
Jennifer Aniston
Claire Bennett

Claire, toplumdan git gide uzaklaşmış, bungalow'unda kendi kendine yaşayan bir kadındır. Dış dünyayla tek bağlantısı onun her şeyiyle ilgilenen ve aynı zamanda da ona arkadaşlık eden çalışanı Silvana ve katıldığı kronik-ağrılı hastaların oluşturduğu terapi grubudur. Zaman geçtikçe kendisini hayata bağlayan nedenlerin azaldığını düşünürken, terapi grubundaki arkadaşı Nina'nın intiharı hayatını alt üst eder. Birbirlerini çok az tanıyor olmalarına rağmen Nina, Claire'ın rüyalarında hatta sanrılarında bile belirmeye başlar. Claire zamanla Nina'nın ölümünün perde arkasına daha çok kafa yormaya başlar: İntihara hazır olduğunu nasıl anlamıştır? Onu buna iten nedir? Geriye gözü yaşlı bir eş ve bir oğlan çocuğu bırakan Nina'nın hayatı Claire'in git gide daha çok ilgisini çeker. Ancak yaptığı araştırmalarla elde edeceği sonuç hiç de beklediği gibi olmayacaktır. Filmin yönetmen koltuğunda Daniel Bartz bulunuyor. Başrollerde ise Jennifer Aniston, Anna Kendrick ve Felicity Huffman yer alıyor.

Jennifer Aniston
Claire Bennett

Adriana Barraza
Silvana

Anna Kendrick
Nina Collins

Sam Worthington
Roy Collins

Mamie Gummer
Bonnie

Felicity Huffman
Annette

William H. Macy
Leonard

Chris Messina
Jason Bennett

Lucy Punch
Nurse Gayle

Britt Robertson
Becky
Paula Cale
Carol

Ashley Crow
Stephanie

Manuel García-Rulfo
Arturo

Camille Guaty
Tina

Allen Maldonado
Buddy

İnancını kaybetmiş bir papazın tanrıyı sorgulayışına hatta sorgulamaktan da yılmış durgunluğu anlatılıyor. Ailesinin hayalini gerçekleştirerek papaz olmuş, gençliğinde yüksek idealleri olan, karısına aşık, karısı öldükten sonra hayatın ortasında şaşkına dönen ve hayatının anlamını kaybeden bir papaz hikayesi anlatılıyor.

İran'ın en önemli yönetmenlerinden Abbas Kiarostami, bu filminde intihar etmek isteyen orta yaşlı bir adamın, kendisini gömmek için birisini ararken ki yolculuğunu anlatıyor. Bay Badii yolculuğu esnasında üç farklı kişiden intiharından sonra kendisini gömmesini rica eder: Kürt bir askerden, Afgan bir öğretmenden ve yaşlı Türk bir tahnitçiden. Aralarından sadece biri bu teklifi kabul eder. Ancak Bay Badii bu yolculuğu esnasında bu kişilerden hayat dersi niteliğinde pek çok şey öğrenecektir.

Eski bir askeri papaz olan Ernst Toller, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kendini toparlamak için çalışmaya başladığı yeni kilisesinin üyelerinden biri de Mary ve takıntılı derecede radikal çevreci eşi Michael’dir. Mary, Michael’ı da ilgilendiren önemli bir konu hakkında Toller'ın danışmanlığını ve yardımını ister. Toller, Michael’a danışmanlık yapmaya başladıktan sonra hayata farklı bir gözle bakmaya başlar. Köklü bir geçmişi olan kilisesinin şüpheli işlerini inceler ve bazı "sırlarını" keşfeder. Film bir tabuya dokunarak dini, daha doğrusu dini temsil eden kilisenin (kurum olarak) iş ve siyaset dünyasıyla olan ilişkilerini ve çevre gibi duyarlılık gerektiren konulardaki tutumunu sorgulamaktadır.

Duygularını uzun süredir bastıran Marion, yeni kitabını yazmak için sessiz bir daire kiralar. Ancak komşu dairedeki psikiyatristin seanslarını duymaya başlar. Özellikle, hayata dayanamadığını söyleyen genç bir kadının çaresizliği, Marion'u kendi yaşamını sorgulamaya iter.

After her boyfriend commits suicide, a young woman attempts to use the unpublished manuscript of a novel and a sum of money he left behind to reinvent her life.

Walter Black hem iş hem de aile yaşamında sorunlar yaşamaktadır. Hobi olarak başladığı kuklacılık, giderek onun diğer insanlar ve ailesi ile yeniden iletişim kurmasında bir araca dönüşür.Mel Gibson, sağ eline taktığı, bir kunduz kuklasını yaşayan bir varlık olarak algılayan, kaçık bir adam rolünde karşımıza çıkıyor.

Senaryosunu ve yönetmenliğini Ned Benson'un üstlendiği Aşkın Halleri, gösterildiği tüm festivallerden yüksek not alan romantik bir dram filmi iki farklı bölümde gösterilmişti. Bu iki film aynı konuyu iki farklı karakterin gözünden izleyiciye sunuyordu. İlk olarak 2013 Toronto Film Festivali'nde izleyicisi ile buluşan filmler, festivalin ardından yeni bir kurguyla tek filmde toplandı. İki film yeniden kurgulanarak Aşkın Halleri ortaya çıktı ve bu film ilk olarak Cannes Film Festivali'nde gösterimini gerçekleştirdi. Filmin adı ise, ünlü İngiliz müzik grubu The Beatles'in 1966 yılında çıkardığı Revolver albümünde yer alan "Eleanor Rigby" adlı şarkıdan geliyor. Jessica Chastain ile James McAvoy'un başrollerini paylaştığı filmde, William Hurt ve Isabelle Huppert gibi oyuncular yer alıyor.Mutlu bir evlilikleri olan Conor ve Eleanor, bir süre sonra kendilerini birbirlerini anlamaya çalışan yabancılar olarak bulurlar. Birbirine uzaklaşan çift, hayatı yeniden beraber keşfetmeye başlar...

Alex büyük bir firmada avukatlık yaparken birden işten çıkartılır. Ne olduğunu anlayamaz ve boşluğa düşer. Birden sıkıcı bir hayat yaşamaya başlar ailesini bir arada tutmak için çalışması gerekecekti

İngilizce öğretmeni olan Charlie, obezite sorunuyla başa çıkmaya çalışan bir adamdır. Münzevi bir yaşam süren Charlie’nin tek isteği uzaklaştığı kızıyla yeniden iletişim kurabilmektir. Charlie, kızıyla yeniden yakınlaşabilmek için elinden geleni yapar.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

Hiç mahkeme salonuna girmemiş olmasına rağmen 60 ın üstünde dava kazanmış ve rahat kişiliği ile tanınan Donanma Avukatı Daniel Kaffe'ye Küba sınırında bir askerin öldürülmesi ile ilgili bir davanın gelmesi ile bütün sorunlar başlar. Müvekkilleri ile devamlı anlaşma yoluna gittiği için hiç mahkeme salonuna gitmeden dava kazanan Kaffe, bu sefer askerlerin cinayeti kabul etmemesi ve verilen emri uyguladıkları iddiası üzerine ve JoAnne Galloway isimli diğer donanma avukatı da işin içine girince davayı mahkemeye taşımak zorunda kalacaktır.

Hollanda doğumlu Van Gogh'un yaşam hikayesini anlatan bir kaç film var ama Vincente Minelli'nin yönettiği “Ölmeyen İnsanlar” bambaşka bir yerde duruyor.Van Gogh'u başarıyla canlandıran Kirk Douglas'a, yakın arkadaşı Gauguin rolünde Anthony Quinn ve kardeşi Teo olarak James Donald eşlik ediyor. Van Gogh'un bir din adamından, tutkulu bir ressama dönüşme sürecini oldukça başarılı işleyen film, renkleri ve çerçeveleriyle de Van Gogh'un dünyasına girmeyi başarıyor. Yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen bir ömür ve gittikçe artan nöbetlerin esaretinde hayata resimle anlam kazandıran bir dehanın hikayesi...

Saatli bomba gibi patlamaya hazır, uykusuzluk çeken bir adam ile tekinsiz bir sabun satıcısı; ilkel erkek saldırganlığını şok edici yeni bir terapi yöntemine dönüştürür. Kurdukları bu fikir hızla yayılır ve her şehirde yeraltı "dövüş kulüpleri" kurulmaya başlar ta ki egzantrik biri yollarına çıkıp yok oluşa doğru giden, kontrolden çıkmış bir sarmalı tetikleyene kadar.

Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

Günümüz Amerika'sının en çok tartışılan konularından biri: Uyuşturucu. Drugstore Cowboy da bu konuyu temel alan ve 1970'li yıllarda uyuşturucu bağımlılarının suçun içinde geçen hayatlarını ve kendilerini kurtarma hikayelerini anlatan güçlü bir film. Günümüzde uyuşturucuya karşı yürütülen mücadeleye rağmen bağımlıların dünyası hala bir gizem örtüsünün içinde. Drugstore Cowboy, bu kişilerin hayatını anlatan, özenle hazırlanmış gerçekçi bir film. Filmde uyuşturucunun yıkıcı/yok edici dünyasını izlerken, insan doğasının eşitsizliklere karşı kurtulma güdüsü ve umut arayışının etkileyici öyküsünü de izleyeceksiniz.

“Freud’un bahsettiği biçimiyle ‘tekinsizlik’ filmin ruhuna cuk oturdu.” Simon her şeyden önce utangaç bir adamdır. İşyerinde herkesin unuttuğu, annesi tarafından küçümsenen ve rüyalarının kadını tarafından bir türlü fark edilmeyen bir adamdır. Dışlanmışlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını değiştirmek içinse elinden pek bir şey gelmemektedir. Ta ki, işyerine ona tıpatıp benzeyen James gelene kadar. James onun fiziksel olarak ikizidir ama karakter olarak tam zıttıdır. Kendine güveni, karizmatikliği ve kadınlarla çok iyi geçinebilmesiyle bir anda herkesin gözdesi oluverir. Simon’ın tam da korktuğu gibi, James yavaş yavaş onun bütün yaşamını ele geçirmeye başlar. Dostoyevski’nin ‘Öteki’sinin oldukça yaratıcı bir uyarlaması olan film, kurduğu karanlık ve Kafkaesk atmosferle dikkat çekiyor. Richard Ayoade bu ikinci filminde, nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla tedirgin edici ama oldukça da komik, daha önce pek görmediğimiz tuhaf bir dünya yaratıyor. Tek kelimeyle muhteşem!

Çatışmada öldürülen oğlu Stephon (Aml Ameen)’ın üzüntüsüyle depresyona giren Lila (Viola Davis), psikolojisini düzeltebilmek için Kayıp Çocukların Anneleri adında destek grubuna yazılır. Gittiği bu grupta küçük kızını aynı gece kaybetmiş olan Eve (Jennifer Lopez) ile tanışır. Üzüntülü iki anne arasında dostluk başlar. Polis teşkilatının olaylara etkisiz ve yavaş tutumu karşısında oğlu için adalet arayan Lila, Eve ile birlikte oğlu Stephon’ı öldüren uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelirler. İki acılı annenin ölen oğlunun katilini bulmak ve adalete teslim etmek için çıktıkları bu yolda başlarından geçen olaylar anlatılıyor.


Justine, onu çok seven kocası Phil'le birlikte artık çocuk yapma zamanı geldiğini düşünen evli bir genç kadındır.Bütün denemelerine rağmen hamile kalamaması sonucunda Justine, bunu kocasının esrar kullanıyor olmasına bağlar. Bir gün işyerinden arkadaşı Holden ile arasında bir elektriklenme olur ve Justine, onunla tutkulu ve cinsel açıdan doyurucu bir ilişki yaşayabileceğine karar verir. Fakat ilişkileri Holden'ın saplantıları yüzünden kısa sürede tehlikeli bir hale gelir. Aşk, hırsızlık ve şantaj dolu aşk üçgeninde Justine'in güvenilir kocası ve rahatsız sevgilisi arasında doğru tercihi yapması gerekecektir...

İngiliz Michael Stone, müşteri hizmetleri üzerine bir kitap yazar ve tanıtım için Amerika'ya gelir. Michael; insanlarla yakın ilişkiler kuramayan, ilgisiz ve heyecansız bir adamken; kaldığı otelde duyduğu ses, onu tekrar hayata bağlar ve o sesin peşinden koşar...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir