
Burt Reynolds
David Fowler


Burt Reynolds
David Fowler

Julie Andrews
Marianna

Kim Basinger
Louise Carr

Marilu Henner
Agnes Chapman

Cynthia Sikes
Courtney Wade

Jennifer Edwards
Nancy

Sela Ward
Janet Wainwright

Denise Crosby
Enid

Barry Corbin
Roy Carr

Shelly Manne
Himself
Ellen Bauer
Svetlana

Regis Philbin
Himself

Jennifer Ashley
David's Mother

Roger Rose
Sergeant Stone

Tracy Vaccaro
Legs


Gümüş boyalı sokak sanatçısı ve ona aşık olan yumuşak sesli hayvanat bahçesi görevlisi hakkında sıradışı bir romantik komedi...

Bob Maconel (Christian Slater) kötü bir gün geçirmektedir... Her zamanki 8 saatlik mesaisini kasvetli, gri kabininde, iş arkadaşları tarafından dışlanarak ve yaşadığı dünyadan tamamen kopuk hissederek geçirmektedir. Bu berbat günde, kazara, potansiyel katillikten kahramanlığa geçer ve onu bugüne kadar hiç farketmemiş olan arzu nesnesi Venessa'nın hayatını kurtarır. Bu kahramanca davranışı onu monoton gerçekliğinden sürreal bir kasırgaya doğru çeker...

Ted Morgan, intihar etmeyi aklına koymuş bir gençtir. Ted, intihar etmeden önce son bir şey yapmak ister. Bu da geçmişindeki insanlarla yüzleşmektir, bunun için komedi dolu bir maceraya atılır. Geçmişinde tanıdığı tüm insanlarla yüzleşerek onlarla olan sorunlarını gidermeye çalışır.

Sıradan ve utangaç bir öğrenci olan Adam (Paul Rudd - "Knocked Up") aynı zamanda bir müzede çalışmaktadır. Anarşist görüşlere sahip olan sanat bölümü öğrencisi Evelyn'le (Oscar® ödüllü oyuncu Rachel Weizs, "Constant Gardener") burada karşılaşır ve ikili tartışmayla başlayan konuşmanın sonrasında sevgili olurlar. Adam, kız arkadaşını çok yakın iki arkadaşı olan Jenny (Gretchen Mol- "3:10 To Yuma") ve Phillip'le (Fred Weller- "The Beach Boys: An American Family") tanıştırır. Adam, Evelyn'le beraber olmaya başladıktan sonra dış görünüm ve davranış olarak farklı bir kişiliğe bürünür. Evlilik arifesinde olan Jenny ve Phillip'in ilişkileri de bu değişimden nasibini alır. Evelyn'in tez projesi ise, hepsi için büyük bir sürpriz olacaktır.

Daniel Waters'ın senaryosunu yazarak yönetmenliğini üstlendiği bu filmde, Ünlü sanatçı Winona Ryder'la; kadın düşkünü Simon Baker'a o güne kadar beraber olduğu 101 kadının adını içeren bir listenin gönderilmesinin ardından yaşanan komik ve trajik olaylar işleniyor...

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Besteci Steven Lauddem, büyük geri dönüş operasının müziklerini tamamlayamamasına neden olan yaratıcılık konusunda bir engel yaşıyor. Eşi olan eski terapisti Patricia, şehirde kaybolarak yaratıcılığını yeniden canlandırmasını önerdiğinde Steven ilham arayışına çıkar. Onun aydınlanması, Katrina adında canlı bir kadınla tanıştıktan ve hayatının umduğundan ya da hayal edebileceğinden çok daha fazla potansiyele sahip olduğunu keşfettikten sonra gelir.

Hudson Milbank başarılı bir senaryo yazarıdır. İlginç bir şekilde aniden hiç bir duygu hissetmediğini fark eder. Doktorlara ve psikiyatristlere gider fakat kimse ona yardımcı olamaz. Golf kanalı, lezbiyenler için egzersiz sınıfları ve her çeşit ilaçla günü kurtarmayı başarır fakat tam anlamıyla sorununu çözülmez. Beraber senaryo yazdığı ortağı da ona yardımcı olmaya çalışır fakat halen bir sonuç alamamıştır. Bir gün Sara ile tanışır ve sonunda tekrar hissedebilmek için ihtiyacı olan motivasyona kavuşur.

Henüz sevdiği kadınla tanışmamış bir adamla tanışın... Alfie için hayat, kadınların sunduğu her şeyden zevk almaktır. Zengin dullardan, çocuğu olan bekar kız arkadaşına kadar Alfie her şeye sahiptir... Ve bu halinden oldukça memnundur. Ancak bu playboy yaşam tarzının sonuçları, hayatındaki kadınları ve en yakın arkadaşını aniden etkileyince, Alfie hayatta romantizmden başka neler olabileceğini düşünmeye başlar. Eğer varsa tüm bu yaşadıkları nedir?

Değişik ilişki seviyelerindeki 5 çiftin sorunlu ve bir o kadar da komik seks hayatları etrafında seksin 6 aşamasının anlatıldığı tempolu ve eğlenceli bir komedi filmi...

Yakışıklı çapkın Nicky Ferrante ile caz şarkıcısı Terry, Avrupa'dan New York'a giderken yolda tanışırlar ve 6 ay sonra Empire State Binası'nın çatısında buluşmak üzere sözleşirler.

Calvin genç yaşında büyük başarı elde etmiş ama hızlı yükselen kariyerinde şimdi duraklama evresine giren bir yazardır; sanki ilhamı tutulmuştur. Bu durumla başa çıkmak içinse ilginç bir yol dener. Kendini yeni bir romansın içine sokmaya karar verir ve kendisini seveceğini düşündüğü bir dişi karakter yaratır, ve adını Ruby koyar. Fakat bir hafta sonra Ruby kanlı canlı salondaki kanepede oturuyordur! Calvin kelimelerinin nefes alan bir canlıya dönüştüğünü görünce ne yapacağını şaşırır...

Deniz Kuvvetleri mensubu Fisher, içindeki şiddetin nedenini anlayabilmek için profesyonel yardım alır ve bir psikiyatristle görüşmeye başlar. Bu yolculuk onu, yıllardır görmediği ailesini aramaya itecektir. Çocukluğunda yaşadığı travmatik olaylar da ancak bu şekilde aşılabilecektir.

A playboy who refuses to give up his hedonistic lifestyle to settle down and marry his true love seeks help from a demented psychoanalyst who is having romantic problems of his own.

Bir akşam yemeğinde konuklar telefonlarını masada kilidi açık şekilde bırakmaya karar verir. Ancak ortaya çıkan gizli ilişkiler ve karanlık sırlar her şeyi altüst eder.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Angelina Jolie, 70’lerde uluslararası moda dünyasına damga vuran süpermodel Gia Carangi’nin trajik hikâyesini anlatan filmde başrolü üstleniyor.

Tecrübeli bir dolandırıcı olan Nicky, genç ve güzel Jess'i koruması altına alır, ona bildiği her şeyi öğretmeye başlar. İşler iyi gitmektedir, ancak aralarındaki ilişkinin romantik boyut kazanmasıyla işleri zorlaşır. Bu hayatta aşk ve ihanetin bir arada yürümeyeceğini anlayan ikili sonunda yollarını ayırır. 3 yıl sonra çiftimiz yeniden karşılaştığında ise her şey karman çorman olacaktır.

Bir savaş muhabiri olarak isim yapan Pierre (Buscemi), kendisine kızgın olan editörünün verdiği yeni işten hiç hoşlanmamıştır. Amerika’nın en ünlü pembe dizi yıldızı Katya (Miller) ile bir röportaj yapması gerekmektedir ancak Pierre’in Katya hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Bu iki zıt kutup buluştuğunda, Pierre’in küçümseyici, katı politik dünyası ve Katya’nın yüzeysel şöhret dünyası şiddetle çarpışır. Ancak her şey göründüğü gibi değildir. Birbirlerine giderek daha özel itiraflarda bulunan bu iki yaralı insanın bağı kuvvetlense de, bazı gerçeklerin ortaya çıkması türlü aldatmacaları aydınlığa kavuşturacaktır. İkilinin tutku ve gizem dolu atışmaları, perçinleyen bir sürpriz sona varacak ve kimse bu satranç oyununda başladığı noktada kalmayacaktır. Hollandalı yönetmen Theo Van Gogh’un aynı adlı filminin yeniden çevrimi olan “Görüşme”, nükteli tonu, zekice yazılmış senaryosu ve oyuncularının kimyasıyla ilgiyi sürekli ayakta tutan sürükleyici bir film.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir