
Jeremy Theobald
The Young Man

Yeni romanı için aradığı ilhamı bir türlü bulamamış genç yazar, sokaklarda dolaşıp insanların peşinde dolanmakta, kendine esin kaynağı aramaktadır. Bill takma adıyla dolaşan genç yazar, bir gün siyah takım elbiseli, şık giyimli bir adamın peşine takılır. Takıntı haline getirdiği Cobb ismindeki gençle sonunda tanışan Bill, Cobb’un profesyonel bir hırsız olduğunu öğrenir. Cobb’un yaşam tarzından çok etkilenen Bill, sarışın çekici bir kadınla da tanışınca yavaş yavaş ait olmadığı suç dünyasının içine çekilecektir.

Jeremy Theobald
The Young Man

Alex Haw
Cobb

Lucy Russell
The Blonde

John Nolan
The Policeman

Dick Bradsell
The Bald Guy
Gillian El-Kadi
Home Owner
Jennifer Angel
Waitress
Nicolas Carlotti
Barman
Darren Ormandy
Accountant
Guy Greenway
Heavy #1
Tassos Stevens
Heavy #2
Tristan Martin
Man at Bar
Rebecca James
Woman at Bar
Paul Mason
Home Owner's Friend
David Bovill
Home Owner's Husband

Kariyerinde pek de başarılı olamayan bir yazar, geçimini sağlamak için bir kumarhanede krupiye olarak işe başlar. Kendisini kumarhanenin büyülü dünyasına kaptıran adam, bu süreçte kız arkadaşı ile sorun yaşamaya başlar. Bu sırada yazar, Jani adında gittikçe daha çok kaybeden bir oyuncuyla tanışır. Kumarhanede tanıştığı Jani isimli bir kadının peşinden bir soygun planına dahil olmasıyla birlikte işler tam anlamıyla kontrolden çıkar.

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

2019'un dumanla boğuşan distopik Los Angeles'ında, kısa ömürlerini uzatmanın bir yolunu bulmak için yaratıcılarını arayarak Dünya'ya kaçan birkaç Replicant'ı yok etmek için Rick Deckard emeklilikten çağrılır.

Johnny Clay, son bir vurgun yaparak emekli olmaya karar veren, eski bir mahkumdur. Bir hipodromu soymaya niyetlenen Johnny ve ortağı Nikki sağlam bir plan yaparlar. Buna göre Nikki, dikkatleri başka yöne çekmek için yarışan atlardan birini vuracak; çıkan kargaşada yararlanan Johnny de bahislerin oynandığı vezneyi soyacaktır. Soygun için gerekli ekibi toparlayan Johnny, işi en küçük ayrıntısına kadar planlar ama yine de bazı şeylerin yanlış gitmesine engel olamaz...

Tom Stall, sakin bir Amerikan kasabasında, örnek bir yaşam sürmektedir. Ailesine olan bağlılığı ve çevresindekilere olan saygılı davranışlarıyla tanınır. Fakat bir gün başına bela olan serserilere haddini bildirince, işler değişir. Medya aradığı kahramanı, New York kökenli bir mafya ise yıllardır aradığı katili bulmuştur.Bu küçük olayın ardından Tom'un karanlık geçmişi bir anda ortaya çıkar. Mütevazi aile babası, kendisinin ve ailesinin sağlığı için mafyanın üzerine gitmek ve müthiş bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.

Doktor Caligari'nin Muayenehanesi(Das Kabinett des Dr. Caligari, 1919), Alman sinemasının bu dönemini(Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır. Film, döneminde ve sonrasında, pek çok övgüler aldığı gibi, aynı ölçüde eleştirilmiştir. Öyleki "kaligarizm" bir terim haline gelmiştir.

Oldukça yetenekli olmasına karşın işine karşı hiçbir ruh beslemeyen bir fotoğrafçı, amaçsız bir şekilde bir çok insanın ya da modelin fotoğrafını çekmektedir. Bir gün parktaki bir çiftin fotoğrafını çeker. Eve dönüp karanlık odada fotoğrafı büyütünce hiç farketmediği bir durum dikkatini çekiverir. Fotoğraf karesi, işlenen bir suçun en çarpıcı kanıtı olmuştur * Bir şeyin gerçek olup olmadığını nesnel kanıtlarla değil, gerçekliğini savunan kişinin inancıyla ölçülebileceğini anlatan film, muhakkak izlenmesi gereken başarılı bir yapım. Usta yönetmen Michelangelo Antonioni'nin başyapıtlarından biri sayılan Blowup, zenginlik ve şöhretin insanın yalnızlığına ve ruhunun ihtiyaçlarına çözüm sağlayamayacak değerler olduğunu anlatan önemli bir yapım olarak sinema tarihinde yerini alıyor * Öncelikle bu filmi bütünlemesine anlamak için Julio Cortazar'ın aynı isimdeki öyküsünü okumalısınız

Working-class British housewife Myra Savage reinvents herself as a medium, holding seances in the sitting room of her home with the hidden assistance of her under-employed, asthmatic husband, Billy. In an attempt to enhance her credibility as a psychic, Myra hatches an elaborate, ill-conceived plot to kidnap a wealthy couple's young daughter so that she can then help the police "find" the missing girl.

Filmin isimsiz kahramanı her zaman bakımlı ve şıktır. O tam bir profesyoneldir. Kokainden ekstazi dek her tür uyuşturucu işine bulaşmasına rağmen ellerini temiz tutmayı bilmiştir. Şimdiye kadar polise yakalanmamış ve soğukkanlılığını korumuştur. Artık küçük bir serveti vardır ve suçtan uzak bir hayat sürmeye karar verir. Ama emekli olmadan önce, suç organizatörü Jimmy Price'ın ona verdiği son iki görevi yerine getirmesi gereklidir... Bir: Korkulan mafya babası Eddie Temple'ın kayıplara karışan uyuşturucu bağımlısı kızının izini sürmek. İki: tekinsiz gangster Duke ile dev bir ekstazi nakliyatı için pazarlık etmek. Gelin görün ki; işler sanıldığı kadar kılçıksız yürümez... Bundan önce Kapışma ve Ateşten Kalbe Akıldan Dumana gibi ses getiren filmlerin yapımcılığını yapan İngiliz Mathew Vaughn bu ilk yönetmenlik denemesiyle müthiş beğeni topladı ve ülkesinde yılın en iyi yönetmeni seçildi.

Immanuel Rath, yaşlı ve bekar bir profesördür. Öğrencilerinden duyduğu "Mavi Melek" adlı gece kulübüne onları yakalamak amacıyla gider. Gizlice gittiği gece kulübünde Lola Lola adlı dansçıya herkes gibi o da tutulur. Artık her akşam Lola'yı ziyaret etmeden duramaz hale gelir. Gece hayatı tıpkı bir girdap gibi onu içine çeker. Sürekli bir hayal alemi içinde derslerde bile Lola'yı düşünerek kendinden geçer. Lola'nın başka erkeklerle olmasından ölümüne rahatsız olduğu için onun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Bu onun giderek çöküşüne yol açmaya başlar.

Radyo programcısı Johnny, minik yeğenine bir süreliğine bakma görevini üstlenir. İkili, Los Angeles’tan New York’a, oradan New Orleans’a uzanan bir seyahate çıkarlar. Bu yolculuk, geçmiş ve gelecek arasındaki bağlar üzerine hassas ve derin bir hikayeye dönüşür.

San Diego'lu bir genç, Euripides'in Orestes tragedyasından esinlenerek antika bir kılıçla annesini öldürdükten sonra iki kişiyi kendi evinde rehin alır. Yüksek lisans öğrencisi Brad McCullum'ın şehrin kıyısında geçen bu cinai öyküsü, iyi bir dedektif ve genç adamın arkadaşlarının olayı çözme çabalarıyla sürer. Amaç hem McCullum'ın niyetini anlamak hem de rehineleri kurtarmaktır.

Günümüz Londra'sı ile hayali gelecekteki, inanç ve dini fanatizmin hüküm sürdüğü tekdüze bir metropol olan Meanwhile City. Körfez Savaşı gazisi, dini bütün Esser, Londra'nın evsizlerin hükmündeki karanlık sokaklarında kayıp asi oğlunu aramaktadır. Otuzlarındaki Milo, gerçek aşkın saf ve güçlü duygularına tekrar sahip olmak için çabalayıp durmaktadır. Çekici ve yaralı güzel sanatlar öğrencisi Emilia, hayat ve ölümü ayıran ince çizgide gidip gelen intihar konulu sanat projeleri üretmektedir. Şehrin tek ateisti, başına buyruk maskeli detektif Preest sokaklarda intikam peşindedir. Tek bir kurşun, bu dört kayıp ruhun kaderini beklenmedik bir şekilde belirleyecektir.

Doug (Colin Hanks) adlı genç adam güzel bir kadını içten içe saplantı haline getirir. Doug kadınla kendi rızası olmadan bir ilişki kurabilmek için evine gizli kamera ve ses dinleme sistemi yerleştirir ve onun en gizli sırlarını öğrenir.

Serseri ruhlu Joe, 1950'lerin İskoçya'sında, Glaskow ile Edinburgh arasında çalışan mavnalardan birinde iş bulur. Mavnanın sahibi Les ile arkadaş olur ve birlikte vakit geçirmeye başlarlar. Bu arada Les'in karısı Ella'yı baştan çıkarmaktan da kendini alamaz.Joe ve Les'in, bir akşam üzeri suda rastladıkları genç bir kadın cesedi üzerine polis soruşturma açar. Joe'nun Cathie isimli bu kadınla bir geçmişi olduğu anlaşıldığında, Ella ile ilişkisi de tutkulu bir hal almaya başlamıştır.İskoçya'nın Beat edebiyatının en kayda değer ismi, şüphesiz, Alexander Trocchidir. Ödüllü yönetmen David McKenzie'nin, yazarın kültleşmiş romanından yaptığı bu uyarlama, David Byrne'ın müzikleriyle süslenmiş. Ewan McGregor ile Tilda Swinton başrollerde.

Piyanoları akort etme konusunda titiz bir yeteneğe sahip olan yetenekli bir piyano akortçusunun, beklenmedik bir şekilde kasa hırsızlığı konusunda da yetenekli olduğunu keşfetmesi, hayatını altüst eder.

Karısını tecavüz edip öldüren adamın peşine düşen Leonard Shelby'nin tek amacı intikam almaktır. Ancak bu adalet arayışındaki en büyük engeli, geçirdiği kaza sonrası yakalandığı tedavi edilemez bir kısa süreli hafıza kaybıdır. Kazadan önceki hayatını hatırlamasına rağmen birkaç dakika öncesini bile unutan Leonard, katili bulmak için zamanla ve kendi hafızasıyla amansız bir mücadeleye girer.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

Dairesinde tuhaf bir genç kız bıçaklanarak öldürülünce, Londra'da tatilini geçirmekte olan genç Kanadalı rençber Richard Hannay kendini casusluk ve cinayet içeren gizemli bir maceranın ortasında buluyor. Kız, ölümünden önce Hanney'e İngiltere'den kaçırılmakta olan çok gizli birkaç sırdan söz ediyor. Sinsi casusluk şebekesi liderinin, sağ elinin küçük parmağının bir parçasının kesik oluşundan tanınabileceğini anlatıyor, sonra da 39 Basamak'la ilgili bir şeyler söylüyor. 39 Basamağın sırrını çözmek, casus çetesini ortaya çıkarmak ve kendini cinayet suçlamasından temizlemek içinse Hanney'in sadece 48 saati vardır.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir