
Martin Sheen
Josiah Bartlet

Taped at Los Angeles’ iconic Orpheum Theatre, this staged presentation of The West Wing’s “Hartsfield’s Landing” episode stars core cast members along with special guest stars. Act Breaks feature commentary from former First Lady Michelle Obama, President Bill Clinton and Lin-Manuel Miranda who share messages about the vital importance of making our voices heard in every election.

Martin Sheen
Josiah Bartlet

Bradley Whitford
Josh Lyman

Richard Schiff
Toby Ziegler

Rob Lowe
Sam Seaborn

Allison Janney
C.J. Cregg

Janel Moloney
Donna Moss

Sterling K. Brown
Leo McGarry

Dulé Hill
Charlie Young

Anna Deavere Smith
Nancy McNally

Emily Procter
Narrator of Stage Directions

John F. Carpenter
Secret Service Agent #2
Lionel D. Carson
Security Guard Tommy

Timothy Davis-Reed
Mark

William Duffy
Larry

Melissa Fitzgerald
Carol

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Dram yoğunlukta ki filmde mutlu bir evli çiftin çocuk yapma isteği ile serüven başlıyor. Hamilelik sırasında ki yaşadıkları sıkıntılar ve çocuk doğduktan sonra ki gelişen olaylar filmin konusunu oluşturmaktadır. Film hakkında çok fazla kaynak bulunmadığından filmi izleyen ziyaretçilerimiz den uzun bir özet bekliyor olacağız. Tamamen sürpriz 107 dakikalık bir dram sizleri bekliyor, Umut ederim ki hoşunuza gidecektir.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Time passes and tension mounts in a Florida police station as an estranged interracial couple awaits news of their missing teenage son.

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.

İdealist Stephen Myers, Demokrat başkan adayı Mike Morris'in iddialı basın sözcüsüdür. Kritik kampanyanın ortasında, patronunun halkın gözünde parlamasını sağlar. Ancak kısa süre sonra siyasi rakiplerinin kurduğu kirli oyunların ve kurnazca entrikaların kurbanı olur.

Washington'da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine'in medya patronu Jim Taylor'dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers'ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur * İzlemeden önce sıkıcı bir politik film olduğunu zannediyordum.Kesinlikle sıkıcı değilmiş, aksine bir başucu filmiymiş. Kararında ilerleyen senaryo finaline doğru kalitesini hep arttırıyor. Zaten eski filmlerde en çok sevdiğim şey bu * Frank Capra neden filmlerinin son yarım saatini tüyleri havaya dikecek kadar etkileyici biçimde işliyor?

Beyaz Saray, skandallar ve savaş üzerine cesur bir film...Seçimlere iki haftadan az bir süre kala patlak veren skandal, başkanın yeni dönem için seçilmesini tehdit eder niteliktedir. Olayın boyutları genişleyip önlenemez bir hale gelmeden önce, siyaseti, basını ve en önemlisi Amerikan halkını idare etmek konusunda olağanüstü yeteneği olan Conrad Brean adlı uzman Beyaz Saray’a davet edilir. İlk strateji medyanın dikkatini savaş gibi çok daha önemli bir olaya yönlendirmektir. Stanley Motss adlı bir Hollywood yapımcısının ve ekibinin yardımıyla Brean tüm Dünya’yı ilgilendiren krizi yönetmek için bir beyin takımı kurar.

A.B.D. başkanı George W. Bush’un hayatını ve başkanlık dönemini kronolojik bir biçimde ele alan filmi dünyada büyük yankı uyandıracağına benziyor. Film şimdiden afişleri ve reklam kampanyalarıyla büyük ilgi çekiyor. Her zaman filmleriyle olay yaratan Oliver Stone’un yeni filmi W. daha vizyona girmeden dünya basınında geniş yer aldı. Arada komedi ve suç unsurlarına da değinen film içeriğinden çok sansasyonlarıyla ön plana çıkacak gibi gözüküyor. Oliver Stone bu filmde Irak savaşını eleştiriyor. Ancak Stone amacının anti-Bush polemiği yaratmak olmadığını vurgulasa da, bu demeç insanlara pek inandırıcı gelmemektedir. Filmin vizyona giriş tarihi Amerika’daki başkanlık seçiminden hemen öncedir.

Bir İngiliz casusu, bir büyükelçinin metresiyle ilişki yaşadıktan sonra Panama'ya sürülür. Oraya vardığında, tehlikeli geçmişi ve Panama'daki tüm üst düzey siyasi ve gangster figürleriyle bağlantıları olan yerel bir terziyle bağlantı kurar. Terzinin ayrıca Panama başkanı için çalışan bir karısı ve büyük bir borcu vardır. Görevi, Başkan'ın Kanal'la ne yapmayı planladığını öğrenmektir.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

Amerikan başkanı Kennedy'nin tartışmalı suikastı ardında onlarca sanık ve komplo teorisi bırakır. New Orleans bölge savcısı Jim Garrison ise, Başkan John F. Kennedy suikastıyla ilgili yürüttüğü soruşturma ile olayın ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlıdır.

Pasifist bir asker olan Fernando'nun birliğinden kaçmasıyla başlayan film, genç adamın zengin Don Manolo'nun evine gelişiyle ilginç bir hal alıyor. Don Manolo'nun dört kızı Fernando'nun dikkatini çekmek için her şeyi yapacak, genç kahramanımız hayli eğlenceli günler yaşayacaktır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

En İyi Film Dahil 7 Dalda Oscar Adayı! Sıradan bir adamın ve büyük bir döngünün parçası olan kanunsuzların hayatlarının kavgasını verdikleri güçlü ve sürükleyici Köstebek, sizi koltukarınıza çivileyecek. Akademi Ödüllü® iki yıldız oyuncu Al Pacino ve Russell Crowe halkın sağlığını tehlikeye atan bir sorunla, sırt sırta vererek duygu yüklü bir mücadele sürdürüyorlar. Ve de şirket devlerinin kendilerini kurtarmak için nasıl yöntemlere başvurduklarını öğrenmeleri fazla uzun sürmüyor.

Beyaz Saray’dan uzaklaşmak zorunda kaldıktan sonra Richard Nixon tam üç yıl süren derin bir sessizliğe gömülmüştür. Nixon 1977 yaz aylarına gelindiğinde bir televizyoncuyla karşılıklı oturup “teke tek” formatında yapılacak ve canlı yayınlanacak çok özel bir televizyon söyleşisi yapmayı kabul eder. Kendi ofisinde yapılacak bu söyleşide başkanlığına son veren Watergate gizli dinleme skandalıyla ilgili gelen tüm sorulara istisnasız cevap verecektir. Deneyimli Kurt politikacı Nixon, bu söyleşi için o dönemde henüz çaylak kabul edilen İngiliz sunucu David Frost’u seçerek herkesi şaşırtır. Amacı başa çıkabileceğini umduğu deneyimsiz ve çaylak gazeteciyi alt ederek Amerikalıların kalbinde kendisini temize çıkartmayı garantilemektir.

İdealist genç bir politikacı, kendi akıl hocası ve eyaletin uzun süredir görevde olan valisinin görevini devralmaya hazırlanırken, ailevi meseleler ve zorlu iş hayatıyla mücadele etmektedir.

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir