
Jordan Monaghan
Moira (age 20)


Delicesine aşık olan lise mezunları Riley ve Chris trajik bir araba kazasıyla ayrıldığında, Chris arafta kalırken Riley erkek arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar. Mucizevi bir şekilde, ikisi bağlantı kurmanın bir yolunu bulur.

Otuzlu yaşlarında olan Sophie ve Jason çalışan, alışılmışın dışında, evli bir çifttir. Bir gün, bakıma muhtaç bir kediyi eve alıp, bakımını üstlenmeye karar verirler. Ilk bakışta kolay gibi görünen bu karar onları bir dönüm noktasına sürükleyecek, pek çok sorumluluk alıp, rahat yaşamalarından ve özgürlüklerinden fedakarlık yapmaları gerekecektir.

Jin, gece gördüğü kabusta bir trafik kazasına tanık olmuştur. Uyandıktan hemen sonra kabusta gördüğü mekana giden Jin, burada kısa bir süre önce gerçekten de bir kazanın olduğunu öğrenir. Jin, polisi olayın şüphelisinin evine kadar izler. Şüpheli Ran suçlamaları reddetmekte ve bütün gece uykuda olduğunu iddia etmektedir. Polis Ran’ın ifadesini ciddiye almaz ve onu tutuklar. Jin, ikisi arasında açıklanamaz bir bağ olduğuna ikna olmuştur. Ran, uykusunda Jin’in rüyalarında gördüklerini gerçekleştirmektedir.

Gingy 5 yıl hapiste kaldıktan sonra herşeye tövbe etmiş artık güneyde ailesiyle birlikte kendi halinde yaşamak isteyen eski bir IRA teröristidir. Fakat şimdi örgüt onu yeniden göreve çağırmaktadır çünkü bir savcıya düzenlenecek olan suikastte gerekli olan silahı sadece o kullanabilmektedir.

2005 yılında Astsubay Kıdemli Başçavuş Charles Monroe King, Irak’taki savaştan geri dönemeyebileceği için oğlu için günlük tutmaya başlar. 14 Ekim 2006’da yol kenarındaki bir bomba yüzünden hayatını kaybeder. 200 sayfayı aşan günlük yarım kaldığında King’in oğlu yedi aylıktır. A Journal for Jordan, bir annenin, oğlunun henüz konuşamadığı zaman kaybettiği babasıyla ilgili yazdığı bir mektuptur. Ayrıca bir babanın hiç tanıyamadığı oğluna verdiği öğütleri ve ettiği duaları içerir. Son olarak, birbirlerini çok sevmiş fakat çok erken ayrılmış Dana ve Charles’ın hikayesidir.

Genç bir adam, rüyaların gerçek dünyadan ayrıldığı yeri aramaktadır. Düş, uyanmak, gerçeklik gibi konular üzerine farklı düşünen insanlarla konuşur. Farklı yaşam deneyimleri, dünya görüşleri, rüyalara değişik bakış açıları sunacaktır. Bu ise gündelik yaşamdaki pek çok felsefi konu üzerine düşünmeye iter izleyiciyi. Dijital kamerayla çekilen film daha sonra bilgisayar yardımı ile animasyon görüntüsüne yaklaştırıldı. Ortaya çıkan görüntü boyanmış gerçek görüntüleri çağrıştırıyor. Bu yeni animasyon teknolojisi ise Bob Sabiston tarafından yaratıldı. Ortaya çıkan estetik filmin düşsel temalarına gayet uygun.

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

İnzivaya çekilmiş bir adam olan Will, henüz doğmamış ruhlarla görüşür. Ruhlar, Will tarafından birçok teste tabi tutulur. Will, ruhların sahip olduğu en önemli ayrıcalık olan doğum için uygun olup olmadıklarına karar verir. Onun hayatı, bu zamana kadar tanıştığı hiçbir ruha benzemeyen Emma ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. Will, Emma ile tanıştıktan sonra kendi varoluşuna bir yolculuk yapar.

Ayrılış, şaşırtıcı derecede konuşan bir kuş biçiminde gelen ölüm ile yüzleşmek zorunda olan bir anne ve kızının hikayesini konu ediyor. Tuesday, ölmek üzere olan bir gençtir. O, annesi Zora'ya yakın olmak ve Dünya'daki bir papağanın bedenine bürünen "Ölüm" ile arkadaş olmak ister. Tuesday, yeni arkadaşının ona son dileğini yerine getirmesini umar.

40 yaşındaki Andreas, kendini garip bir şehirde bulur. Oranın neresi olduğu veya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri yoktur. Bir işi, evi ve karısı vardır. Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varır ve şehirden kaçmaya çalışır fakat bir çıkış yolu yoktur. Hugo isminde bir adamla tanışır ve onun kaçmasına yardım edebileceğini düşünür. Öteki dünyaya kaçmak için ufak da olsa bir ışık doğunca, bu şansını sonuna kadar kullanmaya karar verir * Çok ama çok güzel. Norveç sinemasının incisi diyebilirim, günümüzün, özellikle de kuzey ülkelerinin sorunsuz yaşantılarına sorun katmalarını hicvediyor * Andreas mutsuz çünkü sanal bir ortamda yaşadığını fark ediyor. Aslında yemeklerin tat vermediği, içkilerin sarhoş etmediği, kimsenin "insani" duygular göstermediği bir dünya orası; "The Truman Show" tarzı bir yapay cennet. Filmin meselesi tam da bu: Konformizmin adeta bir din haline gelmesi

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.

1950'li yılların Harlem'inde genç bir kadın, babasının dükkanında, gelecek vadeden bir saksafoncuyla tanışır. Aşkları, değişen zamanların, coğrafyaların ve profesyonel başarıların ötesine geçen nefes kesici, romantik bir hikayeye dönüşür.

Justine, onu çok seven kocası Phil'le birlikte artık çocuk yapma zamanı geldiğini düşünen evli bir genç kadındır.Bütün denemelerine rağmen hamile kalamaması sonucunda Justine, bunu kocasının esrar kullanıyor olmasına bağlar. Bir gün işyerinden arkadaşı Holden ile arasında bir elektriklenme olur ve Justine, onunla tutkulu ve cinsel açıdan doyurucu bir ilişki yaşayabileceğine karar verir. Fakat ilişkileri Holden'ın saplantıları yüzünden kısa sürede tehlikeli bir hale gelir. Aşk, hırsızlık ve şantaj dolu aşk üçgeninde Justine'in güvenilir kocası ve rahatsız sevgilisi arasında doğru tercihi yapması gerekecektir...

Büyükbaba, yatağın ucunda torununa, babadan oğula geçen bir masalı anlatmaktadır. O anlatmaya devam ettikçe masal canlanmaya başlar. Prens Humperdinck, güzel prenses Buttercup ile evlenmek istemektedir. Ancak prensesin bu kötü kalpli prenste gönlü yoktur. Bunun üzerine Buttercup kaçırılır. Onu kurtacak kişi çocukluğunda prensese aşık, şimdi ise aranan bir korsan olan Westley'dir. Westley prensesin izinden giderken kötü kalpli şövalyeler, devler ve süper güçlere sahip yaratıklarla savaşmak zorunda kalacaktır.

Film, lisedeki en yakın arkadaşını kaybettikten sonra onunla ilgili yazdığı roman sayesinde şöhreti erken yaşlarda bulan Sidney Hall (Logan Lerman) ve onun bu şöhreti kaldıramayıp aradan kaybolmasından geçen 10 seneden sonra bir dedektifin Hall’u araştırmaya başlamasının hikayesi.

Geleneksel bir İstanbul mahallesinde doğmuş olan Muharrem 30 yılı aşkın bir süredir aynı mahallede yaşamaktadır. Sade bir işi vardır. Mütevazi ve içe dönük bir kişi olan Muharrem gece gündüz ibadet ederek, cinsellikten uzak, en sert İslami akidelere sıkı sıkıya bağlı bir yaşam sürdürmektedir. Muharrem'in koyu dindarlığı, varlıklı ve güçlü bir tarikat şeyhinin dikkatini çeker.

Oyuncularını başarılı ve mutlu görmek isteyen, futbol takımının sevilen antrenörü Sam Winters, onlara daima inançları doğrultusunda davranmakta, futbol dışında da iyi bir yol gösterici olmaktadır. Dönemin en iyi futbolcularından biri olarak gösterilen Joe ise, okul yöneticilerinin ve taraftarların güvenini boşa çıkarmamak için büyük çaba harcamakta, bu rekabet ortamında doğal olarak büyük baskılar hissetmektedir. Bu baskılar onu zamanla daha büyük bunalımlara sürükler.

Lise öğrencileri Mitsuha ve Taki, ayrı hayatlar yaşayan birbirine tamamen yabancı iki kişidir. Ancak bir gece, aniden yer değiştirirler. Mitsuha, Taki'nin bedeninde uyanır, Taki ise Mitsuha'nın bedeninde. Bu tuhaf olay rastgele gerçekleşmeye devam eder ve ikisi de hayatlarını birbirlerine göre ayarlamak zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir