
Helena Bonham Carter
Jane Hatchard


Helena Bonham Carter
Jane Hatchard

Kenneth Branagh
Richard

Gemma Jones
Anne

Holly Aird
Julie

Ray Stevenson
Gigolo

Ruth Jones
Becky

Sue Jones-Davies
Catherine
Gwenyth Petty
Magistrate

Robert Blythe
Farmer

Aneirin Hughes
Doctor
Natasha Williams
Care Worker
Sian Naiomi
Volunteer

Nia Roberts
Checkout Girl
Dilys Price
Mrs. Williams
Jill James
Mrs. Allen

Gazeteci Michael Ausiello, 14 yıllık ortağı Kit Cowan'a ölümcül kanser teşhisi konduğunda duyguların inişli çıkışlı bir yolculuğuna çıkar.

Hiç beklemediği bir zamanda kanser teşhisi konulan Abbie (Gugu Mbatha-Raw), kısa süre önce nişanlandığı ve ondan başka kimseyle çıkmamış nişanlısı Sam (Michiel Huisman) için "yerini dolduracak" bir kız arkadaş aramaya koyulur.

Eşini kaybetmiş Sam Baldwin, oğlu Jonah ile birlikte sakin bir hayat sürmektedir. Ulusal bir radyo kanalında yayın yapmaya başlayınca hayatında bazı değişiklikler olacaktır; çok sayıda kadın hayrana sahip olmak gibi...Sam'in yaşadığı yerden hayli uzak olan Annie de Sam'in hayranlarından biridir. Evlenmek üzere olduğu halde kafası bu konuyla ilgili karışık olan Annie, Sam'e göndermeyeceğini bildiği bir mektup yazar. Ardından dayanamaz ve etkilendiği bu erkekle tanışmaya karar verir.

Çarptığında Dünya'yı yok edeceği kesin olan Matilda adlı asteroit, gezegene gitgide yaklaşmaktadır. Bütün çareler tükenmiştir ve bilim adamlarının bile ellerinde hiçbir çözüm yoktur, insanlığın kesin yok oluşuna sadece 3 hafta vardır. Tüm bu karmaşanın ortasında herkes, her şeyi boş verir ve kalan zamanını dilediği gibi geçirmeye başlar. Dodge'un karısı da kendisini terk eder. Kapı komşusu Penny de ailesini bir daha göremeyeceği için çok üzülür. Dodge lisedeki ilk aşkını bulmak, Penny de bir kez daha ailesini görmek için beraber yola çıkarlar. Kıyametin kopmasına çok az kala çığırından çıkan işlerle başlarına türlü komik olaylar gelir.

Genç ve başarılı tasarımcı Drew meslek hayatında yükselmek üzere olduğu bir dönemde yaptığı bir hata yüzünden işini kaybeder. İşsiz kalmasının şokunu henüz atlatamamışken ikinci bir haberle sarsılır. Telefonun diğer ucundaki annesi babasının hayatını kaybettiğini söyler. Drew, hayattayken hiç anlaşamadığı ve her zaman mesafeli bir ilişkide olduğu babasının bu ani ölümü üzerine apar topar Elizabethtown’a gider. Babasına karşı olan son görevini yerine getirecektir. Ama geçmişte yaşadıkları ve ailesi ile olan kopuk ilişkisi genç adamın kafasını allak bullak eder. Belki de bu ani ölüm kendisiyle ve babasıyla olan hesaplaşmasında ona ışık tutacaktır.Yolculuğu sırasında tanıştığı güzel ve iyimser hostes Claire, Drew'un hayata bakışını değiştirir.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Gray Wheeler (Jennifer Garner) nişanlısının ani ölümü ile sarsılmıştır. Arkadaşları sayesinde yaşadığı sıkıntılı durumu atlatmaya çalışır. Her şeyini bildiğine inandığı görünürde mükemmel olan nişanlısı hakkında gizli kalan gerçekler ortaya çıkmaya başladıkça, Gray bir yalanı yaşamış olduğunu fark eder. Bir yandan tanıdığı sandığı erkeğin farklı yüzünü görmek, bir yandan da asla aşık olmayacağını sandığı bir erkek için duyguları ile aşk, Gray'in yaşamı kadar karmaşıklaşır.

Bu film, 15 yıl öncesinin ünlü melodramı 'Sevgi Sözcükleri'nin devamı. Film yine Aurora Greenaway karakteri çevresinde gelişiyor. Kızı Emma'nın ölümünden sonra torunlarını kendince yetiştirmeye çalışan ama bunu yaparken de otoritesini fazlaca kullanan Aurora, sonuçta kargaşaya ortam hazırlamıştır.

İki hasta gencin hastanede yollarının kesişmesi ile değişen yaşamlarını konu ediyor. Stella Grant, 17 yaşında olan bir genç kızdır. Bilgisayarına bağlı bir hayat süren Stella, yaşıtları gibi gezip dolaşmak yerine zamanını çoğunu hastanede geçirmek zorundadır. Kistik fibrozis hastası olan genç kız hayatını rutinler, sınırlamalar ve kendi kendini kontrol etmekle geçirir. Fakat genç kızın hayatı Will Newman ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Birbirlerinden etkilenmeye başlayan gençlerin önünde büyük bir engel vardır. Will de Stella gibi hastadır ve hastalıkları nedeniyle hayatlarına konulan sınırlamalar aralarına mesafe koymalarını gerektirir. Ancak onlar birlikte vakit geçirmeye devam ettikçe sınırlamaların dışına çıkmaya başlarlar.

Film, modern bilim ve teknoloji tarihini değiştiren İngiliz fizikçi ve teorisyen Stephen Hawking'in hayatından bir kesiti ele alıyor. Odak noktası olarak Hawking'in 1965 ve 1991 yılları arasında evli kaldığı ilk eşi Jane Wilde ile olan ilişkini konu alan filmde, öğrencilik yıllarında başlayan ilişkilerine, birlikte bilim adına yaptıklarına ve ALS hastalığının teşhisiyle yaşadıkları sarsıntılara tanık olacağız.

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

İki çiftin geleceği, birbiriyle bağlıdır. Bu ikili arasındaki bağlantı nasıl ortaya çıkacak, hangi yollarla kaderleri kesişecek, kimsenin tahmin bile edemeyeceği bir şekilde olacaktır.

Şartlı tahliye edilmiş ve bir süredir iş arayan eski mahkum Dell, kendini yanlış iş görüşmesinde bulur. Dell’in saygısız tavırlarından hoşlanan Phillip, personel şefi Yvonne'in itirazlarına rağmen onu yardımcısı olarak işe alır. Farklı dünyaları olan Phillip ve Dell, bu süreçte birbirlerinin deneyimlerinden çok şey öğrenirler. Aralarında güçlü bir bağ oluşan bu ikilinin dostlukları keyifli bir hal almaya başlar.

Bette Davis, Humphrey Bogart ve Ronald Reagan, gelmiş geçmiş en büyük aşk filmlerinden olan bu filmde başrolü paylaşmaktadırlar. Sosyetenin genç, güzel ve çekici kadınlarından Judith Traherne'e (Davis) beyin tümörü teşhisi konduktan sonra kendisini ameliyat eden yakışıklı beyin cerrahı ile arasında romantik bir ilişki başlar. Doktor onun kısa bir ömrü kaldığını bilmesine rağmen Judith ile evlenir. Ve kısa bir süre sonra Judith gerçek aşkı keşfeder.

Sam ve Tusker ailelerini ve arkadaşlarını ziyaret etmek için eski karavanları ile İngiltere turuna çıkmış, 20 yıldır birlikte olan bir çifttir. İki yıl önce Tusker’a erken demans teşhisi koyulduğu için birlikte geçirdikleri zaman onlar için sahip oldukları en değerli şeydir. Yolculuk devam ettikçe geleceğe dair fikirleri alt üst olur, sırlar açığa çıkar ve aşkları daha önce hiç olmadığı gibi bir testten geçer. Sonunda, Tusker’ın hastalığı karşısında birbirlerine olan sevgilerinin anlamını sorgulamak zorunda kalacaklardır.

1. Dünya Savaşı sona ermekteyken, Mathilde isimli genç bir Fransız kadının en büyük savaşı başlamak üzeredir. Mathilde, nişanlısı Manech’in savaş mahkemesinde hüküm giyerek Fransa-Almanya ordularının arasında kalan tarafsız bölgeye gönderilen beş adamdan biri olduğunu ve bunun neredeyse ölüm demek olduğunu duymuştur. Manech’ini sonsuza dek kaybettiğini kabullenmek istemeyen Mathilde, sevgilisinin yazgısını öğrenmek için olağanüstü bir yolculuğa koyulur. Her dönemeçte Manech’in bu son günleri, bu son anları nasıl geçirdiğine dair farklı yorumlar duyar. Yine de asla yılmaz... İnatla sürdürdüğü neşeli tavırları ve umudunun güçlendirdiği şaşmaz inançla, soruşturmasını sonuna kadar götürürken kendisine yardım edenleri ikna, etmeyenleri de gözardı eder. Beş talihsiz asker ve aldıkları vahşet dolu ceza hakkındaki gerçeğe yaklaşırken, savaşın dehşetine ve hayatlarını etkilediği insanlarda bıraktığı izlere de yakından tanık olur...

New York'ta yaşayan bir çiftin geçirdiği zorlu bir dönemi ele alan iki ayrı filmden oluşan seride, çiftin hikayesini iki farklı bakış açısından aktarılanlarla dinliyoruz. Bu filmde hikayeyi kadın karakterin gözünden izliyoruz. Ned Benson'ın ilk uzun metraj denemesi olan filmin başrolünde Jessica Chastain bulunuyor.

Kibar bir adam bir yolculuk sırasında evliliğindeki seks ateşini tekrar yakalamak istemektedir. Tek problem başka bir kadına aşık olmasıdır.

Yazar ve düşünür Iris Murdoch ve eşi John Bayley'in öğrencilikten başlayıp Alzheimer'la mücadeleye kadar süren bir ömürlük gerçek aşklarının hikayesi.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir