
Jane Russell
Mamie Stover


Jane Russell
Mamie Stover

Richard Egan
Jim Blair

Joan Leslie
Annalee Johnson

Agnes Moorehead
Bertha Parchman

Jorja Curtright
Jackie

Michael Pate
Harry Adkins

Richard Coogan
Capt. Eldon Sumac

Alan Reed
Capitaine Gorecki

Eddie Firestone
Tarzan

Jean Willes
Gladys

Leon Lontoc
Aki

Kathy Marlowe
Zelda

Margia Dean
Peaches

Jack Mather
Bartender

John Halloran
Henry - Club Bouncer

Last Exit To Brooklyn, Hupert Selby Jnr.'ın yayımlandığında Müstehcen Yayın Kanunu'na uygun olmadığı için yasaklanan, tartışmalı çok satan romanından Uli Edel tarafından ekrana uyarlandı. 1952'nin şiddet ve ahlaksızlıkla dolu Brooklyn sokaklarında geçen, sert ama bir o kadar da güzel yapılmış bir film olan Last Exit To Brooklyn, yoksulluğun ve umutsuzluğun ortasındaki bir dünyanın dağılmış karakterlerinin hayatlarını anlatıyor.

1960'lı yılların Mississippi eyaletinde geçen filmde Eugenie “Skeeter” Phelan, iyi bir eğitim alarak mezun olmuş bir genç kızdır ve diğer yaşıtı kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmak isteyen Skeeter, annesinin “evlenip yuva kurması” gibi beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının siyahi hizmetçisi Aibileen Clark'tan yardım ister ve böylece kendisini sıradışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı veren hizmetçi Aibileen ve arkadaşı Minny'nin anlattığı gerçek hikayelerinden çok etkilenir ve bu siyahi hizmetçilerin yaşadığı insanlık dışı muameleyi ortadan kaldırmayı kafasına koyar.

Liesel Meminger'in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'da henüz dokuz yaşındayken bir ailenin manevi kızı olur. Çok sevdiği ailesi ve evlerinde kalan sığınmacı Max sayesinde okumayı öğrenen ve çok seven Liesel kitaplarla derin bir bağ kurar. Max ve cesur Liesel için çevrelerinde dünyada yaşanan tüm kötülüklerden uzaklaşmanın tek yolu, kitapların ve kelimelerin ikisine sunduğu hayal dünyasıdır. Fakat bodrum katında saklanan Yahudi Max, sürekli diken üstündedir.

Danielle’nin aykırı tavırları özel eğitime mahkûm edilmesine neden olur. Bu zoraki eğitimde utangaç, gay eğilimli ve hiçbir arkadaşı olmayan Clarke ile tanışır. Clarke, azılı bir eşcinsel düşmanı olan babası tarafından askeri okula gönderileceği için kaçma isteği ile kıvranmaktadır. Böylece, ceplerinde beş kuruş olmaksızın küçük kasabadan kaçarak Kaliforniya’ya doğru yola koyulurlar.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

1936'da Almanya'nın başkenti Berlin'de yapılan Olimpiyat Oyunları'na katılan ve erkekler 5 bin metre yarışında 8. olmasına karşın son 56 saniye içinde yaptığı atılımla Nazi Almanyası'nın lideri Adolf Hitler'in dikkatini çeken ve daha sonra onunla buluşan, ABD'nin II. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından 1941'de Hava Kuvvetleri'ne katılan, B-24 savaş uçağı bombacısı olarak Pasifik'teki Funafuti Adası'na gönderilen, içinde bulunan uçağı, 1942'de kayıp bir uçağı aramak için düzenlenen arama kurtarma operasyonu sırasında okyanusa çakılan ve kazadan kurtulan 3 kişiden biri olan Zamperini'ye şiddetli travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konuldu. Huzuru yaşamını Hıristiyanlık dinine adayarak bulan Zamperini, 1998'de 81. yaşgününde Japonya'nın Nagano kentinde düzenlenen Kış Olimpiyatları'nda da Olimpiyat Meşalesi'ni taşımıştı.

20. yüzyılın başlarında Amerika'da yaşanan büyük değişim dönemi sırasında, sessiz ve naif bir hayat yaşayan bir oduncu, aşkı ve kaybı bir arada deneyimler.

Eskiden beri aralarında derin bir dostluk bulunan iki arkadaş, savaşa gitmenin arifesindedirler. İkinci Dünya Savaşı tüm vahşetiyle sürmektedir ve savaşa dahil olan Amerika Birleşik Devletleri, kendi kaderini belirlemek üzeredir. Savaş bu iki insanı da içine katarak dev bir liman baskınıyla derin bir vahşet sunacaktır. Savaş her zamanki gibi görkemli ve kanlıdır.

A former prisoner of war, Frank Enley is hailed as a hero in his California town. However, Frank has a shameful secret that comes back to haunt him when fellow survivor Joe Parkson emerges, intent on making Frank pay for his past deeds.

Çocuk ve Balıkçıl, ergenlik döneminde olan bir gencin hikayesini konu ediyor. İkinci Dünya Savaşı sırasıda geçen filmde, küçük bir çocuk olan Mahito, annesini kaybetmesinin ardından taşrada yaşayan babasının yanına taşınmak zorunda kalır. Yeni hayatına alışmaya çalışan Mahito, günlerini terk edilmiş bir kulenin civarında oynayarak geçirir. Mahito oynamak için kuleye gittiğinde, sürekli gri bir balıkçıl kuşu ile karşılaşır. Ancak çok geçmeden hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını anlar.

A Naval officer, reprimanded after Pearl Harbor, is later promoted to Rear Admiral and gets a second chance to prove himself against the Japanese.

After a demonstration of new PT boats, Navy brass are still unconvinced of their viability in combat, leaving Lt. "Rusty" Ryan frustrated. After the attack on Pearl Harbor, however, Ryan and his buddy Lt. Brickley are told they can finally take their squadron into battle. The PT boats quickly prove their worth, successfully shooting down Japanese planes, relaying messages between islands, and picking off a multitude of enemy ships.

Çin mahallesi, San Francisco, 1928. Eski özel dedektif Dashiell Hammett, tüberküloz hastası ve geçimini sağlamak için ucuz romanlar yazan, takıntılı bir içici, yardım isteyen eski bir arkadaşından beklenmedik bir ziyaret alır.

II. Dünya Savaşı esnasında Londra’da dokuz yaşındaki George’u, annesi Rita bombalardan kaçmak için kırsal bir bölgeye götürür. Buna başkaldıran ve ailesine dönmeyi kafasına koyan George, Rita onu ararken evine dönmek için destansı ve tehlikeli bir yolculuğa atılır.

1930’ların İtalya’sında geçen filmde hayat dolu bir Yahudi muhasebeci olan Guido Orefice (Roberto Benigni), güzeller güzeli öğretmen Dora’ya (Nicoletta Braschi) vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve Almanlar İtalya’yı esir alır. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğlu Giosué’ye (Giorgio Cantarini) esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

1942 yılı. Belçikalı Yahudi bir genç olan Gilles, Almanya’daki toplama kamplardan birine götürülmek üzere Nazi subayları tarafından yakalanır. Kurtulmak için Yahudi değil İranlı olduğunu söylemesiyle hayatta kalsa da, Gilles’nin bu yalanı onu yaşamla ölüm arasında tutan tehlikeli bir oyuna dönüşür. Savaş bitince İran’a gitme hayalleri kuran Subay Koch, Gilles’in kendisine Farsça öğretmesi şartıyla hayatını bağışlar. Ancak en büyük sorun Gilles hiç Farsça bilmiyordur ve Koch’a öğretmek için yeni bir dil yaratmak zorundadır. Kamptaki diğer askerler onun yalanını ortaya çıkarmak için ellerinden geleni yaparlarken, Gilles uydurduğu bir kelimeyi bile unutursa bedelini hayatıyla ödemek zorunda kalabilir.

61 yıl önce Amerikan işgal kuvvetlerin karşı Iwo Jima Adası'nı savunan Japon askerlerinin ve başlarındaki generalin hiç anlatılmamış öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Iwo Jima'daki askerler arasında; yeni doğan kızını görmekten başka bir isteği olmayan fırıncı Saigo; becerisi ve onuruyla dünyaca tanınan Olimpiyat şampiyonu binici Baron Nishi; idealizmi henüz savaş sınavından geçmemiş eski bir askeri polis olan genç Shimizu ve teslim olmaktansa intiharı yeğleyebilecek katı bir asker olan Teğmen Ito vardı. Savunmaya önderlik eden isim ise, Amerika'ya yaptığı yolculuklarla savaşın umutsuz doğasını anlamış ama aynı zamanda Pasifik'in ötesinden gelen devasa Amerikan filosunu yenmek için gereken stratejiyi kavramış olan Tuğgeneral Tadamichi Kuribayashi idi...

İkinci Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal'da savaşan bir grup Amerikalı erkeğin değişmelerinin, acı çekmelerinin ve kendileriyle ilgili önemli keşifler yapmalarının öyküsü. Film, Pasifik adalarında Japonların ilerlemelerini durduracak olan, savaşta anahtar görevi görmüş çatışmalardan birini arkaplanına almış. Ancak öykü, bunun ötesinde, hayatta kalmak için savaşan, korkunç stres altındaki insanların aralarında gelişen güçlü bağların arasında dolaşıyor.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir