmesine karşılık evi onlarla paylaşır. Yıllar geçer ve Lora kızı ile olan ilişkisine karşılık sinema ve sahbe hayatını seçer. Kızı ile ilişkileri büyük bir sarsıntı geçirir. Annie'nin açık renkli kızı Sarah'da insanlara kendisini beyaz olarak tanıtır. Genç kız hem annesi ile ilişkisini hem de kendi kökenlerini inkar etmektedir. Film hem ırkçılığı hem de sorguyan bir yapım.

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak... Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.

Dul bir kadın olan Cary günün birinde genç bahçıvan Ron ile tanışır. Aralarında başlayan ilişki büyük yaş farkı nedeniyle toplumun tepkisini çeker. Üstelik genç Ron bu sorunu umursamamaktadır...

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

1950'li yılların Amerika'sında, sakin ve sessiz bir hayat süren Whitaker ailesi Connecticut'ta herkesin imrendiği bir mutluluk çizmektedir. Ancak Cathy, eve erken geldiği bir gün inanılmaz bir manzara ile karşı karşıya kalır. Kocası Frank'i başka bir erkekle beraber odalarındaki yatakta yakalamıştır. Aralarında bu konuyu hiç konuşmayan ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam eden ikili, gitgide birbirlerinden uzaklaşmaya başlar. Kendini yalnız ve mutsuz hisseden Cathy bahçıvanları Raymond ile dostane bir ilişki geliştirir. Hem evli beyaz bir kadının bekar ve siyah bir erkekle yakın gözükmesi çevredeki insanların olumsuz tepkilerine yol açacaktır.

Jamaika’lı bir kız olan Natasha Kingsley, çocukken ailesi ile birlikte New York’a taşınır. Kendisini New Yorklu kabul eden genç kız, tüm hayatını bu şehirde kurmuştur. Hayatının sonuna kadar New York'ta yaşamak isteyen genç kızın önünde büyük bir engel vardır. Natasha, ailesi ile birlikte sınır dışı edilmiştir. Onlar, kararı değiştirmek için her yolu deneseler de karar kesinleşmiştir ve şehri terk etmeleri için önlerinde sadece bir günleri vardır. Tam da bu süreçte, Daniel adında bir genç ile tanışan Natasha’nın hayatı bambaşka bir hal alır. Aşka inancı olmayan bir kız olan Natasha, hayatını kurtaran Daniel’a karşı anlam veremediği bir çekim hisseder. Zeki bir adam olan Daniel ise Natasha'yı görür görmez aşık olur. Karşılaşmalarının bir tesadüf olmadığını, evrenin bu an için onları hazırladığını düşünen Daniel, genç kızı kendisine aşık edebileceğine inanmaktadır. Ancak bunun için önlerinde sadece 1 gün vardır.

Nelson Moss ve Sara Deever Motorlu Araçlar Bölümü'nde geçirdikleri sıkıntılı bir saatten başka ortak hiçbir yönleri yoktur. Sara, erkeklerin iyi yönlerini ortaya çıkaran çekici bir karakterdir. Nelson, sadece kar-zarar hesaplarıyla ilgilenen, işten başka birşey düşünmeyen biridir.. Sara ile tanışıncaya kadar. Birbirlerinden etkilenirler, fakat tam olarak bağlanmaya hazır olmadıklarından, pek de alışagelmiş ilişkilere benzemeyen bir birlikteliğe başlarlar. Sonunda kendi yollarına gidecekleri bir aylık bir deneme. Beklenti yok. Baskı yok. Bağ yok. İkisinin de hesaba katmadıkları nokta ise, aşık olmaktır.

The wife of a pastor who preaches against homosexuality embarks on an affair with a female writer.

Years after her Indian family was forced to flee their Uganda home, twentysomething Mina finds herself co-operating a motel in the faraway land of Mississippi. Her passionate romance with charming Black carpet cleaner Demetrius challenges the prejudices of their conservative families and exposes the rifts between the region's Indian and African-American communities.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Profesyonel evlilik danışmanı Lucy, aşk hakkında her şeyi bildiğine inanmaktadır. Usta bir şekilde kalpleri birleştirirken kendisi kararlı bir şekilde bekar kalmayı sürdürür. Ta ki karizmatik milyoner Randy, ona kur yapmaya başlayana ve yakışıklı eski sevgilisi John, yeniden hayatına girinceye kadar. Lucy, gerçek aşkın hiçbir formüle ve hesaba sığmayacağını anlar.

Adrienne çevresini saran çatışmalar üzerinde düşünebilmeye çok ihtiyaç duyduğu için, Rodanthe’de sükunet bulmaya gelir. Genç kadının sıkıntılarının kaynağı eve dönmesi için direten kocası, ve verdiği her karardan nefret eden kızıdır. Adrienne’in Rodanthe’ye varışından çok kısa bir süre sonra, büyük bir fırtınanın yaklaşmakta olduğu bildirilir. O sırada Dr. Paul Flanner da (Richard Gere) kasabaya gelir. Motelin tek konuğu olan Flanner bir haftasonu kaçışı için orada değildir. Onun amacı kendi vicdan hesaplaşmasını yapmaktır. Şimdi fırtına da yaklaşırken, bu ikili huzuru birbirlerinde ararlar. Bu büyülü haftasonu Adrienne ile Paul’un hayatlarının kalanına yansıyacak, hayatlarını değiştirecek bir aşkı beraberinde getirir.

A pregnant New York social worker begins to develop romantic feelings for her gay best friend, and decides she'd rather raise her child with him, much to the dismay of her overbearing boyfriend.


Model ajansında çalışan Helen Mirren (Kate Hudson) kariyerinde hızla ilerleyen ve şehir hayatının karmaşasına alışkın bir kadındır. Terfi edilmek üzereyken ablasının ve eniştesinin trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Çocuklar hakkında hiç tecrübesi olmayan Helen, kız kardeşinin çocuklarına bakmaya başlar. Hem çocuklarla ilgilenmek hem de iş yaşamında başarılı olmak o kadar kolay değildir.

50 yaşına gelmiş Pippa Lee, sadık ve sevgi dolu bir eş, ikiz çocukları için iyi bir anne, sevgili bir dost ve güleryüzlü bir komşu olarak yıllarını geçirmiştir. Pippa'nın huzurlu yaşamı kocasının aniden New York'tan ayrılarak, yaşlılıklarında yerleşebilecekleri bir huzur evi planını ortaya çıkarması ile soru işaretlerine gömülür. Bunun ardından Pippa Lee kocasının kendisinden çok daha genç bir kadınla birlikte olduğunu öğrenir. Huzurlu ve mutlu görünen çoğu insanın içinde herkesten daha vahşi bir yan bulunmasına benzer, Pippa Lee de kendi fırtınalı yönleriyle yüzleşmek üzeredir.

Bir çağ değişirken doğmuş olan bir kadın, geçirdiği bir kaza sonucu hiç yaşlanmamakla 'ödüllendirilir'. Mucizevi bir şekilde neredeyse 80 yıldır, 29 yaşında kalmayı başaran Adaline Bowman, münzevi bir hayat sürüyor, sırrını ortaya çıkarabilecek hiç kimseyle fazla yakınlaşmıyordu. Tesadüfen karizmatik yardımsever Ellis Jones'la tanışması hayata ve aşka duyduğu tutkuyu yeniden tetikler. Ellis'in anne babasıyla geçirdiği bir hafta sonu, gerçeğin ortaya çıkması tehlikesi yaratınca Adaline, hayatını sonsuza dek değiştirecek bir karar verir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir