
Ving Rhames
Armstrong Cane

Ex Con Armstrong Cane (Ving Rhames) returns to home a changed man looking to take over his father's old church and congregation. The neighborhood though is full of drugs and gangs. Those who are able are leaving for more prosperous areas and falling in with a slick preacher (Ricardo Chivara). Even with a dangerous gang leader (Dean McDermott) threatening his flock, Armstrong won't give up.

Ving Rhames
Armstrong Cane

Dean McDermott
John Henry James / Blaze

Ricardo Chavira
Rev. Danny Christopher

Dwain Murphy
Norris Johns

Genelle Williams
Ashley Ellis

Kate Todd
Sherri Butler

K.C. Collins
Mike

Richard Leacock
Mr. Ken Salter

Phillip Jarrett
Pastor Curry
Egidio Tari
Detective Lombardi
Tosh Robertson
Marcus Ellis

Kathy Maloney
Ms. Ellis

Ardon Bess
Officer Earle
Barbara Barnes-Hopkins
Mavis Johns

Kedar Brown
Deacon Jake

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...

Bu etkileyici gangster klasiğinde sahne dışında da arkadaş olan James Cagney ve Pat O'Brien, kamera önüne altıncı kez geçiyorlar. Cagney'in canlandırdığı Rocky Sullivan, yeraltı dünyasındaki başarısı sonucu bir grup serserinin gözünde onu kahramana dönüşmüş karizmatik bir ghetto kabadayısıdır. O'Brien ise Sullivan'ın sonradan rahip olan çocukluk arkadaşı Peder Connollydir ve onun hükmünü bitirmeye yemin etmiştir.

Birkaç önemsiz kasaba hikayesi, bir haydut çetesinin yerel bankayı soymaya karar vermesiyle dramaya dönüşür. Oğlunun gözlerinde gurur arayan bir baba, geceleri röntgenci olan ürkek bir memur, karısının sevgisini yeniden kazanmaya çalışan bir adam, vahşetle karşı karşıya kalan bir Amish çiftçi ve hırsıza dönüşen yaşlı bir kadın... Hepsi, huzurla başlayan bir hafta sonu şiddete dönüştüğünde, kendilerini banka soyguncularıyla iç içe bulurlar.

John LeTour is a recovering drug user who suffers insomnia and still deals to a high-end New York clientele, even though he’s trying to move on from the business. John’s professional midlife crisis becomes something more acute — and dangerous — when he re-encounters an old flame while a string of seemingly drug-related murders rocks the city.

Küçük oğlu ve karısı ile birlikte Bronx'da son derece ırkçı bir mahallede yaşayan Lorenzo Anello, maddi durumu iyi olmasa da pis işlere bulaşmadan dürüst bir hayat sürdürmektedir. Bir gün Lorenzo'nun oğlu Calogero, Sonny isimli bir gangsterin, bir adamı sırf park yeri yüzünden öldürdüğünü görür fakat onu polise ihbar etmeyince Sonny ile Calogero arkadaş olurlar. Lorenzo, oğlunun bir gansterle görüşmesine karşı çıkmasına rağmen Calogero git gide Sonny ile daha da yakınlaşacak ve babasının onu yetiştirmeye çalıştığı değerlerden uzaklaşıp kendisini suç dünyasının ortasında bulacaktır. 60?larda geçen bir gangster hikayesi anlatan Günaha Davet, Robert de Niro'nun ilk yönetmenlik denemesi. Sonny rolünde ise filmin uyarlandığı aynı isimli oyunu da yazan Chazz Palminteri'yi görüyoruz.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Elma ve pirinci ile ün salmış küçük bir köy ve bu köyde kesişecek olan 3 farklı hayat. Mi-sung-Li köyü elmacılık ve pirinç ile geçinen ve oldukça sıradan olan bir köydür. Bu köyde hayat çiftçilik ile geçmekte ve olağan dışı hiç bir şey olmamaktadır. Bu kadar sıradan görünen bir köye dönmek herkesin isteyeceği bir şey değildir. Ancak bir zamanlar bu köyde yaşayan ama uzun zaman önce köyü terk etmiş olan genç bir kadın olan Hye-won bu köye geri döner ve bu yüzden de sorunları ve geçmişi ile yüzleşmekten kaçamaz. Hye-won köye yeniden ayak durmaya çalışmakta ve her fırsatta Seul'a dönmeyi ertelemektedir. Fakat Hye-won'un bu kaçışlarının ardında farklı korkuların gizlenmiş olduğu eski arkadaşları Jae-ha ve Eun-sook ile yeniden karşılaştığında anlaşılır bir hal alır. Hye her ne kadar her şey yolunda gibi davransa da arkadaşları ile olan yeniden canlanan ilişkileri Hye için hayatında tam bir dönüm noktası olacaktır.

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

Oscar ödüllü oyuncu ve yönetmen Robert Redford'un yaşanmış bir öyküden yola çıkarak çektiği bu film, babalar ve oğullarını konu alır. Sevginin varolduğu ama duyguların açığa vurulmadığı bir ailede yetişen iki erkek kardeş, Norman ve Paul, kendilerine farklı yollar çizme çabasındadırlar. Kuralcı bir din adamı olan babalarıyla çıktıkları balık avları onları doğaya yakınlaştırsa da birbirlerini tam olarak anlamalarına yardımcı olamaz. Sonunda iki genç babalarına baş kaldırır; Norman eğitimine evden uzakta bir üniversitede devam eder, Paul ise Montana'da kalır ancak içki ve kumar dolu yıkıcı bir yaşam sürer. Aradan geçen yıllar aile bağlarını zayıflatsa da, onların hikâyesindeki ipuçları hala balık avlama sanatının gizeminde yatar. Montana'da büyüleyici manzaralar eşliğinde anlatılan bu şiirsel öykü, hayatın ritmini yakalıyor. Yönetmen Redford, kendi duygularının derinliğini yansıtamayan insanların hislerini bu filmde başarıyla aktarıyor.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Sessiz, metanetli bir adam, kendi kendine sürgünde keşiş benzeri bir yaşam sürüyor. Ayrı yaşadığı oğlu kötüye giden bir uyuşturucu ticaretinde öldürülünce, var olduğunu hiç bilmediği bir torununa bakmak zorunda kalır ve geride bırakmaya çalıştığı bir hayata geri dönmek zorunda kalır.


Brian (Mark Ruffalo) ve Paulie (Ethan Hawke) çocukluk arkadaşıdır. Boston'un arka sokaklarında kardeş gibi büyüyen ikili, çok genç yaştan itibaren küçük suçlar işlemeye başlar, ve yaşları ilerledikçe suçları da ciddileşir. Suç dünyasında kendilerine bir "yer" edinmeye başlayan ikili, gangster Pat Kelly (Brian Goodman) için çalışmaya başlar. Suç dünyasında başarı sağlasalar ve zafer sarhoşluğu ve uyuşturucunun yönettiği bir dünyada kaybolmaya başlasalar da Brian, bir yandan çok sevdiği eşini (Amanda Peet) hayal kırıklığına uğratmanın üzüntüsü içersindedir. Çok geçmeden olaylar, iki farklı dünya arasında sıkışıp kalmış olan Brian'ı zor bir seçime zorlayacaktır.

Sessiz bir aile babası olan Nels, kar temizleyiciliği yapmaktadır. O, Rocky Dağları’ndaki gösterişli kasabanın kardan etkilenmemesini, yolların daima açık tutulmasını sağlar. Eşiyle birlikte turistlerin rağbet ettiği bu yerde konforlu bir kulübede mutlu bir yaşam sürer. Nels sakin ve huzurlu olan bu kasaban ayrılmak zorundadır çünkü oğlu bir uyuşturucu baronu tarafından öldürülmüştür. Vakit kaybetmeden intikam almak için oğlunu öldüren adamın peşine düşer. Bu alışılmadık kahraman, avcılık yeteneklerini kullanarak sıradan bir insandan yetenekli bir katile dönüşür ve karteli parçalamayı amaçlar. Nels'in yaptıkları tahmin edilemez bir gangster olan Viking ile rakip bir mafya patronu arasında bir bölge savaşına yol açar. Neredeyse kimsenin yarasız ayrılamayacağı bu savaşta adalet sağlanacaktır.

Her gün Amerika'nın arka sokaklarında bir savaş tekrarlanmakta. Uyuşturucu satıcıları, sıradan insanlar ve onları diğerlerinden korumaya yemiş etmiş insanlar arasında geçen bir savaş. 13 yıllık narkotik polisi Alonzo Harris, sokaklarda geçirdiği yıllar boyunca mesleğe ilk girdiği günkü idealistliğini kaybetmiş ve işleri kitaba uygun yapmaya çalışırsa hiç bir şey yapamayacağının ve kısa zamanda öldürüleceğinin bilincine varmıştır. Alonzo ve onun gibi bir çoğu artık gereken işi yapabilmeleri için korudukları kanunu çiğnemektedirler. Artık yaptıkları işin yasal olup olmadığı iyice bulanıklaşmıştır.Bir gün onun yanında göreve verilen çaylak polis Jake Hoyt ise Alonso'dan çok farklıdır. Jake her işi kitabına uygun yapıp toplumu düzene sokmayı inanç edinmiş tam bir idealisttir.

Jordan ailesi, kendi içinde iletişim sorunlarıyla mücadele etmektedir. Evin hanımı, Elizabeth’in tanıştığı Clara adındaki yaşlı bir kadının tavsiyeleriyle aile güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışacaktır.

1970lerin Kuzey İskoçya’sında tutucu bir kasabada Bess, kendisinin bile hayal edemeyeceği bir güzellikte aşk yaşar. Kocasının bir an önce geri dönmesi için dua eden bu çocuksu kadın, ertesi gün Jan’ın iş kazası geçirdiği haberiyle sarsılır ve Tanrı isteğini yerine getirdiği için kendini suçlu bulur.

New York'lu kaçak içki satıcısı Dave the Dude ve kız arkadaşı Elizabeth "Queenie" Martin, kızı Louise'in bir İspanyol kontunun oğluyla evlendiğini öğrendikten sonra, sarhoş sokak dilencisi Apple Annie'yi sosyete hanımına dönüştürmeye çalışırlar.

Pastor Dave responds to the unimaginable tragedy of having his church, located on the grounds of the local university, burned down.

Ex-con Russell Gaines is attempting to rebuild his life with the help of his father, Mitchell. However, the arrival of Maben sends his new life into chaos, leading the pair to go on the run - as their violent pasts catch up to them, the pair must learn to trust each other if they hope to live out the rest of their days.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir