
Farrah Fawcett
Diane Downs


Farrah Fawcett
Diane Downs

Ryan O'Neal
Lew Lewiston

Gordon Clapp
Detective Doug Welch

John Shea
Frank Joziak

Emily Perkins
Karen Downs
Christopher Caravalho
Robbie Downs

Jayne Eastwood
Evelyn Slaven

Garry Chalk
Boyd Paul Downs
Ken James
Daryl Chapman
Sean McCann
Russell Wells

Garwin Sanford
Matt Jensen (Part 2)

Tom Butler

Elan Ross Gibson
Rosalind Dyring

Willy loman adlı karakterin trajik hikayesini anlatır.Geçmiş hayatı ve şimdiki hayatı birbirine karışmıştır.Savaş sonrası ekonomideki değişiklikler hayatını fazlasıyla değiştirir.Geçmişe dair olaylarla ilgili halüsinasyonlar görmeye başlar.Sonunda ölmesinin hayatta kalmasından daha çok işe yarayacağını karar verir.

Ted Kramer, işine son derece bağlı bir babadır ve bir gece eve geç döndüğünde, karısı Joanna onu terk etmek üzere olduğunu söyler. Kocasından ayrılıp, kendisini bulmaya çalışacaktır. Altı yaşındaki oğullarını da bakması için ona bırakacaktır. Bir taraftan işini sürdürmeye çalışan Ted diğer yandan da, pek az babanın bildiği kadarıyla, oğlunu tanımaya çalışmaktadır. Ona yemekler pişirmekte, parka gezmeye götürmekte ve onun her ihtiyacı ile korkularını anlamaya çalışmaktadır.

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.

11 yaşındaki Skunk, şeker hastası ve havalı bir kızdır. Yaz tatili tatlı umutlar getirir Skunk'a. Ta ki komşuları Bay Oswald, sevimli ama rahatsız Rick'i tecavüzle suçlayıp dövene kadar. İşte o an Skunk'ın masum çağları damla damla azalmaya başlar. Evi, mahallesi, okulu onun için hain alanlara dönüşür; çocukluğunun tasasız belirsizliği yerini önce korkunç şüphelere ardından ani, nedensiz, neşeli bir keşmekeşe bırakır. Tanınmış tiyatro ve opera yönetmeni Rufus Norris'in ilk sinema filmi Koşulsuz Sevgi, Cannes'da Eleştirmenler Haftası'nın açılış filmiydi. Daniel Clay'in romanından uyarlanan filmin özgün müziklerinde Damon Albarn'ın imzası var...

Virginia Cleo Andrews'un tartışmalara yol açan aynı isimli kült eserinden uyarlanan film, babalarının ani ölümünden sonra anneleri Corrine tarafından büyükanne-babalarının malikanesine götürülen Dollanganger ailesinin dört çocuğunun dramını anlatıyor. Anne ve babasıyla arasını düzeltip miras haklarına yeniden kavuşmayı planlayan Corrine, bu süreç boyunca gözden uzak durmaları için çocukları malikanenin çatı katında yaşamaya ikna eder. Corrine'in çatı ziyaretleri, Bart ile evlendikten sonra seyrekleşir ve çocukların hayatı acımasız büyükanneleri Olivia'nın akıl almaz disiplin yöntemleri ile cehenneme dönüşmeye başlar. Zaman içinde ailenin kirli tarihi tekerrür eder ve en büyük iki çocuk Cathy ile Christopher duygusal ve fiziksel olarak yakınlaşmaya başlarlar.

40 yaşını geride bırakmış olan mimar Pierre, karısı Catherine’den ayrılmış, genç, güzel ve kendisini seven, ama ondan çok şey bekleyen Hélène’le birlikte yaşamaktadır. Pierre, 18 yaşındaki oğlu Bernard’la iyice birbirlerinden koptuklarına inandığı için, Re adasındaki aile evinde 15 gün tatil yapmayı kabul etmiştir. Karısıyla aralarında hala sürtüşme vardır; metresiyle gurur duysa da onun gençliğine bazen ayak uyduramamaktadır. Son zamanlarda iyice yorulan Pierre, biraz dinlenme ve yaşamını yeniden gözden geçirme fırsatı aramaktadır. Bu fırsat ancak Rennes’e yaptığı bir iş seyahatinde geçirdiği araba kazası sırasında ortaya çıkacaktır.

Hindiçin, aslında Kamboçya, Laos, Malezya (yarımada olan kısmı), Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnamı kapsayan bölgeyi tarif eden coğrafi bir terimdir. Film, Vietnamda yaşayan Eliane ile yaşamına giren ve aralarında ana - kız ilişkisi kurulan Vietnam kökenli Camillenin öyküsünü konu edinir. Sömürge günlerinde aşkı anlatan filmin konusu ise, 1930ların Fransız Yeni Çininde kauçuk ağacı fidanlığı sahibi, varlıklı Eliane, nefis karizması, babası ve yerli halktan evlat edindiği kızı Camille ile huzur içinde yaşamaktadır. Bir müzayede sırasında diğer bir karizmatik Jean-Baptiste ile tanışır ve kısa süreli bir ilişki yaşar. Bu arada Camillede başka bir gence âşık olur. Bunun üzerine Elaine, Jean-Baptistei uzaklaştırmak için gereken tüm girişimlerde bulunur ve Jean-Baptise uzak bir adaya gönderilir. Camille ise artık başka bir adamla evlidir fakat aşkın gözü kördür bir kere, sevdiği adamı bulmak için ülke çapında bir yolculuğa çıkar.


Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.

Claude Chabrol, en iyi filminde, duygusal hasar üzerine gerilim dolu, dokunaklı bir öykü anlatıyor. Hélène, ilişkisinin sona ermesi üzerine küçük bir köye taşınan güzel ve kültürlü bir ilkokul öğretmendir. Popaul ise 15 yıl Fransız ordusunda görev yaptıktan sonra, yeni vefat etmiş olan babasının kasap dükkânının sorumluluğunu üstlenmek için, doğduğu köye dönmüştür. Bir düğün sırasında, Hélène ve Popaul, bir yandan alkolün etkisiyle, öte yandan da yalnız olmaları nedeniyle, hemen birbirlerine ısınırlar. Boş vakitlerinin büyük bölümünü birlikte geçirmeye başlarlar: akşam yemeği yer, sinemaya gider, mantar toplarlar. Bu arada, bölgede iki vahşi cinayet işlenir ve Hélène olay mahallinde Popaul’e verdiği çakmağı bulur.

Patty ve Drake çifti, satın aldıkları evin yüksek miktarda olan kredisini ödeyebilmek için evlerinin alt katını kiraya verirler. Ancak bir süre sonra kirayı ödeyemeyen kiracıyı evden çıkarmak isterler. Fakat yalanlar söyleyerek, yasaların kendi yanında olmasını sağlayan psikopat kiracı çifte kabus dolu günler yaşatmaya başlar. Tek istediği ise evin tapusunu kendi üzerine almaktır.


Julian, Los Angeles'taki orta yaşlı kadınlara hizmet veren bir jigolo. Julian, bir politikacının karısı olan Michelle ile ilişkiye giriyor. Karşılığında para almadan, kadına aşık oluyor ancak bir süre sonra müşterilerinden birisi öldürülüyor. Bunun üzerine dedektif Sunday olayı incelemeye başlıyor ve Julian'dan müşterileri hakkındaki en mahrem sırları öğrenmeye çalışıyor.

Alan Furnace, Londra da bir öğretmenin mükemmel ve sessiz hayatına sahip genç bir adamdır. Ancak bu mükemmelliğin altında heyecan için duyulan bir arzu alev alev yanmaktayken aradığını bulur. Diğer hem cinslerinden çok farklı bir kadın ;yakıcı irlandalı gözler, latin dudaklar...Adı Beatrice dir ama sokaktaki ismi B.Monkey dir ve onun Londra nın vahşilikleriyle tanışacağı tehlikeli, inanılmaz bir geziye çıkarmak üzeredir.

Falling, muhafazakar bir adam ve eşcinsel oğlunun hikayesini konu ediyor. John Peterson, eşi Eric ve evlat edindikleri kızları Monica ile birlikte Kaliforniya’da mutlu bir hayat sürer. Çiftçi olan babası Willis ise, John’un aile yapısından oldukça uzakta geleneksel bir dünyaya aittir. Willis, emekli olmasının ardından ailesi ile daha yakın olmaya karar verir ve oğlunun da daveti üzerine John’un yanına gider.

Özgür ruhlu Inez, 6 yaşındaki Terry'yi koruyucu ailesinden kaçırır. Sırlarına ve birbirlerine tutunan anne ve oğul, değişen New York'ta evlerinin yanı sıra kimliklerini ve istikrarlarını geri almak için yola çıkarlar.

Kocasının bütün isteklerini kusursuz bir şekilde yerine getiren güzel ve mükemmel bir ev hanımı Laura... Yakışıklı, başarılı ve baştan çıkarıcı şekilde ince düşünceli Martin... Dışarıdan bakıldığında kusursuz bir evliliğe sahip olduğu düşünülen bu çiftin kapalı kapılar ardındaki yaşantıları bambaşka... Laura'nın yaşamını hasta ruhlu obsesif kocası Martin cehenneme çevirince bu baskıya dayanamayan kadın sıradışı bir planla kocasından kaçmanın bir yolunu bulur. Fakat sapkın kocasının nefesi her an ensesinde olacaktır...

Ünlü bir yatırım bankacısının karısı ile ilişki yaşadıktan sonra; yaptığı şantaj ile para sızdıran bir dolandırıcı; pazarlık ettiğinden fazlasını elde eder. Ancak, işler istediği gibi gitmeyecektir.

Gizemli bir kadın dedektif, tek gecelik ilişki yaşadığı evli bir adamı manipüle ederek bir cinayet planına dahil eder. Kendisini bir anda büyük bir kabusun içinde bulan adam, hem içine düştüğü sorundan kurtulmak hem de evliliğini kurtarabilmek için zorlu bir mücadeleye girişir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir