
Áron Ferenczik
Áron Szentesi

Áron stands in his life as an average 29-year-old weirdo. He has many contemporary complexes, a fresh university degree, and a recent break up. His parents have to support him financially as he is still a job seeker and while Áron is agonizing on his lost love, he is always interrupted by something; it seems like he’s not the main character in his life.

Áron Ferenczik
Áron Szentesi

Miklós Horváth
Miklós Hamza

Bálint Györiványi
Bálint Györvári

Tamás Owczarek
Tamás Juhász

Roland Lukács
Roland

Jakab Juli
Eszter

Takács Katalin
Szentesiné Erzsébet

Zsolt Kovács
Szentesi Endre

Makranczi Zalán
Szentesi Balázs

Maria Leite
Maria

Kata Bach
Tinta Éva

Lóránt Csorba
Portugese guy
Gábor Hermann
Munkaügyis

Judit Tarr
HR Zsanett

Erika Kapronczai
Anna

Ty, üç kadınla yaptığı anlaşma sayesinde içi doldurulmuş pelüş hayvanları 90'ların belirleyici bir trendine dönüştürene kadar hayal kırıklıkları yaşayan bir oyuncak satıcısıydı. Tarihin en büyük oyuncak çılgınlığına bu kamera arkası bakış, bu dünyada neye ve kime değer verildiğine dair çılgın bir hikâyeyi anlatıyor.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

A 16-year-old girl takes her parents hostage after they miss her big jump-roping competition.

Tom Warshaw (Duchovny), Paris'te yaşayan bir sanatçıdır. Özel yaşamı pek de istediği gibi gitmemektedir. Eşi ve on üç yaşındaki oğlu ile ilişkisini düzeltebilmek için önce geçmişi ile hesaplaşması gerekmektedir. Bunun için hayatını değiştiren olayları yaşadığı 1973 yılı New York'una doğru zihinsel bir yolculuğa çıkar. Sorunlu bir çocuk olarak yetiştiği bu dönemde en iyi dostları zihinsel engelli Pappass (Robin Williams) ve kadın hapishanesinde tutuklu olan Lady'dir (Erykah Badu). İlk hayal kırıklıklarını, ilk aşkını ve en derin dostlukları yaşadığı bu günler, Tom'un ileriki hayatında derin izler bırakacaktır. İlk gençlik yıllarına ve büyümeye dair bu zekice filmde kahkahalarınızı ve göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

Genç bir adam, rüyasının peşinden gidip usta bir sommelier olmak ve babasının beklentilerini karşılayıp ailenin barbekü restoranını devralmak arasında sıkışıp kalır.Mamoudou Athie, Courtney B. Vance ve Niecy Nash başrollerde. Yazar-yönetmen Prentice Penny'nin ilk yönetmenlik denemesi.

Tam Y Kuşağına Göre Bir Film Alex Hakkında, Alex intihara teşebbüs edince hafta sonu bir araya gelmeye karar veren liseden 7 arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Alexe göz kulak olurken, arkadaş grubu içindeki eski aşklar ve dargınlıklar canlanacak, kötü verilmiş kararlar ortaya dökülecek, dostluklar ve ilişkiler kopma noktasına gelecek ve bütün bu yaşananlar, lise yıllarındaki naif dostluklarının nasıl böyle karmaşık ve kirli hale geldiğini sorgulamalarına neden olacaktır.

Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.

Son 24 saatinde yeni bir acil sağlık teknisyenine eğitim vermeye çalışan, tükenmiş bir paramediğin mücadelesini anlatıyor. Bu süreçte zorluklarla yüzleşerek hayatta kalmaya çalışıyor.

Kolpa bir adam yanlışlıkla ev sahibini öldürünce, cesedi saklamak için elinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Ancak daha sonra şehvetin dikkatini dağıtması, çok sevdiği kardeşinin ölümü ve bir grup uyumsuz karakter onu kendisini bir servetin beklediği bir yolculuğa sürükler...


Akademi Ödüllü Akira Kurosawa (The Seven Samurai, Ran) 'kariyerinin en samimi draması'nı (Los Angeles Times) sunuyor. Görsel olarak muhteşem, dokunaklı ve enfes bir destan. Nagasaki'yi çevreleyen göz kamaştırıcı kırsal alanlarda yaşanan bu hikaye, bir zamanlar savaşla parçalanmış bir Japon Ailesinin Amerikalı kuzenleriyle (Richard Gere) karşılaşmaları sonrası kendi iç hesaplaşmaları. Murase uzun yıllar boyunca 2. Dünya Savaşı'ndan kalan korkularıyla yaşamıştır. Daha önce görmediği erkek kardeşinin ortaya çıkmasıyla, Amerika'ya karşı duyduğu hisler ve peşini bırakmayan geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Kardeşini ve ailesini görmeye gitmeyi reddetmesine rağmen oğlu Clark (Gere)'ın ziyarete gelişiyle Sachiko ve ailesi şaşırtıcı ve duygusal günler geçirirler. Bir affediş üykusü olan Rapsody In August, 'görsel olarak görkemli' (The New York Times), 'zorlayıcı' (Boxoffice) ve 'dokunaklı ve muhteşem' (Time)!

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Bugüne kadar soykırım üzerine çekilmiş filmlerden bambaşka bir yaklaşım izlemesiyle dikkat çeken filmde, Naziler tarafından toplama kampında iş yapmaya zorlanan “Sonderkommando”lardan Yahudi esir Saul’un hayatının iki gününe odaklanılıyor. Saul, bir gün cesetlerin yakıldığı imha fırınında oğlu olduğunu düşündüğü bir çocuğun cesedini görür. Saul, oğlunun cesedini yakılmaktan kurtarıp usulünce toprağa vermeyi takıntı haline getirecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir