
Michael Redgrave
Flight Lt. David Archdale

Life on a British bomber base, and the surrounding towns, from the opening days of the Battle of Britain, to the arrival of the Americans, who join in the bomber offensive. The film centres around Pilot Officer Peter Penrose, fresh out of a training unit, who joins the squadron, and quickly discovers about life during war time. He falls for Iris, a young girl who lives at the local hotel, but he becomes disillusioned about marriage, when the squadron commander dies in a raid, and leaves his wife, the hotel manageress, with a young son to bring up. As the war progresses, Penross comes to terms that he has survived, while others have been killed.

Michael Redgrave
Flight Lt. David Archdale

John Mills
Pilot Officer Peter Penrose

Rosamund John
Miss Todd

Douglass Montgomery
Johnny Hollis

Renée Asherson
Iris Winterton

Stanley Holloway
Mr. Palmer

Basil Radford
'Tiny' Williams

Felix Aylmer
Rev. Charles Moss

Bonar Colleano
Joe Friselli

Joyce Carey
Miss Winterton

Trevor Howard
Squadron Leader Carter
Nicholas Stuart
Colonel Rogers

Bill Owen
Sgt. 'Nobby' Clarke
Grant Miller
Wally Becker

Jean Simmons
A Singer

A German soldier home on leave falls in love with a girl, then returns to World War II.

Altı Oscar kazanan BAYAN MİNİVER, savaşın başlarında ABDnin Avrupaya müdahale etmesi doğrultusundaki kamuoyu desteğini oluşturan ve devam etmesini sağlayan bir İkinci Dünya Savaşı propaganda filmiydi. İngiliz orta sınıf ailesi Miniverlar, savaşın ilk aylarını Belham kasabasında geçirirler. Miniverların oğlu Vin, bir yandan bombalardan isabet almamaya çalışırken, bir yandan da Leydi Beldonın zarif torunu Carola kur yapar. İstasyon şefi Bay Ballard yetiştirdiği güle Bayan Miniverın adı verilir ve gururlu yaşlı Leydi Beldonın gülüne rakip olarak yarışmaya sokulur. Daha sonra, Vin Kraliyet Hava Kuvvetlerine katılır; Bayan Miniverin iriyarı kocası Clem İngiliz Ordusunun Dunkerqueten dramatik bir biçimde tahliyesine gezinti teknesiyle yardımcı olur; Nazi bombalarının güllerini mahvetmesine göz yummayı reddeden hoş, kibar ama güçlü bir iradeye sahip Bayan Miniver ise, bahçede bulduğu yaralı Alman paraşütçüsünü etkisiz hale getirir

"İngiliz Hasta", dört yabancının birbirinden farklı hayatlarının kesişerek içinden çıkılmaz bir hal aldığı; aşk, ihanet, entrika ve macera dolu destansı bir film... Hikayemizin çoğu, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yakın vurularak düşen bir uçaktan kurtulan, aklı hayatın sırları ve tutkularıyla dolu, bilinmeyen bir İngiliz hastanın gözlerinden anlatılmaktadır. Geçmişin ve şimdinin öyküleri gözler önüne serildikçe karakterler birbirlerine açılırlar ve iki aşk hikayesi ortaya çıkar. Mısır'dan sahra çöllerine yaptıkları tehlike dolu yolculukları, onları terkedilmiş bir İtalyan manastırında unutulmaz bir sonuca götürür...

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

2.Dünya Savaşı 'nın sonlarına doğru 1944 yılında Nazi işgali altındaki Roma şehrinde yaşayan bir grup insanın hikayesi anlatılır.Gestapo Nazilere karşı yapılan direniş hareketinin lideri olan Giorgio Manfredi (Marcello Pagliero) 'nin peşine düşmüştür.Yakın arkadaşı Francesco (Francesco Grandjacquet),Francesco'nun evlenmek üzere olduğu dul Pina (Anna Magnani)ve Rahip Don Pietro Pellegrini (Aldo Fabrizi) birlikte Giorgio'nun bir an önce Roma'dan ayrılabilmesi için yeni bir kimlik edinmesine yardımcı olurlar.

Jack Powell genç ve arabalara tutkun bir adamdır. Komşusu Mary Preston ise ona âşıktır, ancak Jack, zengin David Armstrong'a ilgi duyan Sylvia Lewis'a kapıldığı için Mary'ye ilgi göstermez. ABD I. Dünya Savaşı'na girince, Jack ve David hava kuvvetlerine yazılır. Tesadüfler sonucu arkadaş olan ikili, Fransa üzerinden Almanlarla savaşmak için cepheye gider. Mary de Jack'e yakın olabilmek için orduya katılır, ancak savaş acımasızdır ve trajediler kaçınılmaz bir gerçektir.

1979 yılında çekilmiş 1981 yılında vizyona giren, İkinci Dünya Savaşı'nda U-96 adlı tip 7 sınıfı Alman U bot mürettebatını konu alan film. Savaşta Alman denizcilerin hayatlarını, içinde bulundukları psikolojik durumları görsel bir anlatış biçimiyle dile getirmektedir. İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan U-96 tipi bir Alman denizaltısı Atlas Okyanusu'ndaki normal devriye görevine çıkar. Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır. Gemi normal seyrinde iken okyanusta detroyer koruması olmadan seyreden 5 gemilik bir filoyla karşılaşır. Kaptan biraz tereddütden sonra saldırı emri verir.

İkinci Dünya Savaşının arefesinde, bir İngiliz subayı Waterloo Köprüsünü bir kez daha ziyaret eder. Bu ziyaret, Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki gençliğini ve cepheye gönderilmesinden az önce tanıdığı genç balerini anımsamasına vesile olur. Myra, kendisiyle birlikteyken sokağa çıkma yasağını ihlâl etmiş ve Bale Grubundan kovulmuştur. Londra sokaklarında hayatını sürdürmeye çalışırken, âşığının savaşta öldüğü haberi daha da batağa saplanmasına neden olur. Ama haber asılsızdır. Roy kendisini bulup taşradaki aile evine götürdüğünde, Myra geçirdiği korkunç yılların kötü bir rüya olarak kalacağını ummaktadır.

İkinci Dünya Savaşı döneminde Alman işgali altında bulunan Polonya'da yaşam, Nazi'lere karşı olan herkes için oldukça zordur. Polonya'nın Nazi'lere direnişine çok ciddi şekilde zarar verebilecek bir casusun Alman'lara bilgi ulaştırmadan bir an evvel engellenmesi gerekmektedir. Joseph Tura ve karısı Maria'nın başını çektiği bir grup tiyatro oyuncusu, Nazi'lerle amansız bir mücadeleye girişirler.

Bombalanan İngiliz destroyeri HMS Torrin'den sağ kurtulanlar can kurtaran botunda ilerlerken, geçmişe dönerek savaş gemisinin hikayesinin anlatıldığı, dönemin İngilteresi'nin ruh halinin yansıtıldığı 1942 yapımı Noel Coward filmidir.

White Bird: A Wonder Story, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Fransa'da bir çocuk ve ailesi tarafından saklanan genç bir Yahudi kızın hikayesini konu ediyor. 11 yaşındaki Julian Albans, yüz deformitesi ile doğmuş bir sınıf arkadaşını küçümseyen zalim bir çocuktur. Bu durum üzerine büyükannesi Sara ona bir hikaye anlatır: 1940'larda Fransa'da yaşayan Yahudi bir kız, Nazi Almanya'sının anavatanını işgal etmesini izlemek zorunda kalmıştır. Yahudi nufüs toplanıyor ve zalim yöneticiler çocukları hedef alıyordur. Küçük kız, sınıf arkadaşı Julien ve ailesi tarafından kurtarılarak, saklanır. Julien'in çocuk felci nedeniyle yüzünün bozulmasıyla, Yahudi kız dahil sınıf arkadaşları onunla dalga geçer. Ancak Yahudi kız saklandığı sürede Julien ile daha çok vakit geçirdiğinde önyargılarından kurtulmayı öğrenir.

The story of the conception of a new British weapon for smashing the German dams in the Ruhr industrial complex and the execution of the raid by 617 Squadron 'The Dam Busters'.

II. Dünya Savaşı'nın gölgesindeki Londra'da, 9 yaşındaki Billy Rohan'ın gözünden sıradan bir ailenin savaşla sarsılan hayatı anlatılır. Alman bombardımanları şehrin binalarını yerle bir ederken, Billy ve arkadaşları için bu kaos, yasaklı bir macera alanına dönüşür. Yetişkinlerin korku ve endişelerine rağmen çocuklar, enkazlar arasında oyunlar oynayarak savaşı kendi eğlencelerine çevirir. Billy'nin annesi Grace, kocasının cephede olmasına rağmen aileyi bir arada tutmaya çalışırken, büyükannesi sert ama sevgi dolu tavırlarıyla evin direği olur. Bombalar patladıkça aile, Londra'dan Thames nehri kıyısındaki bir banliyöye taşınır. Burada Billy, balık tutmak, yaramazlık yapmak ve kuzeni ile yaşadığı ilk aşk deneyimi gibi savaşın unutturduğu masumiyeti yeniden keşfeder.

Göreve çağrıldığını duyan genç Tom Beddows (Brian Stirner) orduda eğitime başlar ve İkinci Dünya Savaşı'nın en büyük muharebelerinden biri olan D-Day çıkarmasına katılmaya hazırlanır. Yönetmen Stuart Cooper'ın düşündürücü dramasında, görüntü yönetmeni John Alcott'un uzman becerileri sayesinde otantik arşiv görüntüleri kusursuz bir şekilde filme entegre edilmiştir. Filmde, küresel çatışmanın enginliğine kıyasla bir adamın önemsizliği işlenmiştir.

Oxford'da okuyan Monte ve Roy kardeşler, Birinci Dünya Savaşı başladığında orduya katılırlar ve hayatları tamamen değişir.

Major Daniel Kirby takes command of a squadron of Marine fliers just before they are about to go into combat. While the men are well meaning, he finds them undisciplined and prone to always finding excuses to do what is easy rather than what is necessary. The root of the problem is the second in command, Capt. Carl 'Griff' Griffin. Griff is the best flier in the group but Kirby finds him a poor commander who is not prepared to make the difficult decision that all commanders have to make - to put men in harm's way knowing that they may be killed.

İkinci Dünya Savaşı sırasında kendi ülkeleri hesabına tetikçilik yapan Amerikalı Max Vatan ile Fransız Marianne Beausejour'un 1942'deki bir görevleri sırasında yolları kesişir. İkisi de Casablanca'daki Nazi Alman elçiyi öldürmek üzere görevlendirilmiştir. Ancak bu görev sırasında birbirlerine aşık olurlar ve sonrasında evlenirler. Ancak evlenmiş olmalarına rağmen birbirlerinden sakladıkları birçok sır vardır ve bu aralarındaki sevgiyle birlikte hissedilir bir gerilimin de ortaya çıkmasına neden olacaktır.

During the Second World War, a special project is begun by the US Army Air Corps to integrate African American pilots into the Fighter Pilot Program. Known as the "Tuskegee Airman" for the name of the airbase at which they were trained, these men were forced to constantly endure harassement, prejudice, and much behind the scenes politics until at last they were able to prove themselves in combat.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

İkinci dünya savaşında 10 Temmuz - 31 Ekim 1940 arasında gerçekleşen bu kahramanca dönemde almanlar İngiltere'yi işgal planlarını uygulamaya koyarlar. Bu işgal planının ilk aşaması da ingiliz hava savunmasının ve radarlarının yok edilmesidir. 1 aylık bir süre zarfinda ingiliz hava sahasında cok çetin savaşlar olur. Sayılar cok daha az olmasına rağmen ingiliz pilotları gecit vermez ve almanlar işgalden vazgecerler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir