
Tom Skerritt
Dallas

"Uzayda çığlığını kimse duyamaz."
Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.

Uzay sömürgecileri Rain, Andy, Tyler, Kay, Bjorn ve Navarro, görünüşte tamamen terk edilmiş gibi gözüken bir uzay istasyonunda bir şeyler bulma umuduyla arama yapar. Ancak onların gerçekte neler olup bittiğine dair hiçbir fikri yoktur. Çok geçmeden grup, dünyanın en korkutucu yaşam formu ile karşılaşacaktır.

Covenant adlı bir gemi, sakin ve bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Tayfa, başlangıçta gezegeni keşfedilmemiş bir cennet olarak görse de, karanlık kendini gösterdiğinde ekibin fikri değişecektir.

Josh, sevgilisi gibi görünen ama aslında bir yapay zekâ robot olan Iris'i uzak bir göl evine götürür. Ancak işler karışır; Iris birini öldürünce olaylar kontrolden çıkar. Josh’un karanlık planları ortaya çıkar: Iris’i bir silah gibi kullanmak. Ancak Iris, kendi bilincini geliştirir ve sisteme başkaldırır. Film, yapay zekânın özgür iradesi ve insan yozlaşması üzerine karanlık bir bilim kurgu gerilimi sunuyor.

“Quiet Rapture” adlı bir felaketin ardından yıldızların ve gezegenlerin ortadan kaybolduğu kıyamet sonrası bir gelecekte, bir mahkûm kayıp gök cisimlerini aramak için “Iron Lung” adlı bir denizaltıyla ıssız bir ayda bulunan kan okyanusunu keşfe çıkar.

1958 tarihli aynı adlı filmin yeniden çevrimi. Bir ateş topu ormana düşer.O sırada oradaki yaşlı bir adamla motorsikletini tamir etmek için oraya giden Brian (Kevin Dillon) düşen ateş topunun yanına giderler. İhtiyar olay yerine gittiğinde jöle kıvamında bir nesne görür. Nesne kendisini incelemek isteyen ihtiyarın eline yapışır ve ihtiyarı emer. Bu sırada Brian olayı görür. Adam acıdan inlerken kendini yola atar. Ancak bir çift yoldan arabayla geçmektedir. Arabadakiler Meg (Shawnee Smith) ve Paul (Donovan Letich) çiftidir ve Brian’ın okuldan arkadaşıdır. Araba ihtiyara çarpar. Brian, Meg ve Paul ihtiyarı hastaneye götürürler. Hastanede korkunç bir şekilde Paul’de ölür ve artık Brian ve Meg yalnız başına bu belaya karşı gelmeye çalışırlar.

Bu mitolojik dünyanın içinde bir grup kaşif, Dünya üzerindeki insanoğlunun kökenine dair bir ipucu keşfediyor. Bu ipucu gruptakileri evrenin en karanlık köşelerine heyecanlı bir yolculuk yapmaya zorluyor. Ancak yolculuğun sonunda insan ırkının geleceğini kurtarmak için korkunç bir savaşa katılmaları gerekiyor.

Event Horizon 2040 yılında uzaya araştırmalar yapmak üzere gönderilen bir uzay gemisidir. Görevi esnasında kaybolmuştur. Olayın üzerinden geçen yedi senenin ardından bilim insanları bu uzay gemisini aramak ve akıbetini kavramak üzere bir kurtarma gemisi göndermeye karar verirler. Titiz bir şekilde bir araya getirilen ekip, çıkacakları bu karanlık yolculuğun dehşetinden habersizdir. Geriye dönmek, düşündükleri kadar kolay olmayacaktır.

Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.

Yıl 2078. Sirius 6b gezegeninde bir maden kolonisi keşfedilmiş güneş sistemlerinin tümünde geçen 50 yıl boyunca, Maden İşletmeleri Yeni Ekonomik Blok yani N.E.B. loncası tarafından yürütülmüştü. 20 yıl önce N.E.B, Sirius 6b'de, dünyanın enerji problemini çözecek olan madeni keşfetti. Beryniyum. Ama hemen ardından, Beryniyum çıkarmanın ölümcül dozlarda radyasyon ve çevre kirlenmesi yarattığını gördüler. İttifak olarakda bilinen, Maden İşçileri Ve Bilim Adamları Federasyonu maden işletmelerinin derhal kapatılmasını talep etti. N.E.B.'in buna yanıtı, savaş ilanı oldu. İttifak ve N.E.B. arasındaki bu çatışma, dünya üzerinde yeni bir soğuk savaşın tetikleyicisi olmuştu. Ama Sirius 6b'de savaş başlar başlamaz bitmişti. N.E.B.'in büyük çapta giriştiği nükleer bombardımanlar sivil nüfusun büyük bir kısmını yokederken bir zamanlar cennet olan gezegenide harabeye çevirmişti. Kurtulanların binlerceside, ölümcül Beryniyum radyasyonu taşıyan bulutlar yüzünden ölmüşlerdi...

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Ölümünün üzerinden 200 yıl geçen Lt. Ripley, bir grup bilim adamı tarafından klonlanarak tekrar yaratıklarla savaşması için meydana getirilmek istenir. Fakat Lt. Ripley yeni yaratıklarla gelir. Bir grup kaçakla birlikte çalışması gereken Ripley, dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıklara karşı koyacaktır.

Special Forces commandos on a mission are abducted mid-operation by a mysterious spacecraft. Upon waking aboard, they find themselves prey to a relentless alien race in a fight for survival.

Dr. Xavier Fitch önderliğinde üretilen yarı yaratık-yarı insan, DNA mucizesi Sil, doktorların gözetiminde bulunduğu laboratuardan kaçar. Güzel bir kadın görümüne bürünebildiği gibi aynı zamanda çok tehlikeli bir yaratık olan Sil, Dr. Fitch ve bir grup uzman tarafından izlenecektir.

Özel bir uydu aracılığı ile, Antarktika’da tanımlanamayan bir ısı kaynağına rastlanır ve bunun, yer altında derinlere gömülü bir piramit olduğu fark edilir. Bunun üzerine daha detaylı bir araştırma yapmak üzere en iyi arkeologlar ve mühendisler Antarktika’ya giderler. Ancak ekip oraya vardığında bölgenin uzaylı türlerine ait bir savaş alanı olduğunu keşfederler. Bu hiç akıllarına gelemeyecek bir durumdur. Dahası bu insanlar, mevcut savaşın ortasında kalmışlardır.

Antarktika'da bir grup ABD'li bilim insanı Norveçli meslekdaşlarının boş ve yıkık araştırma üssünü incelerler, ancak buldukları avının şeklini alabilen dehşet verici bir canlıdan başka bir şey değildir.

Acımasız bir teknoloji devinin şirketini satın almasının ardından, kederli bir mühendis şirketin yeni yapay zeka yoldaşını test etmekle görevlendirilir. Ancak onu gerçekten bilinçli bir ruh eşi olacak şekilde programlamaya çalıştığında, yapay zekanın kendi ihtiyaçları ortaya çıkar ve bir kaos dalgasını serbest bırakır.

Alex (Malcolm McDowell), huzur dolu fütürist evinde tüm gün uyuyan ve de geceleri arkadaşları ile masum insanlara sokaklarda ve evlerinde saldıran acımasız genç bir hayduttur. Sonunda polis tarafından yakalanınca Alex rehabilitasyona gönderilir. Bu istek azaltma formunda olan rehabilitasyonda yaptıklarının kat ve kat fazlası şiddet içeren ve insanı dehşete düşüren bir zaman geçirir.

Sarah Connor'ın Skynet tarafından gelecekten gönderilen Terminator'ın elinden kurtulmasından on yıl kadar sonra, 1995 yılında bu kez T-1000 modeli yeni bir Terminator, insan direnişçilerin gelecekteki lideri ve Sarah'nın oğlu John Connor'ı öldürmek için 2029 yılından gönderilir. Direnişçiler ise 1995 yılına yeniden programladıkları T-800 modeli bir Terminator göndermeyi başarırlar. T-800'ün görevi Sarah'yı akıl hastanesinden kaçırmak ve John'u T-1000'e karşı korumaktır.

Serinin bu filminde, ekibinin yeni maceralarını ve karakter gelişimlerini derinlemesine ele alıyor. Ekip, geçmişteki olayların yankılarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor ve kendi kimliklerini bulma yolculuğuna çıkıyor. Peter Quill'in (Star-Lord) kaybolan ailesiyle ilgili sırları keşfetmesi ve Gamora'nın geçmişiyle barışması üzerine odaklanıyor. Ekip, yeni düşmanlarla karşılaşırken, birbirlerine olan bağlılıklarını yeniden değerlendiriyor. Ayrıca, Rocket Raccoon’un geçmişine dair daha fazla bilgi edinme fırsatı buluyoruz; bu da onun karakterine derinlik katıyor. Son olarak, galaksiyi koruma görevleri sırasında, ekip üyeleri arasındaki ilişkilerin nasıl evrildiği ve her birinin kendi içsel mücadeleleriyle nasıl başa çıktığını gösteriyor.

1984 yılında, doğmamış oğlu gelecekte insanlığın kurtuluşu olacak genç bir kadını öldürmek için 2029 yılından yok edilemez bir cyborg yollanır. Genç kadının ve insanlığın tek umudu 2029 yılından gelen genç bir askerdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.












0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir