
James Stewart
Self

Winning Your Wings is a 1942 short American World War II recruitment film produced by Warner Bros. Studios for the US Army Air Forces, starring Jimmy Stewart. It was aimed at young men who were thinking about joining the Air Force.

James Stewart
Self
Jean Ames
High Schooler's Sister (uncredited)

Leah Baird
High Schooler's Mother (uncredited)

Don DeFore
Gas Station Attendant (uncredited)

Charles Drake
State College Student (uncredited)

Bill Edwards
Soldier Dancing with Blonde (uncredited)
Inez Gay
Aunt Minnie (uncredited)

Creighton Hale
Uncle Ed (uncredited)

Adolf Hitler
Self (archive footage) (uncredited)

They Shall Not Grow Old, I. Dünya Savaşı döneminde çekilen ve daha önce hiç görülmemiş görüntüleri kullanarak, Büyük Savaş'ın askerlerine ve etkilerine dair olağanüstü bir bakış sunuyor. Fantastik sinemanın baş tacı serilerinden “The Lord of the Rings” ve “The Hobbit” üçlemelerinin 3 Oscar’lı yönetmeni Peter Jackson da, 2014 yılında vizyona giren “The Hobbit: The Battle of the Five Armies”ten beri ilk kez beyaz perdeye geri dönüyor. Belgesel için İmparatorluk Savaş Müzeleri’nin film arşivindeki görüntüler günümüz teknolojisi kullanılarak restore edildi ve BBC Arşivleri’nden alınan sesler sayesinde Büyük Savaş’ı yaşamış insanları kendi sesleriyle dinleyebileceğiz. Filmin yapımcılığını da yönetmenle birlikte Clare Olssen üstleniyor.

Sama İçin, savaşın kadınca deneyimlenmesinin samimi ve destansı bir yolculuğu… Genç bir anneden kızına sevgi dolu bir mektup… Film Waad El Katib’in Suriye’nin Halep şehrindeki başkaldırı sırasında, etrafında dehşetli bir çatışma tırmanırken, âşık olduğu, evlendiği ve Sama’yı doğurduğu beş yılını anlatıyor. Waad’ın kamerası inanılmaz kayıp hikâyeleri, kahkaha ve hayatta kalma hikâyelerini yakalıyor, bu sırada Waad imkânsız bir seçimle boğuşmakta: Kızının hayatını korumak için şehirden kaçmalı mı yoksa kaçmamalı mı? Hele de kaçmak, şimdiye kadar oldukça fazla şeyi feda ettiği özgürlük mücadelesini terk etmek anlamına gelirken.

Directors Hetherington and Junger spend a year with the 2nd Battalion of the United States Army located in one of Afghanistan's most dangerous valleys. The documentary provides insight and empathy on how to win the battle through hard work, deadly gunfights and mutual friendships while the unit must push back the Taliban.

Film, anavatanlarının 2014 yılında IŞİD terör örgütü tarafından ele geçirilmesinin ardından bir araya gelen bir grup isimsiz aktivist tarafından hazırlanan, "Rakka Sessizce Katledildi" başlıklı bir belgeseli konu alıyor. Filmde, savaşla derin ve kişisel temasta bulunan cesur yerel gazeteci grubunun hayatın saklı yüzü ile karşılaştıkları anları ve dünyadaki en kötü güçlere karşı kendi hayatlarını nasıl riske attıkları anlatılacak.

The history of cinematic sound, told by legendary sound designers and visionary filmmakers.

11 Eylül 2001 olaylarını, o tarihî günün önemli an ve kararlarını kişisel olarak detaylandıran Başkan Bush ve en yakın danışmanlarının gözünden deneyimleyin.

İkinci Dünya Savaşı bitmek üzeredir. Almanlar, Fransa’da yenilmek üzerelerdir ve müttefikler güçler Normandiya çıkartması sonrası Ren Nehri üzerindeki bir köprüyü ele geçirmek için paraşütçü birliklerini sınıra indirirler. Fakat yapılan stratejik bir hata sonucu paraşütçüler köprünün çok uzağına indirilir. Market Garden adı verilen bu operasyon, bir takım yanlış istihbarat ve stratejiler sonucu tam bir felakete dönüşür. Çünkü askerler Alman Ordusu’nun en güçlü olduğu noktalardan birinin tam ortasına düşmüşlerdir. Cornelius Ryan’ın uzun araştırmaları sonucu yazdığı kitabından uyarlanan Richard Attenborough imzalı film, İngiliz FeldMareşal Bernard Montgomery’nin başarısızlıkla sonuçlanan planının müttefik askerlerini ne gibi bir zor durumla karşı karşıya bıraktığını anlatan İkinci Dünya Savaşı’na dair en gerçekçi savaş filmlerinden biri.

Prelude to War was the first film of Frank Capra's Why We Fight propaganda film series, commissioned by the Pentagon and George C. Marshall. It was made to convince American troops of the necessity of combating the Axis Powers during World War II. This film examines the differences between democratic and fascist states.

This documentary movie is about the battle of San Pietro, a small village in Italy. Over 1,100 US soldiers were killed while trying to take this location, that blocked the way for the Allied forces from the Germans. Preserved by the Academy Film Archive in 2005.

Amerikan Donanması tarafından Midway adasına yollanan yönetmen John Ford'un, Midway Muharebesi sırasında çektiği gerçek görüntülerden oluşan belgesel.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Birinci Dünya Savaşı'na katılan deneyimli bir çavuş, İkinci Dünya Savaşı'nda da bir mangaya liderlik ediyor. Ve hayatta kalan Er Griff, yazar Er Zab, Sicilyalı Er Vinci ve Er Johnson ile birlikte; sırasıyla Vichy Fransız Afrikası'na, Sicilya'ya, Belçika ve Fransa sınırlarında bulunan Omaha Sahili'ndeki D-Day alanına ve en sonunda da Çekoslovakya'daki bir toplama kampına giderek, savaşın gerçek dehşetiyle yüzleşiyorlar.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Bir grup müttefik kaçışa imkan vermeyecek şekilde tasarlanmış özel bir kampa hapsedilir. Üç farklı tünel kazarak kurtulmayı planlayan İngiliz asker (Richard Attenborough), usta Amerikalı hırsız (James Garner) ve Polonya’lı hendek kazıcısının (Charles Brosnon) bu planı başarılı olur. Ne var ki, bu 70 tutuklunun kaçışları burayla sınırlı kalmayacaktır...Film iki bölümden oluşuyor. İlk yarıda kaçış planları ve hazırlıklarını, ikinci bölümde ise Alman hükümeti ile esir Avrupa’nın sınırlarından dışarı çıkmaya çalışan kahramanların kovalamacasını izliyoruz.


2. Dünya Savaşı'nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi'ni konu edinen film, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin etrafının düşman askerleri tarafından sarılması ile başlar. Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar.

1943 Berlin'i, akıllı ve cesur bir Yahudi kadın olan Felice sahte bir isimle hayatını sürdürmekte olup aynı zamanda gizli bir örgüte üyedir. Lilly ise kendini bir yandan 4 çocuğuna adamış bir anne öte yandan bir Nazi subayının sadakatsiz eşidir. Bir süre sonra aradığı sevgiyi Felice ile aralarında alevlenen tutkulu bir aşkta bulacaktır. Öte yandan Gestapo da Felice'in peşindedir ve 1944'ün ağustosunda bir gün Lilly'nin dairesinde ortaya çıkacaktır.

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir