
Brittany S. Hall
Renesha

Test Pattern, bir çiftin hayatını derinden sarsan bir geceden sonra, ilişkilerini ve toplumun sağlık sistemini sorgulayan çarpıcı bir dram sunuyor. Erkek arkadaşın, sevgilisinin yaşadığı travmanın ardından çözüm arayışı; onları şehirde umutsuzca hastane hastane dolaşmaya iterken, sistemin zorluklarını gözler önüne seriyor. Film, ırk, sınıf ve toplumsal adalet gibi meseleleri cesurca işlerken, izleyiciyi empatiye ve sorgulamaya davet ediyor. Duygusal derinliği ve toplumsal eleştirisiyle Test Pattern, etkileyici bir izleme deneyimi arayanlara hitap ediyor.

Brittany S. Hall
Renesha

Will Brill
Evan

Gail Bean
Amber

Drew Fuller
Mike

Ben Levin
Chris

Donna Morrell Gafford
Lucie

Katy Erin
Lindsey

Caroline Bloom
Friend

Melissa Bailey
Austin Highland Receptionist

Kay Salem
St. Stefan's Receptionist

George Oliver Hale
St. Stefan's Doctor

Kally Khourshid
St. Stefan's Nurse

Amanda Joy Erickson
St. Stefan's Nurse
Molly O'Leary
St. Stefan's Older Nurse
Amani Starnes
Nurse Peg

1981 yılında Kansas'ta başlayan bu hikâye, küçükken aynı beyzbol takımında oynayan Brian ve Neil'in hayatlarına odaklanıyor. 8 yaşındayken amnezi geçiren Brian, neler yaşadığını hatırlayamadığı ve hayatından eksilen 5 saatte uzaylılar tarafından kaçırılıp üzerinde deneyler yapıldığına inanmaktadır. Neil ise beyzbol takımının koçunun tacizine uğramış, geri kalan hayatı boyunca onu unutamamış fahişe bir gençtir. Küçükken yaşadıkları travmatik olaylar sonucu hayatları tamamıyla değişen iki gencin yolları yıllar sonra tekrar kesişecektir. Çünkü Brian, Neil'in kendisinin uzaylılar tarafından kaçırılmasını açıklayabileceğini düşünmektedir.


Yaşadığı sarsıcı olayın ardından sessizliğe bürünmüş olan Melinda (Kristen Stewart), lise hayatını dışlanmış bir genç olarak sürdürmektedir. Peki, Melinda annesinin ilgisizliğine ve arkadaşlarının alaycı tavırlarına rağmen iç dünyasında yaşadıklarını kelimelere dökecek cesareti bulabilecek midir?Aslında onun kimsenin bilmediği bir sırrı vardır ve bu sır açığa çıktığında her şey değişecektir.

Texas'ın küçük bir kasabasında geçen hikayede, geçmişini unutmaya çalışan ve gündüzleri koruda çalışıp akşamları içen Joe Ronsom'ın yolu, ailesinin içinde bulunduğu kaos ortamını sonlandırmak için yollara düşen 15 yaşında Gary ile kesişiyor. Gary ailesini geçindirebilmek için iş ararken Joe Ransom ile karşılaşır ve ikisinin de hayatı beklemedikleri şekilde değişir. Joe geçmişte işlediği suçlardan arınmanın ve tüm hatalarını telafi etmenin yolunu ararken, Gary, henüz tanımadığı Joe'yu koşulsuzca önemsemeye ve rol model olarak görmeye başlar. Joe ise hayatında ilk kez birisi için önemli olabileceğini düşünür ve Gary'yi kanatları altına alır.

Grace ve sevgilisi Jackson, eski bir köy evine taşınır. Grace yazarlık hayalinin peşinden gider ve çift kısa süre sonra bir bebek sahibi olur. Ancak Jackson'ın sık sık evde olmaması ve ev hayatının baskıları altında ezilen Grace, ardında bir yıkım yolu bırakarak yavaş yavaş kontrolünü kaybetmeye başlar.

1980'lerin kominizm sonrası Macaristan'ının tahrip olmuş küçük bir köyünde, hayat fiili olarak durmuştur. Güz yağmurları başlamıştır. O akşamüstü köylüler büyük bir ödeme beklemektedirler, sonrasında da, bazıları hakkettiğinden fazlasını alma planlarıyla oradan ayrılmayı düşünmektedirler. Fakat o sırada iki yıl önce öldüğünü düşündükleri karizmatik Irimias'ın konuşmasını duyarlar, geri gelmiştir. Onlar da topluluğun devamlılığını koruma amacıyla Irimias'ın çevireceği tantanalı planla paralarını alacağı düşüncesiyle korkmuşlardır.

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan depresif bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur ama hastanede onu bekleyen haber hiç de iç açıcı değildir. Abisi vefat etmiştir ve Lee yetim kalan ergen yeğenine bakmakla yükümlüdür.

Teksas’taki yaşam Bliss Cavendar’a iki seçenek sunmaktadır: Futbol ya da güzellik yarışması. Bu iki kategori, cinsel rollere göre paylaştırılmıştır. Bliss bu monotonluktan ve seçeneksizlikten hergün daha çok bunalmaktadır.Eski güzellik kraliçesi olan annesi, Bliss’in de aynı yoldan gitmesini istemektedir. Daha sert ve erkeksi özelliklere sahip olan Bliss’in ise planları çok başkadır. Whip It, vizyona girdiği ilk hafta Box Office US’te 6. sırada yerini aldı.

Derinden etkileyici bir hikayesi olan filmin ana tema iyileştirici bir sevgidir. Ölmek için en güzel yer olarak anılan Japonya’nın Fuji dağlarına çıkan McConaughey artık ölmek istemeyen bir Japon ile karşılaşır. Bu adamı geride bırakmaya içi el vermeyen baş karakter geriye kalan bütün enerjisini bu Japon adamı ailesine kavuşturmaya adar. Bu macera dolu yolculuk sırasında McCounaughey’de karısına duyduğu derin sevgiyle tekrardan bağlanarak hayata tutunmaya çalışır.

Octavio, genç bir delikanlıdır, kardeşinin karısı Susana ile kaçmaya karar verir. Köpeği Cofi, beraber kaçmalarına yardımcı olan paranın elde edilmesinde rol oynayan zalim bir aracı olur. Bu dokunaklı ihtiras üçgeni, yasak aşkın geri dönüşü olmayan bir yol haline gelmesiyle daha karmaşık bir hal alır. Bu arada Daniel, 42 yaşında bir adamdır, güzel model Valeria ile beraber yaşamak için karısını ve kızlarını terk eder. Yeni hayatlarını kutladıkları gün, kader Valeria’yı trajik bir kazaya iter. Bir adam her şeye sahip olduğunu düşündüğü anda, tüm hayatı birdenbire değişirse ne yapar? Daniel ve Valeria’nın küçük köpeği Richi, oturdukları dairenin ahşap zeminindeki boşluğa düşer. Bu olay onların kötü kaderlerinin de başlangıcı olur. Richi’nin kaybolması karşısında takındıkları tutum, her türlü zorluğa ve umutsuzluğa cesurca göğüs gerebilen aşk hikayelerine mükemmel bir örnek teşkil eder...

New York Times’ın Pulitzer ödüllü soruşturmasına dayanan filmde, iki kez Oscar ödülü adayı olan Carey Mulligan ile Zoe Kazan, birlikte bir neslin en önemli haberlerinden birini yapan New York Times muhabirleri Megan Twohey ile Jodi Kantor’ı canlandırıyor. Haber, Hollywood’da cinsel taciz konusu hakkında onlarca yıldır süren sessizliği bozan #Ben de hareketinin başlamasına yardım etti ve Amerikan kültürünü sonsuza dek değiştirdi.

Richard Linklater’ın ilk dönem filmlerinden biri olan Slacker’ın bildiğimiz anlamda bir hikayesi yok. Linklater’ın kamerası Austin, Texas’ın sokaklarında, caddelerinde bir arka planı olmayan türlü karakterleri takip ediyor. Slacker, farklı şehir meselelerine ve Amerikan olmak kavramına atılan bağımsız, serbest ve doğal bir bakış.

Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan (nam-ı diğer Punk Park) adını alan filmde usta yönetmen Gus Van Sant, bir kez daha gençlerin dünyasına bakıyor. Blake Nelson’un romanından uyarlanan film, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor.

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

İki grubun sürekli olarak çatışmaları ve kavgaları gündeme gelmektedir. Bir grup futbolculardan oluşan arkadaş takımı iken diğer grup punkçı müzik ile uğraşan bir ekiptir. Uzun zamandan beri birbirlerini sınayıp keskin kavgalar eden grup sonunda büyük bir kargaşaya davet çıkarmayı başarırlar. Futbolcu grubu, punkçu gençlerden birini feci şekilde döverler ve büyük kavganın fitili ateşlenecektir.

Kolej öğrencisi Kyun-woo bir akşam eve dönüşünde metroda çok güzel ama bir o kadar da sarhoş bir kıza rastlar. Kız metro hattının kenarında ayakta zor durmaktadır ve Kyun-woo onu trenin önüne düşmekten kurtarır. Bindikleri trende kız baygın düşmeden önce en son Kyun-woo'a laf attığı için yolcular onun kız arkadaşı olduğunu düşünürler. Yolcuların suçlayıcı bakışları üzerine Kyun-woo kızın sorumluluğunu almak ve onu bir motele kadar taşımak zorunda kalır * Zavallı aptal bir ergen ile hastalık derecesinde dengesiz bir kızın absürt maceraları. Kız sevimsiz; ikide bir oğlanı tokatlıyor, aşağılıyor, gülünç durumlara düşürüyor; oğlan ise karaktersiz; pişmiş kelle gibi ilişkiye devam ediyor. Komik mi; değil, romantik mi; değil.

Married small-time crooks Lou-Jean and Clovis Poplin lose their baby to the state of Texas and resolve to do whatever it takes to get him back. Lou-Jean gets Clovis out of jail, and the two steal their son from his foster home, in addition to taking a highway patrolman hostage. As a massive dragnet starts to pursue them across Texas, the couple become unlikely folk heroes and even start to bond with the captive policeman.

Fouad Mikati'nin yönetmenliğini yaptığı korku filminin başrolünde Gone Girl ile herkesi kendine hayran bırakan Rosamund Pike var. Daha önce tanışmadığı bir adamla randevulaşan filmin baş kahmaranı hemşire, randevulaştığı adamın bahsettiği kişi olmadığını anlayacaktır.

Londra, 1929. Çok meşgul bir Scotland Yard dedektifi olan Frank Webber, kız arkadaşı Alice White'tan çok işiyle ilgileniyor gibi görünmektedir. Kendini görmezden gelinmiş hisseden Alice, onu şık dairesine davet eden zarif ve iyi huylu bir sanatçıyla çıkmayı kabul eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir