
Clark Gable
Peter Warne

Zengin ve güçlü Alexander Andrews, kızı Ellie’nin King Westley’yle olan evliliğini onaylamaz. Kızını kaçırtır ve evliliği sonlandırmaya çalışır. Ancak Ellie, tutulduğu yattan kaçmayı başarır. Babasının adamlarına yakalanmadan kocasının yanına gitmeye çalışan Ellie’nin yolu, bindiği otobüste Peter Warne’la kesişir. Kurnaz ve haber peşinde koşan bir gazeteci olan Peter, ayağına gelen fırsatı kaçırmaz. İkilinin ilişkisi başlangıçta çıkar üzerine kurulsa da, zamanla aşka evrilir. Buna karşın önlerinde engeller ve yanlış anlamalar mevcuttur.

Clark Gable
Peter Warne

Claudette Colbert
Ellie Andrews

Walter Connolly
Alexander Andrews

Roscoe Karns
Oscar Shapeley

Jameson Thomas
King Westley

Alan Hale
Danker

Arthur Hoyt
Zeke

Blanche Friderici
Zeke's Wife

Charles Cahill Wilson
Joe Gordon

Ernie Adams
Bag Thief (uncredited)

Jessie Arnold
Woman at Auto Camp (uncredited)

Irving Bacon
Gas Station Attendant (uncredited)

William Bailey
Clark (uncredited)
William Begg
Wedding Party Guest (uncredited)
William A. Boardway
Wedding Guest (uncredited)

David Huxley müze koleksiyonu için bir takım kemiklere ihtiyaç duymaktadır. Bu kemikleri bulmaya çalıştığı dönemde Susan Vance ile tanışır. İkili "Bebek" adını verdikleri bir leoparla birlikte garip bir maceraya atılırlar.

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

Özgür ruhlu Poppy ile planlama meraklısı Alex... Yıllarca yaz tatillerine beraber çıkan zıt karakterdeki bu iki arkadaşın birbirleri için ideal sevgili olmaları mümkün mü dersiniz?

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Three days into his Miami honeymoon with needy and unsophisticated Lila, Lenny meets tall, blonde Kelly. This confirms his fear that he has made a serious mistake and he decides he wants to be with Kelly instead.

Aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince'in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. O günden sonra Küçük Italya bir daha hiç aynı olmamış Pizza Napoli Vince'in Pizzası-En İyisi ve Sal'ın Pizzası-Daha İyisi olarak ikiye bölünmüştür. Şimdi artık aradan yıllar geçmiştir ancak ikili hâlâ birbirlerini sabote etmeye devam etmektedir. Ancak sanıldığı gibi ailenin her üyesi birbiriyle savaş halinde değildir. Pizza fırınları yanar ve en iyi pizzayı pişirmek için amansız bir yarış başlar. Nikki ve Leo'nun aşkları bu amansız yarışın kurbanı mı yoksa kazananı mı olacaktır?

Sandy, 40 yaşına yeni basmış, 2 çocuk annesi güzel bir kadındır. Pasta yapmak, sandviç hazırlamak, çocukları okula bırakmak gibi birçok işi aynı anda yürütme konusunda uzmanlaşmıştır. Kocasının onu aldattığını öğrenince, yeni bir hayata başlamak üzere New York’a taşınır. Orada 24 yaşındaki, üniversiteden yeni mezun olmuş, Aram Finkelstein’la tanışır.

Owen Wilson ve Vince Vaughn , düğünlere giderek, kız tavlama sanatına başka bir boyut kazandıran ve parti yapmayı seven iki boşanma avukatını canlandırıyorlar. John, hiç beklenmedik şekilde bir düğün sırasında nedimeye aşık olunca, ikilinin tüm hayatı tepe taklak olur. Bu romantik komedi filminde, John'un aşık olduğu kadının Amerika Birleşik Devletleri Maliye Bakanı'nın kızı olduğunu öğrendiklerinde, olaylar bu iki adam için daha karmaşık bir hal alır.

Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.

Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...

Technicolor’un canlı renk paleti içinde çekilmiş; tümüyle cezbedici, esprili konuşmalarla dolu, bu klasik romantik komedide en komik haliyle Carole Lombard ve 1930’ların gazetecisi olarak Fredric March oynuyor. Ben Hecht’in hâlâ bıçak keskinliğinde senaryosu ile yılların romantik komedisi.

In the midst of election season in New Mexico, political speechwriters Julia Mann and Kevin Vallick begin a romance, unaware they are working for candidates on opposite sides.

Reuben Feffer riskten nefret eden bir adam, zaten risk danışmanığı yaparak da bu fobisini mesleğe dönüştürmüş. Fakat biricik karısı tarafından aldatılınca yaşam tarzını değiştirmeye karar veriyor... Polly Prince ise diğerinin tam tersi. Adrenalin için her türlü tehlikeyi göze alabilen bir maceraperest. Ve bu ikisi tanışıp, romantik bir ilişki yaşamaya başlıyorlar. Sonra ne mi oluyor dersiniz... Zor Baba filminin senaristinden bir romantik komedi. Filmin yapımcılığını Danny DeVito üstlendi. Ben Stiller da risk aldı!

Sevgililer Günü, Los Angeles'ta yaşayan bir grubun birbirine geçmiş hikayelerini konu alıyor. Kahramanlarımız, sevgililer gününün romantizmi içinde, kendi hayatlarında, o güne kadar fark etmedikleri önceliklere yer vermeleri gerektiğini görüyorlar.

Broadway'de yönetmenlik yapan Arnold Albertson fazlasıyla çapkın bir adamdır ve karısı Delta ile olan evliliği dahi bu durumu değiştiremez. Son zamanlarda birlikte olduğu Isabella"Izzy" Patterson ise umut vaat eden bir oyuncu olabilecek bir hayat kadınıdır. Arnold, Izzy'e yardımcı olmayı ister. Ona göre şu an yaptığı işi bırakıp oyunculuk alanında kariyer yapabilecek yeteneğe sahiptir. Ancak bu kararı hem iş hem de özel hayatında büyük karışıklıkların yaşanmasına neden olacaktır. Başrollerinde Jennifer Aniston, Owen Wilson ve Kathryn Hahn'ın olduğu komedi filminin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen isim Peter Bogdanovich.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Güneyli bir demiryolu mühendisi olan Johnny Gray, General adını verdiği tren motorunu neredeyse kız arkadaşı Annabelle Lee kadar sevmektedir. Sumter Kalesi'nden İç Savaş'ın ilk ateşleri açılınca Johnny orduya yazılmak ister. Fakat mühendis olarak daha faydalı olduğuna karar verilir. Johnny reddedilmiştir. Annabelle onu bir korkak olduğunu düşünüp terk eder.

Bir erkekle bir kadının mükemmel ilişkisini seks mahveder mi? Harry (Crystal) ve Sally (Ryan), Chicago’dan New York’a yaptıkları yolculuk boyunca bu soruyu tartışır. Ve on bir yıl sonra bile hâlâ bir sonuca varamazlar. Peki, bu iki yakın arkadaş sonunda birbirleri için yaratıldıklarını kabul edecek mi, yoksa tanışmalarının ilk anından beri var olan çekimi inkâr etmeye devam mı edecekler?

Yeniyıl ile birlikte, 32 yaşındaki bekar bir kadın olan Bridget, artık kendi hayatının kontrolünü ellerine alması gerektiğini farkeder ve bir günlük tutmaya başlar. Artık yatağının başucunda duran en provokatif, erotik ve isterik kitap kendi yazdığı olacaktır.Kendine hakim olmaya çalışsa da kendini iki erkeğin arasına sıkışmış olarak bulur. Bir tanesi gerçek olamayacak kadar doğru, diğeri ise bir o kadar yanlış ama bu yüzden de doğru.

Walter Burns, en önemli muhabiri Hildy’nin evlenecek olması nedeniyle mutsuzdur. Derdi, Hildy’nin evlendikten sonra gazeteden ayrılacak olmasıdır. Walter, evliliği engelleyerek muhabirini gazetede tutabileceğini düşünür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir