
Emma Mackey
Ella McCay

İdealist genç bir politikacı, kendi akıl hocası ve eyaletin uzun süredir görevde olan valisinin görevini devralmaya hazırlanırken, ailevi meseleler ve zorlu iş hayatıyla mücadele etmektedir.

Emma Mackey
Ella McCay

Jamie Lee Curtis
Helen

Jack Lowden
Ryan Newell

Kumail Nanjiani
Trooper Nash

Spike Fearn
Casey

Julie Kavner
Estelle

Rebecca Hall
Claire McCay

Ayo Edebiri
Susan

Albert Brooks
Governor Bill

Woody Harrelson
Eddie McCay

Joseph Brooks
Trooper Alexander
Lincoln Whitty
Casey McCay (4YO)

Kellen Raffaelo
Casey McCay (10 YO)

Becky Ann Baker
Ryan's Mom

Kathleen Choe
Maggie (Majority Leader)

Florida’nın merkezinde küçük bir kasabada yaşayan 7 yaşındaki Mary Adler, okulun ilk gününde yaşından beklenmedik bir matematik performansı gösterir. Üstün zekalı çocuklar için özel bir okuldan burs alır, ancak dayısı Frank göndermek istemez. Mary’nin annesi aslında çok değerli bir matematikçidir ancak Mary henüz 6 aylıkken intihar etmiştir. O zamandan beri dayısı Frank, Mary’nin vasisidir. Kız kardeşinin Mary’nin “normal” bir çocukluk yaşamasını istediğine inandığından, Mary’i bir devlet okuluna yazdırmakta kararlıdır. Ancak Mary’nin milyonda bir görülen bir matematiksel zekası olduğuna inanan Mary’nin büyükannesi aynı zamanda Frank’in de annesi olan Evelyn, Frank’ten Mary’nin velayetini almak için mücadele içine girecektir.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

New York'ta oyun yazarı olan Sidda Lee Walker ne de Louisiana'lı aykırı bir kadın olan annesi Vivi, ilişkilerinde oluşan çatlağı onarmak için bir adım atıyordu. Hayır! Bu tam Ya-Ya Sisterhood'a göre bir işti. Rebecca Wells'in en çok satan kitabından peyazperdeye uyarlanan, yönetmenliğini Callie Khouri'nin (Thelma & Louise) yaptığı film, Vivi'nin ömür boyu kan kardeşi olmak için yemin eden arkadaşlarının yani Ya-Ya'ların alışılmışın dışında bir "müdahale" de bulunarak kızı ile annesini biraraya getirme çabalarını anlatıyor.

Hoover ailesinin her bireyi denemekten yılmayan sıcak insanlardır. Bir Volswagen minübüse doluşup ailelerinin en küçük bireyinin hayalini gerçekleştirmek için California’ya doğru yola çıkarlar. Bu üç günlük traji komik yolculuk sürprizlerle ve aile fertlerin hayal bile edemeyeceği bir sonla tamamlanacaktır. Küçük Gün Işığım bilinen kalıpları kıran bir Amerikan yol komedisi.

Royal Tenenbaum ve karısı Etheline’nin üç çocukları vardır: Chas , Richie ve Margot. Ve Çift bir gün ayrılma kararı alır. Oysa o güne dek; Chas çocuk sayılacak yaştayken emlak işine girmiştir ve uluslararası finans dünyasında neler olup bittiğini bilecek düzeydedir. Margot oyun yazmaktadır ve henüz dokuzuncu sınıftayken elli bin USD’lik Braveman Grant ödülünün sahibi olmuştur. Richie teniste küçükler şampiyonudur ve U.S. Nationals finallerini üç yıl üst üste kazanmıştır. Şimdi, genç Tenenbaum’ların tüm bu parlak hayatı üzerinden ihanet, başarısızlık ve felaket dolu 20 yıl geçmiş ve herşeyin sorumlusu olarak kabul edilen kişi, genellikle ailenin babasıdır. The Royal Tenenbaums, bir dahiler ailesinin ve bu ailenin birdenbire, umulmadık şekilde bir kış toplantısı için yeniden biraraya gelmesinin hikayesidir.

Bir flört uygulamasına gönülsüzce kaydolan 35 yaşındaki dul bir kadın, tasasız bir şairle birlikte onun üç eski sevgilisini ziyaret eder.

Son 24 saatinde yeni bir acil sağlık teknisyenine eğitim vermeye çalışan, tükenmiş bir paramediğin mücadelesini anlatıyor. Bu süreçte zorluklarla yüzleşerek hayatta kalmaya çalışıyor.


Lucchese suç örgütünün 20 üyesi mahkemeye çıkartılır. Davalılardan biri olan Jackie, kendi savunmasını üstlenmeye karar verir. 30 yıllık bir cezaya mahkûm olan Jackie’ye aralarında en yakınlarının da olduğu örgüt üyelerine karşı tanıklık etmesi için karşılığında ceza indirimi teklifi getirilir. Ailesine ihanet etmeyi reddeden Jackie, hem davalı hem avukat olarak mahkemeye çıkar.


Uzun ve sıcak bir yaz gününün sonunda, bir ailenin fertleri büyük bir evde toplanıyor. Herkesin söyleyecek acı ve kırıcı bir şeyi var ve sessizlikleri daha da beter.

Micheal karısının ondan hamile olmadığını öğrenince dünyası yıkılır ve küçük bir kasabaya yerleşir. Karşılaştığı küçük bir kızla arkadaş olur fakat bir süre sonra kızın kaybolmuş babasının geri dönmesi biraz sorun olacaktır.

Karate dünyasında geçen bu kara komedinin başkahramanı bir gece motosikletli bir çete tarafından kıstırılıp dövülerek soyulan ürkek muhasebeci Casey. Kendini korumak adına mahallesindeki karate dojo’suna yazılan Casey, kısa sürede ilerler ve kendini gösterdikçe dojo ustasının gizemli gece derslerine katılmaya hak kazanır. Maço kültürünü absürt noktalara uçuran alfa erkekler, biraderler, egzersizler, gerçek erkeklikle dolu bu ter kokulu, cesur, sıra dışı komedi “yumruklarla tekme, ayaklarla yumruk atmanın önemini” anlatıyor.

Başarılı bir talk show sunucusu Los Angeles'ı terk ederek, ailesiyle yeniden kaynaşmak için güneye gider...

Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...

Küçük bir dolandırıcı olan Thomas Jefferson, aynı ismi taşıyan ölen bir kongre üyesinin koltuğuna aday olur ve hiç beklenmedik şekilde seçilir. Washington'a gidip siyasetin kirli dünyasına tanık oldukça, başlangıçtaki şahsi çıkar amacı yerini adaletsizliğe karşı bir mücadeleye bırakır. Artık oyunun kurallarını değiştirmek isteyen Thomas, sistemin yozlaşmışlığına karşı kendi planını yapmaya başlar.

Napolyon döneminde, ülkenin en büyük ceza kolonisinden kaçan tek adam olan François Vidocq, Parisliler arasında bir efsaneye dönüşmüştür. Bu büyük kaçıştan sonra ölüme terk edilen mahkum eskisi, yalnız bir tüccar kılığında kendini unutturmaya çalışacaktır.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

Oscar Ödüllü Denzel Washington bu çoşku ve heyecan dolu filmde zafere yakışır bir performans sergiliyor. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan REMEMBER THE TITANS, sürtüşme, küskünlük ve güvensizlikle ikiye bölünmüş bir kasabanın bir zaferle nasıl tek yürek haline geldiğini anlatıyor. Yıl 1971... Takımını 15 yıl sezon şampiyon yapan futbol koçu Bill Yoast'un (Patton) yerine 1.koçluğa Herman Boone (Washington) getirilir.. Bu iki adamın aralarındaki farklılığın nasıl üstesinden geldikleri ve birbirine düşman bir grup genç adamı nasıl şampiyonlara dönüştürdüklerini izleyeceksiniz. Heyecan, bağlılık ve takım ruhuyla olağanüstü bir zaferin hikayesini yazan şampiyonlara... Siz ve aileniz Titanlar'ı asla unutamayacak!...

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir