
Tim Roth
Martin Simmonds

Dramatik bir dedektiflik hikayesini anlatan The Song of Names filmi iki küçük çocuğu II. Dünya Savaşı arifesinde bir araya getirir. Martin, Mortimer Simmons isimli başarılı bir müzisyenin oğludur. Dovidl ise ise dokuz yaşında başarılı bir kemancıdır. Dovidl, Warsaw'dan Martin'in yaşadığı eve gelerek ünlü müzisyen Carl Flesch ile çalışacaktır

Tim Roth
Martin Simmonds

Clive Owen
Dovidl Rapoport

Catherine McCormack
Helen Simmonds

Suzy Eddie Izzard
Radio Presenter

Saul Rubinek
Feinman

Jonah Hauer-King
Dovidl 17-23

Gerran Howell
Martin 17-21
Luke Doyle
Dovidl 9-13

Misha Handley
Martin 9-13

Stanley Townsend
Gilbert

Julian Wadham
Arbuthnot Bailey

Richard Bremmer
Billy

Max Macmillan
Peter Stemp

Matt Devere
Milkman

Amy Sloan
Enid Simmonds

Ray, kendi halinde yaşayıp giden, hayalleri olan küçük bir çocuktur. Yaşadığı oldukça trajik bir olay sonucunda hayatına kör olarak devam etmek zorunda kalır. Yaşadığı bu acıya rağmen hayata dair umudunu kaybetmez ve yepyeni, taze hayallerle hayat yolculuğuna devam etmeye karar verir. Ray, karşısına çıkan engellerle savaşacak ve dünyanın en önemli müzisyenlerinden biri haline gelecektir. Küçük Ray, hem adıyla hem de soyadıyla tanınan Ray Charles olacaktır. 11 haziran 2004 günü 73 yaşında hayata veda eden soul müziğinin efsane ismi Ray Charles'ın yaşam öyküsünü anlatan 'Ray' müzikal bir otobiyografi.

A struggling musician becomes a 12-year-old musical prodigy's guardian for a summer.

Kahramanlarımız son konserlerinden önce duygusal çalkantılar yaşayan bir klasik müzik dörtlüsü; onları canlandıranlar ise Hollywood'un en parlak oyuncuları. Dünyaca ünlü yaylı çalgılar dörtlüsünün sevilen viyolonsel sanatçısı acımasız bir hastalığa yakalanınca grup dengesini kaybeder; bastırılmış duygular, çarpışan egolar ve kontrolden çıkmış tutkular yıllardır süren dostluk ve uyumu tehdit etmeye başlar. 25. yıldönümleri için verecekleri konser yaklaştığından, müzisyenler, sorunlarını çözüp birlikteliklerini korumak ile sonsuza dek ayrılmak arasında seçim yapmak zorundadır.

Film; 1960'lı yılların sonunda caz müziğinin efsanesi Chet Baker'ın geri dönüşünü anlatıyor.

After a series of traumatic childhood events, a psychosomatically deaf, dumb and blind boy becomes a master pinball player and the object of a religious cult.

Soul müziğin babasının inanılmaz yaşam öyküsünden uyarlanan film, James Brown’un (Chadwıck Boseman) mizacına ve müziğine cesur bir bakış niteliğinde. James Brown’un yoksul çocukluğundan 20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri haline gelişine uzanan bir yolculuğa çıkacaksınız.

İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasından kısa bir süre önce Almanya'da yaşayan Yahudi bir aile Nazi zulmünden kaçmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalır. Kenya'da bir çiftliğe yerleşen Redlich ailesi geride bıraktıklarının üzüntüsüyle yeni hayatlarına alışmaya çalışır. Bir an önce eski hayatlarına dönmeyi uman Redlich'ler dünyanın diğer tarafından gelen haberlerle sarsılırlar. Aile bireyleri yeni düzenin getirdiklerine alışmak ve direnmek arasında bocalarlar. Stefanie Zweig'ın otobiyografisinden uyarlama bu modern klasik 2002 yılında En İyi Yabancı Film Oscar'ını kazandı. Filmin ödüllü yönetmeni Caroline Link "Jenseits der Stille - Beyond Silence" adlı filmiyle 1998 senesinde En İyi Yabancı Film dalında Oscar'a aday oldu. Başrolde izlediğimiz Juliane Köhler "Aimee & Jaguar"daki performansıyla 1999 yılında Berlin Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

Saint-Georges Şövalyesi besteci Joseph Bologne'un sıra dışı hikâyesinden esinlenilmiştir. Afrikalı bir köle ile Fransız bir çiftlik sahibinin gayrimeşru çocuğu olan Bologne ünlü bir besteci, kemancı ve eskrimci olarak Fransız toplumunda beklenmedik noktalara ulaşırken talihsiz bir aşk ilişkisi yaşar ve Marie Antoinette ve saray halkıyla ters düşer.

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.

Birbirine sıkı sıkıya bağlı, duygusal olarak yaralı iki ruh, yıllar sonra yeniden bir araya gelir.

Annelerinin uyuşturucu bağımlısı ve fahişe olması nedeniyle hayatta yapayalnız kalan iki çocuk , siyahi Mister ve Koreli Pete, hakkında korkunç şeyler duydukları bakım evine gitmemek için parasız bir şekilde, yetkililerden kaçarak bir kenar mahallede tek başlarına yaşamaya çalışırlar.

A Jewish pawnbroker, a victim of Nazi persecution, loses all faith in his fellow man until he realizes too late the tragedy of his actions.

Cheyenne şimdi ellili yaşlarını süren, bezgin, eski bir rock yıldızıdır. Yaşına rağmen eski alışkanlıklarından, giyim tarzından vazgeçmek istemeyen Cheyenne, 30 senedir görüşmediği babasının ölümü üzerine Dublin'den mecburen New York'a gelir ve cenaze sırasında babasının insani bir suça karşın intikam peşinde olduğunu öğrenir.II. Dünya Savaşı sırasında babasına Auschwitz toplama kampında Naziler tarafından işkence edilmiştir ve şimdi bu Nazi subayını bulma görevini Cheyenne üstlenecektir.

II. Dünya Savaşı zamanları... Film, savaşın özellikle tüm avrupayı ve avrupadaki yahudileri kırıp geçirdiği bir ortamda katolik okulan giden iki öğrencinin aralarındaki geç başlayan erken biten dostluğun hikayesini konu alıyor. Bahsi geçen okul da bir çok yer gibi alman milislerin ablukası altındadır. Tüm bu sıkı yönetim ve baskıya rağmen okul yöneticileri isimlerini değiştirmek suretiyle üç yahudi öğrenciyi okullarında saklamayı başarırlar taki okul çalışanlarıdan biri intikam amaçlı ispiyonculuk yapana kadar...


Farklı ailelerlerden, farklı hayatlardan gelen aynı kasabada yaşayan çocukların öyküsü

South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

2. Dünya Savaşı'nda önemli bir yeri olan Scheldt Muharebesi sırasında bir planör pilotu, bir Nazi askeri ve gönülsüz bir Direniş askerinin hayatı trajik şekilde kesişir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir