
Kevin Hart
Dell Scott
Şartlı tahliye edilmiş ve bir süredir iş arayan eski mahkum Dell, kendini yanlış iş görüşmesinde bulur. Dell’in saygısız tavırlarından hoşlanan Phillip, personel şefi Yvonne'in itirazlarına rağmen onu yardımcısı olarak işe alır. Farklı dünyaları olan Phillip ve Dell, bu süreçte birbirlerinin deneyimlerinden çok şey öğrenirler. Aralarında güçlü bir bağ oluşan bu ikilinin dostlukları keyifli bir hal almaya başlar.

Kevin Hart
Dell Scott

Bryan Cranston
Phillip Lacasse

Nicole Kidman
Yvonne Pendleton

Gülşifte Farahani
Maggie

Aja Naomi King
Latrice

Tate Donovan
Carter Locke

Jahi Di'Allo Winston
Anthony Scott

Genevieve Angelson
Jenny Lacasse

Suzanne Savoy
Charlotte

Julianna Margulies
Lily Foley
Rachel Alana Handler
Proctor
Junnie Lopez
Restaurant Employee

Pia Mechler
Art Dealer

Amara Karan

Ursula Triplett
Caterer

Chris ve Annie, çok iyi iki arkadaştırlar ve hayırsever bir enstitünün üyeleridirler. Annie'nin kocası lösemiye yakalanınca, arkadaşlar yerel bir hastane için bağış toplamak amacıyla, bir takvim için çıplak poz vermeye karar verirler.

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Pete ve Ellie birbirlerini seven, uyumlu bir çifttir. Tek istekleri ise çocuk sahibi olmaktır. Sevimli çift bir aile kurmaya karar verdiğinde koruyucu aile olarak evlat edinme yoluna başvurur. Amaçları küçük bir çocuğu evlat edinmektir ancak birbirinden tatlı üç kardeş görünce hepsini evlat edinmeye karar verirler. Kardeşlerin en büyüğü, asi bir genç kız olan 15 yaşındaki Lizzy'dir. Çift kendilerini bir gecede üç çocuklu bir aile olarak bulur. Pete ve Ellie, artık bir aile olma umuduyla nasıl ebeveynlik yapılması gerektiğini öğrenmek zorundadır. Bu süreçte birbirlerinden farklı karakterlerde olan bu 5 kişi, birbirlerine alışmalı ve uyum sağlamayı öğrenmelidir. Bu süreçte aiile dinamikleri, evlat edinme sisteminin kağıt işleri, aksaklıklar, aile sahibi olmanın ne demek olduğunu unutan çocuklar ve hassas duygular da işin içine girerek her şeyi zorlaştıracaktır.

Dul kalan çiçeği burnunda bir baba, kızını tek başına büyütmek için bilinmezlik, korku, üzüntü ve bebek bezleriyle dolu bir serüvene atılır. Gerçek bir öyküden esinlendi.

Ender rastlanan bir hastalık yüzünden boyu uzamayan Kevin ve onu sırtında taşıyan irikıyım Max’ın dostluğunu anlatan The Mighty, duygusallığın ön plana çıktığı ama duygu sömürüsünün yapılmadığı etkileyici bir film. Zeki bir çocuk olan Kevin, asla uzamayacak kısa boyu yüzünden kimseyle arkadaşlık kuramamaktadır. Ancak bir gün öğrenme zorluğu çeken Max’la tanışınca tüm hayatı değişir. İkisi de farklı nedenlerle toplum tarafından dışlanan ikili, birlikte önyargısız bir dosluk kurarken sihirli bir yolculuğa çıkar.

Benny And Joon, keyifli bir romantik komedi. Araba tamircisi Benny ve akıl hastası kız kardeşi Joon birlikte yaşamaktadır. Benny günün birinde poker masasında bir iddiayı kaybeder ve Sam adında tuhaf bir genci de yanına almak zorunda kalır. Sam ve Joon arasında bir aşk başlar ve Benny ilk kez kıskançlığın ne demek olduğunu anlar. Johnny Deep ve Mary Stuart Masterson bu filmdeki performanslarıyla En İyi İkili dalında MTV Sinema Ödülü kazanmıştı.

1930'lu yıllarda çektikleri filmler il üne kavuşmuş olan komedi ikilisi Stan Laurel ve Oliver Hardy, araları açıldıktan sonra kariyerlerini yeniden canlandırmaya çalışırlar. Savaş sonrası Britanya'sında turneye çıkan Laurel ve Hardy'nin karşılaşacağı güçlükler, geçen yıllar ile birlikte daha da çoğalmıştır.

Al Fountain (John Turturro), titiz, kurallara bağlı ve hayatını programlı yaşayan bir mühendistir. İşinde başarılıdır ancak hayatı monoton ve renksizdir. Bir gün, beklenmedik şekilde projesi iptal edilince, plansız bir tatil yapmaya karar verir. Bu sırada, çocukluğunda ailesiyle gittiği bir göle gitmeye niyetlenir. Ancak gölün artık bir baraj altında kaldığını görünce hayal kırıklığına uğrar. Yolculuğu sırasında, kendisine "The Kid" (Sam Rockwell) adını takmış, özgür ruhlu, tuhaf ve çocuksu bir adamla tanışır. The Kid, ormanda kendi inziva yerinde yaşamaktadır ve Al'in hayatına beklenmedik bir renk katar. Başta tedirgin olsa da, Al zamanla The Kid'in sıra dışı dünyasına kapılır. Birlikte maceralara atılırlar, çocukluğunu yeniden keşfeder ve hayatın kurallardan ibaret olmadığını anlar.

Michael Keaton, bir otomobil imalat fabrikasında mühendis olarak çalışırken işini kaybeden bir eş ve babayı canlandırıyor. Başka bir iş bulmaya çalışırken, karısı bir reklam şirketinde iyi kazandıran bir mevkiye gelir. O her gün işe giderken, o evde kalıp ev işleriyle ve çocuklarla ilgilenir. Karısı iş yerinde başarı basamaklarını tırmanırken, o saçını süpürge ederek iflah olmaz derecede beceriksiz bir ev erkeği olma yolunda ilerler.

Paper Man, psiklolojik sorunları olan ve edebi yaratıcılığı tükenmiş bir yazarın benzer sorunlar yaşayan küçük bir kızla sıra dışı arkadaşlıklarını ekrana taşıyor.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.


Enerji, tutku ve müzikle dopdolu, bir ulusu ateşleyen Hair, 60'ların çalkantılı ruhuna eğlenceli ve güçlü bir övgü. Oscar® ödüllü yönetmen Milos Forman ve senaryo yazarı Michael Weller (Ragtime) tarafından zekice yeniden yaratılan bu canlı kayıt, Broadway fenomeni, en iyi müzikal filmlerden biri! (The Hollywood Reporter) Çiftlikten yeni gelen Claude Bukowski (John Savage, The Thin Red Line) orduda silah altına alınmak için New York'a gelir, Central Park'ta düzenlenen hippi eyleminde yürüyenlere katılıp güzel Sheila'ya (Beverly D'Angelo, American History X) aşık olur. Hippilerin barışçıl lideri Berger ile (Treat Williams, Mulholland Falls) arkadaş olur ve aşkını Sheila'ya ilan etmek için resmi bir partiyi dağıtır. Claude, Center Park Gölü'nde kendisini hapse ve sonunda orduya kadar götüren bir maceraya başlar. Ama Berger'ın Claude'u Vietnam'dan kurtarmak için son çabası filmi şok edici tesadüflerle süslü garip bir kader öyküsüne dönüştürür.

Bir savaş muhabiri olarak isim yapan Pierre (Buscemi), kendisine kızgın olan editörünün verdiği yeni işten hiç hoşlanmamıştır. Amerika’nın en ünlü pembe dizi yıldızı Katya (Miller) ile bir röportaj yapması gerekmektedir ancak Pierre’in Katya hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Bu iki zıt kutup buluştuğunda, Pierre’in küçümseyici, katı politik dünyası ve Katya’nın yüzeysel şöhret dünyası şiddetle çarpışır. Ancak her şey göründüğü gibi değildir. Birbirlerine giderek daha özel itiraflarda bulunan bu iki yaralı insanın bağı kuvvetlense de, bazı gerçeklerin ortaya çıkması türlü aldatmacaları aydınlığa kavuşturacaktır. İkilinin tutku ve gizem dolu atışmaları, perçinleyen bir sürpriz sona varacak ve kimse bu satranç oyununda başladığı noktada kalmayacaktır. Hollandalı yönetmen Theo Van Gogh’un aynı adlı filminin yeniden çevrimi olan “Görüşme”, nükteli tonu, zekice yazılmış senaryosu ve oyuncularının kimyasıyla ilgiyi sürekli ayakta tutan sürükleyici bir film.

Yoksul Kim ailesi, hileyle zengin Park ailesinin yanında çalışmaya başlar; ancak konutun altında gizli bir sığınak keşfetmeleriyle parazitçe yürüttükleri bu plan kontrolden çıkar ve şiddetli bir sınıf çatışmasına dönüşür.

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken çöküş ise çok uzakta değildir.

Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

1994 yılında Ruanda'daki Hutu ve Tutsi kabileleri arasında yaşanan iç savaşta Hutular 3 ay içinde 800.000 Tutsiyi katletmişlerdi. İnsanlık tarihinin bu en büyük soykırımlarından biri esnasında, Birleşmiş Milletler korumasındaki bir Hristiyan misyoner okul ve okulda bulunan 40 kadar Avrupalı kendilerini bir anda katliamın ortasında bulurlar. Okulda eğitim gören Tutsilerle birlikte, çevreden 2500 civarında Tutsi okula sığınırlar. Okulda görevli idealist genç öğretmen Joe ve Katolik rahip Christopher, bu halk için ne yapabileceklerini sorgulamaya başlarlar. Dışarıda onları öldürmek için bekleyen Hutulara karşı korkunç bir süreç işlemeye başlar.

Yakışıklı çapkın Nicky Ferrante ile caz şarkıcısı Terry, Avrupa'dan New York'a giderken yolda tanışırlar ve 6 ay sonra Empire State Binası'nın çatısında buluşmak üzere sözleşirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir