
Daniel Auteuil
Jean, le capitaine

1850 yılında, izole bir Fransız adası olan Saint-Pierre'de bir cinayet yerli halkı şoke eder. İki balıkçı tutuklanır. Bunlardan biri olan Louis Ollivier, gözaltında hayatını kaybeder. Diğeri, Neel Auguste ise giyotinle idam cezasına çarptırılır. Ancak ada o kadar küçüktür ki ne bir giyotin ne de bir cellat bulunmaktadır. Bunların getirilmesi beklenirken Auguste, bir ordu kaptanının gözetimine verilir.

Daniel Auteuil
Jean, le capitaine

Emir Kusturitsa
Joseph Auguste Néel

Juliette Binoche
Pauline, l'épouse du capitaine

Michel Duchaussoy
le gouverneur

Philippe Magnan
le président Venot

Christian Charmetant
le commissaire de la Marine

Philippe du Janerand
le chef douanier

Reynald Bouchard
Louis Ollivier

Ghyslain Tremblay
Monsieur Chevassus, le bourreau

Marc Béland
le soldat Loïc

Yves Jacques
le contre-amiral

Maurice Chevit
le père du gouverneur

Catherine Lascault
la Malvilain

Dominique Quesnel
le propriétaire

Anne-Marie Philipe
l'épouse du gouverneur

Film, Yeni İskoçyalı bir kadının bir evde hizmetçi olarak çalışırken bir yandan yeteneklerini bileyerek nasıl toplumun sevilen bir figürü haline geldiğini anlatır. Kanadalı sanatçı Maud Lewis'in gerçek hayatını anlatan biyografik yapımın baş rollerinde ünlü oyuncular Ethan Hawke ve Sally Hawkins yer alıyor.

Avrupalılar ve "Yeni Dünya"daki yerliler arasında bir çok trajik karşılaşma yaşanmışsa da, bunlardan en unutulmaz 17. yüzyılın başında, Virginia'daki Jamestown kolonisinde yaşananlar gelir. Denizci John Smith ile kızılderili kız Pochahontas arasındaki efsanevi aşk bir çok hikakeye konu olmuştur.Koloniciler, onları dostça karşılayan kızılderililer ile dengeli bir ilişki kurmayı başarırlar. Kızılderili reisinin kızı Pochahontas ve John Smith birbirlerine aşık olduklarıda ise, farklı kültürler kaynaştığında çoğunlukla yaşanan trajedilerden biri yaşanacaktır. İnce Kırmızı Hat yönetmeni Terrence Malick bu kez yeni keşfedilen bir Amerika arkaplanında iki genç ve tutkulu insanın birbirlerini ve kendilerini keşif serüvenini anlatıyor. Çok bildik bir hikayenin yepyeni bir versiyonu.

Yirmi yaşındaki Sibel, geleneksel ve baskıcı ailesinden kurtulmak için tek çareyi evlenmekte bulur ve kendi gibi bir yaralı ruhla, Cahit ile evlenir. Düğünden sonra birlikte yaşamaya başlayan ikili bir süre sonra birbirlerine aşık olur ancak sorunlar peşlerini bırakmaz.

19. yüzyıl sonlarında büyümekte olan Polonya şehri Łódź'de geçen film, bir tekstil fabrikası inşa ederek büyük para kazanmayı hedefleyen üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Polonya'nın sanayileşme dönemine ve özellikle de endüstri kenti Łódź'e dikkat çeken kayda değer bir portre sunuyor.

Alex yolda giderken arabasına aldığı otostopçu Vivienne ile bir kaza geçirir. Vivienne’in ölümü nedeniyle kendini suçlu hisseden Alex, Vivienne’in annesi Linda'yı ziyaret etmeye karar verir. Fakat Linda'nın otistik olduğunu görünce, cenaze işlemlerinde yardımcı olması gerektiğini düşünerek onunla kalır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan Linda’nın dünyasını anlamak güçtür... Bu arada Alex, Linda’Nın komşusu Maggie ile bir ilişki yaşamaya başlamıştır. Ancak geçmişi ile ilgili kabullenmekten kaçtığı bazı gerçekler su yüzüne çıkmaya başladıkça içinde biriktirdiği acı ve kızgınlıklarla yüzleşmek zorunda kalır.

William Shakespeare'ın trajik aşk destanı Romeo ve Juliet'in, Avustralyalı dahi yönetmen Baz Luhrman tarafından sinemaya uyarlanan bu modern versiyonunda kılıçların yerini, kılıç isimleri taşıyan silahlar alıyor. Günümüz Florida'sında geçen filmde Romeo (Leonardo DiCaprio) ve Juliet (Claire Danes), kentin iki düşman ailesinin çocuklarıdır. Trajik bir rastlantı sonucu iki genç birbirlerine aşık olurlar ve ailelerin savaşının ortasında bir kaçış bulmaya çalışırlar.

Film, barlar veya keyifsiz daireler dünyasında yakışıklı, Meksikalı bir göçmenle onunla karşılaşan romantik bir asi tembelin izini sürüyor. Yönetmenin işlerine konu olmaya devam eden olağanüstü bir zaman kapsülü.

Jean Valjean fakir bir adamdır. Bir gün açlığını gidermek için bir somun ekmek çalmaya karar verir. Yakalanması neticesinde hak ettiğinin çok üzerinde, ağır bir cezayla karşı karşıya kalır. Bir süre sonrası bağışlanması, Jean'ın tüm hayatını tepeden tırnağa değiştirecektir. Jean, aşkı, otoriteyi, arzuyu ve tutkuyu bulacaktır. Hapisten zirveye doğru giden yol, onlarca saplantının gölgesinde, daha da virajlı hale gelecektir. Victor Hugo'nun edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak addedilen eseri Les Misearbles'in 1998 tarihli uyarlaması olan filmin yönetmeni Bille August. Filmin başrollerinde ise Liam Neeson ve Hans Matheson var.

18. yüzyıl Fransa’sında bir kontes, evlendirmek üzere olduğu kızı Héloïse’ın portresini hazırlaması için ressam Marianne ile anlaşır. Anlaşmaya göre Marianne, Héloïse’a refakat ederek onu gizlice resmedecektir. Ancak iki kadın derin bir bağ kurar ve aralarındaki çekim tüm planları bozar.

Martin Thomas Hardy'nin "Tess of the D'Urbervilles" romanından sinemaya uyarlanan "Tess", Roman Polanski'nin en ünlü filmlerinden biri. Fakir bir köylü kızı olan Tess babası tarafından zengin akrabalarının yanına gönderilir. Babası içten içe uzaktaki akrabalarının kızını da kendilerinden görüp, ona sonsuz gibi gelen zenginliklerine ortak edeceklerini ummaktadır. Oysa işler hiç de umduğu gibi gelişmez, zira Tess'in yanına yerleştiği aile D'Urbervilles adını sonradan almıştır.

February 1927. The funeral of Marcel Péricourt, the most powerful banker in Paris. His daughter Madeleine must take the helm of the financial empire of which she is the heiress. But she has a son, Paul, who with an unexpected and tragic gesture will place her on the path to ruin.

Tracy Chevalier’in romanından uyarlanan film, Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in “İnci Küpeli Kız” tablosunun yaratılış sürecini çevreleyen olayları anlatır. Tablodaki kız hakkında çok az şey bilinmektedir. 1665 yılında Hollanda'sında geçen bu filmde on yedi yaşındaki Griet (Scarlett Johansson) babası bir iş kazasında kör kalınca ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalır ve ressam Johannes Vermeer'in (Colin Firth) evinde hizmetçiliğe başlar. Griet, zamanla evli olan bu ressamın ilgisini çeker. Vermeer, onun yetiştirilme tarzı, eğitim düzeyi ve sosyal konum açısından çok farklı olmasına rağmen, renkler ve ışığı algılama kabiliyetini farkederek onu resimlerinin gizemli dünyasına çeker. Bu ortak yönlerinden dolayı aralarındaki hizmetçi-efendi ilişkisi yerini yakınlaşmaya bırakır.

1759, Mauritius Island, Indian Ocean. The island is controlled by French settlers and the deported slave population live in fear while toiling in the sugar cane plantations. Unlike her disillusioned father Massamba, 16-year-old Mati refuses to keep her head down and accept her fate.

France, 1870s. Rosalie is a young woman unlike any other. She hides a secret: she was born with a face and body covered in hair. She’s concealed her peculiarity all her life to stay safe, shaving to fit in. Until Abel, an indebted bar owner unaware of her secret, marries Rosalie for her dowry. Will Abel be able to love Rosalie and see her as the woman she is, once he finds out the truth?

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Jean Valjean olarak bilinen 24601 nolu mahkum, hapishaneden salınır. Kendisine yeni bir hayat kurmak ister ama müfettiş Javert'in gölgesi onu daima takip etmektedir. Jean Valjean Fantine'in kızı Cosette ile ilgilenmeyi kabul ettikten sonra ikisinin hayatı da tamamen değişecektir. Fransız Devrimi'nin arifesinde geçen hikaye ihtilalin her iki tarafının da yüzünü gözler önüne serer.

Down a foggy, desolate road to the port city of Le Havre travels Jean, an army deserter looking for another chance to make good on life. Fate, however, has a different plan for him, as acts of both revenge and kindness render him front-page news.

France, 1893. Joseph Bouvier attempts to shoot his love who refused to marry him and to commit suicide. Upon release from the filthy asylum where he was placed, with bullets still remaining in his head, he wanders the country roads and rapes and murders many teenagers over years. The judge Rousseau captures him, but to serve his ambition seeks to avoid that Bouvier is simply declared insane.

In 17th-century France, beautiful country maiden Angélique marries wealthy neighbor Jeoffray de Peyrac out of convenience, but eventually, she falls in love with him. So when Jeoffray is arrested and then vanishes, she bravely sets out to find him. This is the first of many dramas based on Anne and Serge Golon's novels about strong-willed Angélique and her adventures during the reign of Louis XIV, the Sun King.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir