
Nahuel Pérez Biscayart
Gilles
1942 yılı. Belçikalı Yahudi bir genç olan Gilles, Almanya’daki toplama kamplardan birine götürülmek üzere Nazi subayları tarafından yakalanır. Kurtulmak için Yahudi değil İranlı olduğunu söylemesiyle hayatta kalsa da, Gilles’nin bu yalanı onu yaşamla ölüm arasında tutan tehlikeli bir oyuna dönüşür. Savaş bitince İran’a gitme hayalleri kuran Subay Koch, Gilles’in kendisine Farsça öğretmesi şartıyla hayatını bağışlar. Ancak en büyük sorun Gilles hiç Farsça bilmiyordur ve Koch’a öğretmek için yeni bir dil yaratmak zorundadır. Kamptaki diğer askerler onun yalanını ortaya çıkarmak için ellerinden geleni yaparlarken, Gilles uydurduğu bir kelimeyi bile unutursa bedelini hayatıyla ödemek zorunda kalabilir.

Nahuel Pérez Biscayart
Gilles

Lars Eidinger
Klaus Koch

Jonas Nay
Max

Leonie Benesch
Elsa

Alexander Beyer
Camp Commander

David Schütter
Paul

Luisa-Céline Gaffron
Yana

Andreas Hofer
Adjutant von Dewitz

Giuseppe Schillaci
Marco Rossi

Antonin Chalon
Jacob Rossi

Lola Bessis
Melanie

Mehdi Rahim-Silvioli
Nathan

Софья Гершевич
Melanie

Nico Ehrenteit
Obersturmführer Krupp

Gareth McGregor
US Army Officer

2. Dünya Savaşı esnasında 2500 yahudi çocuğu nazilerin elinden kurtaran ve yaptığı çalışmalarla nazilerin hedefi haline gelen Irena Sendler'ın gerçek hikayesi.

Usta bir kalpazan olan Salomon Sorowitsch’in gerçek hikayesini anlatan film, savaştan kısa bir süre sonra, kumarbazların cenneti, görkemli Monte-Carlo’da başlar. Yıpranmış, eski püskü bir pardesü giydiği halde elinde para dolu bir çantayla sahilde oturan adam Salomon Sorowitch’in ta kendisidir. Geçmişine ait en büyük iz de kolundaki işarettir…

Albay William McNamara esir düşmüş ve bir Alman toplama kampına gönderilmiştir. Ama en üs rütbeli Amerikan askeri olduğu için kampdaki diğer Amerika'lıları yönetmekte ve gurur duygusunun çok kolay bir şekilde ayaklar altına alınabildiği bir ortamda askerlerin gururlarını ayakta tutmaya çalışmaktadır. Bir asker olarak görevini asla aklından çıkarmayan McNamara düşmana geri saldıracağı zamanı beklemektedir. Kampta gerçekleşen bir cinayet riskli planını uygulamaya koyma şansı verir. Yapılacak dava sırasında kampın yöneticisi Albay Visser ve diğer Alman askerlerin meşguliyetinden faydalanarak bir kaçış düzenlemeyi ve yakındaki silah fabrikasını havaya uçurmayı planlamaktadır.

Gizemli bir geçmişe, olağanüstü bir zekaya, karizmaya ve vücut kontrolüne sahip bir Yahudi adam, tekrar cinayet işlemeye teşebbüs ettikten sonra akıl hastanesine döner ve burada şaşırtıcı bir keşifte bulunur.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

White Bird: A Wonder Story, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Fransa'da bir çocuk ve ailesi tarafından saklanan genç bir Yahudi kızın hikayesini konu ediyor. 11 yaşındaki Julian Albans, yüz deformitesi ile doğmuş bir sınıf arkadaşını küçümseyen zalim bir çocuktur. Bu durum üzerine büyükannesi Sara ona bir hikaye anlatır: 1940'larda Fransa'da yaşayan Yahudi bir kız, Nazi Almanya'sının anavatanını işgal etmesini izlemek zorunda kalmıştır. Yahudi nufüs toplanıyor ve zalim yöneticiler çocukları hedef alıyordur. Küçük kız, sınıf arkadaşı Julien ve ailesi tarafından kurtarılarak, saklanır. Julien'in çocuk felci nedeniyle yüzünün bozulmasıyla, Yahudi kız dahil sınıf arkadaşları onunla dalga geçer. Ancak Yahudi kız saklandığı sürede Julien ile daha çok vakit geçirdiğinde önyargılarından kurtulmayı öğrenir.

Film, bize sıradışı bir adamın hayatını ve aşklarının hikayesini samimi bir şekilde anlatıyor. Öncelikle tam bir eski kafalılık örneği olan, aşırı kilolu general Clive Wyne-Candy ile tanışıyoruz. 40 yıl geriye gittiğimizde ise tamamen farklı bir adam, genç ve yakışıklı subay "Sugar" Candy'i görüyoruz... Hayatına girmiş üç kadınla olan ilişkilerini ve bir Alman subayı ile ömür boyu arkadaşlığını izlerken, Candy'nin hayatındaki izleri görüp onun ordu onuru anlayışını modern çağın "genel harp" mefhumuna adapte etmesinin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz...

Billy Pilgrim kendisini iyice dünyada, zamanlar arasında mahkum hissetmeye başlamıştır. Bazı anlarda kendi geçmişinde, bazı anlarda ise hiç yaşamadığı geleceklerdedir. Bir gün, aniden kendisini çok uzaklardaki bir gezegenin hayvanat bahçesinde, sergilenirken buluverir.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Inglourious Basterds, Shosanna Dreyfus 'un ailesinin Nazi Yüzbaşısı Hans Landa 'un elinde idam edilmesi sırasında, Alman işgalindeki Fransa'da başlar. Shosanna kıl payı kurtulur ve bir sinema sahibi olarak yeni bir kimlik uyduracağı Fransa'ya gider. Avrupa'nın başka bir yerinde Teğmen Aldo Raine bir grup Yahudi askerini organize ederek hedef alınan bölgelere doğru yönlendirir. Düşmanları tarafından "Soysuzlar" olarak bilinen Raine'ın ekibi, etmek göreviyle Alman film yıldızı ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark'a katılırlar. Kaderleri, Shosanna'nın hazır tuttuğu intikam planını gerçekleştireceği bir sinemanın altında birleşir...

Hitler ve yakın arkadaşları kendilerini sığınaklarda güvene almışlardır. Aralarında Führer'in özel sekreteri Traudi Junge de vardır. Berlin artık düşmüş bir kaledir fakat Hitler, şehirden çıkmayı ve teslim olmayı kabul etmemektedir. Halkının tüm fertleri dışarıda yok edilirken o, son yolculuğuna hazırlanmaktadır. Birlikte intihar etmeden birkaç saat önce Eva Braun ile evlenirler. Cesetleri düşman eline geçmemesi için yakılır. Führer'in peşinden yıllarca sadık bir şekilde gitmiş birçok insanın durumu da farklı değildir. Berlin düşerken herkesin ölümle yaşam arasında seçim yapma saati giderek yaklaşmaktadır.

19 year old Irena Gut is promoted to housekeeper in the home of a highly respected Nazi officer in Poland when she finds out that the Jewish ghetto is about to be liquidated. Determined to help twelve Jewish workers, she decides to shelter them in the safest place she can think of – the basement of the German Major's house. Over the next eight months, Irena uses her wit, humour and immense courage to hide her friends as long as possible.

1943 yılında Belarus’ta Naziler tarafından gerçekleştirilen vahşeti küçük bir çocuğun hikayesi üzerinden bu sarsıcı ve rahatsız edici film, gelmiş geçmiş en korkunç savaş filmlerinden biridir. Savaşın olayların doğal akışını mahveden yakıcı gücünü anlatıyor. Gerçeklere dayanan filmin kahramanı, Beyaz Rusya'lı on altı yaşındaki Flyora. Başta yalnızca bir çocuk olan Flyora, ormana kaçar ve partizanlara katılır. Nazilerin vahşetini yaşadıktan sonra ise Flyora büyür, hatta yaşlanır. Bir zamanlar taptaze olan çocuksu yüzü artık kırışıklıklarla doludur.

The incredible, untold true story of how a group of prisoners attempt a seemingly impossible escape from the first Nazi death camp in order to provide the first eyewitness account of the Holocaust.

1945 yılında, Buchenwald Toplama Kampı’na gelen esirlerden birinin valizinde, üç yaşında yahudi bir çocuk saklıdır. Hücre arkadaşı Hans Pippig, durumu fark eder. Eğer bunu yetkililere bildirirse, küçük çocuk infaz edilecektir. Ancak durumu sakladığı anlaşılırsa, uzun süredir SS subayları ile kurduğu ilişkisi bozulacak ve bu, onun hayatını tehlikeye sokacaktır. Hans, doğru ile yanlış arasındaki seçimi yapmak zorundadır.

A Jewish boy separated from his family in the early days of WWII poses as a German orphan and is taken into the heart of the Nazi world as a 'war hero' and eventually becomes a Hitler Youth.

Bir üniforma, insanın içindeki güç arzusunu uyandırabilir mi? Yüzbaşı, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişine haftalar kala, Herold isimli bir Nazi askerinin kaçarken bulduğu bir subay üniforması ile hem hayatının hem de kişiliğinin nasıl değişime uğradığını anlatıyor. Gerçek kişiler ve olaylardan esinlenen film, askeri düzen içerisinde ezilen bir adamın gücü eline aldığı anda neler yapabileceğini gözlemlerken belki de hepimizin yüreğinin derinliklerindeki karanlığın bir resmini çiziyor. İzleyicinin zihnine kazınan çarpıcı siyah-beyaz görüntüleriyle Yüzbaşı, savaşın ve güç şehvetinin soğuk ve vahşi yüzünü büyük bir dinginlikle sergiliyor.

In the early days of daylight bombing raids over Germany, General Frank Savage must take command of a 'hard luck' bomber group. Much of the story deals with his struggle to whip his group into a disciplined fighting unit in spite of heavy losses, and withering attacks by German fighters over their targets.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi zulmünden çok sayıda yetim çocuğun hayatını kurtarmak için bir grup Yahudi izci ve Fransız Direnişi ile birlikte çalışan pandomim sanatçısı Marcel Marceau'nun hikayesi.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir