
John Barrymore
Svengali


John Barrymore
Svengali

Marian Marsh
Trilby O'Farrell

Donald Crisp
The Laird

Bramwell Fletcher
Billee

Carmel Myers
Madame Honorine

Luis Alberni
Gecko

Lumsden Hare
Monsieur Taffy

Paul Porcasi
Bonelli

Ferike Boros
Marta (uncredited)

Adrienne D'Ambricourt
Mme. Vinard (uncredited)

Yola d'Avril
Maid (uncredited)

Rose Dione
Trilby's Mother (uncredited)

Earnshaw Ailesi, Yorkshire'da 19. yüzyılda çiftçilik yapan bir ailedir. Bir gün Bay Earnshaw, küçük çocuğu Heathcliff ile birlikte kendi şehrine döner. Earnshaw'un oğlu Hindley, çocuğu geri gönderir ancak Heathcliff, Hindley'in kız kardeşi Catherine ile dost kalır. Aile öldükten sonra Hindley'in kız kardeşi ve Heathcliff, bir araya gelirler.

40 yaşını geride bırakmış olan mimar Pierre, karısı Catherine’den ayrılmış, genç, güzel ve kendisini seven, ama ondan çok şey bekleyen Hélène’le birlikte yaşamaktadır. Pierre, 18 yaşındaki oğlu Bernard’la iyice birbirlerinden koptuklarına inandığı için, Re adasındaki aile evinde 15 gün tatil yapmayı kabul etmiştir. Karısıyla aralarında hala sürtüşme vardır; metresiyle gurur duysa da onun gençliğine bazen ayak uyduramamaktadır. Son zamanlarda iyice yorulan Pierre, biraz dinlenme ve yaşamını yeniden gözden geçirme fırsatı aramaktadır. Bu fırsat ancak Rennes’e yaptığı bir iş seyahatinde geçirdiği araba kazası sırasında ortaya çıkacaktır.

Magazin fotoğrafçısı Servais, film yıldızı olmak isterken ucuz erotik filmlerde rol alan şanssız Nadine Chevalier’ye kafayı takar. Başrolünde Nadine’in yer alacağı deneysel bir oyun için tefecilerden para alır. Başrolü paylaşacak olan Alman aktörünse kafası pek yerinde değildir.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

An adventurous young man goes off to find himself and loses his socialite fiancée in the process. But when he returns 10 years later, she will stop at nothing to get him back, even though she is already married.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.


Yıl 1926. Harry Houdini (Pearce) ölüme meydan okuyan gösteriler yapan dünyaca ün yapmış bir performans sanatçısıdır. Ancak tüm bu görkemin arkasında farklı bir dünyası vardır. 13 sene önce annesini kaybetmiştir. Tek pişmanlığı ise ölürken annesinin yanında bulunamaması ve son sözlerini duyamamış olmasıdır. Bu pişmanlık, Houdini'ni öyle ele geçirmiştir ki, annesinin ruhu ile iletişim kurabilen kişiye 10.000$ vermeyi teklif eder. Mary McGregor (Zeta-Jones), Benji adlı kızı ile Edinburg'da yaşayan fakir ve eğitimsiz ancak psişik güçlere sahip bir kadındır. Kızı Benji, kimseye farkettirmeden insanlar hakkında gizli bilgiler toplar ve Mary'de bu bilgileri psişik güçlerinden kaynaklanan bir yetenekmişçesine insanları kendi büyüsüne ikna etmek için kullanır. Şimdi ise dünyanın en büyük yıldızlarından biri olan Houdin'i tavlama zamanıdır. Ancak bu defa hedefi vurmak hiç de kolay olmayacaktır.

Himalayalara düşen bir uçaktani İngiliz diplomat Robert Conway ve bir grup yolcu, Shangri-la adlı cennete benzeyen bir vadinin halkı tarafından kurtarılır. II. Dünya Savaşı’nın kara bulutları çökerken dağların arasındaki dış dünyadan korunaklı Shangri-la, hayatından bezmiş Conway için baştan çıkarıcı bir sığınak olur

Aşkı; Düşlerin ötesinde, tutkuların ötesinde, zamanın ötesinde bulacak! Bu hikaye geçmişte onu bekleyen gerçek aşkını bulmak için hayatını feda eden genç bir yazara ait... Bir gün kendisinden yaşça büyük bir kadın Richard Colliere (Christopher Reeve) antika altın bir saat verir ve birlikte zamanda yolculuk yapmaları için onu ikna etmeye çalışır. Yıllar sonra Richard güzeller güzeli genç bir bayanın (Jane Seymour) resmini görerek kendinden geçer. Bayanın daha ileriki yaşlarda çekilmiş başka bir fotoğrafı gerçekleri ortaya çıkarır. Bu fotoğrafın kendisine altın saat veren kadına ait olduğunu anlayan Collier, 1912ye geri dönüp onu bekleyen aşkını bulmayı kafasına koyar..

A socialite marries a prominent novelist, which spurs a violent, obsessive, and dangerous jealousy in her.

Bill Parish, bu dünyada bir insanın sahip olabileceği her şeye sahiptir: Güç, para, başarı ve mutlu bir aile. Fakat mutlu dünyası 65. yaş gününden birkaç gün önce esrarengiz yabancı Joe Black'in ziyaretiyle altüst olacaktır. Zira bu herhangi bir genç adam değil, Parish'in canını almaya gelen Ölüm'dür. Doğum gününü ailesiyle kutladıktan sonra hayata veda etmeyi tercih eden Bill, dünyada geçireceği fazladan birkaç güne karşılık Ölüm'ün dünyadaki rehberi olmayı kabul eder. Ölüm ise dünyanın tüm nimetlerini, en başta da aşkı tadacaktır. Ancak aşık olduğu kişinin Parish'in güzel kızı Susan olması, Bill'in dünyadaki son günlerini oldukça çetin kılacak gibidir.

Fakir bir adam olan George Eastman toplumda saygın bir yer edinmek ve sosyetik güzel bir kadının kalbini kazanmak için çabalamaktadır. Shelley Winters'ın oynadığı fabrika kızının karanlık sırları ise Eastman'ın iş ve aşk hayallerini tehlikeye düşürmektedir. Korku ve arzu ile karışık Eastman kendini ümitsiz bir tutkunun peşinde sürüklenirken bulur.

Başarılı bir doktorun eşi olan Rebecca yaşadığı hayattan pek de mutlu değildir. Ülkenin diğer tarafında yaşayan Dylan ise hapisten yeni çıkmış, kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyordur. Rebecca ve Dylan çocukluklarından beri birbirlerinin gözlerinden yaşadıkları hayatları görebilmekte, hissettiklerini hissedebilmektedirler. Bu doğaüstü yetenekleri gün gelir doruk noktasına çıkar ve birbirleriyle iletişime geçmeyi başarırlar.

Hayatını kütüphaneci olarak idame ettiren Taylor, aniden işsiz kalır. Kendisine yeni bir hayat kurmak için Montana'daki küçük kasabasına geri döner. Şimdi Taylor, kardeşini ve kasabadaki küçük oteli, farklı fikirleri olan iş adamı Joel Sheenan'dan kurtarmak zorundadır. Böylece Taylor için mücadele dolu anlar başlar.

Northanger Abbey ise catherine adlı genç kızımızın etrafında dönüyor. On çocuklu geniş bir ailenin üyesi olan caty kendisini fazlaca romanlara kaptırmış bir karakter. Zengin tanıdıkları sayesinde Bath ‘e gider ve orda yeni insanlarla tanışır. Arkadaşlıklar kurar ,aşk ı bulur ama çoğu zamanda kim iyi kim kötü anlamadığımız içimizdeki şüpheden kurtulamadığımızı caty’ in gözü ile veren sıradan bir romantik film.

Zengin ve güçlü Alexander Andrews, kızı Ellie’nin King Westley’yle olan evliliğini onaylamaz. Kızını kaçırtır ve evliliği sonlandırmaya çalışır. Ancak Ellie, tutulduğu yattan kaçmayı başarır. Babasının adamlarına yakalanmadan kocasının yanına gitmeye çalışan Ellie’nin yolu, bindiği otobüste Peter Warne’la kesişir. Kurnaz ve haber peşinde koşan bir gazeteci olan Peter, ayağına gelen fırsatı kaçırmaz. İkilinin ilişkisi başlangıçta çıkar üzerine kurulsa da, zamanla aşka evrilir. Buna karşın önlerinde engeller ve yanlış anlamalar mevcuttur.

Herkes rüyalarının izinden gitmek için bir şansı hak eder ancak bazılarının sadece bir hakkı vardır. Baltimore'un yanlış yerlerinde dolaşan Tyler Gage'in tek hayali bir gün onu tatmin etmeyen hayatını bir kenara bırakıp yeni bir dünyaya yelken açmaktır. Nora ise Baltimore'da seçkinlerin okuduğu Maryland Sanat Okulu'nda başarılı bir bale öğrencisidir. Şu anda tek düşündüğü parlak geleceğinde ona eşlik edecek bir partner bulmaktır. Bir gün Nora tesadüfen okulda Tyler'la karşılaşır ve onun sokak dansına olan yeteneğinin farkına varır. Sahne ve sahne dışında aralarında çakan kıvılcım Tyler'ın sergileyeceği performansla hayal bile edemeyeceği bir dünyaya adım atabileceğini fark etmesini sağlayacaktır.

Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze bir araştırmacı olan Howard’a göre etraftaki tüm tepeler altın hazineleriyle doludur. Bu, Dobbs ve Curtin için kaçırılmaz bir fırsattır. Beraber tepeleri aşan üçlü, döndüklerinde dostlukları mı yoksa paraya olan tutkuları mı ağır basacaktır?

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir