
James Stewart
Jefferson Smith

Washington'da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine'in medya patronu Jim Taylor'dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers'ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur * İzlemeden önce sıkıcı bir politik film olduğunu zannediyordum.Kesinlikle sıkıcı değilmiş, aksine bir başucu filmiymiş. Kararında ilerleyen senaryo finaline doğru kalitesini hep arttırıyor. Zaten eski filmlerde en çok sevdiğim şey bu * Frank Capra neden filmlerinin son yarım saatini tüyleri havaya dikecek kadar etkileyici biçimde işliyor?

James Stewart
Jefferson Smith

Jean Arthur
Clarissa Saunders

Claude Rains
Joseph Paine

Edward Arnold
Jim Taylor

Guy Kibbee
Governor Hopper

Thomas Mitchell
Diz Moore

Eugene Pallette
Chick McGann

Beulah Bondi
Ma Smith

H.B. Warner
Senate Majority Leader

Harry Carey
President of the Senate

Astrid Allwyn
Susan Paine

Ruth Donnelly
Emma Hopper

Grant Mitchell
Senator MacPherson

Porter Hall
Senator Monroe

Pierre Watkin
Senator Barnes

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile'in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir * Fransız Yeni Dalgası'nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar'daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino'ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: 'A Band Apart'

Zak, down sendromlu 22 yaşındaki bir gençtir. En büyük hayali büyük bir güreşçi olmaktır. Amacına ulaşabilmek adına en sonunda bakımevinden firar eder. Salt Water Redneck güreş okuluna girmeye kararlı olan genç adam yolculuğu sırasında haydut Tyler ile tanışır. Tyler Zak'in arkadaşı ve koçu olacaktır. İkili, iyi kalpli bakımevi hemşiresi Eleanor'un da yardımıyla Zak'in hayallerini gerçekleştirmeye çalışacaktır...


In the summer of 1978, a teenager and his group of friends face new challenges when their neighborhood roller-skating rink closes, forcing them to visit a different rink.

Stifler’ın erkek kardeşi Matt yaz tatilini bir bando kampında geçirmekle cezalandırılır. Türlü anormalliklerin yaşandığı bando kampı Matt’in gizli kameraları ve seksi danışmanları yüzünden tam bir karnavala dönüşür.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Bu etkileyici gangster klasiğinde sahne dışında da arkadaş olan James Cagney ve Pat O'Brien, kamera önüne altıncı kez geçiyorlar. Cagney'in canlandırdığı Rocky Sullivan, yeraltı dünyasındaki başarısı sonucu bir grup serserinin gözünde onu kahramana dönüşmüş karizmatik bir ghetto kabadayısıdır. O'Brien ise Sullivan'ın sonradan rahip olan çocukluk arkadaşı Peder Connollydir ve onun hükmünü bitirmeye yemin etmiştir.

Popülizm ve hırsın aynı bünyede birleştiği bir politikacı olan Willie Stark, hedefi uğruna herşeyi göze alan ve mubah sayan bir kişiliktir. Bu özelliği, ilk zamanlarda başarı kazanmasını sağlasa da, sonradan hızla düşüşe geçen kariyerinin de baş nedeni olacaktır. Steven Zaillian yönetimindeki film, 1949 yılında Robert Rossen tarafından yönetilmiş aynı isimli filmin yeniden çevrimi. İlk filmin, En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu da dahil üç dalda Oscar kazandığını, aynı zamanda Robert Penn Warren imzalı romanın da Pulitzer ödüllü başarılı bir roman olduğunu belirtelim.

Stanley Yelnats işlemediği bir suç nedeniyle bir kampa gönderilir. Hapse girmekle Green Lake Kampı arasında bir tercih yapması istenmiş ve o da doğal olarak kampa gitmeyi tercih etmiştir! Ancak bu kamp, bildiği kamplara hiç benzememektedir. Gittiği yerde gizemli Walker ve asistanları tarafından sürekli büyük çukurlar açması istenir. Sabahtan akşama kadar bir grup çocuk çölün altını üstüne getirmektedirler. Walker'ın asıl amacı gömülü olduğuna inandığı bir hazineyi gençlerin bulmasını sağlamaktır. Fakat Stanley ve bazı çocuklar kamptan kurtulmanın yolunu bir şekilde kestederler. Louis Sacharf'ın çok satan kitabından uyarlanan Kuyu, çok farklı türleri içinde barındıran ilginç bir yapım. Film Sigourney Weaver, Jon Voight ve Patricia Arquette gibi yıldız oyuncuları ile de dikkat çekiyor.

Alec Leamas, Soğuk Savaş döneminde Doğu Almanya'ya gönderilmiş bir İngiliz casusudur. Dışarıdan bir göçmen, İngiltere'den kaçan bir istihbarat görevlisi gibi görünse de asıl amacı komünist topraklarda bilgi kirliliği yaymaktır. Fakat görev için geldiği bu ülkede planlar işledikçe aslında kendi hükümetinin onu kullandığını fark eder. Leamas İngiliz istihbaratı için her hangi bir piyondur. Artık hem içinde bulunduğu görevden kurtulmaya çalışır hem de onu aşağılayan sistemden... Yazar John le Carre’ın aynı adlı romanından Martin Ritt tarafından uyarlanan film, ajan öyküsüne 'karanlık sulardan' bakan bir yapım.

Mike Donnelly (Chris Farley) ile tanışın! O, herkesin sevdiği, komik ve başına bela açmaya hazır bir sakarlık makinesi. Büyük kardeşi Al’in (Tim Matheson) Washington eyaleti valiliğini kazanmasına yardım etmeye kendini adamıştır, ancak her oy kazanma fırsatını utanç verici bir felakete dönüştürmeyi başarır. Kampanya ekibinin tembel yardımcısı Steve Dodds (David Spade), Mike’a göz kulak olmayı gönüllü olarak üstlenir. Mike, mevcut valinin bir sahtekâr olduğunu keşfedince, iyi niyetli yıkımı yepyeni bir seviyeye taşır. Tommy Boy’un yıldızları Chris Farley ve David Spade, neden “90’ların en iyi komedi ikilisi” olduklarını bir kez daha kanıtlıyor!

Küçük bir dolandırıcı olan Thomas Jefferson, aynı ismi taşıyan ölen bir kongre üyesinin koltuğuna aday olur ve hiç beklenmedik şekilde seçilir. Washington'a gidip siyasetin kirli dünyasına tanık oldukça, başlangıçtaki şahsi çıkar amacı yerini adaletsizliğe karşı bir mücadeleye bırakır. Artık oyunun kurallarını değiştirmek isteyen Thomas, sistemin yozlaşmışlığına karşı kendi planını yapmaya başlar.

Pete St. John is a powerful and successful political consultant, with clients spread around the country. When his long-time friend and client Ohio senator Sam Hastings decides to quit politics, he is rapidly drafted to help with the campaign of the man destined to succeed him, unknown and mysterious businessman Jerome Cade...

Siyah beyaz bir gerilim klasiği. Yıllar önce öldürülen teyzesinin uğursuz evine geri dönen bir kadının, kendisinden bir şeyler saklayan kocasının garip davranışları neticesinde deliliğin sınırına geldiği bu atmosferik gerilim, tahmin edeceğiniz gibi başroldeki Ingrid Bergman‘a En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını getiriyor. Evin siyah-beyaz atmosferinin başarısı nedeniyle film En İyi Sanat Yönetimi (Siyah-Beyaz filmde) Oscar’ını alıyor.


Moskova'nın Gorky Parkı'nda üç cinayet kurbanı yüzleri ve parmak uçları yüzülmüş bulunduğunda, dedektif Arkady Renko cesetlerin kimliğini tespit etmeye ve katili bulmaya karar verir. Ama kurbanların resimleri netleşmeye başladığında, ipuçları sadece KGB değil, sevdiği kadın Irina'yı da göstermeye başlar. Şimdi gizli polis tarafından aranan ve en yüksek derecede politik aldatma ve ihanet ağıyla karşılaşan Renko, gerçeği bulmak ve katili ortaya çıkartmak için gerekiyorsa kendi sonunu getirecek ve Irina'yı da sonsuza kadar kaybedecektir...

Genç avukat Bryan Stevenson, adaletin yerini bulması için büyük bir mücadeleye girişir. Harvard'dan mezun olduktan sonra Bryan'ın para kazandıran işlerde yer alması beklenir. Ancak o, Alabama'da haksız yere mahkum edilen bir adamın peşinden gider. Yerel avukat Eva Ansley'in de yardımıyla, 1987 yılında ölüme mahkum edilen bir adamın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışacaklardır. Walter McMillan, 18 yaşındaki genç bir kızın ölümünden sorumlu tutuluyordur. Ancak onun sorumlu tutulması için hiçbir kanıt bulunmamasına arağmen McMillan ölüme mahkum edilmiştir. Bryan, Walter'ın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışırken, ilerleyen zamanlarda aslında ırkçılığa karşı savaş vermeye başladığını anlayacaktır.

2003 yılında İngiltere ve ABD’deki politikacılar Irak’ı istila etmeye uğraşırken, Hükümet İletişim Merkezi çevirmeni Katharine Gun, BM Güvenlik Konseyi üyelerini savaşa gitmeye zorlamak için, casusluk yapma çağrısı yapan gizli bir e-postayı sızdırır. Devlet Sırları Yasası’nı çiğnemekle suçlanan ve ağır bir hapis cezasıyla yüzleşen Katharine ve avukatları, yaptıklarını savunmak için yola çıkarlar.

Lyndon Johnson, John F. Kennedy suikastinin kaotik sonrasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olur ve Sivil Haklar Yasasını geçirmek için senato da verdiği mücadeleyi konu ediyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir