
James Franco
C.K. Williams (age 40)

A poetic road trip through Pulitzer prize-winning CK Williams' life over the course of 40 years.

James Franco
C.K. Williams (age 40)

Mila Kunis
Catherine

Jessica Chastain
Mrs. Williams

Zach Braff
Albert

Henry Hopper
C.K. Williams

Bruce Campbell
Goody
Vince Jolivette
Mr. Williams

Evan Kole
Boy Croquet Player

Giavani Cairo
Dan

Kimberly Harsch
Woman in window
Ingrid Mortimer
Sharron Nelson

Mia Serafino
Sarah
Lauren Mae Shafer
Hot Chick

Zachary Unger
C.K. Williams (age seven)

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.

1820'lerin St. Petersbourg'dan bunalan genç aristokrat Onegin, amcasından miras kalan taşra köşküne gelir.Buradaki komşuları Lensky ve nişanlısı Olga ile kısa sürede arkadaş olur.Olga, genç adama kız kardeşi Tatyana'yı tanıştırır.Kırılgan Tatyana, yakışıklı Onegin'in sözünü sakınmayan tavırlarından etkilenir ve ona inan-ı aşk eder.Onegin, genç kızı refüze edip,aracı olan Lensky'in aile onuruyla oynadığında,iki adam kendilerini bir düolloda bulurlar.Onegin, yaptığı tercihlerin bedelini çok ağır ödeyecektir.

Uzun yıllar boyunca standart bir şekilde ilerleyen evliliğinin ardından karısı Teresa'nın cinsel dürtülerini uyandırmaya karar veren Profesör Nino Rolfe, gizli arzularını kaleme aldığı günlüğünü karısı tarafından "tesadüfen" bulunması için uygun bir yere bırakır. Bir süre sonra Teresa da aynı şeyi yapmaya başlar ve bu durum ikisi arasında bir kedi-fare oyununa dönüşür. Tinto Brass'ın, Junichirô Tanizaki'nin romanında büyük değişiklikler yaparak kendi sinemasına adapte ettiği La Chiave, Brass'ın genel yönteminin zıddına karakterler ve kurgu açısından da dolu ve başarılı olmasıyla takdir edilmiştir ve bu farklılığa rağmen her sahnesiyle auteur'ünün adını aklımızda yankılatmaya devam etmektedir.

New York'lu genç çift, üniversitede başlayan aşklarından evliliğe ve ilk çocuklarının doğumuna doğru adım atarken hayatlarında beklenmedik bir değişim, kıtalar ve hayatlar boyu süren yankılanmalar yaratır. Oscar Isaac, Olivia Wilde, Antonio Banderas, Annette Bening, Olivia Cooke gibi yıldız isimlerin yer aldığı filmde yönetmen Dan Fogelman, gündelik yaşamın tehlikelerini ve mükafatlarını, kuşaklararası bir hikaye ile anlatıyor.

2005 yılında Astsubay Kıdemli Başçavuş Charles Monroe King, Irak’taki savaştan geri dönemeyebileceği için oğlu için günlük tutmaya başlar. 14 Ekim 2006’da yol kenarındaki bir bomba yüzünden hayatını kaybeder. 200 sayfayı aşan günlük yarım kaldığında King’in oğlu yedi aylıktır. A Journal for Jordan, bir annenin, oğlunun henüz konuşamadığı zaman kaybettiği babasıyla ilgili yazdığı bir mektuptur. Ayrıca bir babanın hiç tanıyamadığı oğluna verdiği öğütleri ve ettiği duaları içerir. Son olarak, birbirlerini çok sevmiş fakat çok erken ayrılmış Dana ve Charles’ın hikayesidir.

The wife of a pastor who preaches against homosexuality embarks on an affair with a female writer.

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

19 yaşındaki Amerikalı Lucy, yakın zamanda intihar etmiş bir şair olan annesi Sara'nın Bohem ruhlu sanatçı arkadaşlarının arasında yaz tatili geçireceği Toskana'naya gelir. Buranın yerlilerinden fırlama bir delikanlı olan Niccolo, dört yıl önce Lucy'ye ilk öpücüğün heyacanını tattıran kişidir. İki genç tekrar yakınlaşırken; Lucy'nin evsahipleri olan Graysonlar, genç kızı bir sanatçı kolonisi haline getirdikleri kendi dünyalarına sokarlar. Böylece onun gençliği ve taze ruhundan beslenmeye başlarlar. Bu tazelik, orada tatilini geçiren konuklar arasında en çok Alex Parrish'IN ilgisini çekecektir. Ölümcül bir hastalığın son demlerini yaşayan bir yazar olan Alex, genç kızın çekiciliği ve yaşama sevincinden etkilenir.Yaz geçerken, Lucy Niccolo'nun bir kadın canavarı olduğunu öğrenecek, Alex'ten gereken hayat dersini alacak ve kimbilir belki de gerçek ve masum aşkı da yaşayacaktır! Tüm bunlar olurken annesi ve kendiyle ilgli bir kaç sırrın da gizemi çözülecektir elbet...

Laura ve Simon, üniversiteden beri çok yakın arkadaştır. Yıllar içinde, bağlarının sadece platonikten ibaret olmadığını fark ederler. Peki, her şeyi riske atarak başından beri var olan bu aşkı keşfedebilirler mi ve keşfetmeliler mi?

Sinema bölümü öğrencisi olan Julie, sessiz sakin bir kızdır. Bir gün karizmatik ama bir o kadar da güvenilmez bir adam olan Anthony ile fırtınalı bir flört evresinde savrulurken kendini de bir sanatçı olarak bulur. Ona karşı aşırı koruyucu davranan annesine meydan okumaya ve arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirmeye başlar. Ancak arkadaşlarına olan bu ilgisi giderek yoğun ve kaygı dolu bir ilişkiye dönüşecek kadar derinleşecek, hayallerini dahi mahvedecek seviyeye gelecektir.

Gergin bir genç adam ve nişanlısı, çapkın annesinin evine taşındığında, ortaya çıkan yaşam tutumları çatışması herkesi sarsar.

Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso adlı sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar. Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred'in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred'in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore'nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.

The World to Come, izleyiciyi 1850 yılının New York’undaki bir taşra bölgesine davet ediyor ve izole bir yaşam süren toplulukta yaşayan iki kadının mücadelesini anlatıyor. Bu iki kadın, yaşamlarında var olduğunu bilmedikleri bir boşluğu doldurarak bir ilişkinin ilk adımlarını atar ve birbirlerine besledikleri tutku sonucunda hayatlarına yeni bir yön verirler.

Bir profesör ile yetenekli öğrencisi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Yetenekli bir genç yazar ve profesörü ikisini de giderek karmaşıklaşan bir ağın içine sokan bir proje için görevlendirince, yaratıcı bir yolculuğa çıkar. Çizgiler bulanıklaşırken ve hayatları iç içe geçerken, profesör ve öğrencisi, bireysel amaç duygularını ve en değer verdikleri şeyleri korumaya çabalarken en karanlık benlikleriyle yüzleşmek zorundadır.

Bu korkusuz aşk hikâyesi, bir müzik dehası olan Leonard Bernstein ile Felicia Montealegre Cohn Bernstein'ın ömür boyu süren karmaşık ilişkisini anlatıyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında genç ve özgür ruhlu bir kadın olan Vera Philips, İskoç şair Dylan Thomas'a aşık olur. Thomas da Vera ile aynı duyguları paylaşmaktadır, ancak ortada bir sorun vardır. Thomas Caitlin MacNamara ile evlidir. İki kadın arasındaki rekabet birbirlerini tanımaya başladıkça dostluğa doğru evrilir. Vera artık onların evliliklerinin bir parçasıdır ve üçü de bu durumdan çok mutludur. Bu durum Vera'nın genç bir subay olan William ile evlenmesine dek sürer. William'ın aralarına katılmasını istemeyen Thomas'ın duyguları kıskançlığa doğru savrulur.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

2009 Chicago En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Erkek Oyuncu (F. Timi), En İyi Görüntü 2009 İtalyan Ulusal Sinema Gazetecileri Sendikası: En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Yapım Tasarımı.. İyi saklanmış bir sır, örtbas edilmiş bir skandal, sıra dışı bir kadın... Benito Mussolini'nin yaşamında bir sır vardır: bir eş ve kabul edilen, sonra da varlığı inkâr edilen bir oğul. Sırrın adı Ida Dalser'dir. Duçe'nin resmi biyografisinde sözü edilmeyen, tarihin karanlık bir sayfası; Mussolini'ye ve ideallerine kalpten inanan, tüm varlığını onun başarısı uğruna feda eden, ancak zalimce harcanan Ida Dalser'in inanılmaz ama gerçek hikâyesi.

19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen filmde, dönemin en ünlü sanat tarihçisi ve eleştirmenlerinden biri olan John Ruskin ile evlenen genç Euphemia "Effie" Gray'in hikayesi ele alınıyor. Bir türlü yolunda gitmeyen evlilik zamanla hayal kırıklığı ve acıları da beraberinde getirir. Bir gün kocasının arkadaşlarından biri olan ressam John Everett'e modellik yapan Effie, ressama aşık olur ve aralarında bir ilişki başlar. En yakın arkadaşı Elizabeth Eastlake'in verdiği cesaretle kocasından ayrılmaya karar veren Effie için dönemin sert muhafazakarlığıyla yüzleşme vakti de gelmiştir. Ünlü oyuncu Emma Thompson'ın senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığı filmin yönetmenliğini Richard Laxton üstleniyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir