
Orlando Bloom
Drew Baylor

Genç ve başarılı tasarımcı Drew meslek hayatında yükselmek üzere olduğu bir dönemde yaptığı bir hata yüzünden işini kaybeder. İşsiz kalmasının şokunu henüz atlatamamışken ikinci bir haberle sarsılır. Telefonun diğer ucundaki annesi babasının hayatını kaybettiğini söyler. Drew, hayattayken hiç anlaşamadığı ve her zaman mesafeli bir ilişkide olduğu babasının bu ani ölümü üzerine apar topar Elizabethtown’a gider. Babasına karşı olan son görevini yerine getirecektir. Ama geçmişte yaşadıkları ve ailesi ile olan kopuk ilişkisi genç adamın kafasını allak bullak eder. Belki de bu ani ölüm kendisiyle ve babasıyla olan hesaplaşmasında ona ışık tutacaktır.Yolculuğu sırasında tanıştığı güzel ve iyimser hostes Claire, Drew'un hayata bakışını değiştirir.

Orlando Bloom
Drew Baylor

Kirsten Dunst
Claire Colburn

Susan Sarandon
Hollie Baylor

Alec Baldwin
Phil DeVoss

Bruce McGill
Bill Banyon

Judy Greer
Heather Baylor

Jessica Biel
Ellen Kishmore

Paul Schneider
Jessie Baylor

Loudon Wainwright III
Uncle Dale

Gailard Sartain
Charles Dean

Jed Rees
Chuck Hasboro

Paula Deen
Aunt Dora

Dan Biggers
Uncle Roy

Alice Marie Crowe
Aunt Lena
Tim Devitt
Mitch Baylor

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Yıl 1968. Antoine Doinel serisinin arsız baş kahramanı, askerlik görevinden men edilmiştir. Bir gün ansızın özel bir dedektifin yardımcısı olarak kendine pozisyon bulan Doinel, türlü maceralar ve romantik ilişkiler içinde koşturur durur.


Sean Connery ve Gena Rowlands: İleri yaşlarında birçok değişimi yaşamakta olan çok iyi bir çift... Ancak Gena, evliliklerinin 40. yılında Seanın bir maceraya atıldığını keşfeder. 25 yıl sonra bu gerçekle başa çıkmayı öğrenmeye çalışacaktır... Ryan Philippe ve Angelina Jolie: Connery ve Rowlandsın hayal bile edemediği karışık bir dünyada dostluk arayan iki kitap müdavimi, genç bir çiftir... Dış görünüşleri ne kadar düzgünse de güvensizlikleri yüzeyin hemen altındadır... John Stewart ve Gillian Anderson: Biri yalnız bir tiyatro yönetmeni ve diğeri ise yalnız bir mimar... Doğal bir kimyaya sahip ikili... Madeline Stowe ve Anthony Edwards: Öykümüzün en komik çifti... Birbirlerini aldatmaktadırlar... Hemen her akşam otel odalarında gizli randevuları vardır... Dennis Quaid. Akşamlarını barlarda kendisini dinleyecek herhangi birine fantastik hikayeler anlatarak geçiren biri...

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

'Yerinde Olsam', ayakkabı numaralarından başka hiçbir ortak yönü olmayan iki kardeşin çok neşeli ve aynı zamanda yürek parçalayıcı hikayesini anlatıyor. Maggie ve Rose Feller siyah ve beyaz gibi birbirinden farklı kendi tarzı ve amaçları olan iki kız kardeş. Maggie tam bir parti kızıdır. Liseden mezun olduktan sonra birçok iş değiştirmiştir, ve tek yeteneğinin karşı cins üzerinde yarattığı etki olduğunu düşünmektedir. Rose ise Princeton'da eğitim görmüş bir avukattır. Philadelphia'nın en büyük hukuk firmalarından birinde muhteşem dekore edilmiş bir ofiste çalışmaktadır. İyi bir evi vardır ama dış dünya ile arası gerçekten iyi değildir, sürekli şikayet etmektedir. İki kız kardeş, birbirlerine saygı göstermeyi ve yeniden kardeş olmayı öğrenerek birlikte yolculuk yapacaklardır. Yolun sonunda öldüğünü düşündükleri büyükannelerine ulaşacaklar ve ondan büyük hayat dersleri alacaklardır...

Oscar ödüllü oyuncu Ben Affleck ile eski nişanlısı Jennifer Lopez'in birlikte rol aldığı romantik komedi filmi Jersey Girl, yaşamı beklemediği bir anda tepetaklak olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Emma and Jesse are living the perfect life together, until Jesse disappears in a tragic helicopter crash on their first wedding anniversary. Four years later, Emma has found happiness again and is about to marry her best friend when Jesse resurfaces, turning her world upside down and leaving her torn between two great loves.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Gray Wheeler (Jennifer Garner) nişanlısının ani ölümü ile sarsılmıştır. Arkadaşları sayesinde yaşadığı sıkıntılı durumu atlatmaya çalışır. Her şeyini bildiğine inandığı görünürde mükemmel olan nişanlısı hakkında gizli kalan gerçekler ortaya çıkmaya başladıkça, Gray bir yalanı yaşamış olduğunu fark eder. Bir yandan tanıdığı sandığı erkeğin farklı yüzünü görmek, bir yandan da asla aşık olmayacağını sandığı bir erkek için duyguları ile aşk, Gray'in yaşamı kadar karmaşıklaşır.

The misadventures of four groups of guests at the Beverly Hills Hotel.

Charlyne, Michael Cera adında bir adama aşık olur. Peki ama aşk nedir? Charlyne Yi, Amerika'yı boydan boya gezerek çekeceği belgeselde hiçbir zaman anlayamadığı "aşk"ın izini sürecektir. Gerçekle fantastiği harmanlayan film modern aşkları yarı belgesel yarı geleneksel hikaye anlatımıyla bezenmiş bir yaklaşımla inceliyor.

Dünya çapında en çok satan romanlar arasında yer alan High Fidelity (Sensiz Olmaz), tüm neşesiyle sinemaya aktarıldı. John Cusack (Being John Malkovich - Con Air), Chicago'nun arka sokaklarında batmak üzere olan bir müzik marketin sahibi Rob Gordon'u canlandırmaktadır. İki çatlak elemanı, rock müzik delisi, inanılmaz komik Barry (Jack Black) ve sessiz ama saman altından su yürüten Dick (Todd Louiso) ile birlikte modası geçmiş yöntemlerle albüm satmaya çalışmaktadır. Ancak, Rob'un hayatını batıran bir tek işi değildir. Uzatmalı sevgilisi Laura (Iben Hjelje) tarafından terkedilince ibresi tamamen şaşar. Bu olay, Rob'un aşk konusunda başarısızlıkla sonuçlanan geçmiş ilişkilerini gözden geçirmesine sebep olur. Gerçekten eğlenceli bir zaman geçirmek istiyorsanız High Fidelity'e bir şans verin. Şimdiye kadar seyrettiğiniz en iyi ilk beş komediden biri olacağı şüphesiz!

Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Bütün magazin dergilerine kapak olmuştur ve ne yapsa anında bütün dünya bundan haberdar olmaktadır. William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. İşi durgundur. Cehennemden çıkmış bir ev arkadaşı vardır. Boşandığından beri bir aşk hayatı yoktur. Her ikisi için de "bir şey" ya da "biri" eksik gibidir. Notting Hill'de bir yerde karşılaştıklarında Anna ve William'ın aklından geçen son şey aşktır.

Alex yolda giderken arabasına aldığı otostopçu Vivienne ile bir kaza geçirir. Vivienne’in ölümü nedeniyle kendini suçlu hisseden Alex, Vivienne’in annesi Linda'yı ziyaret etmeye karar verir. Fakat Linda'nın otistik olduğunu görünce, cenaze işlemlerinde yardımcı olması gerektiğini düşünerek onunla kalır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan Linda’nın dünyasını anlamak güçtür... Bu arada Alex, Linda’Nın komşusu Maggie ile bir ilişki yaşamaya başlamıştır. Ancak geçmişi ile ilgili kabullenmekten kaçtığı bazı gerçekler su yüzüne çıkmaya başladıkça içinde biriktirdiği acı ve kızgınlıklarla yüzleşmek zorunda kalır.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Yeni evlenmiş birbirine aşık bir çift olan Paige ve Leo bir gece arabada evlerine dönerlerken, bir trafik kazası geçirirler. İkisi de sağ kurtulur fakat Paige 5 sene boyunca komada kalır. Her gün sevgili karısının uyanmasını bekleyen Leo, Paige komadan çıktığında ciddi bir şok yaşar. Zira Paige, ağır bir hafıza kaybına uğramıştır ve kazadan önceki hayatına dair çok az şey hatırlamaktadır. Leo şimdi her şeye yeniden başlayarak Paige'in sevgisini yeniden kazanmaya, bütün hatıralarını beraber yaşadıkları anları geri getirmeye çalışacaktır...

Çatırdayan bir evliliği çiftlerin iki farklı bakış açısından anlatan filmin bu bölümünde James McAvoy'un canlandırdığı Conor Ludlow'un hayatını izleyeceğiz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir