
George MacKay
Lance Corporal Schofield
"Tek düşmanları zamandı."
1917, I. Dünya Savaşı'nın doruk noktasında, kendilerine imkânsıza yakın bir görev verilen iki İngiliz asker Kıdemsiz Onbaşı Schofield ve Kıdemsiz Onbaşı Blake'in hikâyesini anlatıyor. Blake'in abisinin de içinde bulunduğu 1.600 asker bir tuzağa doğru ilerlemektedir. Askerlerin hayatlarını kurtaracak mesajı düşman bölgesini geçip tabura ulaştırmak için Schofield ve Blake zamanla yarışacaktır.

George MacKay
Lance Corporal Schofield

Dean-Charles Chapman
Lance Corporal Blake

Mark Strong
Captain Smith

Andrew Scott
Lieutenant Leslie

Richard Madden
Lieutenant Blake

Claire Duburcq
Lauri

Colin Firth
General Erinmore

Benedict Cumberbatch
Colonel MacKenzie

Daniel Mays
Sergeant Sanders

Adrian Scarborough
Major Hepburn

Chris Walley
Private Bullen

Nabhaan Rizwan
Sepoy Jondalar

Jamie Parker
Lieutenant Richards

Tommy French
Private Butler
Paul Tinto
NCO Baker

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

Robert G. Shaw, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Birleşik Ordularında zencilerden oluşan bir alayın başına liderlik etmesi için atanmış bir komutandır. Siyahlara karşı yapılan ayrımcılığa ve köleliğe karşı da olan bu savaş, tüm alay için oldukça zorlu bir sınavdır.Düşman ordularının, zenci askerlerden oluşan bu birliğin kumandanının öldürülmesi emrinin yanında, birliğin kendi askerleri arasındaki olaylar da, Robert G. Shaw'un üstesinden gelmesi gereken sorunlar arasındadır.Amerikan İç Savaşı'nda savaşmış Robert G. Shaw'un ailesine yazmış olduğu mektuplardan derlenerek sinemaya aktarılmış Zafer, hem Edward Zwick filmografisinin hem de sinema tarihinin önemli filmleri arasında yer alıyor. Tüm oyuncu kadrosunun başarılı performanslarının yanında, Denzel Washington'ın olağanüstü oyunu ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandığını da ekleyelim.

Güney Afrika'da gerçekten yaşanmış tarihi bir olaya dayanan film, 100 İngiliz askerinin 1879 yılında Rorke's Geçidi'nde yer alan İngiliz ileri karakolu savunmasında 4.000 Zulu savaşçısına karşı verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal'da savaşan bir grup Amerikalı erkeğin değişmelerinin, acı çekmelerinin ve kendileriyle ilgili önemli keşifler yapmalarının öyküsü. Film, Pasifik adalarında Japonların ilerlemelerini durduracak olan, savaşta anahtar görevi görmüş çatışmalardan birini arkaplanına almış. Ancak öykü, bunun ötesinde, hayatta kalmak için savaşan, korkunç stres altındaki insanların aralarında gelişen güçlü bağların arasında dolaşıyor.

I. Dünya Savaşı sırasında Britanya İmparatorluğu'nun ordusunda savaşacak, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerden bir kolordu oluşturulur ve bunlara kısaca ANZAC (Australian and New Zealand Army Corps) askerleri denir. ANZAC'ların gerçek hayattaki günlük kayıtlarından ilham alan bu uzun metrajlı film, Avustralya'nın en büyük askeri zaferlerinden bazılarının anlatılmamış hikâyesini detaylandırıyor.

Üç yahudi kardeş, Nazilerin kontrolü altındaki Polonya'dan kaçıp Beyaz Rusya civarında bir yerde Nazilere karşı savaşan Rus direnişçilerine katılıp, ormanın içinde bir köy inşa ederler. Bu sayede hem kendilerini hem de 1200 yahudinin hayatını kurtarırlar.

Avusturalyalı Oliver Woodward'ın sıradışı ama gerçek hikayesi. 1916 yılında Batı Cephesi'inde Alman hatlarının altındaki tünel savaşlarında Avusturalyalılar düşmanın patlayıcı dolu labirent tünellere sızmasını önlemek ve savaşın seyrini değiştirmek için mücadele etmektedir.

Film, 18 Ağustos 1966’da Güney Vietnam’ın Long Tan adlı bölgesinde, 108 deneyimsiz askerin, 2.500 Vietkong ve Vietnam askerinden oluşan düşman kuvvetini durdurmak için verdiği savaşı konu alıyor. Cephaneleri tükenmekte olan 108 Avustralyalı ve Yeni Zelandalı asker gittikçe daha çok kayıp vermeye başlar. Belirsiz bir gelecekle karşı karşıya olan askerler, birbirlerinden güç alarak savaşı kazanmaya çalışır.

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Anthony Swoff, Sacramento’da Camus okuyan bir gençtir. 1980’lerin sonlarında askere alınır. Kim olduğunu bilmediği ve esas nedeni de kavrayamadığı bir düşmana karşı savaşması gerekmektedir. Körfez Savaşı sırasında Amerikalı askerler, kendilerine yapılan saç tıraş modeli için bir isim takmışlardır. Kavanozkafa. Yani Jarhead. İşte savaşta duruşları da zaten tam da bu ironik yaklaşım etrafında döner. Aksi takdirde gönüllülük kisvesi altında direnç gösterip de mücadele etmeleri o kadar kolay olmayacaktır. Anthony Swofford’un romanından uyarlanan filmin yönetmeni Sam Mendes.

Sürekli Özgürlük Harekatı sırasında Afganistan’da aslen yerel halk ile toplumsal kalkınma projeleri gerçekleştirmesi gereken Keating Muharebe Karakolu sürekli Taliban tarafından organize olmayan küçük çaplı saldırılara uğramaktadır. Ancak Taliban güçleri üstte ilk defa koordineli bir saldırı düzenlediklerinde yardım gelene kadar üstteki 53 Amerikan askeri yaklaşık 400 direnişçiye karşı ölüm kalım savaşı vermeye başlar. Film, CNN muhabiri Jake Tapper’ın gerçek olayların anlatıldığı aynı isimli kitabından uyarlanmıştır.

In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Battle of the Bulge, World War II, 1944. Lieutenant Costa, an infantry company officer who must establish artillery observation posts in a strategic area, has serious doubts about Captain Cooney's leadership ability.

"İngiliz Hasta", dört yabancının birbirinden farklı hayatlarının kesişerek içinden çıkılmaz bir hal aldığı; aşk, ihanet, entrika ve macera dolu destansı bir film... Hikayemizin çoğu, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yakın vurularak düşen bir uçaktan kurtulan, aklı hayatın sırları ve tutkularıyla dolu, bilinmeyen bir İngiliz hastanın gözlerinden anlatılmaktadır. Geçmişin ve şimdinin öyküleri gözler önüne serildikçe karakterler birbirlerine açılırlar ve iki aşk hikayesi ortaya çıkar. Mısır'dan sahra çöllerine yaptıkları tehlike dolu yolculukları, onları terkedilmiş bir İtalyan manastırında unutulmaz bir sonuca götürür...


Film Amerikalı iki genç askerin sert psikolojisi bozuk çavuş Sterling'in komutasındaki Irak savaşının dehşet anlarına gidiyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir