
Dean Fredericks
Captain Frank Chapman


Dean Fredericks
Captain Frank Chapman

Coleen Gray
Liara

Anthony Dexter
Herron

Dolores Faith
Zetha

Francis X. Bushman
Sessom
Richard Weber
Lt. Ray Makonnen
Al Jarvis
Judge Eden
Dick Haynes
Col. Lansfield
Earl McDaniel
Capt. Leonard

Mike Marshall
Lt. White
John Herrin
Captain Beecher
Mel Curtis
Lt. Cutler

Jimmy Weldon
Lt. Webb
Akemi Tani
Communications Officer
Lori Lyons
Radar Officer

Author and amateur astronomer John Putnam and schoolteacher Ellen Fields witness an enormous meteorite come down near a small town in Arizona. Putnam becomes a local object of scorn when, after examining the object up close, he announces that it is a spacecraft, and that it is inhabited...

A boy tries to stop aliens that have taken over his town and are brainwashing its inhabitants.

The first manned expedition to Mars is invaded by an unknown life form, which stows away on the rescue ship.

Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.

Kaliforniya'nın küçük bir yerleşimi olan Santa Mira'nın sakinleri, bir süredir yakınlarının tuhaf davranışlar göstermesinden şikayetçidir. Doktor Miles Bennell olayı soğukkanlılıkla araştırmaya başlar. Mantıklı bir adam olan doktorun ilk başlardaki kuşkucu tavırları, kaçınılmaz gerçeğe yaklaştıkça yerini panik ve dehşete bırakır. Zira tüm işaretler, uzak bir gezegenden gelen bitkisel bir takım istilacıların, insanların vücutlarını yok ederek onların yerini almaya başladığını göstermektedir. Santa Miralıların çoğu uykudayken, uzaylı taklitleriyle değiştirilmektedirler. Üstelik artık uzaylılar çoğunlukta olduklarından, kimin gerçek kimin taklit olduğunu anlamanın mümkün olmadığı bir kaos başlamıştır. İnsanlık için hiç umut yoktur...

Covenant adlı bir gemi, sakin ve bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Tayfa, başlangıçta gezegeni keşfedilmemiş bir cennet olarak görse de, karanlık kendini gösterdiğinde ekibin fikri değişecektir.

Aliens have landed and are hiding on Earth, but need Earth’s scientists to help them fight an inter-planetary war.

Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.


Prot isimli bir yabancı kendini bir tren garının ortasında bulur. K-PAX isimli uzak bir gezegenden geldiğini açıkça söylemesi, bir akıl hastaları hastanesine kapatılmasına neden olur. Gerek K-PAX hakkında verdiği bilgiler, gerekse fiziki bazı özellikler, doktoru Powell'ın aklının karışmasına neden olur. Dr Powell araştırmalarına devam edecek ve Prot'un gerçek kimliğini ortaya çıkaracaktır.

İnsanlığın geleceği onların ellerindeydi... Ama ne bir senaryoları, ne bir yönetmenleri ve ne de bir fikirleri vardı.Tam yirmi yıl önce ve dört sene süreyle televizyonlarda yayınlanan ve o günlerin en sevilen programlarından olan Galaksiyi Kurtarmak İçin programının sevilen uzay gemisi NSEA Koruyucu ve kahraman ekibini oluşturan Yarbay Peter Quincy Taggart, Teğmen Tawny Madison ve Dr. Lazarus için dizi televizyondan kaldırılınca çok hüzünlü bir anlar yaşanmıştı. Aradan yirmi yıl geçmiştir ve saldırıya uğrayan uzaylı yaratıklar televizyonda izledikleri bu dizinin bir belgesel olduğunu sanıp bu dizide oynayan üç oyuncuyu yanlarına ışınlarlar. Onlardan istedikleri, o belgeselde izledikleri gibi davranıp kendilerine saldırmakta olan yabancı güçleri yenmek ve hem kendilerine hem de dünyamızı olası bir istiladan ve bunun getireceği korkunç olaylardan kurtarmaktır. Üç oyuncu ise ne yapacaklarını bilemeden kendilerini inanılmaz bir maceranın içinde bulmuşlardır.


New York'a zarar veren ufak meteor parçalarından sonra NASA dünyaya hızla yaklaşmakta olan büyük bir meteor tespit eder. Teksas büyüklüğündeki bu meteoru zararsız hale getirmek için bir plan yapılır. Meteora ulaşılacak ve 250 metre derinlikte bir kazı yapılarak merkezine nükleer patlayıcı yerleştirilecektir. İşin başına konunun uzmanı Harry Stamper getirilir. Harry 10 gün gibi kısa bir zamanda astronotları eğitemeyeceğini söyler ve göreve kendi ekibini dahil eder. Plan başarılı olursa meteor ikiye ayrılacak ve dünyanın iki yanından, zarar vermeden geçip uzaklaşacaktır.

İki çocuğuyla beraber hafta sonunu geçirirken gökyüzü aniden kararır ve şimşekler eşliğinde çok şiddetli bir fırtına patlak verir. Gökyüzünde tuhaf şeyler olmaktadır. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra evinin yakınındaki kavşakta sıradışı bir olaya tanık olur. Toprağın aniden yarılmasıyla yeryüzünün derinliklerinden üç bacaklı çok büyük bir savaş makinesi ortaya çıkar ve görünürdeki herşeyi yakıp yıkmaya başlar. Bu olay, uzaylıların dünyamıza saldırısının ilk hamlesidir. O andan itibaren herhangi bir gün gibi görünen günün akışı değişmiş ve bu sıradan insanlar hayatlarının en olağanüstü anlarını yaşamaya başlamıştır.

Dünya, "Marslılar" adındaki yeşil beyinli, kocaman kafalı uzaylılarla ilk temas kurduğunda herkes onların barışçıl olduğunu düşünür. Ancak bu yanılgı, gezegenin kaotik bir istila ile karşı karşıya kalmasına neden olur. Marslılar, insanlığı yok etmek için absürt ve aşırı şiddet içeren yöntemler kullanırken ABD hükümeti ve sıradan insanlar, bu tehdide karşı mücadele eder.

Fen bilgisi öğretmeni Ryland Grace, evinden ışık yılları uzakta bir uzay gemisinde uyanır, kim olduğuna ya da oraya nasıl geldiğine dair hiçbir şey hatırlamaz. Hafızası yavaş yavaş yerine gelirken görevini de çözmeye başlar: Güneşin sönmesine neden olan gizemli maddenin sırrını çözmek. Dünyadaki her şeyi yok olmaktan kurtarmak için tüm bilimsel bilgisine ve sıra dışı fikirlerine başvurmak zorundadır. Ancak beklenmedik bir dostluk, bu görevi tek başına yapmak zorunda kalmayacağı anlamına gelecektir.


Teğmen Harrigan uyuşturucuya karşı savaş açmış bir polistir. Birdenbire uyuşturucu lordları birer birer vahşice öldürülmeye başlar. Üstleri, ona bu olaydan uzak durmasını söylese de Harrigan, olayı derinlemesine araştırmaya başlar. Kısa süre sonra cinayetlerin arkasında, kurbanlarını hunharca avlayarak kafataslarını ganimet olarak saklayan uzaylı bir avcının olduğunu anlar. Harrigan artık ya bu vahşi yaratığı durduracaktır ya da avın bir parçası olacaktır.

Dünya dışından gelen bir hikayeyi anlatan bu nefis Disney animasyonu, vahşi ve dayanılmaz karakterleriyle şimdi kalplerinizi fethetmeye hazırlanıyor. Sadakati, arkadaşlığın gücünü ve bu dünyada kendine bir yer bulmanın hikayesini anlatan dünya çapında gişe başarısı yakalamış kalpleri ısıtan bir komedi. Hawaii'de, adı Lilo olan evlat edinilmiş küçük yerli bir kız çocuğu, masum bir köpek yavrusu bulur. Stiç, aslında dünya dışı bir yaratıktır.

Yeni bir zaman, yeni bir yolculuk, 2001 yılında gerçekleşen Jüpiter görevi sırasında ortaya çıkan gizemli olaylarla yüzleşmek için yeni bir fırsat. Leonov ekip üyeleri, halen yörüngede olan Discovery’yle buluşma hazırlığı içindedir. Fakat bilmedikleri birşey vardır, o da insanlığın kaderinin keşfedilmemiş dünyasına ayak basmak üzere oldukları, ve kaderlerinin tekrar canlandırdıkları bilgisayar HAL – 9000′e bağlı olduğu gerçeği. Arthur C. Clarke’ın 2001: Uzay Macerası’nın devamı olarak yazdığı romandan uyarlanan bu gerilim dolu filmde yönetmen Peter Hyams, (Capricorn One, Outland) bir dönüm noktası sayılabilecek ilk filmin üstüne, sürükleyici ve büyüleyici bir devam filmi gerçekleştirmiş. Yıl 2010. Yalnız olmadığımız keşfetmenin zamanı geldi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir