
Charles Bronson
Chaney

"New Orleans, 1933. O günlerde kelimeler pek bir şey ifade etmiyordu."
Charles Bronson, çıplak yumruklarıyla dövüşen boksör Chaney rolünde. Büyük ekonomik buhranı atlatmak için, kendisine yasa dışı dövüşler organize eden gezgin bir kumarbazla iş birliği yapar. Ancak, yolsuzlukla dolu bu tür dövüşler, hem spor dünyasında hem de yeni sevgilisi Lucy ile olan ilişkisinde yeni sorunlar yaratır.

Charles Bronson
Chaney

James Coburn
Spencer "Speed" Weed

Jill Ireland
Lucy Simpson

Strother Martin
Poe

Margaret Blye
Gayleen Schoonover

Michael McGuire
Gandil

Felice Orlandi
Le Beau

Edward Walsh
Pettibon

Bruce Glover
Doty

Robert Tessier
Jim Henry
Nick Dimitri
Street

Frank McRae
Hammerman
Maurice Kowalewski
Caesare

Naomi Stevens
Madam

Lyla Hay Owen
Waitress

Tommy Riley, babasıyla birlikte Chicago'ya taşınır. Bir gün sokak kavgasında fark edilir ve kendini bir anda yumrukların öldürebileceği yasadışı yeraltı boks dünyasında bulur.

1917 New Orleans'ında, Storyville genelevinde büyüyen 12 yaşındaki Violet (Brooke Shields), fahişe annesi Hattie'nin (Susan Sarandon) gölgesinde yetişir. Müşteriler ve genelev sakinleri arasında masumiyetini kaybeden Violet, fotoğrafçı Bellocq (Keith Carradine) ile tartışmalı bir ilişki yaşar. Hattie evlenip kaçınca, Violet kaderine terk edilir. Bellocq'un onunla evlenmesi toplumda skandala yol açar. Film, Violet'in çocukluğunu kaybedişini ve toplumun çifte standartlarını sert bir dille ele alıyor. Brooke Shields'in çocuk yaşta oynadığı erotik sahneler büyük tartışma yaratmış, birçok ülkede sansürlenmiştir. Dönemin New Orleans'ını gerçekçi bir şekilde yansıtan film, masumiyetin sömürüsünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Film, kariyerinin son fırsatını yakalayan bir boksörün, aşırı kilo verme süreciyle birlikte yaşadığı fiziksel ve ruhsal çöküşü ile kazanma hırsını anlatıyor.

Britanya askerleri 30 ocak 1972 tarihinde, kuzey İrlanda'nın Derry şehrinde düzenlenen insan hakları yürüyüşüne katılan 13 silahsız sivili öldürür. 'Kanlı Pazar' olarak anılan bu olay , son dönem İrlanda tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. senelerce birikmiş ufak tefek olaylar, bu pazar günü bir iç savaşa dönüşür. bu olay onlarca İrlandalı gencin İRA ordusuna katılarak 25 yıllık bir mücadeleyi başlatmalarına neden olur.

Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...

Usta bir poker oyuncusu olan Huck Cheever, Vegas'ta düzenlenen önemli bir turnuvaya kazanmak için gider. Ancak Huck burada kişisel sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalır.

Boksör Jakc la mottanın kendi ağzından anlattığı şampiyonluklardan bar komedyenliğine uzanan hırslı hayat hikayesi.Usta yönetmen Martin Scorsese'nin yönettiği bu film protesto amacıyla siyah-beyaz çekilmiştir,aynı zamanda sinema eleştirmenleri ve yönetmenleri tarafından tüm zamanların en iyi filmleri içinde ilk 10 sıradadır.

Trajik bir geçmişin kovaladığı eski bir denizci olan Tommy Riordan doğduğu kasaba olan Pittisburgh'a geri döner. Eski antrenörü ve iyileşmiş bir alkolik olan babasını, kendisini tarihteki en yüksek ödülü veren Savaş Sanatları Turnuvası’na hazırlaması için seçer. Tommy ünvana giden şiddetli yolda parlarken, eski bir savaş sanatları dövüşçüsü olan kardeşi Brendan, öğretmen maaşı yetmediği için amatör olarak ringlere geri döner. Yıllar geçmiş olmasına rağmen, suçlamalar ve geçmiş ihanetler, Brendan’ı acı bir şekilde ayrıldığı babası ve Tommy’den uzak tutmaktadır. Kazanma ihtimali düşük bir yarışmacı olarak, Brendan’ın beklenmedik yükselişi, Tommy rakip olmasına yol açtığında, iki kardeşte en şiddetli ve kazananın her şeyi aldığı bir yarışta mücadele ederken kendilerini ayıran güçlerle yüzleşmek zorunda kalacaklar.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

Amerika’daki ekonomik buhran döneminde tetikçilik yaparak hayatını kazanan Michael Sullivan, John Rooney’nin hesabına çalışmaktadır. Fakat Rooney’nin oğlu, babasına kendisinden daha yakın olan bu adamı harcayacak türden dolaplar çevirir. Sullivan, hiç istemediği halde kendi oğlunun da olaya karışması sonucu tehlikeli bir açmaza düşer. Olayların gelişmesiyle birlikte, hem cinayet mahali fotoğrafçısı hem de suikastçı olan Maguire, Sullivan’ın peşine takılır. Sullivan, ne pahasına olursa olsun oğlunu korumak zorundadır.

Jake’in hayatındaki yeni dönüşümler, okulun en güzel kızı Baja ile tanışmasıyla başlar. Onun davetiyle bir partiye katılan Jake, orada Ryan adlı bir gençle istemeden kavga eder. Dövüşü kaybedince de çevresi tarafından küçümsenmeye başlar. Arkadaşı Max, Jake’e karışık savunma sanatları sporundan bahseder. Jake, bu sporun başlı başına bir sanat olduğunu fark eder.

Babasının ölümünden sonra Daniel annesi ile Newark'tan New Jersey'e taşınmıştır. Kaldıkları yerde kibar Okinawalı Bay Miagi ile tanışacaktır. Okuldan yeni arkadaşı Ali Mills ile kumsalda gezerken onun eski erkek arkadaşı ve Cobra karate okulunun en iyi öğrencisi Johnny ile başını belaya sokar. Bu çekişme ile süregelen olaylar sonucunda bir gün Daniel Johnny ve onun karate okulu arkadaşları tarafından dövülürken Bay Miagi'nin onu kurtarmasına kadar giden bir süreci başlatır. Miagi ilk sefer Daniel'ın onun sensei olması isteğini reddedecektir. Fakat Johnny ve arkadaşlarının intikam isteği üzerine onun hocası olmayı kabul eder.

1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir.Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıda yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.Türkiye' de bazı televizyon kanallarında Doğu Ekspresi'nde Cinayet adı ile de gösterilmiştir...

Oscar® adayı Laurance Fishburne, Tim Roth ve Andy Garcia bu aksiyon yüklü korku filminde başrolleri paylaşıyorlar. 1930'lu yılların New York'unda Bumpy Johnson (Fishburne) Harlem'in düzenbaz gangsterler hayatını saygı, şeref ve güç karışımı ile yönetmektedir. Fakat yeraltı gangsteri Dutch Schultz (Roth) onun saltanatını kanlı ataklarıyla tehdit eder. Bumpy'ye göre kazanmak için tek yol Dutch'ın ölümcül oyununu oynamaktan geçer. Başlayan bu savaş kontrolden çıkınca Bumpy'nin özel hayatı da bozulur. Ve kısa zamanda Bumpy anlar ki tek kaçış yolu tarihin en korkulan gangsterin de içinde olduğu tehlikeli bir plan yapmaktır. Bu filmde ayrıca yardımcı rollerinde Venessa Williams ve efsanevi Cicely Tyson'ın muhteşem performanslarını izleyeceksiniz. Hoodlum heyecan verici, şüphe yüklü bir gerilim filmi!

Zack, bir dövüş esnasında gözüne aldığı bir darbe sonrası yere serilir ve dövüşü kaybetmiş sayılır. Eğer gözüne bir darbe daha alırsa kör olma ihtimali vardır. Mike eskiden güreş sporuyla uğraşan bir lise öğrencisidir. Justin ise bir mağazada çalışan sıradan bir gençtir. Bir gün Tim isimli usta dövüşçü ile tanışarak onun izinden gitmeyi düşünür. Bu dört dövüşçü aynı çatı altında birleşerek Case Walker isimli dövüş sanatı ustası tarafından eğitime tabi tutulur. Bu eğitim sonrası The Beatdown isimli yer altı dövüşü organizasyonunda birinci olmayı hedeflerler.

Kimliğini, silahını ve görevini bencilce kullanan Terence McDonagh (Nicholas Cage), New Orleans'ta görev yapan tam anlamıyla 'kötü örnek bir polis memurudur. Aynı zamanda kokain bağımlısı da olan Terence, genç ve güzel bir hayat kadını olan Frankie Donnenfeld (Eva Mendes) ile sevgiyle örülü bir ilişki içerisindedir. Terence, boş zamanlarında sivil olarak barların önünde bekleyip, kokain taşıyan çiftleri çevirerek kendisi için kokain temin ettikten sonra kadınları taciz etmektedir. Bu sırada şehirde dönen büyük uyuşturucu pazarlığı tüm New Orleans Polis Teşkilatı'nı harekete geçirir. Daha önceki bir görev sırasında ömrü boyunca rahatsızlık yaşayacağı bir sakatlık geçiren ve sürekli ilaç kullanmak zorunda olan Terence, bu sebeple hafif görevlere verilmektedir ve New Orleans'ı kasıp kavuran bu uyuşturucu operasyonunda yer almak için gönüllü olur. Ancak, Terence'in amacı, bu çeteyi yakalayıp şehri temizlemekten ziyade kendisi için kokain ve para sağlamaktır.

De Niro (Katolik bir rahip) ve Duvall (bir cinayet dedektifi), genç bir fahişenin vahşice öldürülmesinin ardından yıllar sonra yeniden bir araya gelen kardeşleri canlandırıyor.

A former youth boxing champion, Jimmy McCabe is a man in search of hope but looking in all the wrong places. When he hits rock bottom he turns to his childhood boxing club and the only family he has left: gym owner Bill corner man Eddie and promoter Joe. Back in training, years after anyone thought he was a contender, he risks his life, as he tries to stand tall and regain his place in the world.

Asi bir cinayet masası dedektifi olan Nick, ortağı Charlie ile birlikte New York'ta bir Yakuza cinayetine tanık olur ve katili yakalarlar. Tutukluyu Japon polisine teslim etme emri alınca yola çıkarlar. Ancak daha Japonya'ya adım attıkları anda onu ellerinden kaçırmalarıyla büyük bir kovalamaca başlar. Japon polisiyle birlikte amansız bir takibe girişen ortaklar, Yakuza'ların derinliklerine dalarak onlarla ilgili bilinmeyenleri de keşfedeceklerdir.

Dört genç adam (Emilio Estevez, Cuba Gooding Jr., Stephen Dorff, Jeremy Piven), bir boks maçına giderken yanlış bir yola sapar ve acımasız bir uyuşturucu baronu olan Fallon’ın sadakatsiz bir adamını öldürdüğüne tesadüfen tanık olur ve kendilerini ölümcül bir kovalamacanın içinde bulurlar; gençler hayatta kalmak için ölümcül bir kedi-fare oyununa katlanmak zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir