
R. Madhavan
Karthik Varadharajan

Karthik and Shakthi marry against the wishes of their families and start their new life. However, they soon realize that marriage is not the bed of roses they had imagined it would be.

R. Madhavan
Karthik Varadharajan

Shalini
Shakthi Selvaraj

Swarnamalya
Poorni Selvaraj

Vivek
Sethu

Jayasudha
Mrs. Selvaraj

Pyramid Natarajan
Varadharajan
Karthik Kumar
Poorni's Fiance

N. Azhagamperumal
Nayar
Raviprakash
Selvaraj

Arvind Swamy
Collector

குஷ்பு சுந்தர்
Collector's Wife

Venu Arvind
Arumugam
Sophiya Haque

Sriranjini

KPAC Lalitha
Karthik's Mother

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.

Birbirine derinden bağlı iki çocukluk arkadaşı olan Nora ve Hae-sung, Nora'nın ailesi Güney Kore'den göç edince ayrılmak zorunda kalır. Yirmi yıl sonra, kader ve aşk kavramlarıyla ve hayatı oluşturan seçimlerle yüzleşirken, önemli bir hafta boyunca New York'ta yeniden bir araya gelirler.

Sınıf ve ırk ayrımcılığının hala olduğu bir dönemde, görme engelli beyaz bir genç kız ile siyah bir adam, birbirlerinde sevgiyi ve arkadaşlığı bulacaklardır… Sevginin sınır tanımayan gücünü anlatan etkileyici bir klasik.

Genç bir mimar olan Dawson Gage, en yakın arkadaşı London Quinn'i kaybetmenin şokuyla sarsılır. Acılı Dawson, daha anne karnındayken ayrılan London'ın gizli ikiz kardeşini bulmak için zorlu bir arayışa sürüklenir. Ancak, bu süreçte Dawson'a âşık olabileceği aklına hiç gelmez.

Dul bir kadın olan Cary günün birinde genç bahçıvan Ron ile tanışır. Aralarında başlayan ilişki büyük yaş farkı nedeniyle toplumun tepkisini çeker. Üstelik genç Ron bu sorunu umursamamaktadır...

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak... Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.

A son deals with the death of his father and examines how their relationship influences him through growing up, romance, tragedy and adventure.

Yeni evlenmiş birbirine aşık bir çift olan Paige ve Leo bir gece arabada evlerine dönerlerken, bir trafik kazası geçirirler. İkisi de sağ kurtulur fakat Paige 5 sene boyunca komada kalır. Her gün sevgili karısının uyanmasını bekleyen Leo, Paige komadan çıktığında ciddi bir şok yaşar. Zira Paige, ağır bir hafıza kaybına uğramıştır ve kazadan önceki hayatına dair çok az şey hatırlamaktadır. Leo şimdi her şeye yeniden başlayarak Paige'in sevgisini yeniden kazanmaya, bütün hatıralarını beraber yaşadıkları anları geri getirmeye çalışacaktır...

Film, büyükannesinden kalan mirastan sonra mağazasını kapatıp Dominik Cumhuriyeti’ne taşınmak isteyen ama bu konuda karışık hisler içinde olan şarap dükkânı sahibi Usnavi de la Vega’nın hikâyesini anlatıyor.

Bette Davis, Humphrey Bogart ve Ronald Reagan, gelmiş geçmiş en büyük aşk filmlerinden olan bu filmde başrolü paylaşmaktadırlar. Sosyetenin genç, güzel ve çekici kadınlarından Judith Traherne'e (Davis) beyin tümörü teşhisi konduktan sonra kendisini ameliyat eden yakışıklı beyin cerrahı ile arasında romantik bir ilişki başlar. Doktor onun kısa bir ömrü kaldığını bilmesine rağmen Judith ile evlenir. Ve kısa bir süre sonra Judith gerçek aşkı keşfeder.

Zengin bir adam olan Bob Merrick, arabasıyla yaptığı kaza sonrasında ünlü bir beyin cerrahının ölümüne ve cerrahın karısının da kör kalmasına neden olur. Suçluluk duygusu içerisindeki Merrick, hayatını tıp ilmine adar. Amacı doktorun karısı Helen'in gözlerine yeniden kavuşmasını sağlamaktır. Zamanla Helen ile aralarında bir yakınlaşma başlar.

Julian Felowes tarafından sinemaya uyarlanan yeni filmde Romeo rolünü, daha önce birkaç televizyon dizisinde rol alan Douglas Booth, Juliet'i ise genç yaşta Oscar adaylığı bulunan Hailee Steinfeld canlandırıyor. Juliet'in kuzeni Tybalt rolünde de Gossip Girl'den tanıdığımız Ed Westwick var. 2013 yapımı "Romeo ve Juliet", Leonardo DiCaprio ve Claire Danes'in rol aldığı ve hikayenin modern bir uyarlaması olan filmin aksine, köklerine sadık kalarak çekilmiş...

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.


Üniversitedeki ilk günlerinde tanışan Jeremy ve Melissa kısa süre içinde birbirlerine deliler gibi aşık olur. Ancak bir süre sonra Melissa’nın yakalandığı amansız hastalık, gençleri ciddi bir sınavdan geçirirken, aşka ve umuda sıkı sıkı tutunmalarını sağlayacaktır.

Eilis Lacey (Saoirse Ronan), İrlanda'nın fakir mahallelerinden birinde yokluk içinde yaşayan bir kızdır. Sevmediği bir işte annesinin hatrına çalışan Eilis'e kasabasındaki kilise papazı yardımcı olur ve onu Amerika'ya güvenilir bir tanıdığın yanına gönderir. 1950'li yılların New York'unda Brooklyn’e gelen genç kız, Amerika'nın gelecek vaatleri için annesinin evini terk eder. Ayakları üzerinde durma mücadelesi veren Eilis bu arada bir gençten de çok hoşlanır. Fakat gurbet özlemi birkaç ay sonra Eilis için dayanılmaz olur ve bu sırada annesinden gelen bir haber ile İrlanda'ya birkaç haftalığına dönmeye karar verir. Amerikan rüyası İrlanda'daki geçmişi yüzünden bozulan Eilis, iki ülke ve üzerinde yaşadığı hayatlardan birini seçmek zorunda kalacaktır.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Artık sessiz filmlerin dönemi kapanmaktadır ve konuşmaların yeraldığı sesli filmlere geçilirken, ünlü bir sahne yıldızı, en iyi arkadaşı, olası kız arkadaşı ve kurnaz oyuncu arkadaşı bu zorlu geçiş dönemine yakalanmışlardır.

Manipulated by his jealous ensign Iago, the Moorish general Othello is driven to believe that his new wife Desdemona is unfaithful, setting in motion a chain of deception, jealousy, and violence that leads to tragedy.

Lorelei ve Dorothy taşradan büyük şehire gelmiş iki genç kadındır. Bir müzikholde dansçılık ve şarkıcılık yapan bu iki genç kadın Paris'e giden bir transatlantikte iş bulurlar. Çok geçmeden Lorelei ve Dorothy'nin etrafını zengin adamlar sarar. Zengin bir koca bulmayı isteyen Lorelei ve Dorothy aşkın anlamını öğreneceklerdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir