
Matthew Modine
Dennis Dearborn

“Memphis Belle”, İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan bir bombardıman uçağıdır. Genç bir mürettebat tarafından, Avrupa'ya yapılan tehlikeli bombardıman saldırılarında kullanılmaktadır. Mürettebatın, görevlerini tamamlayıp evlerine dönebilmeleri için, son bir bombardıman saldırısı daha yapmaları gerekmektedir. Mürettebat, son uçuştan önceki brifingde, o günkü hedefin, çok sayıda müttefik kaybına neden olan, ağır savunma hattı olan Dresden olduğunu fark eder.

Matthew Modine
Dennis Dearborn

Eric Stoltz
Danny Daly

Tate Donovan
Luke Sinclair

D. B. Sweeney
Phil Lowenthal

Billy Zane
Val Kozlowski

Sean Astin
Richard "Rascal" Moore

Harry Connick Jr.
Clay Busby

Bradley Lavelle
Sergeant

Reed Diamond
Virgil Hoogesteger

Courtney Gains
Eugene McVey

Neil Giuntoli
Jack Bocci

David Strathairn
Craig Harriman

John Lithgow
Bruce Derringer

Jane Horrocks
Faith

Ben Browder
Rookie Captain

2. Dünya Savaşı'nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi'ni konu edinen film, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin etrafının düşman askerleri tarafından sarılması ile başlar. Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar.

The lives of three young men, a German and two Americans, during WWII.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Oxford'da okuyan Monte ve Roy kardeşler, Birinci Dünya Savaşı başladığında orduya katılırlar ve hayatları tamamen değişir.

The first World War is in its third year and aerial combat above the Western Front is consuming the nation's favored children at an appalling rate. By early 1917, the average life-span of a British pilot is less than a fortnight. Such losses place a fearsome strain on Gresham, commanding officer of the squadron. Aces High recreates the early days of the Royal Flying Corps with some magnificently staged aerial battles, and sensitive direction presents a moving portrayal of the futilities of war.

Fury, 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçiyor ve Komutan Wardaddy, topçu Boyd Swan, yükleyici Grady Travis, şoför Trini Garcia ve yardımcı şoför Norman'dan oluşan müfrezenin, 300 düşman askeriyle karşılaştığı ve tüm imkansızlıklarla savaşmak zorunda kaldığı 24 saati konu alıyor. Beş askerden oluşan küçük ekip, zırhlı tanklarıyla, Almanya'da savaşın ortasında kalır ve bu ekip bölgede kalan son Amerikan ordusu askerlerinden oluşur. Birlik az sayıda askerden oluşmasının yanı sıra cephane anlamında da bir hayli zor durumdadır. Gruba komuta eden Çavuş Wardaddy'nin Avrupa'nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bu bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.

Öldürme Emri, 1966 İngiltere yapımı dramatik savaş filmdir. Özgün adı The Blue Max olan film Türkiye'de Aralık 1968'de sinemalarda gösterime girmiştir. Filmin özgün adı I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın en büyük onur nişanı olan Pour le Mérite 'in gayrıresmi adı olan Blue Max (Almanca: Blauer Max veya Mavi Haç) madalyasından gelmektedir.Jack D.Hunter'ın aynı adlı romanından senaryosunu Ben Barzman, Basilio Franchina, David Pursall, Jack Seddon ve Gerald Hanley'in birlikte uyarlayıp yazdıkları filmin yönetmeni John Guillermin'dir. Başlıca rollerinde George Peppard, James Mason, Ursula Andress ve Jeremy Kemp oynamışlardır. Özgün müziklerini Jerry Goldsmith'in yaptığı filmin görüntü yönetmeni Douglas Slocombe'dur.I. Dünya Savaşı sırasında Alman hava kuvvetlerinde görevli genç bir pilotun yükselme ve madalya alma hırsı yüzünden çevresindekilere verdiği zararlar konu edilmektedir.

Eskiden beri aralarında derin bir dostluk bulunan iki arkadaş, savaşa gitmenin arifesindedirler. İkinci Dünya Savaşı tüm vahşetiyle sürmektedir ve savaşa dahil olan Amerika Birleşik Devletleri, kendi kaderini belirlemek üzeredir. Savaş bu iki insanı da içine katarak dev bir liman baskınıyla derin bir vahşet sunacaktır. Savaş her zamanki gibi görkemli ve kanlıdır.

George Segal, Robert Vaughn, Ben Gazzarave E.G. Marshall gibi yıldızlardan oluşan bir kadro, savaşın tüm ihtişamını ve ıstırabını nefes kesici bir şekilde hayata geçiriyor. Ayrıca İkinci Dünya Savaşı'nın en stratejik darbesi olarak kabul edilen mücadeleye yoğun, heyecan verici ama eşsiz derecede insani bir bakış açısı getiriyor. "Olağanüstü özel efektler, görkemli görüntüler ve güzel aksiyon sahneleri" (Motion Picture Exhibitor) sizi muharebenin ön saflarına, savaşan cesur askerlerin yanına çekiyor. Yıl 1945. Müttefikler Alman bölgesine son hücumlarını yapar ve yalnızca Rhine Nehri'ndeki tek bir stratejik köprü Nazilerin elinde kalır. İki tarafın da kazanacağı çok şey vardır: Almanlar için, köprünün yanlış tarafında konuşlanmış 50.000 askerin hayatı; Müttefikler için ise savaşın daha az can kaybı ile daha çabuk bitmesi. İki ordu da cesaretle savaşsa da, yalnızca bir tanesi Remagen Köprüsü uğruna yapılan yürek parçalayıcı muharebeyi kazanabilecektir.


Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

2. Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar ve Fransızların beraber düzenledikleri Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün olan D-Day'de geçiyor film. Bir düzine karakter eşliğinde müttefik kuvvetlerin yaşadığı en uzun günün hikayesi. Filmin en büyük özelliği birbirinden ünlü pek çok oyuncunun yer alması...

Film 1943 yılında 2.Dünya Savaşı'nın Kuzey Afrika cephesi ile başlar.Savaş tarihinin en eksantrik komutanlarından biri olan Tankçı General George S. Patton Jr.(George C. Scott) 'ın karşısında Çöl Tikisi lakaplı ünlü Alman Mareşali Rommel (Karl Michael Vogler) vardır.Askeri dehasının yanı sıra savaş tarihini de çok iyi bilen Patton,Rommel'in yazdığı kitapları da okumuştur ve onun taktiklerini kullanarak 'Çöl Tilkisi' ni Kuzey Afrika'dan sürer.Bu başarısı üzerine korgeneralliğe terfi ettirilerek Sicilya 'ya gönderilir.Burada Müttefiklerin diğer bir ünlü komutanı İngiliz mareşali Montgomery (Michael Bates) ile bir rekabete girer.Kimi zaman üstlerinin emirlerine itaatsizlik eden,bencil,boşboğaz ve küfürbaz bir asker olan Patton'un bu huyları onun askeri dehasının önüne geçer.Disiplin takıntısı yüzünden bir hastane teftişi sırasında korkaklıkla suçladığı hasta bir eri tokatlaması ve ona herkesin içinde hakaretler yağdırması kariyerini tehlikeye sokar.

A group of army personnel and nurses attempt a dangerous and arduous trek across the deserts of North Africa during the second world war. The leader of the team dreams of his ice cold beer when he reaches Alexandria.

Göreve çağrıldığını duyan genç Tom Beddows (Brian Stirner) orduda eğitime başlar ve İkinci Dünya Savaşı'nın en büyük muharebelerinden biri olan D-Day çıkarmasına katılmaya hazırlanır. Yönetmen Stuart Cooper'ın düşündürücü dramasında, görüntü yönetmeni John Alcott'un uzman becerileri sayesinde otantik arşiv görüntüleri kusursuz bir şekilde filme entegre edilmiştir. Filmde, küresel çatışmanın enginliğine kıyasla bir adamın önemsizliği işlenmiştir.

II. Dünya Savaşına kadar hiçbir şekilde orduya pilot olarak giremeyen siyahi Amerikalılar için dönüm noktası; 3 Nisan 1939'da kongreden geçerek kurulan Tuskegee Eğitim Programı olur. Bu programda eğitim görmüş siyahi pilotlar İtalya’da kurulan ve tamamını siyahi Amerikan askerlerinin oluşturduğu 332. Avcı Filosu’na katılırlar. II.Dünya Savaşı sırasında ayrımcılığa maruz kalmış bu pilotlar çoğunlukla yerde tutulurken Albay A.J. Bullard'ın çabalarıyla savaşın son zamanlarında aktif görevler alarak üstün başarılara imza atarlar.

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir