
Claude Brasseur
François Beretton

13 yaşındaki Vic (Sophie Marceau), çocukluk ile yetişkinlik arasındaki o garip geçiş dönemindedir. Yeni bir okul ve yeni bir arkadaş çevresi demek yeni partiler anlamına gelir. Tabii erkek arkadaşlar da bu denklemin bir parçasıdır. Ancak Vic'in tek sorunu ergenlik değildir; annesi ve babasının evliliği sallantıdadır. Vic aradığı desteği büyükannesinde bulur. Bu delidolu kadın ilk aşkını yaşayan Vic'e inanılmaz eğlenceli tavsiyelerde bulunur. 1980'lerin bu ilk gençlik filmi, masumiyetin ve içtenliğinde bir filmi. Vic'in başından geçen eğlenceli olaylar hepimizin başından geçmedi mi? Sophie Morceau'nun 13 yaşında rol aldığı bu film, uluslararası kariyerinin başlangıç noktası olma özelliğini de taşıyor.

Claude Brasseur
François Beretton

Brigitte Fossey
Françoise Beretton

Sophie Marceau
Victoire Beretton, aka 'Vic'

Denise Grey
Mrs Valadier aka 'Poupette', Vic's great grandmother

Jean-Michel Dupuis
Etienne, François' dentist friend

Alexandre Sterling
Mathieu

Sheila O'Connor
Pénélope Fontanet

Alexandra Gonin
Samantha Fontanet

Frédéric de Pasquale
Antoine

Laurent N'Diaye
Arnaud

Diane Bellego
Éliane
Michel Lasorne
David
Gérard Lemaire
Max

Dominique Lavanant
Vanessa, François' ex-mistress

Bernard Giraudeau
Éric Lehman, Vic's German teacher

Now in his thirties, Antoine Doinel is a divorced proofreader in love with a record seller. Colette Tazzi, now a lawyer, buys his first published autobiography, leading them to a chance meeting.

Altmışlardaki Harry Sanborn, kadınlarla ilişkilerinde hala genç olan, uslanmaz bir playboydur. Yeni kız arkadaşı Marin ile Marin'in annesinin Hampton'daki yazlık evine giderler ve orada Marin'in annesine yakalanırlar. Bu esnada Harry kalp krizi geçirir ve hastaneye kaldırılır. Bir süre hastanede kaldıktan sonra eski gücünü toplayana kadar Harry Marin'in annesinin evinde kalır ve Marin'in annesi gönülsüzce Harry'e bakmaya başlar. Başlarda birbirlerinden hiç hoşlanmayan Harry ve Erica, yalnız kaldıkları zamanlarda yavaşça birbirlerine ısınmaya başlarlar. Bu esnada Harry'in iki rakibi vardır; birisi Erica'nın kendisine aşık olan yakışıklı doktoru ve eski alışkanlıkları.

Scott Hastings, Avustralya Dans Federasyonu'nun düzenlediği geleneksel balo salonu dans yarışmasını kazanmayı hedefleyen hırslı ve atletik bir dansçıdır. Partneri Liz, Scott'un başına buyrukluğuna kızıp ekibi terkeder. Bunun üzerine yeni partner arayan Scott, Fran adında acemi bir dansçıyla tanışır. Fran'a güvenmeyen Scott, onun İspanyol ailesiyle tanıştığında ve dans üzerine kurulu kültürlerini tanıdığında fikirleri değişir.

A Parisian teacher loses his cool when his teenage daughter tells him she plans to drop out of school and move in with her boyfriend.

La Boum dizisinin ilk filminde 13 yaşındaki maceralarına tanık olduğumuz Vic (Sophie Marceau) artık 15 yaşındadır. Geçen iki yılda çok şey değişmiştir. Ayrılmayı düşünen annesiyle babası yeniden bir araya gelmiştir, büyükannesi ise gençlik aşkı ile romantik bir ilişki yaşamaktadır. Ancak Vic aradığı gerçek aşkı bir türlü bulamamıştır. Tam da bu dönemde, bir tren yolculuğunda Philippe ile tanışır. Vic kendini tamamen açabileceği "büyük aşkı sonunda bulmuş olabilir mi? İlk La Boum filmi kadar büyük bir heyecanla karşılanan La Boum 2, Sophie Marceau'nun güzelliği ve yeteneğini sergilediği unutulmaz bir yapım oldu. Ve en az ilki kadar da eğlenceli ve romantik...

Beş kuruşu olmayan New York’lu Mathias (Kevin Kline), babasından miras kalan büyük bir apartman dairesini satmak için Paris’e gelir. Dairede yaşlı ve kibar bir kadın (iki Oscar ödüllü Maggie Smith) ve onun fazla koruyucu kızını (Kristin Scott Thomas, “İngiliz Hasta”) bulmak onu oldukça şaşırtır. Eski Fransız kanunlarına göre, Mathilde ölene kadar dairenin mülkiyetinin onun olamayacağını öğrenir. Benzersiz bir komedi, dram ve romantizm karışımı...

Filmin adı "Laughing Out Loud" kısaca L.O.L olarak söylenen filmde Miley Cyrus'un annesini Demi Moore canlandırıyor, Mileyin annesi yeni boşanmış bir anneyi canlandırırken Mileyde 18li yaşlara yeni girmiş bir genç kızı canlandırıyor filmde Miley, Annesi ve Erkek arkadaşıyla yaşanan olaylar anlatılıyor...

Paris’in altın çağı Belle Époque döneminde bir kadın ile Normandiya'da eski bir evdeki dört genç yabancıyı birbirine bağlayan ne olabilir? Bambaşka hayatlar süren dört uzak kuzen, hiç dokunulmadan toz tutmuş eski fotoğraflar, mektuplar ve tablolar arasından zamanında o evde oturan büyük büyükanneleri Adèle Vermillard'ın hayatını gün yüzüne çıkarıyor. Ve 2025'ten başka bir büyülü döneme, fotoğrafın, sinemanın ve Empresyonizmin doğuşunun dünyayı sonsuza dek dönüştürdüğü 1895'e, 20 yaşındaki Adèle’in hayatına taşınıyoruz. Yönetmen Cédric Klapisch prömiyerini Cannes'da yapan Gelecek de Gelecek için “Barry Lyndon ya da Amadeus gibi filmlerden çok etkilendim; bence tarih bir bakıma sinema yaratıyor” diyor.

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Frances New York’ta yaşamaktadır ama aslında kendisine ait bir dairesi yoktur. Frances dans topluluğunda acemidir. Ama gerçek bir dansçı değildir. Frances’ın Sophie isimli bir arkadaşı vardır ama artık birbirleriyle konuşmamaktadır. Frances’in hayattan beklediği ve istediği çok şey vardır.

Felicie and Charles have a whirlwind holiday romance. Due to a mix-up on addresses they lose contact, and five years later at Christmas-time Felicie is living with her mother in a cold Paris with a daughter as a reminder of that long-ago summer. For male companionship she oscillates between hairdresser Maxence and the intellectual Loic, but seems unable to commit to either as the memory of Charles and what might have been hangs over everything.

On an otherwise normal day, Étienne, a happily married man and a good father, sees something that stops him dead in his tracks: a gorgeous woman in a billowing red dress. Long after she has left his vision, her memory continues to haunt his mind. He falls instantly in love with her and tries everything to get to know her better. Helping Étienne snare his elusive lady in red are his three bumbling buddies, which all have secret affairs and/or cheat on their wives.

20. yüzyılın başında genç orta sınıf bir adam olan Claude Roc, Paris'te Ann Brown adında genç bir İngiliz kadınla tanışır ve arkadaş olurlar. Ann Claude'u annesi ve Claude'la aralarını yapmak istediği kızkardeşi Muriel'le birlikte yaşadıkları evlerine davet eder. Ziyaret sırasında iki kızkardeş ve Claude çok samimi olurlar Claude gittikçe Muriel'e aşık olmaya başlar. Evlilikten önce bir yıl boyunca hiç görüşmezler ve bu sürede Claude Paris'e geri döner, başka birçok ilişki yaşar ve sonunda Muriel'e ayrılık mektubu gönderir

Paris'te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır. Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris'te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle "Paris, seni seviyorum" farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film. Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla 'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.

Christine’s life has not been easy lately. Her lonely routine is divided between free food banks distributions and wandering the streets. On a cold winter night she founds Suli, an 8-year-old Eritrean boy, sobbing in front of her shelter. Christine understands that he is lost and has been separated from his mother. Bounded by their marginal condition, they embark together on an emotional journey to find Suli’s mother in the underground world of Paris...

Paris’te yaşayan genç bir anne, bir yandan kızına ve hasta babasına bakarken bir yandan da çevirmenlik yapar. Evliliğinde mutsuz olan eski bir arkadaşıyla yaşadığı tutkulu ilişki, hayatını daha da karmaşık hale getirir.

15 yaşındaki Camille ciddi mizaçlı, mantığa inanan bir genç kızdır. Ondan yaşça biraz daha büyük olan Sullivan hayat dolu ve dünyayı keşfetme arzusuyla yanan bir gençtir. İki genç birbirlerine tutkuyla aşık olurlar ama Sullivan özgürlüğünün peşinden Güney Amerika'ya gitmek için Camille'dan ayrılınca genç kızın dünyası yıkılır. Bir süre mektuplar gelmeye devam eder fakat sonra Camille, Sullivan'ın izini kaybeder. Büyük aşkının yokluğunda acı çekerek büyüyen genç kız gücünü yeniden toplar, yeni bir ilişkisi olur ve hayata devam etmeye çalışır. Fakat, Sullivan bir gün çıkıp geri gelir...

1960'lı yıllarda Paris'te yaşayan iki Amerikalı caz müzisyeni, iki Amerikalı turist kızla tanışır ve onlara aşık olur.

Alice, taciz edici bir ilişki içinde kapana kısılmış genç bir kadındır. Alice, iki yakın kız arkadaşıyla tatildeyken kendi özünü yeniden keşfeder ve çok ihtiyaç duyduğu bir bakış açısı kazanır. Yavaş yavaş, onu bağlayan karşılıklı bağımlılık iplerini yavaş yavaş koparmaya başlar. Ancak Simon'ın intikamı kaçınılmaz olduğu kadar sarsıcıdır ve bir kez serbest bırakıldığında, Alice'in gücünü, cesaretini ve köklü dostluk bağlarını test eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir