
Brad Pitt
Benjamin Button

"Doğumu, ölümü, en çok da aşkı anlatan epik bir hikaye."
Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.

Brad Pitt
Benjamin Button

Cate Blanchett
Daisy Fuller

Taraji P. Henson
Queenie

Julia Ormond
Caroline Fuller

Jason Flemyng
Thomas Button

Tilda Swinton
Elizabeth Abbott

Mahershala Ali
Tizzy Weathers

Jared Harris
Captain Mike

Elias Koteas
Monsieur Gateau

Phyllis Somerville
Grandma Fuller

Faune Chambers Watkins
Dorothy Baker

Donna DuPlantier
Blanche Devereux

Jacob Tolano
Martin Gateau

Earl Maddox
Man at Train Station

Ed Metzger
Teddy Roosevelt

Aşkı; Düşlerin ötesinde, tutkuların ötesinde, zamanın ötesinde bulacak! Bu hikaye geçmişte onu bekleyen gerçek aşkını bulmak için hayatını feda eden genç bir yazara ait... Bir gün kendisinden yaşça büyük bir kadın Richard Colliere (Christopher Reeve) antika altın bir saat verir ve birlikte zamanda yolculuk yapmaları için onu ikna etmeye çalışır. Yıllar sonra Richard güzeller güzeli genç bir bayanın (Jane Seymour) resmini görerek kendinden geçer. Bayanın daha ileriki yaşlarda çekilmiş başka bir fotoğrafı gerçekleri ortaya çıkarır. Bu fotoğrafın kendisine altın saat veren kadına ait olduğunu anlayan Collier, 1912ye geri dönüp onu bekleyen aşkını bulmayı kafasına koyar..

Audrey Niffenegger'in 2003 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan Zaman Yolcusunun Karısı adlı film, Chicago'da kütüphaneci olan Henry DeTamble'ın sahip olduğu genetik bir bozukluk neticesinde istem dışı olarak zamanda yolculuk etmesini ve Clare Abshire adındaki bir ressama aşık olmasını anlatıyor. Fantastik bir aşk hikayesini konu alan filmde Henry ve Clare'in her şeye rağmen ilişkilerini ayakta tutma çabalarına şahit oluyoruz.

Luce(Addison Timlin) Daniel'ı(Jeremy Irvine) gördüğü an tuhaf ama tanıdık bir hisle sarsıldı. Onda bilindik bir şeyler vardı. Yeni okuluna adımını attığı ilk gün onun diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştı. Fakat Daniel anlaşılmaz bir şekilde ona karşı mesafeliydi. Luce ise pervane misali ateşe taparcasına onun çekim alanına girdiğini biliyordu. Hislerinin peşine düşüp gerçeklerle yüzleşmeye hazır mıydı? Küçücük bir sır hayatlarını ne yönde değiştirecekti? Cevaplar gerçekleri anlamlandırmada yeterli olacak mıydı?

1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...

Yılların eskitmeyi bir türlü başaramadığı iki Hollywood efsanesi; bol ödüllü sanatçılar, Clint Eastwood ve Meryl Streep, "Yasak İlişki" adlı bu filmde başrolleri paylaşıyorlar. Iowa-Madison County'de mütevazı bir hayat süren, evli bir kadının bir yasak aşk sarmalına dolanmasının anlatıldığı Yasak İlişki'de bazı köprü resimleri çekmek için gelen fotoğrafçı Robert'a gönlünü kaptıran evli ve çocuklu Francesca'ın dramını izleyeceğiz. Eşi ve çocukları kasaba dışındayken aşkını doya doya yaşayan Fran, bir yandan da evliliğini sorgulamaya başlamıştır. Robert James'in bestseller romanından uyarlanan filmde Streep, en iyi kadın oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Yazar olma basamaklarını tırmanan Nick Carraway 1920'lerde eğlence hayatının gözdesi konumuna yükselen New York'a gelir. Kendi Amerikan rüyasının peşindeyken tesadüfen milyoner Jay Gatsby ve onun çevresiyle yolları kesişir. Carraway'nin alkolün su gibi aktığı, göz kamaştırıcı partilerle tanışması fazla zaman almaz. Öte yandan bu büyülü Amerikan rüyasının çöküşü de yaklaşmaktadır. Dışarıdan görkemli görünen bu hayatın örtbas etmeye çalıştığı gerçekler su yüzüne çıkacaktır...

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

Charlie, erkek kardeşi Sam'in ölümünü bir türlü atlatamamaktadır. Onun ölümünden duyduğu suçluluk duygusu, Charlie'yi kardeşine en yakın olacağı mekana götürür. Charlie, yasını bundan böyle mezarlıkta çalışarak atlatacaktır. Kader onu mucizenin gerçekleşeceği yere kendi ayakları ile götürmüştür, Charlie kardeşi Sam ile yeniden karşılaşır.Her gece mezarlıkta Sam ile buluşan Charlie'nin hayatına Tess'in girmesi, tüm dengeleri değiştirecektir. Charlie ya gerçek hayatı seçecek ya da kardeşi Sam ile fantastik dünyasında yaşamayı tercih edecektir.

Jamaika’lı bir kız olan Natasha Kingsley, çocukken ailesi ile birlikte New York’a taşınır. Kendisini New Yorklu kabul eden genç kız, tüm hayatını bu şehirde kurmuştur. Hayatının sonuna kadar New York'ta yaşamak isteyen genç kızın önünde büyük bir engel vardır. Natasha, ailesi ile birlikte sınır dışı edilmiştir. Onlar, kararı değiştirmek için her yolu deneseler de karar kesinleşmiştir ve şehri terk etmeleri için önlerinde sadece bir günleri vardır. Tam da bu süreçte, Daniel adında bir genç ile tanışan Natasha’nın hayatı bambaşka bir hal alır. Aşka inancı olmayan bir kız olan Natasha, hayatını kurtaran Daniel’a karşı anlam veremediği bir çekim hisseder. Zeki bir adam olan Daniel ise Natasha'yı görür görmez aşık olur. Karşılaşmalarının bir tesadüf olmadığını, evrenin bu an için onları hazırladığını düşünen Daniel, genç kızı kendisine aşık edebileceğine inanmaktadır. Ancak bunun için önlerinde sadece 1 gün vardır.

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

Terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü.Florentino Ariza,13 yaşında ilk gördüğü andan beri güzel bir Latin kadını olan Fermina Dazave'ye karşılıksız bir aşk duymaktadır. Ancak kızı Fermina için Florentina'dan daha iyi bir damat düşünen baba kızını evden uzaklaştırır. Doktor Juvenal Urbino ise iyi bir damat adayı olarak karşılarına çıkacak, olaylar bu aşk üçgeninde beklenmedik sürprizlerle ilerleyecektir.

Film, dünya edebiyatının baş yapıtlarından olan 'Çavdar Tarlasındaki Çocuklar" romanının yazarı J.D. Salinger'in hayatını konu ediyor. Yazarın hem kariyeri, hem gençlik yılları hem de kendisine ağır bir travma yaşatan İkinci Dünya Savaşı sırasında cephede verdiği mücadele anlatılıyor.

Growing up in the sheltered confines of a 1920s English coal-mining community, free-spirited sisters Gudrun and Ursula explore erotic love with a wealthy playboy and a philosophical educator, with cataclysmic results for all four.

Bir hırsızın kızı olan küçük Moll, annesinin idam edilmesinden sonra bir manastırın bakımına verilir. Ancak, kötü bir rahibinin davranışları, bir genç kız olarak Moll'un isyan etmesine neden olur ve Moll kendisini Londra'nın tehlikeli sokaklarında bulur.

19. yüzyıl Viyana'sı... çok hoş ve alımlı bir kadın olan Lou Salome, dönemin meşhur doktoru Breuer'i ziyarete gelir ve henüz iki kitabı basılmış ve pek tanınmayan filozof Nietzsche ye yardım etmesi için rica da bulunur. Ona göre, Nietzsche'nin yaşamakta olduğu duygusal çöküntü nedeniyle, Avrupanın kültürel geleceği tehlikededir... Dr.Breuer ilk etapta bu teklife sıcak bakmamasına rağmen, Salome'un çekiciliğinden etkilenir ve teklifi kabul eder. Dr.Breuer'in, Nietzsche ile tanışmasıyla hayatı değişecektir. çünkü bu adam, çok farklı fikirleri olan, sıradışı biridir. Ve bir süre sonra, hasta ile doktorun yer değiştireceği diyaloglara gebe olacak bir tanışma olacaktır bu... Irvin D. Yalom'un aynı isimli, basıldığı 1992 senesinde çok ses getiren kurgu romanından uyarlanan bu filmde, Psikanalizmin öncüsü Freud'un gençliği ile de karşılaşıyoruz.

The year is 1955, and a great flood is coming to Northfork, Montana. A new hydroelectric dam is about to be installed in the mountains above the town, ready to submerge the valley in the name of progress. It is the responsibility of a six-man Evacuation Committee to relocate the townsfolk to higher ground. Most have duly departed, but a few stubborn stragglers remain – among them a priest caring for a sickly orphan, a boy whose fevered visions are leading him to believe he is a member of a roaming band of lost angels desperately searching for a way home.

Paris’in altın çağı Belle Époque döneminde bir kadın ile Normandiya'da eski bir evdeki dört genç yabancıyı birbirine bağlayan ne olabilir? Bambaşka hayatlar süren dört uzak kuzen, hiç dokunulmadan toz tutmuş eski fotoğraflar, mektuplar ve tablolar arasından zamanında o evde oturan büyük büyükanneleri Adèle Vermillard'ın hayatını gün yüzüne çıkarıyor. Ve 2025'ten başka bir büyülü döneme, fotoğrafın, sinemanın ve Empresyonizmin doğuşunun dünyayı sonsuza dek dönüştürdüğü 1895'e, 20 yaşındaki Adèle’in hayatına taşınıyoruz. Yönetmen Cédric Klapisch prömiyerini Cannes'da yapan Gelecek de Gelecek için “Barry Lyndon ya da Amadeus gibi filmlerden çok etkilendim; bence tarih bir bakıma sinema yaratıyor” diyor.

1917 Sovyet Devrimi öncesi ve sonrasını yaşayan bir burjuva aydını Dr. Jivago'nun öyküsü. Devrimle birlikte inandığı tüm değerler silinip yerine yeni sistemin gelişi Dr. Yuri Jivago'nun hayatını alt üst eder. Savaşın acımasızlığını yaşayan Dr. bir yandan da iki kadın arasında kalır.

A socialite marries a prominent novelist, which spurs a violent, obsessive, and dangerous jealousy in her.

Güneşli bir yaz sabahı Ella ve John, eski karavanlarıyla yollara düşerler. Ziyarete gelen çocukları onları evde bulamayınca telefon edip geri gelmeleri konusunda ısrar etse de Ella ve John, bu seyahatlerinde kararlıdır. Yolculukları boyunca hayatı ve birbirlerini olan tutkularını yeniden keşfederler. Başlarına gelen tatlı talihsizlikleri atlatan Ella ve John çifti için karavanlarında geçirdikleri her yeni gün bir mutluluktur
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir