
Sam Neill
Lt. Cmdr. Charles B. 'Swede' Momsen


Sam Neill
Lt. Cmdr. Charles B. 'Swede' Momsen

Shea Whigham
Capt. Oliver Naquin

Emily Procter
Frances Naquin

Hugh O'Conor
Jim McDonald
Matthew Wait
Martin 'Ski' Sibitzky

Martin McDougall

Vincent Riotta
Harold Preble

Raymond Waring

Alex McSweeney
Seaman Lawrence Gainor
John Pielmeier
Lt. Cmdr. Fortis
Marshall Griffin
Lloyd Maness

Jenna Harrison
Betty Cole

James B. Sikking
Rear Admiral Cyrus Cole
Alex Campagner
Machinist Mate Al Prien

Des Coleman
Cook Will Isaacs

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Hiç mahkeme salonuna girmemiş olmasına rağmen 60 ın üstünde dava kazanmış ve rahat kişiliği ile tanınan Donanma Avukatı Daniel Kaffe'ye Küba sınırında bir askerin öldürülmesi ile ilgili bir davanın gelmesi ile bütün sorunlar başlar. Müvekkilleri ile devamlı anlaşma yoluna gittiği için hiç mahkeme salonuna gitmeden dava kazanan Kaffe, bu sefer askerlerin cinayeti kabul etmemesi ve verilen emri uyguladıkları iddiası üzerine ve JoAnne Galloway isimli diğer donanma avukatı da işin içine girince davayı mahkemeye taşımak zorunda kalacaktır.

4 lise öğrencisi bir robot kulübü kurarlar. Hiçbir deneyimleri olmadan 800 dolara aldıkları araç yedek parçaları ile bir robot yaparlar. NASA’nın açtığı yarışmada MIT ile yarışırlar.

Genç bir sörfçü olan Johnny Kapahaala, Vermont'taki ufak bir kayak merkezi kasabasına taşınmak zorunda kalır. Ve kendini kolej kayakçıları ile devlet okulu snowboardcuları arasındaki bir savaşın ortasında bulur.

Carl Brashear hayallerinin önüne geçen her şeyi alt eder. Kentucky'li bir çiftçinin oğlu olan Carl, daha iyi olacağına inandığı bir hayat için evini terkeder. Babası ona hep 'Asla vazgeçme... en iyisi ol' demiştir ve Carl bu sözleri kalbine yerleştirir.Deniz kuvvetlerine katıldıktan sonra Carl 2 yılını Dalış Okulu'na katılmak için mektuplar yazmakla geçirir. Carl'ın eğitim çavuşu Billy Sunday, ne Carl'ı ne de onun bitmek tükenmek bilmeyen tutkularını istemektedir. Usta Şef Deniz Kuvvetleri Dalgıcı olarak anılan Sunday, dalgıçlıktaki başarısının yanısıra sorun çıkarıcı özelliğiyle de tanınmaktadır. Carl'ın önüne bir set gibi çıkan Sunday'in istediği Carl'ın vazgeçmesidir. Fakat Carl'ın aklında başka düşünceler vardır. Amacı bellidir ve kararlılığı kesindir. Bir Deniz Kuvvetleri Dalgıcı olma hayalinin önünde kimse duramayacaktır.

Kuzey Atlantik sularındaki bir cankurtaran botu, bir Nazi torpido saldırısı sonucu batan gemiden kurtulan sekiz kişiyi taşıyor. Amaçsız bir şekilde dolaştıkları bir-iki günden sonra, denizde Walter Slezak adlı bir yolcu daha buluyorlar. İlk başta herkes Slezak'ın İngilizce konuşamadığını zannediyor ama şartlar konuşmasını gerektirdiğinde, birçok dili rahatça konuşabilen, çok zeki biri olduğu ortaya çıkıyor. Zaten bu adam aslında, onları vuran Alman denizaltısının kaptanından başkası değil. Denizcilik bilgisine sahip tek kişi olarak, sandalı bir Alman gemisine doğru yönlendiriyor. Ta ki, diğerleri olan bitenin farkına varıncaya kadar. Hitchcock'un savaşa katkılarından biri olan Yaşamak İstiyoruz bir gerilim filmi değil, bir psikolojik dramadır.

Romantizmin, dostluğun ve olgunlaşmanın zamanları aşan hikayesi. Zack Mayo, deniz kuvvetleri pilotu olmak için subay okuluna girer. Zorlu bir on üç haftanın sonunda aldığı eğitimin yanısıra arkadaşlığı, disiplini, birlikte hareket etmenin önemini ve kasabanın kızlarından Paula'nın hayatına girmesiyle de aşkı öğrenir. Duygusal hikayesiyle akılda kalan film, 6 dalda Oscar adayı olmuş ve Louis Gossett Jr.'a da "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü kazandırmıştı..

1979 yılında çekilmiş 1981 yılında vizyona giren, İkinci Dünya Savaşı'nda U-96 adlı tip 7 sınıfı Alman U bot mürettebatını konu alan film. Savaşta Alman denizcilerin hayatlarını, içinde bulundukları psikolojik durumları görsel bir anlatış biçimiyle dile getirmektedir. İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan U-96 tipi bir Alman denizaltısı Atlas Okyanusu'ndaki normal devriye görevine çıkar. Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır. Gemi normal seyrinde iken okyanusta detroyer koruması olmadan seyreden 5 gemilik bir filoyla karşılaşır. Kaptan biraz tereddütden sonra saldırı emri verir.

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.

Charlton Heston, suyun 442 metre altında bir nükleer denizaltı içinde mahsur kalan insanların hikâyesini konu edinen bu dramda başrolde. Nükleer denizaltı U.S.S. Neptune, bir Norveç gemisi ile çarpışınca okyanusun derinliklerine doğru batmaya başlar. Kaptan Paul Blanchardin (Heston) ve ekibinin tek umudu, Stacy Keach ve Ned Beatty'nin önderliğindeki kurtarma ekibidir. David Carradine'in de oyuncu kadrosunda yer aldığı filmde mahsur kalan denizcilerin oksijeni hızla azalırken zamana karşı nefes kesen bir yarış başlar

Rusya'daki istikrarsızlık nükleer denizaltı Alabamanın başka bir yere kaydırılmasıyla sonuçlanır. Rus asiler bir nükleer füze tesisini ele geçimiştir ve ABD'ye bir saldırı için hazırlanmaktadır. Kesinleşmeyen ateşleme emri geldiğinde tansiyon denizin altında yükselir.


Tom Jericho son derece zeki bir şifre çözücü olarak, İngiltere'nin Almanya ile savaşta ihtiyaç duyduğu dahilerden biridir, bu sebeple gelen teklif üzerine Tom, Müttefik donanmasına saldırmadan önce Enigma şifrelerini çözmek için zamanla yarışan ekibe katılma kararı alır. Günden güne çalışmalarda ters giden bir şeyler sezer. Çok sevdiği sevgilisi Claire’in ortadan kaybolması da durumu daha gizemli bir hale getirir. Tom, Claire’in ev arkadaşı Hester ile iş birliği yapıp Claire’i bulmaya karar verir, amacı entrikayı ortaya çıkarmak, ve tabii Enigma’yı çözmeye çalışmaktır. Alman Nazilerin şifreleri yeniden değiştirmeleri işleri bozarken, çok yakınında bir casus oduğunun da farkında değildir!

Toplumdan uzakta, ormanlık bir alanda inziva hayatı yaşayan hayatta kalma uzmanı bir baba olan Bowdrie ve kızı Tag, bir gün nehir kenarında yaralı ve gizemli bir kadın bulurlar. Kadını evlerine alıp tedavi etmeye başlarlar ancak çok geçmeden kadının peşinde acımasız ve intikam hırsıyla dolu bir uyuşturucu kartelinin olduğunu fark ederler. Sakin ve izole yaşamları, bir anda kabusa dönüşür. Bowdrie ve kızı, evlerini ve kendilerini korumak için hayatta kalma becerilerini sonuna kadar kullanmak zorunda kalır.

30 yıllık denizcilik kariyeri eşi Chrissy’i ve çocuklarını kaybetmesine mal olan Robinson, 11 yıldır çalıştığı gemi hurdası bulup satan şirketten sebepsiz yere kovulduğunda eski donanmacı Robinson, kendini ıskartaya çıkartılmış ve gereksiz hisseder. Ancak II. Dünya Savaşı sırasında içi yığma altı dolu bir Alman U-Bot’unun Gürcü karasularında denizin altında yattığını öğrendiğinde kendini yeniden ispatlamanın bir yolunu bulur.

Film, 2000 yılında Rus denizaltı K-141 Kursk’ün battığı ve mürettebattaki 118 Rus askerinin ölümü ile sonuçlanan faciayı anlatıyor. Mürettebat kurtulmak için mücadele verirken, aileleri ise onları kurtarabilmek için karşılarına çıkan çeşitli politik engeller ile mücadele ediyor.

Kaptan Ernest Krause, 37 gemilik uluslararası bir konvoya liderlik ederek, Atlantik’in tehlikeli sularını aşıp binlerce askeri ve acilen ihtiyaç duyulan malzemeleri Müttefik kuvvetlerine ulaştırıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir