
Matthew Perry
Hudson Milbank

Numb, başarılı bir senaristin hayatının aniden altüst oluşunu mizahi ve dokunaklı bir dille ele alıyor. Hudson Milbank, Hollywood'un gözde isimlerinden biriyken, beklenmedik bir şekilde tüm duygularını yitirir. Doktorlar ve terapistler çaresiz kalırken, Hudson'ın iç dünyasındaki bu boşluk, dışarıdan normal görünen yaşamını absürt bir hale bürür. Golf kanalları ve türlü ilaçlarla günü geçirme çabaları, onun bu ruhsal çıkmazdan kurtulmasına yetmez. Ancak hayatına giren Sara, bu donmuş kalbe yeniden hayat vermenin anahtarı olabilir mi? Duygusal bir uyanışın ve aşkın iyileştirici gücünün peşinde sürükleyici bir yolculuk.

Matthew Perry
Hudson Milbank

Lynn Collins
Sara Harrison

Kevin Pollak
Tom

Bob Gunton
Dr. Townshend

Helen Shaver
Audrey Milbank

William B. Davis
Peter Milbank

Mary Steenburgen
Dr. Blaine

Ben Immanuel
Stan Milbank

Noah Dalton Danby
Tim

Monique Ganderton
Debra

Mark Acheson
Homeless Guy

Patricia Harras
Dr. Simon
Brad Ganes
John

Ingrid Torrance
Female Psychologist

Brian George
Dr. Richmond

Film Juliet'in kuzeni Rosaline’in bakış açısından anlatılan çağdaş bir versiyondur. Rosaline, Rob ile birbirleri için yaratılmış olduklarından emindir. Yıllardır ondan alacağı tek bir öpücüğün özlemi ile beklemektedir. Bu hayali nihayet gerçek olduğunda mükemmel bir his yaşar. Ancak sonrasında eski en iyi arkadaşı Juliet'i de şehre çağırır ve o da Rob'a tutulur.

Extrovert Corinne convinces Jane, a shy, talented baker, to commit to a year of bringing cakes to bars, to help her meet people and build confidence. But when Corinne receives a life-altering diagnosis, the pair faces a challenge unlike anything they've experienced before.

Hiç beklemediği bir zamanda kanser teşhisi konulan Abbie (Gugu Mbatha-Raw), kısa süre önce nişanlandığı ve ondan başka kimseyle çıkmamış nişanlısı Sam (Michiel Huisman) için "yerini dolduracak" bir kız arkadaş aramaya koyulur.

When a would-be psychologist, curiously named Dr. Mumford, comes to the idyllic town of the same name and offers his talent for listening and a disarming frankness, the town's quirkiest citizens scramble for a seat on his couch. As he lightens hearts darkened by old secrets no one realizes he's hiding a whopper of his own, or that he's fallen head over heels for one of his patients!

Gümüş boyalı sokak sanatçısı ve ona aşık olan yumuşak sesli hayvanat bahçesi görevlisi hakkında sıradışı bir romantik komedi...

Les, ünlülerin fotoğraflarını çekme işi ile uğraşmaktadır. En büyük arzusu büyük işler başarmaktır. Bir gün sokaklarda yaşayan Toby ile tanışır ve yakın arkadaş olurlar. Toby’nin de en büyük arzusu oyuncu olmaktır. Şans eseri Toby o zamanın en ünlü pop yıldızı K’Harma ile romantik ilişki yaşamaya başlar. Les’te buna bozulur ve intikam almaya karar verir.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Hildy’nin duygusal iniş çıkışlardan uzak dengeli devam eden yaşamı, lisedeki aşkı Frank Getchell ile yeniden aşk yaşamaya başlamasıyla değişmeye başlar, dahası her şey birinin pervasız davranışları yüzünden içinden çıkılmaz bir hal alacaktır. Uzun süredir saklı kalan duygularını hatırlayan ve ailesi hakkında sırları ortaya dökülen Hildy, onlarca yıldır yüzleşmekten kaçtığı tek insanla yani kendisiyle hesaplaşmak zorunda kalır.

New York sokaklarında aşkı ve kendilerini arayan iki çiftin ihanet ve dostlukla örülü öyküsünü anlatıyor.

Harry, a charming house thief, gets more than he bargains for during an attempted burglary when he stumbles upon Daisy and decides to save her from herself, sending both of them into a darkly comedic journey of self discovery and love.

Karısından yeni boşanmış, hayat boyu kaybetmeye mahkûm John, bir partide gayet hoş, seksi Molly’yle tanışır. İşler iyi gider, sonra Molly’nin 21 yaşındaki oğlu, filme adını veren Cyrus, sahneye çıkar. Ana-oğul arasında öyle sıkı bir ilişki vardır ki John epey rahatsız olur, ama ikisi arasında kendine bir yer açmak için mücadeleyi elden bırakmaz.

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

Amerikalı bir çift olan Bob ve Anne, aşkın şehri Paris'te bir malikaneye taşınmışlardır. Çift, yüksek sosyeteden dostları için özel bir akşam yemeği düzenleyecektir. Son dakikada eklenen bir konuk nedeniyle davetli sayısının 13'e çıkması, uğursuzluk getirecek diye mükemmeliyetçi ev sahibesini rahatsız eder. O da çözümü hizmetçisi Maria'nın 14. kişi olarak yemeğe katılmasında bulur. Tabii eksantrik ve aristokrat bir zengin gibi davranarak rol yapması şartıyla! Maria, yemekte rol yaparken tesadüfen sanat uzmanı konuk David ile yakınlaşınca olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir. Maria'nın gerçek kimliğini saklayarak romantik bir aşka yelken açması üzerine Anne, bu ilişkiyi bitirmek için elinden geleni yapacaktır.

Kont Valmont, Madam Merteuil tarafından saf ve bakire Cecile'i baştan çıkarmak için tutulur... Valmont işe başlar ancak olaylar arapsaçına döner...

Lila, derisinin diğer kızlardan daha fazla kılla kaplanmaya başladığını fark edince, kendisini medeniyetten soyutlayıp bir orman köşesinde yaşamaya başlar. Fakat, bedensel arzuları fiziksel kompleksinin önüne çıkınca, insan içine çıkmasının daha hayırlı olacağına karar verir. İlk iletişim kuracağı erkek, tüm gününü laboratuvarda çalışarak geçiren Nathan isimli bilim adamı olur. Farklı kompleksler sonucu benzer bir münzeviliği paylaşmaya başlayan çift, maymunlar tarafından yetiştirilmiş ilkel Puff'u keşfederler. Adamın uygar dünyaya getirilmesinin ardından ise deneyler başlayacaktır. İçgüdülerin bastırılması ve eğitilmesi gerektiği konusunda verecekleri eğitim, kendi dürtülerinin de bilinmeyen yönlerini keşfetmelerine vesile olacaktır. Senaryosu Charlie Kaufman tarafından yazılan 2001 tarihli yapım, video klip dünyasının çılgın Fransızı Michel Gondry tarafından çekildi. Uygarlık, kültür, vahşi yaşam ve insan doğası üzerine felsefi bir komedi. Kaufman varsa, biz de varız!

Amerika'nın banliyösünde yaşayan, oldukça talihsiz ve kadersiz bir aileyi konu edinen, atılgan, hareket halinde bir kara komedi. Filmde on beş yaşındaki, ailenin iyi niyetli, saf ferdi Billy Conway'in acılarla dolu annesi, kendisine uzak ağabeyi ve stoacı babası arasında tutkal görevi görüp, parçalanmak üzere olan ailesini birleştirme çabasını konu ediniyor.

Aloysious Parker, New York’ta yaşayan genç bir aylak. Ne evi ne de işi var. Bunları pek dert ediyormuş gibi durmuyor. Okula da gitmiyor. Gün boyu, kendisi gibi uyumsuzlarla karşılaşıp duruyor, muhabbet ediyor. Her biri sanki dünyanın işleyişinden sürgün edilmişler.

Sinemada travesti rollerini erkeklerin oynayagelmesi tabusunu yıkan Felicity Huffman’ın muhteşem performansıyla öne çıkan Transamerika; farklı bir baba/anne oğul ilişkisi anlatıyor. Muhafazakâr transseksüel Bree, ameliyatına birkaç gün kala bir oğlu olduğunu öğrenir. Doktorunun zorlamasıyla tuhaf bir yolculuğa çıkar ve oğluyla zaman geçirdikçe görüş ve düşüncelerinde köklü değişiklikler meydana gelir. Yer yer keyifli ama daha çok duygusal deneyimler yaşatan yolculukları, farklı kutuplar arasındaki uzlaşmaya dair başarılı gözlemler içeriyor.Transamerika; başta Amerika olmak üzere tüm gelişmiş ülkeleri keskin bir dille eleştiren, biraz da seyirciye oynayan bir film. Transamerika; Heidegger’in ideolojiler varlığınızın kuralları olmasın sözünü anımsatan benzersiz bir yol hikayesi. Bir keşfin, bir buluşun, bir tercihin değer yargılarını allak bullak etmesi üzerine bir film. Bol ödüllü bir komedi filmi olmaktan çok, ciddi konulara parmak basan alaycı bir manifesto…

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir