
Michael York
Geoffrey Richter-Douglas

The outbreak of World War I places Scots officer Geoffrey Richter-Douglas in an uncomfortable position. Although his allegiance is to Britain, his mother was from an aristocratic Bavarian family, and he spent his summers in Germany as a child. When Geoffrey is approached by a German spy who offers him a chance to defect, he reports the incident to his superiors, but instead of arresting the spy they suggest that he accept her offer--and become an Allied agent. In Germany, among old friends, Geoffrey discovers that loyalty is more complicated than he expected, especially when he finds himself aboard the maiden voyage of a powerful new prototype Zeppelin, headed for Scotland on a secret mission that could decide the outcome of the war.

Michael York
Geoffrey Richter-Douglas

Elke Sommer
Erika Altschul

Peter Carsten
Major Tauntler

Marius Goring
Professor Christian Altschul

Anton Diffring
Colonel Hirsch

Andrew Keir
Von Gorian

Rupert Davies
Captain Whitney

Alexandra Stewart
Stephanie

William Marlowe
Anderson

Alan Rothwell
Brandner

Richard Hurndall
Blinker Hall
John Gill
Meier

Michael Robbins
Cockney Sergeant

Ben Howard
Jamie Fergusson

George Mikell
German Officer

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Bir kış gecesi, 7 erkek ve bir kadın komando, Almanya’da yüksek bir tepeye inerler. Amaçları; erişilemez denilen Gestapo’nun merkezine ulaşmaktır. Görevleri ise, Amerikan generali Nazilerin elinden kurtarmaktır.

Öldürme Emri, 1966 İngiltere yapımı dramatik savaş filmdir. Özgün adı The Blue Max olan film Türkiye'de Aralık 1968'de sinemalarda gösterime girmiştir. Filmin özgün adı I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın en büyük onur nişanı olan Pour le Mérite 'in gayrıresmi adı olan Blue Max (Almanca: Blauer Max veya Mavi Haç) madalyasından gelmektedir.Jack D.Hunter'ın aynı adlı romanından senaryosunu Ben Barzman, Basilio Franchina, David Pursall, Jack Seddon ve Gerald Hanley'in birlikte uyarlayıp yazdıkları filmin yönetmeni John Guillermin'dir. Başlıca rollerinde George Peppard, James Mason, Ursula Andress ve Jeremy Kemp oynamışlardır. Özgün müziklerini Jerry Goldsmith'in yaptığı filmin görüntü yönetmeni Douglas Slocombe'dur.I. Dünya Savaşı sırasında Alman hava kuvvetlerinde görevli genç bir pilotun yükselme ve madalya alma hırsı yüzünden çevresindekilere verdiği zararlar konu edilmektedir.

In 1879, the British suffer a great loss at the Battle of Isandlwana due to incompetent leadership.

2. Dünya Savaşı’nda, Amerika’nın sabrının taşmasına neden olan Pearl Harbor baskınını, hem Japonlar’ın hem de Amerikalılar’ın bakış açılarıyla anlatmayı deneyen, gösterişli bir ortak yapım. Baskının öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar dizisini de perdeye taşıyan “Tora! Tora! Tora!”, özellikle o ünlü saldırı sahnelerinde ürkütücü bir gerçekçiliği yakalamayı başarıyor. Film, 1939 yılında Amiral Isoroku Yamamoto’nun Japon Kraliyet Donanması’nın komutasını üzerine almasıyla başlar. Eğitimini Harvard’da tamamlamış, ateşli bir milliyetçi olan komutan, önceleri Amerika’yla yapılacak bir savaşa karşı olmasına rağmen, zamanla fikrini değiştirir. Japonya’nın, Asya’nın en güçlü devleti olma arzusu onu da etkiler ve vargücüyle Amerikalılar’la savaşmaya hazırlanır. Öte yandan ABD cephesinde, Japonya’nın egemenliğine karşı çıkma hazırlıkları başlar.

İngiliz kraliyet Gemisi Bounty'de gerçekleşen tarihi isyanın beyaz perdedeki versiyonlarından biri. Kaptan Bligh ve Fletcher Christian gibi karakterlerin ön plana çıktığı yapım, benzerleri arasında epik yönleriyle ayrılıyor.

Jack Powell genç ve arabalara tutkun bir adamdır. Komşusu Mary Preston ise ona âşıktır, ancak Jack, zengin David Armstrong'a ilgi duyan Sylvia Lewis'a kapıldığı için Mary'ye ilgi göstermez. ABD I. Dünya Savaşı'na girince, Jack ve David hava kuvvetlerine yazılır. Tesadüfler sonucu arkadaş olan ikili, Fransa üzerinden Almanlarla savaşmak için cepheye gider. Mary de Jack'e yakın olabilmek için orduya katılır, ancak savaş acımasızdır ve trajediler kaçınılmaz bir gerçektir.

Birinci Dünya Savaşı esnasında bir erkek lisesinde öğretmenlik yapan Profesör Kantorek, öğrencilerini savaşa katılmanın ve bir asker olarak savaşta yer almanın son derece onurlu bir mevki olduğu gerekçesiyle doldurmaktadır. Bu etkileyici konuşmalardan etkilenen askerler gönüllü olarak askere yazılarak Alman ordusuna katılırlar. Ancak savaş ne kitaplarda yazdığı, ne de öğretmenlerinin anlattığı türden epik bir olay değildir. Genç askerler bu yanılgının farkında olsalar da artık geriye dönebilmeleri mümkün değildir; tüm toyluklarıyla olup biten tüm siyasi oyunların ve acımasız planların gölgesinde canları için mücadele edeceklerdir. 1930 yapımı All Quiet on the Western Front, (Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok) filminin uyarlaması.

Altı aylık bile değilken annesinden koparılan ve hayvan pazarına götürülerek açık arttırmaya çıkarılan Joey, hayatın dikenli yollarına doğru ilk adımı atıyor ve sarhoş bir adama satılıyor. Niyeti bir buzağı almak olan adamın oğlu Albert, Joey'u görür görmez ona hayran kalıyor. Soğuk, uzun kışlar ve puslu yazlar birbirini kovalarken Albert ve Joey beraber büyüyerek, asla unutulmayacak bir dostluk bağı kuruyor. Ancak bir gün bankaya olan ipotek borcunu ödemek için paraya ihtiyacı olan Albert'ın babası Joey'i İngiliz ordusuna satar. İşte Joey için hayatın acı dolu gerçeği o andan itibaren başlıyor. Çiftlik atından bir süvari atına dönüşen Joey cepheden cepheye koşarak herkesi kendine hayran bırakır. Ancak yine de Albert ile karşılaşacağı günü beklemektedir. Albert da aynı şekilde Joey ile karşılaşacağı zamanı beklemektedir..

“Memphis Belle”, İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan bir bombardıman uçağıdır. Genç bir mürettebat tarafından, Avrupa'ya yapılan tehlikeli bombardıman saldırılarında kullanılmaktadır. Mürettebatın, görevlerini tamamlayıp evlerine dönebilmeleri için, son bir bombardıman saldırısı daha yapmaları gerekmektedir. Mürettebat, son uçuştan önceki brifingde, o günkü hedefin, çok sayıda müttefik kaybına neden olan, ağır savunma hattı olan Dresden olduğunu fark eder.

At the start of World War I, Paul Baumer is a young German patriot, eager to fight. Indoctrinated with propaganda at school, he and his friends eagerly sign up for the army soon after graduation. But when the horrors of war soon become too much to bear, and as his friends die or become gravely wounded, Paul questions the sanity of fighting over a few hundreds yards of war-torn countryside.

The lives of three young men, a German and two Americans, during WWII.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

1918 Mart'ında bir bölük subay kuzeydoğu Fransa'da cephe sıralarına gelmiştir. Alman saldırısının yakında gerçekleşeceği haberini alında bölüğün lideri genç subay Stanhope kendini içkiyle sakinleştirmeye çalışırken, geri kalan subaylar ve aşçı ise savaş öncesi zamanlardan konuşarak sığınakta zaman öldürmektedir. Bir süre sonra aralarına, eğitimini yeni tamamlamış ve ilk görevinde yer almak konusunda oldukça heyecanlı olan genç subay Raleigh de katılır. Bölük ölüm kalım savaşının ortasında, korku ve strese rağmen ayakta kalmak zorundadır...

The first World War is in its third year and aerial combat above the Western Front is consuming the nation's favored children at an appalling rate. By early 1917, the average life-span of a British pilot is less than a fortnight. Such losses place a fearsome strain on Gresham, commanding officer of the squadron. Aces High recreates the early days of the Royal Flying Corps with some magnificently staged aerial battles, and sensitive direction presents a moving portrayal of the futilities of war.

Büyük usta Eisenstein’dan sinema sanatına büyük yenilikler getiren, bir sinema klasiği. İlk Rus çarı Ivan’ı konu alan, epik tarzda yapılmış düşündürücü bir film. Filmde tarihe Korkunç Ivan olarak geçen Rus çarının öyküsü konu ediliyor. Eisenstein, Korkunç Ivanı üç bölüm halinde çekmeyi tasarlamıştı ancak bu trajedi-operanın sadace iki bölümünü çekebildi. Çünkü Stalin, filmin ikinci bölümünün İvan’ı zayıf bir kişilik olarak gösterdiğini düşünmekteydir. Ve bu ikinci bölüm ancak Stalin’in ölümünden beş yıl sonra gösterime çıkabildi.

İkinci dünya savaşında 10 Temmuz - 31 Ekim 1940 arasında gerçekleşen bu kahramanca dönemde almanlar İngiltere'yi işgal planlarını uygulamaya koyarlar. Bu işgal planının ilk aşaması da ingiliz hava savunmasının ve radarlarının yok edilmesidir. 1 aylık bir süre zarfinda ingiliz hava sahasında cok çetin savaşlar olur. Sayılar cok daha az olmasına rağmen ingiliz pilotları gecit vermez ve almanlar işgalden vazgecerler.

1917, I. Dünya Savaşı'nın doruk noktasında, kendilerine imkânsıza yakın bir görev verilen iki İngiliz asker Kıdemsiz Onbaşı Schofield ve Kıdemsiz Onbaşı Blake'in hikâyesini anlatıyor. Blake'in abisinin de içinde bulunduğu 1.600 asker bir tuzağa doğru ilerlemektedir. Askerlerin hayatlarını kurtaracak mesajı düşman bölgesini geçip tabura ulaştırmak için Schofield ve Blake zamanla yarışacaktır.

T.E. Lawrence, Kuzey Afrika’da konuşlanmış İngiliz ordusunda görevli genç bir teğmendir. İstihbarat bölümünün harita kısmındaki pozisyonundan mutsuz olan Lawrence, bugün Suudi Arabistan olan bölgede araştırma görevi teklif edilince heyecanla kabul eder. Bölgede savaşmakta olan Arap ordusunun komutanı olan Prens Feisal’ı gözlemlemekte olan Lawrence, bir süre sonra bölgede kalarak Prens’e yardım etmeye karar verir. Tarihin en ünlü casuslarından biri olan Lawrence, Araplar’ı Osmanlılar’a karşı kışkırtıp, Arap topraklarına batılı medeniyetlerin girmesine ön ayak olmuştu.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir